Ayvalık'tan önce Kampüs'te: Başka Sinema direktörü Azize Tan

Güncelleme Tarihi:

Ayvalıktan önce Kampüste: Başka Sinema direktörü Azize Tan
Oluşturulma Tarihi: Ekim 01, 2018 12:47

2013 yılından bu yana ulusal ve uluslararası bağımsız filmlere destek veren Başka Sinema, 5-10 Ekim tarihleri arasında Ayvalık Film Festivali’ni düzenliyor. Biz de bu heyecan veren festivalde bizleri neler bekliyor merak ettik ve festival direktörü Azize Tan ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Haberin Devamı

9 yıl boyunca İstanbul Film Festivali’nin, 2016 yılından bu yana ise Başka Sinema’nın direktörlüğünü üstleniyorsunuz. Sinema sizin için ne ifade ediyor?

Sinemaya olan ilgim ve merakım nedeniyle üniversite ikinci sınıfta İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nda çalışmaya başlamıştım. Film festivali zamanında çok fazla filme gitmek istiyordum ve o zamanlar öğrenci bütçesi buna yetmiyordu. O yüzden altyazı çevirmeni olarak işe başladım ve böylece bütçemi sarsmadan filmleri izleyebilme imkânına kavuştum. Sinema gerçekten hayatımda büyük bir yer kaplıyor. Bütün profesyonel hayatımı neredeyse festivallerde çalışarak geçirdim. İKSV’de çalışırken aynı zamanda 3 kez İstanbul Bienal’inde de koordinatörlük yaptım ama filmler ve sinema hayatımda her zaman ön planda oldu. Film seyretmeden içi rahat etmeyen insanlardanım. Festival bittiğinde bile ertesi gün yaptığım ilk iş sinemaya gitmektir. Sinemayla geçen böyle bir hayatım var.

 

Haberin Devamı

Başka Sinema kurulduğu günden bu yana “Bize Her Gün Festival” sloganıyla Edirne’den Diyarbakır’a kadar geniş bir coğrafyada, toplam 33 salonda gösterimlerine devam ediyor. Açıkhava gösterimlerine verdiğiniz önem de göz önüne alınırsa festival için Ayvalık’ı seçmenizin sebeplerini öğrenebilir miyiz?

Başka Sinema, 5. yılında artık tüm Türkiye’de tanınan, sanat sineması ya da yönetmen sineması diye tabir edebileceğimiz daha bağımsız filmlerin dağıtımı için bilinen ve güvenilen bir buluşma noktası haline geldi. “Bunun üzerine ne koyabiliriz, daha fazla ne yapabiliriz” diye düşünmeye başladığımız bir noktada çıktı Ayvalık Film Festivali fikri. Ana sponsorumuz Kariyo & Ababay Vakfı bu fikre çok sıcak yaklaştı ve desteğini de ifade edince biz bu işe girişebildik. Ayvalık’ı seçmenin en büyük nedenlerinden bir tanesi Başka Sinema’ya en çok talep gelen Ege bölgesinde bulunması ve bu bölgede düzenlenen sürekli bir film festivalinin olmayışı. Ayvalık’a diğer çevre büyük iller olan İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Bursa hatta İstanbul’dan ulaşım kolay. Tarihi, mimarisi, kültürü ve mutfağıyla bir festival yapmak için son derece uygun bir kent. Dışarıdan gelenler için de film izlemenin dışında vakit geçirmek için çok ideal bir nokta. Aynı zamanda ben Ayvalık’ta yaşayanların ve bölge halkının da festival izleyicisi olarak çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Ayvalık’ta çok sayıda yaratıcı insan yaşıyor. Mesela festival ekibinin çok azı İstanbul’dan geldi. Hemen hemen yerel bir ekiple çalıştık, o nedenle bir film festivali gerçekleştirmek için ideal bir mekân gibi görünüyor Ayvalık.

Haberin Devamı

Ayvalıktan önce Kampüste: Başka Sinema direktörü Azize Tan

 

Türkiye ve dünya sinemasından yaklaşık 40 filmin seyirciyle buluşacağı, 4 farklı mekanda gerçekleşecek ve şehre renk katacak Ayvalık Film Festivali’nde sinemaseverleri neler bekliyor?

