Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İran'dan enerji teklifi: Tüm ihtiyacınızı gideririz

    AA
    16.04.2016 - 17:27 | Son Güncelleme: 16.04.2016 - 17:29

    İran Cumhurbaşkanı Ruhani "Özellikle enerji konusunda biz Türk tarafına şu sözü verdik... İran Türkiye enerji güvenliğini garanti altına alabilir, hem petrol, doğalgaz ve petrokimya ürünleri konusunda biz Türkiye’nin ihtiyaçlarını giderebiliriz" dedi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye ve İran, küresel ve bölgesel düzeyde önemli ülkeler. Dolayısıyla halihazırda bölgemizi sarsan terörizm ve mezhepçilik sorunlarıyla bunlara bağlı olarak ortaya çıkan insani krizlerin üstesinden gelinmesi için birlikte çalışmamız gerekiyor. Ülkelerimizin, Suriye ve Irak başta olmak üzere, bölgemizde akan kanın ve yaşanan krizlerin durdurulması için gereken çalışmalara öncülük etmesi şart" dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, baş başa görüşmeleri ve Türkiye-İran 3. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) Oturumu'nun ardından, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ortak basın toplantısı düzenledi.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, YDİK toplantısında üçüncü kez bir araya gelindiğini anımsatarak, toplantıda iki ülke arasındaki ilişkileri dar ve geniş kapsamlı olarak ele alma imkanı bulduklarını bildirdi. Erdoğan, "Dar kapsamda bugüne kadar ne gibi adımlar attık, nerelerde eksiklerimiz var, bundan sonra ne gibi adımlar atabiliriz, bunları değerlendirme fırsatını bulduk" diye konuştu. Türkiye-İran ilişkilerinin son yıllarda gerileme içerisinde olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 milyar dolara kadar çıkmış olan iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaptırımlar nedeniyle, yaklaşık 10 milyar dolara düştüğünü kaydetti.
    Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Şimdi bunu yeniden toparlayıp asıl hedefimiz olan ilk etapta biliyorsunuz 30 milyar dolardı, bu 30 milyar dolar hedefini inşallah en yakın zamanda atacağımız adımlarla gerçekleştireceğimize inanıyorum."

    AKAN KANIN DURMASI İÇİN HEMFİKİRİZ

    Türkiye ile İran arasında bölgesel konularda bazı görüş ayrılıklarının bulunduğuna işaret eden Erdoğan, "Bununla birlikte bölgede akan kanın durdurulması gerektiği konusunda hem fikir olduğumuzu memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Bölgemizdeki gelişmelere mezhepsel temelde yaklaşılmasının hiçbir fayda sağlamayacağı, bilakis yıkıcı etkileri olacağı hususlarında yakın görüşlere sahibiz. Bizim için belirleyici olanın İslam başlığında beraber olmamız, o noktada bir ve dayanışma içerisinde geleceğe yürümemizdir" ifadesini kullandı.

    Terörle mücadelede özellikle uluslararası iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu çerçevede teröre karşı sıfır tolerans uygulanarak, iyi terörist, kötü terörist ayırımı yapılamayacağı anlayışını paylaşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, Suriye ve Irak'ın toprak bütünlükleri ve siyasi birliklerinin mutlaka korunması gerektiği konusunda da Ruhani ile görüş birliği içinde bulunduklarını memnuniyetle gördüklerini ifade etti.

    RUHANİ:

    Toplantıda yaptığı konuşmasına besmele çekerek başlayan Ruhani, “Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan’a Türkiye devletine ve milletine çok güzel misafirperverlikleri için, bizi, İran heyetini çok sıcak bir şekilde, ağırladıkları için teşekkür ederim” diye konuştu.
    Bugünkü görüşmelerinde üç tane önemli amacı bu teşkilatın önceliği olarak belirlediklerini bildiren Ruhani, “İkimiz de bu konuda hem fikir kaldık. Birincisi Müslüman kadının İslami toplumdaki rolü ve Müslüman kadının yüksek yerini İslami hukukta, kültürde bunu dünyaya tanıtmak. Maalesef İslam bu konuda mazlum olmuştur. Kadın haklarının gerçekteki hem Kur’an da hem Peygamberimiz tarafından vurgulanmıştır, maalesef bu unutulmuştur. Bazen dünya nezdinde bu yanlış anlatılmıştır. Diğer bir konu aşırıcılıklarla, şiddetle ve terörle mücadele etme konusudur. BM Genel Kurulu’nda da bu onaylanmıştır. Üçüncü konu da İslam dünyasının birliğidir. Mezhepleri birbirine yakınlaştırmaktır. Dünyaya biz şunu söylemeliyiz; ‘bizim kimliğimiz İslam’dır, bizim kimliğimiz Şii olmak veya Sünni olmak değil veya diğer mezhepler değil. Bizim kimliğimiz Müslüman olmaktır, İslami olmaktır. Sevgi, rahman ve kardeşlik İslamiyeti, bunları içinde barındıran İslamiyet’tir bizim kimliğimiz. Türkiye’nin bu dönem başkanlığında umarım Türkiye ile işbirliği yaparak bu değerli amaçlara ulaşırız” ifadelerini kullandı.

    “TAHRAN VE İSTANBUL BORSASI ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRMELİYİZ”

    Ruhani, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’ye yaptığı resmi ziyarette ve üçüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyini bugün gerçekleştirdiklerini ifade eden Ruhani, “Sayın Cumhurbaşkanı kardeşim Erdoğan ile yaptığımız görüşmelerde de biz iki ülkenin ilişkilerini bütün boyutlarıyla geliştirme kararı aldık. İran ve Türkiye ekonomisi birbirini tamamlayıcılar. Geçmiş yıllarda çok güzel adımlar atıldı aynı zamanda da bazı ambargo koşullarından dolayı ve dünya ekonomisinde var olan bazı koşullardan dolayı, biz tam olarak istediğimiz adımları gerçekleştiremedik. Bugün ne mutlu ki bu oturum ambargonun kalktığı dönemde gerçekleşti. İki ülke arasındaki işbirliğinin gelişmesi için farklı alanlarda zemin hazırlanmıştır. Biz bunu hızlandırmalıyız ve bu yoldaki manileri ortadan kaldırmalıyız, daha kolaylaştırmalıyız. Çok önemli konulardan birisi iki ülkenin bankacılık sektörünün birbiriyle daha aktif bir şekilde işbirliği yapması ve bankaların bazı irtibat kanalları belirlemişler kendi aralarındaki projeleri gerçekleştirmek için. Aynı zamanda başka projeler gerçekleştirmek için biz bankaların ilişkilerini daha geliştirme kararı aldık. Türk bankaları İran’da farklı şubeler açabilirler ve biz bu yönde iki ülkenin ekonomi ilişkilerini kolaylaştırmış oluruz. Aynı zamanda Tahran ve İstanbul borsası arasındaki işbirliğini güçlendirmeliyiz. Bu sermaye piyasasında çok önemli bir adım ve gelişme olabilir. Diğer konu ilişkilerin geliştirilmesi açısından ortak pencere sistemi gümrük konusunda, kamyonların sınırdan rahat şekilde geçişlerini sağlama konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurgu yaptığı gibi iki cumhurbaşkanının da tam yetkili vekili olarak Sayın Bakanlar Cevdet Yılmaz ve Sayın Vaizi var olan manileri üzerinde konuşup, onları çözecekler. Onlara bu konuda tam yetki verildi. Kamyon kuyrukları görmeyeceğiz inşallah artık orada.”

    “TÜRKİYE ENERJİ GÜVENLİĞİNİ GARANTİ ALTINA ALABİLİR"

    “Ulaştırma konusunda ister karayolları, ister havayolları, ister demiryolları ve gemicilik konusunda ekonomiyi daha canlandırmak gerekli adımları atacağız” diyen Ruhani, “İki ülkenin özel sektörünü teşvik edeceğiz yatırım yapması için manileri ortadan kaldıracağız. Ortak yatırımlar için üçüncü ülkelere ihracat yapmak için özellikle enerji konusunda biz Türk tarafına şu sözü verdik ki, ‘İran yapabilir bunu ve Türkiye enerji güvenliğini garanti altına alabilir, hem petrol, doğalgaz ve petrokimya ürünleri konusunda biz Türkiye’nin ihtiyaçlarını giderebiliriz bu konularda.’ İlişkilerimizi bu alanda daha da geliştirebiliriz. Turizm konusunda altyapılar açısından Türkiye İran’da yatırımlar yapabilir. Biz iki ülke halkını teşvik edebiliriz, daha fazla seyahat yapmak için aynı zamanda üçüncü ülkelerin turistlerini de cezbetmek için. Bu da ekonomi konuların dışında kültürel anlamda da iki ülkenin lehine olabilir. İki ülkenin kültürleri birbirlerini tamamlayıcı olabilir. Üniversiteler arasındaki ilişkiler, öğrenci ve üniversite hocası değişimi, bilgi teknolojileri konunda ortak araştırma yapılması konusunda çok iyi işbirlikleri yapabilir. Türkiye birçok alanda öncü ve gelişmiştir. İran’da başka alanlarda çok önemli gelişmeler kaydetmiştir. Biz bu konuda ortak bir şekilde gelişmelerimizi hızlandırabiliriz” açıklamasında bulundu.

    “TERÖRİZMLE MÜCADELE ETMELİYİZ”

    Bölgelerinde birçok sorunun mevcut olduğuna değinen Ruhani, şunları kaydetti: “Yemen halkı zalimce bir ölüme maruz kalıyorlar, Suriye’de aynı zamanda suçsuz insanların ölümüne şahidiz. Irak halen istenen istikrara kavuşmadı. Diğer İslami ülkelerde gerekli ve istenilen düzeyde istikrar daha sağlanamadı. Biz bütün bu ülkelere güvenliği ve istikrarı sağlamaları için yardımcı olmalıyız. Bu bizim dinen görevimizdir, hem de İslam dünyasının lehinedir. Ne mutlu ki bizim temel prensip konusunda fikir ayrılığımız bulunmamaktadır. Ülkelerin sınırları sabit bir şekilde kalmalıdır, parçalanmayı hiçbir ülkede biz kabul istemiyoruz. Ülkelerin istikrarına hepimiz vurgu yapıyoruz. Ölümler ve savaşlar biran önce durdurulmalıdır. Terörizmle her ne ad altında, her ne şekilde olursa olsun ciddi anlamda mücadele etmeliyiz. Ülkenin geleceğini, kaderini o ülkenin halkı belirliyor biz bu konularda hemfikiriz. Hiçbir yabancı ülke bir ülkenin geleceği için karar veremez. Biz bunlarda hem fikiriz. Çok cüzi konularda belki farklı düşünebiliriz bu da çok doğal bir şeydir. Biz daha fazla istişare, işbirliği, yardım yapmak için bölge ülkeleri için ve özellikle iki ülkemizin arasındaki ilişkiler açısından hazırız. Özellikle terörle mücadele ve İslam'ı dünyaya doğru bir şekilde tanıtmak konusunda. Çünkü İslamofobi aslında bir tuzaktır, bir şekilde gerçek İslam’ı biz gerçek yüzünü tanıtarak islamofobi ile mücadele edebiliriz. Eğer gerçek İslam’ı tanıtırsak o zaman bu İslamofobi ile mücadele konusunda başarılı olacağız. Bizi her ikimizin de dileğimiz şudur ki, iki ülke arasındaki ilişkileri bütün alanlarda geliştirelim, bizim tarihimiz, bizim dinimiz, bizim coğrafyamız, komşuluğumuz, ortak menfaatlerimiz bunu bizden istiyor. Bizim her gün biraz daha ilişkilerimizi geliştirmemizi istiyor. Sayın Erdoğan vurgu yaptı, ‘Ekonomi ve ticari boyutu 30 milyar dolara ulaştırmalıyız’ dedi. İnşallah birbirimize yardım ederek bu iş olacaktır, gerçekleşecektir.”

    Etiketler: iran , Türkiye , Ruhani
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı