Putin'in kafasında ne var? Gerçekten kontrolünü kaybetti mi yoksa...

Güncelleme Tarihi:

Putinin kafasında ne var Gerçekten kontrolünü kaybetti mi yoksa...
Oluşturulma Tarihi: Mart 01, 2022 14:52

Dünyanın büyük bölümünün tepkisine rağmen Ukrayna'yı işgal planından geri adım atmayan Putin, tartışılmaya devam ediyor. Kimi onu 'büyük bir stratejist' kimi ise Çarlık Rusyası özlemi çeken 'maceraperest bir lider' olarak tanımlıyor. Batı'da onun için telaffuz edilen son kavram ise 'Deli Adam' Teorisi... Peki Putin, aslında ne yapmaya çalışıyor? İddia edildiği gibi 'kontrolünü' kaybetmeye mi başladı yoksa askeri ve diplomatik bir blöf mü yapıyor? Batı medyasındaki Putin analizlerini derledik ve sonrasında hem Putin'i hem Ukrayna'daki savaşın gidişatını çok iyi bilen nadir isimlerden birisi ile, Türkiye'nin bir önceki Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz ile konuştuk

Haberin Devamı

'Deli Adam Teorisi' muhaliflerini çaresiz hale getirmek için 'kontrolünü kaybetmiş' numarası yapan liderler için kullanılıyor. Her ne kadar bu teorinin telif hakkı, eski ABD Başkanı Richard Nixon'a ait olsa da tarih boyunca birçok siyasetçinin; muhaliflerini bezdirmek, iktidarı kendi elinde tutmak için bu oyunu oynadığı biliniyor.

Ukrayna'daki işgal harekâtını günler öncesinden tahmin eden ABD'li gazeteci Gideon Rachman da Şubat ayının başında yaptığı bir analizde "Putin akılcı mı yoksa deli mi?" sorusunu ortaya atmış ve çarpıcı tespitlerde bulunmuştu.

'Deli Adam' teorisi, 1969-74 arası ABD Başkanı olarak görev yapan Richard Nixon'un Vietnam Savaşı sırasındaki tutumu ile ortaya çıktı. Nixon'un "Ben öyle güzel deli numarası yapıyorum ki benden artık korkmaya başladılar. 'Bu adam delidir ne yapsa yeridir. Nükleer bomba bile patlatır' dediler. Bu imajı yaratmak bile yeter" sözleriyle siyasi literatüre girdi.

Putinin kafasında ne var? Gerçekten kontrolünü kaybetti mi yoksa...

'Deli Adam' teorisi, 1969-74 arası ABD Başkanı olarak görev yapan Richard Nixon'un Vietnam Savaşı sırasındaki tutumu ile ortaya çıktı. Nixon'un "Ben öyle güzel deli numarası yapıyorum ki benden artık korkmaya başladılar. 'Bu adam delidir ne yapsa yeridir. Nükleer bomba bile patlatır' dediler. Bu imajı yaratmak bile yeter" sözleriyle siyasi literatüre girdi.

Batılı politikacıların çoğunun Putin'i 'akılcı lider' olarak gördüğünü belirten Rachman, "Putin kurnazdır. Deli değil. Ancak dönüşebilir" demiş ve Rusya'da son dönemde artan 'tarihi Rusya merkezli görme' makaleleri örnek göstererek 'Önümüzdeki günlerde çok şaşırabiliriz" mealinde öngörülerde bulunmuştu.

Haberin Devamı

NÜKLEER AÇIKLAMASI SONRASI CIA DE TARTIŞMAYA BAŞLADI

Putin'in önceki gün, "Rus ordusunun nükleer silahlar ve hipersonik füzeleri kapsayan caydırıcı güçlerini 'özel savaş durumuna' geçirmesi talimatını vermesi" sonrasında da yaklaşık 6 bin nükleer silah başlığının masaya sürülmesi ABD başta olmak üzere dünyayı tedirgin etti.

Putinin kafasında ne var Gerçekten kontrolünü kaybetti mi yoksa...

İŞTE PUTİN'İN RUH HALİ İÇİN GÖSTERİLEN 'KANITLAR'

Son nükleer açıklamasının ardından ise Putin'in mevcut 'ruh hali' için dünya medyasında ardı ardına analizler yapılmaya başlandı. 

The New York Times'ta Putin'in Ukrayna harekâtı öncesi kameralar karşısında Rusya'nın Dış İstihbarat Şefi Sergei Naryshkin'i 'azarlaması' masaya yatırıldı. Aynı toplantıdaki tavrı üzerinden Putin'i analiz eden The Guardian da operasyon öncesi yaşananlar için "Bütün bir hafta boyunca, Putin'in megaloman eğilimleri daha önce hiç olmadığı kadar gözlendi" dedi. Putin'in Lenin ve Çarlık dönemi Rusya'sını sık sık dile getirdiğini hatırlatan gazete "Kontrolsüz görünümü ve savaşma isteği onun rasyonel bir lider olarak kalıp kalmayacağına dair soruları çoğaltıyor" dedi.

Haberin Devamı

TOPLANTIDA NE OLMUŞTU?

Rusya'nın Güvenlik Konseyi'nde söz alan Rusya Dış İstihbarat Şefi Sergei Naryshkin "Donetsk ve Luhansk'ın Rusya'ya dahil edilmesini desteklerim" demiş bu sözleri tatmin edici bulmayan Putin ise Naryshkin'in sözlerinden memnun olmayarak "Müzakere sürecini başlatmamızı mı öneriyorsunuz? Yoksa cumhuriyetlerin egemenliğini tanımak mı?" diye çıkışmıştı. Putin'in çıkışı sonrası gerildiği gözlenen Naryshkin'nin adeta kekeleyerek Putin'in istediği gibi "Ben... Destekleyeceğim..." cümlesini kurduğu görülmüştü.

İSTEDİĞİ CÜMLEYİ KURANA KADAR AZARLAMIŞTI

Aldığı yanıttan yine memnun kalmayan Putin bu kez kurmayını "Doğrudan konuş, destekleyeceksin ya da destekleyeceksin" diye azarlamış bunun üzerine Naryshkin Putin'e "Teklifi destekliyorum. Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerinin Rusya Federasyonu'na katılma önerisini destekliyorum" diye yanıt vermişti.

Haberin Devamı

'Bağımsızlığın tanınması' tanımını duymadığı için yine sinirlenen Putin, Naryshkin'e "Bundan bahsetmiyoruz, bu tartışılmıyor. Bağımsızlıklarını tanıyıp tanımamaktan bahsediyoruz" diyerek net bir yanıt vermesini istemişti. Kekelemeye devam eden Naryshkin'in "Onların bağımsızlıklarını tanıma teklifini destekliyorum" cümlesini kurduktan sonra Putin'in hışmından kurtulabilmişti.

Putinin kafasında ne var Gerçekten kontrolünü kaybetti mi yoksa...

MACRON'LA ÜNLÜ OLAN MASA

Putin'in üst düzey yetkililer ve yabancı liderlerle yaptığı son görüşmelerde, kullandığı büyük masa da onun oldukça tartışıldı. Yine ABD medyasında çıkan haberlerde; Putin'in salgın sürecinde sıkı bir 'karantinaya girmesi'nin ruh halini etkilemiş olabileceği yorumları yapıldı.

Haberin Devamı

NYT'deki haberde "Daha önce soğukkanlı ve gerçekçi bir aktör olarak görülen Putin için bazı uzmanlar, COVID-19 salgını sırasındaki izolasyonun onun gerçeklik duygusunu etkilemiş olabileceğini düşünüyor" ifadelerine yer verildi. Haberde ayrıca ABD'nin eski Rusya büyükelçisi Michael McFaul'un NBC'ye yaptığı "Putin şehre pek gelmiyor ve COVID-19 salgını sürecinde daha fazla tecrit edildi" açıklamasına da dikkat çekildi.

SON YILLARDA DAHA FAZLA TELAFFUZ ETTİĞİ 'ESKİ RUSYA' SÖYLEMİ

Financial Times ise geçtiğimiz hafta yaptığı bir analizde, Putin'in sık sık Çarlık Rusyası dönemine yaptığı atıfları hatırlattı ve "Ukrayna'nın bağımsız bir ülke olduğunu inkar ederek, tarihi yeniden yazmaya çalışıyor" yorumunda bulundu.

Haberin Devamı

ABD'NİN İSTİHBARAT KURUMLARI DA KAFA YORUYOR

Yine The New York Times gazetesinde çıkan bir haberde ise ABD istihbarat örgütlerinin, "Putin'in gerçekle temasını kaybetme olasılığı üzerine" çalıştıkları yani onun gerçekten 'gerçeklikten kopup kopmadığını' analiz etmeye başladıklarına yer verildi.

ABD'nin Ulusal İstihbarat eski direktörü James Clapper da CNN'e verdiği bir mülakatta "Şahsen Putin'in keskinliği ve dengesi için endişeleniyorum" dedi.

Öte yandan Putin’in bu davranışlarının bir blöf olabileceğine dair görüşler de mevcut.

ABD Başkanı Richard Nixon’ın meşhur ‘Deli Adam Teorisi’ Vietnam’a 1969’da nükleer bomba atma blöfü üzerine kuruluydu. Nixon’ın amacı Kuzey Vietnam liderlerinin hızlıca müzakere masasına oturmasını sağlamaktı. Ancak bu gerçekleşmedi.

Güvenlik uzmanı Michael Horowitz, Putin’in de yaptırımların ardından çok da aklı başında görüntü veremeyerek benzer bir blöfü tercih edebileceği yorumunda bulundu ve ekledi: “Eğer bu bir numara ise Putin korkutucu bir şekilde başarılı.”

Bir taraftan birçok analist Putin’in Ukrayna krizinde blöf yaptığını öne sürmüş ancak Rus liderin işgal kararını uygulaması bu teorileri çürütmüştü.

TÜRKİYE'NİN ESKİ MOSKOVA BÜYÜKELÇİSİ YORUMLADI

Avrupa medyasında da sıkça yazılan 'Putin ne yapmaya çalışıyor?' sorusunu, hem onu hem de batılı muhataplarını yakından tanıyan nadir isimlerden birisi, Türkiye'nin eski Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz yorumladı.

Moskova'daki görevinin ilk günlerinde; Ankara'daki Rus Büyükelçi Andrey Karlov'un suikastı krizini de yaşayan, uzun yıllar NATO'da çeşitli kademelerde hizmet eden Hüseyin Diriöz çarpıcı tespitlerde bulundu.

Birçok Batılı analist, Putin'in aslında Ukrayna'ya harekât düzenlemeyeceğini, Batı'dan güvenlik tavizleri almak için 'rol yaptığını' savunuyordu.

Putinin kafasında ne var? Gerçekten kontrolünü kaybetti mi yoksa...

Birçok Batılı analist, Putin'in aslında Ukrayna'ya harekât düzenlemeyeceğini, Batı'dan güvenlik tavizleri almak için 'rol yaptığını' savunuyordu.

PUTİN NASIL BİR RUSYA DEVRALDI?

Hürriyet.com.tr'ye konuşan ve hem bölge hem de Rusya'nın olası hamleleri için geniş bir perspektif çizen Diriöz, "Putin'in nasıl bir Rusya'yı devraldığına" dikkat çekti.

Emekli Büyükelçi Diriöz, "Ukrayna'daki konu sadece Ukrayna'yla ilgili de değil. 1990'larda sona eren Soğuk Savaş sonrası, Avrupa'nın bir bakıma stratejik haritası çizildi. O sırada tabii Rusya da Boris Yeltsin’le birlikte başka bir sisteme geçti. Hem cumhuriyetlere bölündü hem de serbest piyasa ekonomisine geçerken, gelir dağılımı, mafyalaşma gibi sorunlar Rusya'da büyük bir sıkıntı yarattı. Rusya'nın zayıfladığına dair de endişe ve tartışmalar yaşandı. Dolayısıyla Putin görev geldikten sonra başta o mafya yapısına savaş açtı. Sonrasında da dış politikada 'İşte ben de artık varım. Bölgesel güç olarak hazırım' dedi ve Orta Doğu'da oyun kurucu olarak yer aldı. Dolayısıyla şimdi esas mesele dünyanın yeniden iki kutuplu veya çok kutuplu hale gelmesidir. Yaşananları Rusya'nın stratejik arzusunun bir tezahürü olarak görebiliriz" dedi.

"PUTİN ŞİMDİYE KADAR HEP 'ZEKASIYLA' KONUŞULURDU ANCAK..."

Putin için dillendirilen 'Deli Adam Teorisi' ile ilgili de konuşan Diriöz "Ben fazla bir yorum yapamam çünkü o kadar da Putin'i şahsiyet olarak tanımıyorum. Ama Putin'in KGB geçmişini de göz önüne alıp onun çok akıllı, zeki bir insan olduğu hep söylenirdi. Fakat bu son harekattan sonra onun aslında yanlış bir hesap içerisine girdiği ihtimali de konuşulmaya başlandı. Kendisinin şahsi olarak, bu son Ukrayna hamlesini hesaplayıp, hesaplamadığını ben de bilmiyorum." dedi.

Putinin kafasında ne var Gerçekten kontrolünü kaybetti mi yoksa...

"KENDİ KİTLESİ İLE İLK KEZ KARŞI KARŞIYA GELMEYE BAŞLADI"

Rusya'daki iç kamuoyunun belki de ilk kez Putin'e karşı tavır takınmaya başladığını belirten Diriöz, "Rus kamuoyunda bile Putin'e karşı sesler yükselmeye başladı. Özellikle 'Ukrayna aslında Rusya'nın bir parçasıydı' gibi ifadeleri tepki çekti" dedi.

"RUSYA'DAKİ MUHALEFET GÜÇLENİYOR"

Rusya'da sanılanın aksine hem sistem içi muhalefet hem de sistem dışı muhalefetin son yıllarda güçlenmeye başladığını belirten Diriöz, "Rusya'da 'Muhalif ses yok' diyemeyiz. Dolayısıyla son hamlesinden sonra muhalifleri de hareketlenmeye başladı. Ama henüz 'büyük bir kitlesel dalga haline geldi mi gelmedi mi?' bunun için yorum yapmak erken. Ukraynalılar ile Rusların da akraba olmaları bu muhalefet dalgasını güçlendiriyor.

Ukrayna'daki sürecin diplomasi çatısı altında kısa sürede çözüleceğine inandığını da belirten Diriöz özellikle Çin ve Hindistan'ın bu süreçte belirleyici olacağını vurguladı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!