« Hürriyet.com.tr

Kaçkarlar korumaya alınıyor

Hürriyet Haber
X

Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu, Kaçkarlar'da Dağ Alanları Yönetimi (DAY) adlı bir çalışma başlattı. Birleşmiş Milletler destekli bu çalışma beş kişilik bir ekipten oluşuyor. Saha ekibinin başında 15 yıllık dağcı yerbilimci Dr. Yıldırım Güngör var. DAY ekibi Kaçkar Dağları'nda tırmanış, yürüyüş, bisiklet geçiş rotaları, eğitim haritaları, çevresel yerleşim planları gibi konularda çalışmalar yapacak.

Son yıllarda dünya nüfusu ve turizmi kıyıdan dağlara doğru kaymaya başladı. Dağlar şu an dünya nüfusunun yüzde 10'unu bağrında barındırıyor. UNESCO insanoğlunun dağlara yönelişinin farkına varmış olmalı ki 2002 yılını şimdiden ‘‘Uluslararası Dağlar Yılı’’ ilan etti.

Dünya 2002 yılını dağlar yılı ilan ededursun, Türkiye belki de ilk kez bir konuda dünya ülkelerinin önüne geçecek. Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu, 1997'in son aylarına doğru DAY adını verdiği bir proje geliştirdi: Açık adı Dağ Alanları Yönetimi ve Dağ Turizmi için Koruma-Kullanma Planlaması olan bu projeyi Birleşmiş Milletler destekliyor.

Proje sahası Çamlıhemşin (Rize), Yusufeli (Artvin) ve İspir (Erzurum) sınırları içinde bulunan 3 bin 932 metre yükseklikteki Kaçkar Dağı ve çevresini kapsıyor. Peki niye bir Uludağ ya da Erciyes değil de Kaçkarlar? Proje sorumlularından 15 yıllık dağcı, yerbilimci Dr. Yıldırım Güngör nedenlerini şöyle açıklıyor: ‘‘Eskiden Erciyes'te bir tek dağ kulübesi vardı. Şimdi ise taş binalar yüzünden bir tek gelinciğe bile rastlamak mümkün değil. Oysa Kaçkarlar henüz bozulmamış. Burası 1994'de Milli Park ve turizm bölgesi ilan edildi. İnsanların aklına hemen turistik tesis yapalım gibi düşünceler gelebilir. Turizme karşı değiliz ama oradaki dokuya uygun yapılar yapılmalı.’’

DAĞDA KAYIBA SON

Kaçkar Dağları potansiyel bir turizm alanı. Son yıllarda trekkingciler ve kampçılar buraya turlar düzenliyor. Dağcılık, doğa yürüyüşleri, kaya tırmanışı ve kampçılığın yanı sıra yamaç paraşütü, tur kayağı, rafting, dağ bisikleti ve yüksek irtifa dalışları da proje alanı için önemli sportif ve turistik faaliyetler arasında yer alacak.

Proje 2002 yılında tamamlanırsa Türkiye de UNESCO'ya katkıda bulunmuş olacak. Asıl önemlisi, proje gerçekleşirse dağlarda alışveriş poşetleri veya pet şişelere rastlanmayacak. Turizmciler bilinçlendirilerek, çevre kirliliği ve tahribat önlenecek. Her dağa çıkanın elinde bir harita olacağı için ‘‘sohbete dalan iki genç kız, dağda kayboldu’’ şeklinde haberler de okumayacağız. Yöre halkı profesyonel rehber ya da dağcıymış gibi insanları peşlerine takıp dağlara da çıkamayacak. Bilinçsizlikten düşüp kolunu bacağını kıran yerli turist sayısında da azalma olacak. Orta derecede tırmanış rotası varken bilmediği için zoru seçip çarşaklardan (yamaçlarda biriken irili ufaklı çakıl yığınları) metrelerce yuvarlanıp yaralanan ölen trekkingciler de olmayacak.

DAY ekibi Kaçkarlar'da büyük bir saha çalışması yapacak. Proje sahasının detaylı haritaları çıkacak. Saha içinde yer alan 3500 metre ve daha yüksek zirvelerin tırmanış rotaları haritalanacak. Alternatif doğa yürüyüşü rotaları belirlenecek. Dağ bisikleti için uygun rotalar saptanıp haritalanacak. Tırmanış ve yürüyüş güzergahları üzerinde kamp alanı olabilecek uygun yerler haritada gösterilecek. Doğa sporları açısından risk taşıyan alanlar da haritalanacak.

Proje alanında iki zirve var. Kaçkar ve Verçenik. Düzenlenecek araştırma tırmanışları içinde zirve sayısı ise 14. Proje alanı duvar çıkışları için uygun değil aslında. Gerçi kayalar duvar tırmanışı için uygun yüksekte, ama bu duvarlara dağcılık literatüründe ‘‘çürük duvar’’ deniliyor. Yine de proje ekibi şimdiden kuzey ve güneyde kaya tırmanışı eğitimi için iki pilot bölge tespit etmiş.

Proje sahası içinde bulunan buzul göllerine gidiş-dönüş güzergahları saptanacak. Ve bu güzergahlar üzerinde bulunan manzara seyir noktaları da belirlenecek. Doğa sporları için detaylı eğitim haritaları hazırlanacak. Yürüyüş ve tırmanış için en uygun aylar saptanacak. Mevsimlere göre amatörler için dağa gidiş-dönüş programları hazırlanacak. Yöre halkına, proje sahasına gelen doğa sporcularına ve turistlere Kaçkar Dağı'nın korunmasına yönelik uygulamalı çevre eğitimi verilecek. Eğitim ve tanıtıma yönelik broşür, afiş, poster gibi dokümanlar basılacak ve eğitim çalışmalarında dağıtılacak.

ZİRVEDE ÇİÇEK BAHÇESİ

Kaçkar Dağları kış ayları hariç her mevsim çiçek bahçesine dönüşür. Proje çalışmalarında her bir örnek alanda 80 bitki türü saptanmış. Bir çiğdem türü olan sarıhuzmancık Doğu Karadeniz'e özgü endemik bir bitki türü. Yani dünyada doğal ortamda yaşadığı tek yer Kaçkarlar. Düğün Çiçeği, Eğri Çiçek, İt Üzümü, Kumar, Turna Gagası gibi bitkiler de Kaçkarlar'da bulunan yüzlerce türden bazıları. Bu konuda literatür çalışmaları ekip tarafından yürütülüyor. Kaçkar tur kayağı için de çok cazip. Kışın tur kayakları ile çok zevkli dağ geçişleri yapılabiliyor. Kayak için henüz pist ve benzeri bir altyapı yok. Öncelikle proje alanının ‘‘Çığ Risk Haritası’’nın çıkarılması gerekiyor. Proje çalışmaları sırasında yamaç paraşütü ve rafting için de uygun parkurlar aranacak.

Kaçkar Dağları, 4000 metreye yaklaşan zirveleri arasında yüzlerce buzlu gölü de saklıyor. Bu göllerin en büyüğü Deniz Gölü. Deniz seviyesinden 3412 metre yükseklikte ve en derin noktası yaklaşık 60 metre olan pırıl pırıl masmavi bir göl. Deniz Gölü, yüksek irtifa dalışları için çok uygun. Proje çalışmaları sırasında bu tür dalışlar için uygun diğer göller araştırılacak. Proje alanı dağ bisikleti için çok uygun parkurlara sahip. Özellikle de buzul vadileri bu spor dalı için biçilmiş kaftan.

Proje ekibi dolunay zamanı, doruklarında yakamozların ışıldadığı koynunda gölleri saklayan Kaçkarlar Dağları'ndan sonra yönünü, zirveleri sis yağmurları ile ıslanan Toros Dağları'na...

Değeri bilinmiyor

Türkiye tam bir dağ cenneti ama değeri bilinmiyor. Taş ve ağaç işçiliği ile yapılan yöresel evler yerini beton binalara bırakmış. Yayla yolları açılsın diye ormanlar tahrip edilmiş. Kireç ve dinamitle dere ve göllerde alabalık avcılığı yapılıyor. Denetimsiz ve kaçak avlanmanın önüne geçilemiyor. Avcı sayısında büyük artış var. Bir de uzun namlulu tüfek kullanılıyor. Dağların sembolü çengel boynuzlu dağ keçisi, kurt, vaşak, urkekliği gibi yabanıl hayvanlar avlanıyor. Çoğunun soyları çoktan tükenmiş. Son beş yılda otçul ayıların nesilleri neredeyse tükenme noktasına gelmiş. Biyolojik tür kaçakçılığı da had safhada. Nadir bir yılan türü olan Kafkas Engereği kaçak yollardan yurtdışına çıkarılıyor. Kelebekler yurtdışına kaçırılanların başında geliyor. ‘‘Doktoruz. İlaç yapmak için topluyoruz’’ diyerek kandırılan köylüler birkaç kuruş karşılığında kelebekleri kelebekleri. Doğa turizmi de bilinçsiz yapılıyor. Kamp alanları, göl kenarları piknikçilerin bıraktığı atıklarla, dereler atılan çöplerle, zirvelere yakın yerler de konserve kutularıyla kirletiliyor.

Çok can aldı

Sel ve heyelan, bölgedeki yerleşim birimlerini tehdit eder nitelikte değil. Ancak proje alanı içinde özellikle doğa sporları açısından üzerinde durulması gereken bir tehlike var. O da çığ tehlikesi. Kaçkar Dağı'nın kendine özgü iklim koşulları da kestirilemeyen ani sis basmalarına yol açıyor. Bunu bilmeyen amatör doğa sporcuları dağda kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Sporcuları bekleyen bir diğer zorluk da tırmanış rotaları boyunca çürük kaya yapısından kaynaklanan taş düşmeleri. Proje alanında çığ ve taş düşmeleri yüzünden bazıları ölümle sonuçlanan önemli kazalar yaşanmış. Bu nedenle projenin ana hedeflerinden biri de bu tehlikelerin bulunduğu yerleri saptayarak haritalamak ve gerekli ıslah çalışmalarını önermek.

Kaynak: