Gündem Haberleri

    Ünlü dizilerin çekildiği yalı bu hale geldi... Son telsiz konuşmaları...

    DHA-AA
    08.04.2018 - 09:16 | Son Güncelleme:

    İstanbul Boğazı'nın değiştirilmemiş nadir yalılarından biri olan Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı, Boğaz'da yaşanan gemi kazasında büyük çapta zarar gördü. 'İnsanın içi acıyor' diyen tarihçi ve seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç yalının öyküsünü anlattı. Geminin yalıya çarpmadan önceki telsiz konuşmaları da ortaya çıktı. Yalı son olarak 'İstanbul Kırmızısı' filminde kullanılmıştı.

    İstanbul Boğazı’nda Malta Bayraklı "VITASPIRIT" adlı gemi dün dümeni kilitlenince Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı’na çarptı. Çarpmanın ardından yalıda ağır hasar oluşurken, olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.

    'HİÇBİR ZAMAN ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK'

    Çarpmanın olduğu sırada yalıda bulunan ailenin dördüncü kuşak torunu Aslı Zeynep Ertürer, yaşadıklarını anlattı. Ertürer, "Korku filmi gibiydi. Kimse ne olduğunu anlamadı. Bir anda gemi binanın yükseğinde bir noktada olduğu için biz bahçeye inene kadar girmişti. Sonrası bizim için de psikolojik olarak karanlık" dedi. Ertürer, "Bu bir aile yapısı. Sonradan alınmış bir yalı değil. Tamamen bizim kuşaklardır korumaya çalıştığımız birinci sınıf tarihi eser bugün yok. Hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak" ifadelerini kullandı.

    Ünlü dizilerin çekildiği yalı bu hale geldi... Son telsiz konuşmaları...

    Ünlü dizilerin çekildiği yalı bu hale geldi... Son telsiz konuşmaları...

    'KIYMETLİ BİRÇOK ŞEYİ KAYBETTİK'

    Ertürer, "Halihazırda yaşadığımız bir yalı. Dün buradaydık. Ben buradaydım, Allah'tan ailem yoktu. Yatak odalarımızın ve salonumuzun olduğu yere girdi ve öğle saatleriydi. Ailem burada olsaydı ne olurdu? Zaten düşünmek istemiyorum. 200 yaşında bir yalı. Etimizi tırnağımıza katarak, her şeyimizi buraya dökerek ayakta tutmaya çalıştığımız bir yapı. Dışı bir şekilde çözülür ama içinde korumaya çalıştığımız kıymetli birçok şeyi kaybetmiş durumdayız" dedi. Avukat Nazlı Selek ise "Sorumluların cezalandırılması için her türlü başvuru yapılıyor. Kamuoyundan da bu anlamda destek bekliyoruz. Bütün resmi kurum ve kuruluşlardan bu milli servetle ilgili destek bekliyoruz" dedi.

    Çarpışmanın hemen öncesindeki telsiz konuşmaları ise kayıtlara böyle geçti:

    Kıyı Emniyeti: Demirleyebilirsiniz. Tamam.
    Kurtarma 3: Harun Kaptan, Tam yol geliyorum üzerinize.
    Klavuz Kaptan: Sancak demiri funda edeceğim, kaptan etmiyor. Bütün sorumluluk bende diyor.
    Kıyı Emniyeti: Harun Kaptan dümen dinliyor mu şu anda?
    Kılavuz Kaptan: Dümen dinlemiyor. Sahile oldukça yaklaştık. Çarpacak gemi büyük bir ihtimalle. Sancak demiri iki kilit tutmaya çalışıyorum. Kıç sahile yaslasın diye.
    Kıyı Emniyeti: Kurtarma 3, şu an tam yolda mısınız?
    Kurtarma3: Doğrudur tam yolda ilerliyorum.
    Klavuz Kaptan: Makine tam yol verdi ama mümkün değil kurtaramayız. Sahile çarpacağız.
    Kıyı Emniyeti: Harun Kaptan dümen dinlemiyor anlaşıldı, demir atamıyor musunuz?
    Klavuz Kaptan: Kaptana iki kere söyledim atmadı. Şimdi sancak demiri atıyoruz.
    Kıyı Emniyeti:Tamam bir an önce atın. Emergency dümen de mi çalışmıyor? Alamıyor musunuz dümeni sancağa?
    Klavuz Kaptan: Şu anda hiçbir şey çalışmıyor, tam yol yalıya doğru gidiyoruz. Çok sert bir şekilde çarpacağız.

    NADİR YALILARDAN BİRİYDİ

    Tarihçi ve seyahat seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç, Malta bayraklı geminin çarptığı Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'na ilişkin yaptığı açıklamada, Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'nın Boğaz'ın en güzel yalılarından birisi olduğunu ifade ederek, yalının böyle bir kazaya kurban gitmesinden dolayı üzüntü duyduğunu dile getirdi.