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nde 40’ın üzerinde film göstereceğiz. Bu filmler Türkiye’de çekilmiş belli başlı yerli yapımlarla birlikte dünya sinemasının en yeni ve en seçme örneklerinden oluşuyor. Açılış filmimiz Yorgos Lantimos’un yeni filmi Sarayın Gözdesi / The Favourite ile başlayabilirim programı anlatmaya. Film, geçtiğimiz günlerde Venedik Film Festivali’nden biri Jüri Büyük Ödülü, diğeri En iyi Kadın Oyuncu olmak üzere 2 ödülle döndü. Cannes’da Atın Palmiye kazanan Hirokazu  Kore-eda’nın Arakçılar / Shoplifters filmi de programda yer alıyor. Bu film aynı zamanda benim de favorilerimden. Lee Chang-dong’un yönetmenliğini yaptığı bir Murakami uyarlaması Kuşku / Burning de programdaki bir başka dikkat çeken film. İzlanda’nın Oscar adayı, son derece zekice yazılmış senaryosuyla çevreci bir kadın filmi diyebileceğim Woman at War da festivalde gösterilecek. İki tane müzik belgeselimiz var. Bir tanesi Kevin Mcdonald’ın yönetmenliğin yaptığı Whitney, diğeri Lennon’ı Ararken / Looking for Lennon. Müzik dünyasının 2 ikon ismi; Whitney Houston ve John Lennon’ın hayat hikâyelerinin anlatıldığı belgeselleri gösteriyoruz. Asghar Farhadi’den Herkes Biliyor / Everybody Knows da yine programda yer alan filmlerden. Komşumuz Yunanistan’dan bir filmimiz var; Babis Makridis’in yönetmenliğini yaptığı, bu sene Sundance Film Festivali’nde yarışan Zavallı / Pity. Pawel Pawlikowski’nin Cannes’da gösterilen ve En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan tutkulu bir aşk hikâyesini anlattığı siyah-beyaz filmi Soğuk Savaş / Cold War da programda yer alan favorilerimden. İlk filmi Gueros’la dikkat çeken Alonso Ruizpalacios’un bu yıl Berlin Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülünü kazanan filmi Müze / Mueso’da başroldeki Gael Garcia Bernal şahane bir performans sergiliyor. Festival programında daha önce vizyona girmiş ama bizim dikkat çekmek istediğimiz 2 film var. İlki Sean Baker’ın yönetmenliğini yaptığı The Florida Project, diğeri de Sebastian Lelio’unun yönettiği bu yıl Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan Muhteşem Bir Kadın / The Fantastic Woman. Bu 2 filmi Türkiye sineması programımızda yer alan Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin yönettiği, bu yıl Locarno’da yarışan Sibel ile birlikte bir 3’lü olarak düşündük. Sinemada Başka Kadınlar adıyla düzenleyeceğimiz panelle de bu 3 filmin baş kahramanları gibi ötekileştirilmiş, toplum dışına itilmiş kadın karakterlerin bizlerin için ne ifade ettiğini konuşacağız. Prof. Dr. Dilek Tunalı, Prof.Dr. Lale Kabadayı, Yrd. Doç. Dr. Derya Özkan panelin konuşmacıları. Türkiye sinemasından bahsetmişken Türkiye Sineması 2018 bölümüzde 2 alt başlığımız var. Bir tanesi Kuşku ve Sorgulama. Benzer temadaki filmleri gösteriyoruz bu bölümde. Mahmut Fazıl Coşkun’un yönettiği Anons, daha önce bahsettiğim Sibel, Murat Düzgünoğlu’ndan Halef bu bölümde yer alıyor. Göstereceğimiz filmler arasında iki tane de güvercinli filmimiz var. Banu Sıvacı’nın Berlin’de prömiyerini yapan Güvercini, diğeri de Osman Nail Doğan’ın Güvercin Hırsızları. Bu iki filmle birlikte benzer temaları işlediğini düşündüğümüz, yine toplumdan dışlanmışlık ve hayatta kalma hikâyesini anlatan Marlon Brando’lu Rıhtımlar Üzerinde ve Los Olvidados’u göstereceğiz. Bu filmlerin birlikte seyredildiği zaman farklı bir alan açacaklarını ve yeni sorular sorduracağını düşünüyoruz. Aynı zamanda bu yıl Türkiye sinemasında farklı denemelerin, daha deneysel filmlerin yer aldığını gördük ve bu filmlerden Türkiye Sinemasından Farklı Hikâyeler adında ayrı bölüm oluşturmaya karar verdik. Tayfun Pirselimoğlu’nun Yol Kenarı, Burak Çevik’ten Tuzdan Kaide, Mehmet Güreli’nin yönettiği Dört Köşeli Üçgen ve Gürcan Keltek’in bu sene Locarno Film Festivalinde prömiyerini yapan filmi Gulyabani bu bölümde gösterilecek. 1984 yılında Merlyn Solakhan tarafında çekilen Tekerleme’yi de bu filmlerle bir akrabalığı olduğunu düşünerek göstermek istedik. Tekerleme yakın zamanda tekrar gündeme geldi. Merlyn Solakhan da festivalde konuğumuz olacak. Festivalin bir hoş yanı da bu bölümde filmi gösterilecek Mehmet Güreli’nin aynı zamanda Tekerleme’de bir küçük rolünün olması. Festival konuklarından biri de gösterimini yapacağımız filmlerden Hitler’in Hollywood’u filminin yönetmeni Rüdiger Suchsland. Bir önceki belgeseli Kaligari’den Hitler’e de yine belirli bir dönem sinemasını irdeliyordu Suchsland. Hakikaten çok inanılmaz bir emeğin ürünü bu filmler. Rüdiger Suchsland ile festival danışmanımız Fatih Özgüven festival kapsamında bir sohbet gerçekleştirecekler.

 

Haberin Devamı

Ayrıca Çocuklar için düzenlediğimiz atölyelerimiz var. Bunun için de Zeytin Çekirdekleri ve Başka Bir Okul Mümkün Ayvalık Eğitim Kooperatifi ile işbirliği yapıyoruz. Çocuklara hologram, projektör ve kendi animasyonlarını yapmayı çok eğlenceli yollarla ve çok basit malzemelerle öğretmeye çalışacağız. Kendi gelecekteki izleyicilerimizi ya da sinemacıları şimdiden yetiştirmeye çalışıyoruz bir anlamda. Festival boyunca her akşam Açıkhava film gösterimlerimiz olacak. Kazancakis’in Zorba’sından Agnes Varda’nın son filmi Yüzler ve Mekânlar’a uzanan farklı filmler göstereceğiz Ayvalık’ın çeşitli mahallerinde. Kapanışımızı da 10 Ekim akşamı Cunda Meydan’ında ekibinin de katılımıyla Ölümlü Dünya filmiyle yapacağız.

Haberin Devamı

Ayvalıktan önce Kampüste: Başka Sinema direktörü Azize Tan

“Üniversite öğrencileri için her gün farklı bir yönetmen, yapımcı, kurgucu ve sektörden kişiler ile atölye çalışmaları düzenlenecek. Bu atölyeler de eğitimlerinin bir parçası olacak, ilerleyen yıllarda da bu tip çalışmalarımızı devam ettirmek istiyoruz.”

 

Bir nevi ‘sinema adına bir okul’ kazandık diyebilir miyiz? Bu gösterimlerin özellikle üniversite öğrencileriyle kuracağı ilişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Amacımız uzun vadede Ayvalık’ta bir sinema merkezi yaratabilmek. Gelecek sene için yaz sinema kampları düzenlemeyi ve yaz boyu devam edecek açıkhava film gösterimleri yapmayı planlıyoruz. Kültür İçin Alan sayesinde üniversite öğrencileriyle daha ilk yılımızdan çok özel bir ilişki kurmayı başardık. Dokuz Eylül, Ege ve İzmir Ekonomi Üniversitelerinin hem öğretim görevlileri hem de öğrencileri katılacaklar festivale. Festivalde filmleri izleyecek, panel ve konuşmaları takip edecekler. Aynı zamanda bize festivalin belgelenmesinde yardımcı olacaklar, sosyal medya, fotoğraf ve video çalışmalarıyla. Üniversite öğrenciler için her gün farklı bir yönetmen, yapımcı, kurgucu ve sektörden kişiler ile atölye çalışmaları düzenlenecek. Bu atölyeler de eğitimlerinin bir parçası olacak, ilerleyen yıllarda da bu tip çalışmalarımızı devam ettirmek istiyoruz. Öğrencilerin gönüllü olarak festivalde çalışmaları, festivalin bir parçası olup katkıda bulunuyor olmalarını da ayrıca önemli buluyorum.

 

Haberin Devamı

Son olarak; festivalde bir de ‘Yılın Yönetmeni Ödülü’ vereceksiniz. Bu ödülün sinema tutkunlarının severek takip ettiği bir oluşum olarak Başka Sinema için anlamı nedir?
Yılın Yönetmeni Ödülü’ne gelecek olursak, biz festival kapsamı içerisinde bir yarışma yapmamayı baştan beri tercih ettik. Filmleri eşit seviyede konumlamak istiyoruz. Ama yaratıcı enerjiyi desteklemek adına da yarışma yapmadan da bir ödül vermek baştan beri planımızdı. Ana sponsorumuz Kariyo & Ababay Vakfı 100.000 TL değerinde bir Yılın Yönetmeni Ödülü verecek. Bu ödülün Türkiye’de sinema yapımını teşvik edeceğini, yönetmenlerin daha rahat üretim yapmalarını sağlayacağını umuyoruz. Son bir yıl içerisinde filmi vizyona girmiş ya da festivallerde gösterilmiş yönetmenlerin doğal aday olduğu bu ödül için, 5 kişiden oluşan danışma kurulumuz 4 aday belirledi ve vakfa sundu. Vakıf da bu adaylar arasında seçip karar verecek. Başka sinema için de film üretimini ve yaratıcı enerjiyi destekleyen bu ödül gerçekten çok kıymetli…

Çok teşekkür ederiz.

Röportaj: Özge Yağmur

BAKMADAN GEÇME!