GeriGündem Müslümanlar zekâtı verse İslam ülkelerinde fakir kalmaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müslümanlar zekâtı verse İslam ülkelerinde fakir kalmaz

Müslümanlar zekâtı verse İslam ülkelerinde fakir kalmaz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi 46 ülkenin temsilcilerine, “İslam İşbirliği Teşkilatı nüfusunun yüzde 21’i, yani 350 milyon kişi, aşırı yoksulluk şartlarında hayata tutunmaya çalışıyor. En zengin İslam ülkesi ile en yoksulu arasındaki gelir farkı 200 katı aşıyor. Müslümanlar zekâtı verecek olsa, İslam ülkelerinde fakir kalmaz” diye seslendi.

Erdoğan Üst Düzey Kamu ve Özel Sektör Yatırım Konferansı’nın açılışında şöyle konuştu:

DÜNYA PETROLÜNÜN % 65’İNE SAHİP

“Müslümanlar olarak 1.7 milyar gibi muazzam bir beşeri kaynağa sahibiz. Şu an dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 24’ü İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin vatandaşlarından oluşuyor. Petrol üretiminin yüzde 65’i, doğalgaz üretiminin yüzde 55’i, doğal kauçuk üretiminin yüzde 70’i, bilinen uranyum yataklarının yüzde 40’ı İslam ülkelerindedir. Ayrıca hurmanın yüzde 93’ü, Hindistan cevizinin yüzde 35’i, buğdayın yüzde 15’i, pirincin yüzde 17’si, baharatın yüzde 39’u da yine Müslümanlar tarafından üretiliyor. Bu tabii zenginliklerin yanı sıra İslam ülkeleri, coğrafi olarak dünya ticaret yollarının tam merkezinde yer alıyor. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan Süveyş Kanalı, Basra Körfezi’ni Hint Okyanusu’na bağlayan Hürmüz Boğazı stratejik bağlantı noktalarından sadece birkaçıdır. Ancak tüm bu imkânlara rağmen, İslam ülkelerinin dünya ekonomisindeki toplam payı yüzde 10’u dahi bulmuyor.

350 MİLYON AŞIRI YOKSUL

Çok daha vahimi İslam İşbirliği Teşkilatı nüfusunun yüzde 21’i, yani 350 milyon kardeşimiz aşırı yoksulluk şartlarında hayata tutunmaya çalışıyor. Milli gelir ve gelişmişlik seviyesi açısından da ülkelerimiz arasında çok ciddi uçurumlar olduğunu görüyoruz. En zengin İslam ülkesi ile en yoksulu arasındaki gelir farkı 200 katı aşıyor. Demek ki Müslümanlar kendi aralarında zekât müessesesini de çalıştırmıyor. Sadece Müslümanlar kendi aralarında zekâtı verecek olsa, İslam ülkelerinde fakir kalmaz, fakir. Coğrafyamızın bir yanı lüks ve şatafat içinde yaşarken, diğer tarafında açlık, kıtlık ve fakirlik hüküm sürüyor. Halbuki dünya nüfusundaki payı yüzde 7’nin altında olan Avrupa Birliği’nin dünya ekonomisindeki payı yüzde 22’den fazladır. Yalnızca 330 milyon vatandaşı olan Amerika Birleşik Devletleri tek başına dünya ekonomisinin yüzde 24’ünü oluşturuyor.

MUHASEBEMİZİ YAPABİLMELİYİZ

 Rabbimizin bizlere bahşettiği onca imkâna, zenginliğe rağmen; neden ticarette, gelir adaletinde, yatırımlarda, dış politikada hak ettiğimiz konumda olmadığımız üzerinde hassasiyetle düşünmemiz gerekiyor. Kendi sorunlarımız için başkalarını suçlamak yerine, önce kendi muhasebemizi yapabilmeliyiz. Yani, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz. Hiçbir komplekse kapılmadan sorunlarımızı açık yüreklikle konuşabilmeyiz. ‘Kazan-kazan’ temelinde işbirliğimizi genişletmenin, çeşitlendirmenin, ortak projelerle ticaretimizi arttırmanın yollarını aramalıyız.

TAHKİM MERKEZİ TAMAMLANIYOR

Teşkilat üyesi ülkeler arasındaki ticari ve yatırım uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak için İstanbul Tahkim Merkezi’nin kuruluş prosedürlerini tamamladık. Bu sene içerisinde Tahkim Merkezi’ni faaliyete geçireceğiz. İslam Ticaret Sanayi ve Tarım Odaları’nı yeniden yapılandırma sürecinin de kısa sürede başarıyla sonuçlanmasını temenni ediyorum. Bilim ve Teknolojik İşbirliği Daimi Komitesi’nin inovasyon alanındaki girişimlerine de büyük önem veriyoruz. Bu vesileyle, Teşkilat üyesi ülkelerin aralarındaki ticaret hacmini ve pazarı büyütecek Tercihli Ticaret Sistemi Anlaşması’na verdiğimiz ehemmiyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Tüm üye ülkeler tarafından anlaşmanın bir an önce uygulama safhasına alınmasının faydalı olacağına inanıyorum.

 

ARNAVUTLUK’A YARDIM ÇAĞRISI

Arnavutluk’taki deprem sonrası sivil toplum kuruluşlarımız ülkeye giderek çalışmalara başladı. Arnavutluk’a 500 konut yapmak için de Çevre ve Şehircilik Bakanımıza talimatı verdim. Uygun yerler tespit edilecek. Şu anda 50 İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülke el ele verdiğimiz anda bu destekle Arnavutluk’u süratle ayağa kaldırırız. Türkiye olarak biz bu adımı attık. Biz bu depremin acılarını çok ağır tattık. Buralarda yaşadığımız acıları çok iyi biliyoruz. Deprem, insanoğlunun başına gelen en büyük felaketlerden biri. İşte bu zor durumda Arnavutluk halkının yanında olmak bizim için insani bir görevdir. Sizlerden kardeş Arnavutluk’un yaralarının kısa sürede sarılması için elinizdeki tüm imkânlarla destek olmanızı istirham ediyorum. Burada kamu var, özel sektör var. İlla Arnavutluk’a devletlerin gitmesi değil, özel sektör de Arnavutluk’a gidip bir şeyler yapabilir.”

 

50 MİLYON TURİST BEKLİYORUZ

“Türkiye son 17 senede ekonomi ve doğrudan yatırımlar bakımından büyük bir başarı hikâyesi yazmıştır. Küresel ve bölgesel zorluğa, hatta geçen yıl ekonomimizi hedef alan sabotaj girişimlerine rağmen istikrarla yolumuza devam ettik. 2002-2018 yılları arasında dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduk. Dünya Bankası iş yapma kolaylığı endeksine göre Türkiye, son 2 yılda 27 basamak birden ilerledi. Turizmde, 2018 yılında 46 milyon ziyaretçiyle küresel düzeyde 2 sıra daha yükselerek, en çok turist çeken 6’ncı ülke konumuna geldik. Bu sene 50 milyonu aşkın turisti misafir etmeyi bekliyoruz.”

 

46 ÜLKEDEN KATILIMCI

- İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa 46 ülkeden temsilciler katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan sabah saatlerinde Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’yı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Basına kapalı yapılan görüşme 1.5 saat sürdü. Erdoğan daha sonra Gine-Bissau Başbakanı Aristides Gomes ve Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde’yi de kabul etti.

 

EKONOMİMİZİN TEMELLERİ SAĞLAM

- “G-20 üyesi Türkiye satın alma paritesine göre dünyanın 13. en büyük ekonomisidir. Türkiye’ye 2002’den bu yana 220 milyar doğrudan yatırım yapılmıştır. Türk ekonomisinin makro göstergeleri ve temelleri son derece güçlü ve sağlıklıdır. Küresel ticaret savaşlarının ve finansal piyasalardaki dalgalanmaların etkilerine en hazırlıklı ülkelerin başında geliyoruz. Ülkemize doğrudan yatırımların artması için ne gerekiyorsa imkânlarımız dahilinde maddi ve manevi bütün destekleri sağlıyoruz. Kimi ülkelerle yaşadığımız siyasi gerilimlerin ekonomik işbirliğini etkilememesi için büyük çaba sarf ediyoruz. İslam ülkeleri arasında etkin bir işbirliği mekanizması ile güçlerimizi birleştirmemiz önemlidir. İslam ülkelerinin ekonomik büyümesi ve refah seviyelerinin arttırılması için şartlar son derece elverişlidir. Önemli olan İslam ülkeleri arasında etkin bir işbirliği mekanizması oluşturulması ve bunun kararlılıkla hayata geçirilmesidir. Kaçan fırsatları yakalamak bir daha mümkün olmayabilir. Bunun için güçbirliği yapmamız, güçlerimizi birleştirmemiz önemlidir.

Türkiye olarak hedeflerimize hep birlikte ulaşmamız için tecrübemizi ve elimizdeki imkânları sizlerle paylaşmaya hazırız. Tüm imkânlarımızla siz kardeşlerimizin yanındayız. Bu konferansı, aramızdaki mevcut işbirliğini geliştirecek ve aynı zamanda yeni faaliyet alanlarında tüm dünyaya örnek teşkil edecek projelerin önünü açacak bir başlangıç olarak değerlendiriyorum.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle