GeriİK/Yeni Ekonomi Kariyerlerine 3.700 TL ile başlıyorlar
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kariyerlerine 3.700 TL ile başlıyorlar

Kariyerlerine 3.700 TL ile başlıyorlar

Dünyada ve Türkiye’de pek çok şirket her yıl kendi bünyelerinde yetiştirmek için yeni mezunlar istihdam ediyor. Danışmanlık şirketi Willis Towers Watson, Türkiye dahil 18 ülkenin katılımıyla firmaların yeni mezunlara verdikleri ücretleri karşılaştıran bir rapor yayınladı. Araştırmaya göre Türkiye’de deneyimsiz üniversite mezunları aylık brüt ortalama 778,5 dolar yani 3.700 TL civarında ücretle kariyerlerine başlıyorlar.

Kariyerlerine 3.700 TL ile başlıyorlarDanışmanlık, aracılık ve çözüm şirketi Willis Towers Watson tarafından yayınlanan 2018 Küresel Başlangıç Maaşları Raporu, Türkiye dâhil 18 ülkede üniversite mezunlarının başlangıç ücretlerini karşılaştırıyor. Araştırmaya Türkiye’den bankacılık, ilaç ve sağlık, teknoloji, perakende, enerji gibi farklı sektörlerden 750 firma katılmış. Verilen bilgilere göre Türkiye’de minimum yeni mezun ücretlerinin brüt ortalama 778,5 dolar yani 3.700 TL civarında olduğu belirlenmiş. Türkiye’de ulusal ortalama ücret miktarı ise brüt 1.010 dolar yani yaklaşık 4.850 TL olarak çıkmış. (Dolar kuru 4.80 olarak kullanıldı.)

FARKLI ETKENLER
Türkiye’de pek çok şirket her yıl ihtiyaçları doğrultusunda, kendi bünyelerinde yetiştirmek için yeni mezunlar istihdam ediyor. Bu çalışanların başlangıç ücretlerinin belirlenmesinde çok farklı faktörler etkili oluyor. Bunlardan biri üniversite mezunlarının toplam iş gücü içindeki oranı ve potansiyel iş gücü olarak elverişli olma durumu. İşe girmeye müsait üniversite mezunlarının genel iş gücü içindeki oranı azaldıkça, lise mezunlarına göre aldıkları başlangıç ücreti de artıyor. 2018 Küresel Başlangıç Maaşları Raporu’na göre Türkiye’de üniversite mezunu ücretlerinin lise mezunu ücretlerine oranı yüzde 77,4. Yani, Türkiye’de yeni mezun bir üniversite mezunu, işe başlarken liseden yeni mezun olmuş bir kişiye göre ortalamada yüzde 77,4 daha fazla ücret bekleyebiliyor. Bu oran Güney Afrika, Suudi Arabistan, Meksika ve Hindistan gibi ülkelerde ikiye hatta üçe katlanırken Fransa, Almanya, Rusya ve İtalya gibi ülkelerde yüzde 30’un hatta 20’nin altında görülüyor. Buna bağlı olarak, gençler arasındaki işsizlik oranları da ücretlerin belirlenmesinde önemli bir faktör olabiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yükseköğretim mezunu olup da iş bulamayanların oranı yüzde 11,1. Üniversite mezunlarının işgücüne katılım oranı yüzde 79,6 ve istihdam oranı yüzde 70,8. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı ise yüzde17,7. Bu verilere göre Türkiye’de gençler arasındaki işsizlik oranı, yüzde 11,9 olan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamasının üstünde kalıyor.

Tüm bu etkenler göze alındığında deneyimsiz çalışanlara ne ödeyeceğini belirlemek göründüğünden daha zor olabiliyor. Çünkü, başlangıç ücretleri, beklentileri yönetmede önemli bir rol oynuyor. Ne kadar yeni mezuna ihtiyaç duyduklarına bağlı olarak başlangıç ücretinin şirket üzerindeki yükü de artıyor. Ayrıca, yeni mezun maaşları çalışanlara çok çeşitli mesajlar gönderebiliyor. Örneğin, mevcut çalışanlar yeni mezun maaşlarına bakarak şirketin performansı hakkında olumlu veya olumsuz değerlendirmeler yapabiliyorlar. İşte bu nedenle, firmaların yeni mezunların başlangıç ücretini uzun vadede maliyetleri artırmadan, şirket içinde yanlış mesajlar vermeden, genç yetenekleri ellerinden kaçırmadan belirlemesi daha çok önem kazanıyor.

Willis Towers Watson Türkiye Ücret Araştırmaları Lideri Emrah Uysal, şirketlerin faaliyet gösterdikleri coğrafyalarda yeni mezun ücret politikalarını, özellikle işin geleceği açısından kritik olan fonksiyonlarda daha yüksek seviyelere çekebildiklerini aktarıyor. Ücret politikaları, emek yoğun iş gücünün daha büyük olduğu ülkeler ile yetenek açıklarını daha hızlı kapatabilen ülkeler arasında değişiklik gösteriyor. Dolayısıyla, üniversite mezunu ile lise mezunları arasındaki farklılıklar, satın alma gücüne paralel olarak etkileniyor. Uysal, ücretin hala hem şirket içi ücret dengesi hem de diğer şirketler ile rekabet açısından çalışanları çekmek ve elde tutmak açısından önemli başlıklar arasında yer aldığını belirtiyor. Dolayısıyla şirket içerisinde ücreti adil bir şekilde yönetmek, yetenek yönetimi, toplam ödül yaklaşımı, şirketlerin ücret yönetiminde dikkate aldığı faktörler arasında bulunuyor.

EĞİTİMİN DEĞERİ DEĞİŞKEN
Rapora göre üniversite eğitimine sahip olmanın önemi ve değeri, yeni mezunların iş hayatına başlayacakları yere göre farklılık gösteriyor. Fransa, Birleşik Krallık gibi daha olgun piyasalarda üniversite mezunlarının başlangıç yıllık maaşı, ulusal ortalama ücretin altında görülüyor. Örneğin, Fransa’daki minimum yeni mezun ücreti aylık brüt 2.781,25 dolar (13.300 TL), ulusal ortalama ücret ise brüt 3.682 dolar (17.670 TL). Ortalama ulusal ücret miktarında işçi yaşı, iş gücünde beceri gerektiren rollerin diğerlerine oranı gibi etkenler var. Bunlar gelişmekte olan ekonomilerde daha az görülüyor. Örneğin, Meksika’da başlangıç maaşı aylık 737 dolar (3.538 TL) iken ortalama ulusal ücret 336 dolar (1.617 TL).

SADECE ÜCRET YETMİYOR
Willis Towers Watson İş Geliştirme Lideri Kerem Tuzlacı ise yaptıkları araştırmalara göre bir şirketi tercih etme ya da o şirkette çalışmaya devam etmede ücretin ötesinde başka kriterler de bulunduğunu vurguluyor. Bunlar arasında kariyer gelişimi, çalışanı gelişim yönünde zorlayan iş fırsatları, ilk yönetici ilişkileri ve liderliğe duyulan güven gibi faktörler bulunuyor.

Kariyerlerine 3.700 TL ile başlıyorlar


Yorumları Göster
Yorumları Gizle