GeriGündem Terör koridorunu yıkacağız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Terör koridorunu yıkacağız

Terör koridorunu yıkacağız

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin sınırlarının dibinde bir terör oluşumuna göz yummayacağını belirterek, “Ne pahasına olursa olsun bu terör koridorunu yıkacağız. Teröristlere silah getireceksin. Ben senden paramla isteyeceğim vermeyeceksin. Bu nasıl ittifak, nasıl ortaklık” dedi. Erdoğan, Burdur’da halka yörenin şivesiyle “Burdur, 31 Mart’ta netcenizi biliyonuz mu? AK Parti deyecez gari” diye seslenirken, özetle şunları söyledi:

OYUNLARI BİRER BİRER BOZDUK

“17 yıldır Burdur gibi kutlu bir sevdanın, büyük ve güçlü Türkiye sevdasının yolunda koştuk. Bu uzun mücadele döneminde gün olduğu vesayet güçleriyle kavga ettik, gün oldu sokakları kaosa sürüklemeye çalışanları karşımızda bulduk. Gün oldu terör örgütlerinin acımasız saldırılarına uğradık. Gün oldu emniyet yargı teşkilatları, gün oldu ordumuz içindeki hainlerin darbe girişimlerine maruz kaldık. Gün oldu partimize, gün oldu hükümetimize, gün oldu ülkemize, ekonomimize binbir hileyle, desiseyle, iftirayla itibar suikastları yapıldı. Hepsinin de üstesinden geldik. Tüm oyunları birer birer bozduk. Şimdi yeni bir mücadelenin içindeyiz. Bu defa sınırlarımıza dayandılar. Önce DEAŞ denilen proje örgütü üzerimize saldılar. Biz Fırat Kalkanı harekâtı ile bu örgütü tepeleyip geçince PKK’nın Suriye kolu olan YPG-PYD vasıtasıyla sınırlarımız boyunca bizi kuşatmaya kalktılar. Zeytin Dalı harekâtı ile bu zinciri de kırdık, İdlib mutabakatıyla yeni mülteci dalgasının önüne geçtik. 

ASIL MESELE FIRAT’IN DOĞUSU

Fakat asıl çözmemiz gereken mesele Münbiç ve Fırat’ın doğusudur. Bu bölgeleri terör örgütünden temizlediğimizde milyonlarca Suriyelinin güvenle evlerine döneceğini biliyoruz. Fırat’ın doğusunda ve Münbiç’te üslenen teröristlerin hedefinin Türkiye olduğu apaçık ortadadır. Biz bu bölgede bir terör yapılanmasına kesinlikle izin vermeyeceğimizi defalarca söyledik. Türkiye, sınırlarının dibinde bir terör oluşumuna göz yummayacak, rıza göstermeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun bu terör koridorunu yıkacağız. Gönül ister ki bu mücadeleyi müttefiklerimizle beraber verelim. Geçmişte ülkemizin sınırları DEAŞ ve PKK-YPG teröristleri tarafından tehdit edilmeye başlandığında müttefiklerimizden hava savunma sistemleri istedik. Ne oldu biliyor musunuz? Bize yeni hava savunma sistemleri verilmesi bir yana mevcut sistemlerin çoğu da geri çekildi. Bunun üzerine biz bir yandan sınırlarımızda teröristleri etkisiz hale getirecek operasyonları yürütürken diğer yandan da alternatif hava savunma sistemleri arayışına girdik. Rusya ile S-400 hava savunma sistemleri alma anlaşması bunun neticesidir.

S-400’DEN NİYE VAZGEÇELİM

Şayet bize ihtiyacımız olan sistemler müttefiklerimizce zamanında ve makul şartlarda verilmiş olsaydı buna ihtiyaç kalmayacaktı. Şimdi kalkmışlar bize ‘S-400 almaktan vazgeçin’ diyorlar, niye vazgeçelim? Siz hâlâ bu sistemleri bize teknoloji transferiyle, ortak üretimle, finans desteğiyle verme konusunda herhangi bir adım atmış değilsiniz. Üstelik biz farklı sistemleri kullanma hakkına sahibiz. NATO yetkilileri bu durumun sorun teşkil etmediğini açıkça söylediler. Üstelik biz hâlâ müttefiklerimizin vereceği sistemlere ihtiyacımız olduğunu, bu konuda çalışmaların bir an önce sonuçlandırılmasını beklediğimiz de söylüyoruz. Tabii bu konuda bazı şartlarımız, beklentilerimiz var.

MÜNBİÇ TEMİZLENSİN

22-23 bin TIR teröristlere Irak kanalıyla silah getireceksin. Ben paramla isteyeceğim vermeyeceksin. Onlara parasız vereceksin. Bu nasıl ittifak, nasıl ortaklık, nasıl NATO’da beraber olmak? Bunlar karşılanmazsa biz adımlarımızı atarız dedik ve attık. Bu meselenin Suriye’de atılması üzerinde mutabık kaldığımız adımlarla ilişkilendirilmesini asla kabul edemeyiz. Söz verildiği gibi Münbiç’in bir an önce terör örgütlerinden temizlenmesi ve yönetimin yerel halka bırakılmasını bekliyoruz. Aynı şekilde Fırat’ın doğusundaki terör örgütüne sunulan desteğin eksilmesini bekliyoruz. Biz bu terör oluşumuna bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa ertesi gün ama yakında mutlaka ağır bir darbe vuracağız. Mesele Türkiye ve Türk milletinin beka meselesidir. İstiklal ve istikbal söz konusu olunca kimseyi gözümüz görmez.”

SALDA’YA 300 BİN METREKARELİK MİLLET BAHÇESİ

- CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Burdur mitinginde Salda Gölü’nün millet bahçesi yapılacağını açıkladı: “Size çok farklı müjde veriyorum. Salda Gölü’nü Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan ediyor, kıyısında da 300 bin metrekarelik bir millet bahçesi oluşturuyoruz. Bütün bunların hepsi belediyelerin icrası değil, bu hükümet olarak bizim icramız olacak. Salepi getirdiniz mi? Salepler geldi mi Bucak’tan, yoksa validen alacağım. Eğer siz getirdiyseniz ne ala. Sizin saleplerle dünyayı salebe alıştırdım. Dünyadan kim geliyorsa külliyeye onlara salep ikram ediyorum. Burdur Gölü’nü takviye etmek için Büyük Menderes kaynaklarından su vereceğiz. Böylece ülkemizin bu tabiat harikası gölündeki su çekilmesini telafi edeceğiz.”

LAF OLA BERİ GELE

- “Biz, DSİ vasıtasıyla suyu Burdur’a getirdik ama belediye henüz bunun şehir içi dağıtımını yapacak şebekeyi yenilemediği için vatandaşımız musluğundan akan suyu içemiyor. Sizlerin 31 Mart’ta Burdur’un içme suyu, trafik, yol, otopark sorununu çözemeyen bu zihniyeti tasfiye edeceğinize ben inanıyorum. Seçim öncesi attık tuttuk diyen güya proje diye hazırladığı işlerin hiçbirini yapmayan mevcut yönetimden inşallah 31 Mart’ta kurtulacaksınız. Bay Kemal, bunları biliyor musun, laf ola beri gele, adamın böyle bir derdi yok ki akşam yalan, sabah iftira.”

VAR MI BÖYLE 25 KURUŞA SİMİT

(İstiklal Marşı’nı okuyarak) Biz de belki yarın, belki yarından da yakın ülkemize yönelik hayasız akınları durdurmak için harekete geçmekte kararlıyız. Kendi güvenlikleri için binlerce kilometre uzaktan operasyon yapmaya gelenler kendilerini hak sahibi görüyor. Benim 911 kilometre sınırım var, her an tehdit altındayım. Ben müdahale etmeyeceğim. Var mı böyle 25 kuruşa simit. Türkiye’nin sınırları dibindeki güvenlik kaygılarını anlayışla karşılamak zorundadırlar. Terör örgütlerine destek verenler asıl kendi güvenliklerini tehlikeye atmış olurlar. Biz müttefiklerin güvenliğini istediğimiz gibi kendi güvenliğimiz için de gerekenleri yapmaktan asla geri durmayacağız. Tek isteğimiz bu haklı mücadelemize saygı duyulması, destek verilmesidir. Şu gerçeği kimse unutmasın; bu bölgede ancak Türkiye’yi karşısına alanlar değil yanına alanlar kazanır.

MİLLETİ ÜZENİ BİZ DE ÜZERİZ

- “Burdur’da Toros Gaz’ın hizmetleriyle ilgili şikâyetler alıyorum. Doğalgaz hizmetleriyle ilgili eksikliklerin, aksaklıkların bir an önce çözülmesini de temenni ediyorum. Aksi takdirde milletimizi üzeni biz de üzeriz. Şimdi hani patlıcan, patates, soğan vesaire bunlarda üzdüler değil mi? Biz de ne yaptık anında çadırları, tanzim satışları kurduk mu kurduk? Bunları daha da geliştiriyoruz, genişletiyoruz. Seçim sonrası eğer bu mantık devam ederse bu işi TESKOMB, TESK bunlarla konuşacağız, 81 vilayetin tamamında bu işi uygulamaya koyacağız. Niye; milletimizi üzene biz tahammül edemeyiz.”

FETÖ YILANINI ÜSTÜMÜZE SALDILAR

- KONUŞMASINDA seçimlerle birlikte içeride ve dışarıda pek çok badire atlatıldığını hatırlatan Erdoğan, siyasi suikastlarla Türkiye’nin darbe ortamına çekilmeye, Cumhuriyet mitingleriyle sokakların karıştırılmaya çalışıldığını söyledi. Erdoğan, Gezi olaylarından sonra 17-25 Aralık girişimiyle emniyet ve yargı silahının çekildiğini, bunda başarılı olunamayınca Doğu ve Güneydoğu’daki kimi illerde işgale yeltenildiğini belirtti.  Erdoğan, “15 Temmuz’da ise 40 yıldır besleyip büyüttükleri FETÖ yılanını üzerimize saldılar” diye konuştu. Göreve geldiklerinde Türkiye’nin IMF’ye borcunun 23.5 milyar dolar olduğunu söyleyen Erdoğan, “Bay Kemal çıkmış utanmadan, sıkılmadan, ‘Bu iktidar yine IMF’ye gidecek’ diyor. İlk IMF’ye kapılarını açan CHP oldu” dedi.

ELMALAR DEPOLARDA YIĞIN

- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burdur’un ardından halka hitap ettiği Isparta’da “Şimdi burada (Isparta) elmalar depolarda yığın. Şimdi arkadaşlar bana söyledi. Hani açtık ya tanzim satışlar... İnşallah bunları da uygun, ucuz fiyatla oralardan vatandaşlarımıza ulaştıralım diyorum” dedi.

Hükümet Meydanı’ndaki mitingde Erdoğan, Cumhur İttifakı'nı da yüzde 61 oy oranıyla zirveye taşıyan Ispartalılara teşekkür etti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Sizlerden 31 Mart’ta yine tarihi bir zafer bekliyorum. Öyle bir ses verin ki millet düşmanlarının yürekleri titresin. Öyle bir cevap verin ki Kandil'deki, Pensilvanya'daki terör baronlarının dizlerinin bağı çözülsün. Öyle bir haykırın ki milletin lokmasıyla oynayan fırsatçıların hesapları bozulsun.

Şimdi burada elmalar depolarda yığın. Şimdi arkadaşlar bana söyledi. Hani açtık ya tanzim satışlar... İnşallah bunları da uygun, ucuz fiyatla oralardan vatandaşlarımıza ulaştıralım diyorum. Şimdi Hazine ve Maliye Bakanımı, Tarım ve Orman Bakanımı ve Ticaret Bakanımı arayacağım. Süratle İstanbul, Ankara ve bütün bu bölgelere elmaları gönderelim. (Depoların boşaltılmasıyla fırsatçıların ve simsarların kaybedeceğini belirterek) Kim kazanıyor? Millet. Derdimiz bu, benim milletimi evelallah kimse sömüremeyecek, sömürtmeyeceğiz. Zira zulümle abat olunmaz.

Tanzim satış müessesini bir süre daha devam ettireceğiz. Her şey yolunda giderse bu yöntemi sona erdiririz, şayet fırsatçılar direnmeye devam ederse sistemi sürdüreceğiz.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle