Önce eğitim sonra dayak

Güncelleme Tarihi:

Önce eğitim sonra dayak
Oluşturulma Tarihi: Nisan 04, 2007 09:00

Hürriyet Aile İçi şiddete Son Kampanya Koordinatörü Neşe Hacısalihoğlu yazıyor...

Haberin Devamı

NEŞE HACISALİHOĞLU'NUN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYIN....

KAMPANYADA DÜN VE BUGÜN.....TIKLAYIN

AİLE İÇİ ŞİDDETE SON KAMPANYASI TAM GAZ...TIKLAYIN...


Eğitimleri veren eğitimciler ve eğitimlere katılanlar neler söylediler?

Ekim 2004'ten 2007 Mart ayına kadar sürdürülen eğitimlerle ilgili olarak kampanyanın eğitimcileri her eğitim için rapor düzenlediler. Bu raporlardan bir çok sonuç çıkardık ve bu sonuçlara göre eğitim çalışmalarımızı öncelikle İstanbul'da, daha sonra 8 ilde yaygınlaştırmaya, en sonunda acil yardım hattı kurmak gibi daha aktif bir çalışmaya yöneldik.

Çalışmalar boyunca eğitimlere isteksiz katılanların dirençlerini yok etmek, mağdurları rahatlatmak, katılan herkese biraz daha fazla bilgi vermek ve bir parça daha farkındalık yaratmak için çaba gösteren eğitimciler neler söylediler?

Haberin Devamı

" Öncelikle eğitimlere katılanların çoğunluğunun eğitimi ilgi ile izlediklerini ve  aktif katılım gösterdiklerini

" Eğitime zorunlu olarak katılan gruplarda zaman zaman dirençle karşılaştıklarını

" Fiziksel şiddet dışında diğer şiddet türlerinin çoğunluk tarafından bilinmediğini, hatta diğer şiddet türlerinin evlilik yaşamının bir parçası olarak doğal karşılandığını
 
" Bazı bölgelerde(Şanlıurfa, Van)  şiddetin olağan karşılandığını ve oldukça yaygın olduğunu fark ettiklerini

" Bazı katılımcıların eğitime ikinci kez yanında bir başka kişi ile katıldıklarını

" Bazı eğitimlerde şiddet yaşantısını anımsadığı için kendini kötü hisseden kadınlara rastladıklarını, onları rahatlatmaya çalıştıklarını

" Katılımcıların bir kısmı kendi yaşadığı şiddeti grupla paylaşırken, çoğunluğunun akrabası, tanıdığı ya da arkadaşının yaşadığı şiddeti örnek olarak anlattığını ve danıştığını

" Eğitim sonrası mutlaka bir ya da birkaç kişinin yasal hakları, yararlanacağı kurumlar hakkında daha fazla bilgi ya da kendi sorunu için bireysel danışmanlık aldığını

" Çeşitli nedenlerle(yasal haklarını bilmeme, korku, maddi imkansızlıklar, çevreden çekinme, destek görmeme vb) ağır şiddet gördüğü ortamda yaşayan ya da yasal haklarını kullanmasına rağmen yasa yürütücülerin ihmali nedeniyle çözümsüz durumda olan bir çok vaka ile karşılaştıklarını

Haberin Devamı

" Bu tür vakaları yönlendirecek özellikle barınma ya da psikolojik destek alabilecekleri kurumların çok sınırlı ve yetersiz olması nedeniyle kendilerinin de zaman zaman karamsarlık ve çaresizlik hissettiklerini
" Eğitime katılan öğretmenler ve din görevlilerinin kendi çalışma alanlarında kullanmak üzere eğitim materyallerini istediklerini

" Bazı katılımcıların kampanyada gönüllü çalışma talebinde bulunduklarını

" Eğitime katılan bazı kişilerin kendi çevrelerinde grup organize ederek eğitim talebinde bulunduklarını

" Eğitimlere katılan öğretmenlerin eğitimin velilerine verilmesi için talepte bulunduğunu, bazı katılımcıların üyesi olduğu STK için bir eğitim organize ettiğini söylediler.

Haberin Devamı

Eğitimlere her bölgeden, her kesimden kadın ve erkek binlerce kişi katıldı. Peki onlar, yani eğitimlere katılanlar neler söylediler?

" Bazı  bölgelerde şiddetin doğal bir olgu olarak kabul gördüğü, uygulayanlar  dışlanmadığı saklanmadığı için istatistiklerin çok üzerinde şiddet uygulandığını söylediler. (Şanlıurfa)

" Bir kısmı eğitimden sonra kendisinin de eşine ya da çocuğuna şiddet gösterdiğinin, bazıları ise  kız çocuklarını bilerek ya da bilmeyerek nasıl yanlış bir şekilde yönlendirdiklerinin farkına vardığını söyledi şaşkınlıkla.

" Bazı katılımcılar eğitimden, sağlıklı bir toplum olabilmek için şiddete karşı daha duyarlı olmaları gerektiği mesajını aldıklarını ifade ettiler.

Haberin Devamı

" Kadınlar, bu eğitimin eşlerine, veliler çocuklarına, öğretmenler velilerine, bir grup katılımcı ise toplumdaki tüm yetişkinlere  verilmesi gerektiğini belirttiler.

" Şiddet gören bazı kadınlar 4320 sayılı yasanın eşlerinin şiddet göstermesinde caydırıcı etkisi olduğunu söylerken(İstanbul), çoğunluğu(Şanlıurfa, Van, Kars, İzmir, Nevşehir, İstanbul, Trabzon) yasayı güvence olarak görmediklerini, ve  ekonomik imkansızlıklar nedeniyle şiddete katlanma zorunluluğu hissettiklerini, yasaların çıkarılmasının yalnız başına yeterli olmadığını, uygulayanların da bu konuda çalışan sivil toplum kuruluşları kadar hassasiyet göstermesi gerektiğini belirttiler.

Haberin Devamı

" Kadınlar özellikle tedbir kararı aldırdıktan sonra neler olabileceği konusunda  kaygı taşıdıklarını, bölge kadını için yeni bir yaşam kurmanın kolay olmadığını vurguladılar. (Şanlıurfa,Van,Erzurum)

" 4320 sayılı yasa ile verilen  6 ay uzaklaştırma cezasının Kendi yörelerine uygun olmadığını, evden uzaklaştırma ile zaten bir evliliğin bittiğini, bu nedenle mağdurun en başında  sığınma evine gönderilmesinin uygun olacağını ya da  yöreye uygun çözümler getirilmesi gerektiğini söylediler(Şanlıurfa,Van, Kars,Erzurum)

" Bir kısım katılımcılar cezaların caydırıcı olmadığından ve ekonomik imkansızlıklar nedeniyle sonunda kadının yine şiddet gördüğü ortama dönmek zorunda kaldığından yakındılar.

" Bazı erkek katılımcılar 4320 Sayılı Yasa'yı aile içi huzuru bozan bir yasa diye tanımladılar, bazıları ise aile içi şiddeti, aile içinde kalması gereken bir sorun olarak gördüklerini söylediler.

" Şiddet gören kadınların bir kısmı, şiddeti sadece eşlerinden değil, kayınvalide, kayınpeder ya da görümcelerinden ya da  diğer aile büyüklerinden de gördüklerinden yakındılar ve onlarla ilgili olarak kanunun maddesi olup olmadığını sorguladılar.

" Bazı kadınlar önerilen çözümleri kabule direnç gösterdiler. "Devlet,yasaya başvuran kadını maddi,manevi desteklemezse şiddet sona ermez. Sadece derin nefesle, gevşemeyle bu iş olmaz" şeklinde kızgınlıklarını dile getirdiler.

" Çoğunluğu kadınlar olmak üzere bazı katılımcılar çocuklarına istemedikleri halde başka bir yol bilmedikleri için gösterdikleri şiddetten yakındılar ve çözüm önerileri istediler.

" Bu kadınların bazıları ise  eğitimde anlatılanlar doğrultusunda çocuklarına olan tutumlarını değiştirmek istediklerini ancak bu tutum değişikliğinin çocuklarında karmaşa yaratabileceğinden endişelendiklerini belirttiler.

" Şiddet görenlerin bir kısmı eşlerinden boşanmayı istemediklerini , sadece psikolojik destek almak istediklerini, ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle bunu yapamadıklarını, böyle bir destek aldıkları taktirde her şeyin düzeleceğine inandıklarını, bazıları ise eşlerini bu desteği almaya ikna edemediklerini söylediler.

" Çoğu grupta ise bir ya da birkaç katılımcı,  medyanın şiddet içerikli haberler, diziler ve filmler yayınlayarak şiddetin artmasına neden olduğu, asıl medyanın bu konuda dikkatli olması gerektiği, televole vb. magazin programlarının gençler arasında ahlaki yozlaşmaya neden olduğu, gençlerin maddi istek ve beklentilerini artırdığı ve bu istek ve beklentileri kolayca karşılayabileceğini düşündürterek bu tür yaşamlara özendirdiği, dolaylı olarak aile içi şiddete neden olduğu şeklinde eleştiride bulundular.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!