    Yalıya ismini veren Hekimbaşı Salih Efendi'nin, Osmanlı Devleti'nde açılan ilk tıp okulundan mezun, üç sultanın doktorluğunu yapmış çok önemli bir isim olduğunu anlatan Tonguç, "Bunların içinde 2. Mahmud ve 1. Abdülhamid de var. Salih Efendi, Sultan 1. Abdülmecid 1861 yılında tüberkülozdan öldüğünde saray başhekimiymiş" bilgisini verdi.

    BİNBİR GECE'DE, İSTANBUL KIRMIZISI'NDA KULLANILDI

    Yalının, 2005 yılında "Dünyada Yapılacak 50 Muhteşem Şey" çerçevesinde "Conde Nast Traveler" dergisinde yer aldığını belirten Tonguç, şunları kaydetti:

    "Boğaz'ın değiştirilmemiş çok nadir yalılarından birisidir. Boğaz'da 600 yalı var, bunların 366'sı tarihi nitelik taşıyor. Bunlardan çok azı, 3-5 tanesi hâlâ aynı aileye ait. Bu aile de yalıya çok iyi bakan, onu yaşatabilmek için bahçesinde etkinlikler yapan bir aileydi. Aynı zamanda bahçeye de çok meraklı. Orada yetiştirdiği bir gül var mesela, kendi aşıladığı bir gül türü bu, 'Hekimbaşı gülü' diye anılıyor. Yalı, dizilerde kullanıldı. Binbir Gece'de kullanıldı, en son da Ferzan Özpetek'in İstanbul Kırmızısı filminde kullanıldı. Yalının zaten bir kısmı yoktu. Sadece belli bir kısmı vardı, çünkü bir kısmı restorandı.

    Geminin çarptığı yalıdaki incelemeler devam ediyorİstanbul Boğazı'nda dümeni kilitlenen arpa yüklü geminin çarptığı Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'ndaki incelemeler devam ediyor. Sahil Güvenlik denizden zabıta ekipleri de karadan çalışmalarını sürdürüyor. Çarpmanın etkisiyle yalıda oluşan ağır hasar dikkat çekerken incelemelerin gün boyu devam etmesi bekleniyor.

    HEKİMBAŞI'NIN ŞAHSİ EŞYALARI VARDI

    Ama en azından kalan kısmı gayet iyi muhafaza ediliyordu. İçinde orijinal hamamı olan çok nadir yalılardan birisiydi. İçinde aynı zamanda Hekimbaşı'nın şahsi eşyaları vardı. Mesela hekimlik yaparken kullandığı aletler, gömleği falan vardı, diploması vardı, bir nevi kişisel müzesiydi. Aile aynen muhafaza ediyordu. Klasik müzik konserleri organize ediliyordu yani kültürel ve sanat hayatına da katkıları olan bir yalıydı. O açıdan çok büyük bir kayıp. Tabii ki restore edilebilir ama orijinalliğini koruması o kadar zor ki, insanın içi acıyor."

    Saffet Emre Tonguç, boğazdaki Ethem Pertev ve Zarif Mustafa Paşa yalılarının da yaşanan gemi kazalarında zarar gördüğünü anımsattı.

    Gemi kazalarının yalıların başına sık gelen felaketlerden biri olduğunu ifade eden Tonguç, şöyle devam etti: "Montrö Anlaşması'na göre Boğaz, uluslararası bir su yolu olarak kabul ediliyor. Boğazdan geçen gemilerin kılavuz kaptan alma mecburiyetleri yok. Türkiye de bu noktada bir şey yapamıyor, uluslararası bir anlaşma olduğu için. Anlaşmanın imzalandığı yıllarda gemiler bu kadar büyük değildi. Bu kadar büyük gemilerin olması, kazaların en büyük sebeplerinden. O zaman böyle bir şeyi öngörmeleri mümkün değildi. Bu açıdan anlaşmanın bazı maddelerinin revize edilmesi gerekiyor. Bu gemilerin kesinlikle Kılavuz Kaptan alması lazım."

    Dün öğle saatlerinde Rusya'dan Suudi Arabistan'a gitmek üzere İstanbul Boğazı'nda kuzey-güney yönünde ilerleyen Malta bayraklı "VITASPIRIT" isimli gemi, Kanlıca önlerinde gemi makinasının tamamen stop etmesi nedeniyle Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'na çarpmış, kazanın ardından yalı büyük çapta zarar görmüştü.

     

    Yalıya çarpan gemi ahırkapı açıklarında bekletiliyorDümeni kilitlenerek Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'na çarpan Malta Bayraklı "VITASPIRIT" adlı gemi Ahırkapı açıklarında bekletiliyor. Gemi dün akşam saatlerinde Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı römorkörler tarafından Ahırkapı'ya çekildi.

     

    Etiketler: kaza , gündem
    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı