GeriGündem Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

Lozan Anlaşması’nın parçası olarak uygulanan ‘mübadele’yle 500 bin Müslüman Yunanistan’dan ayrılıp Anadolu’ya gelirken, aralarında Selanik’in Langaza ilçesinden Romanlar da vardı. Romanlar, önce Rumların boşalttığı Kayaköy’e yerleştirildi. Uyum sorunu yaşanınca bu sefer Fethiye’ye göç ettiler. Mübadil Romanların çocukları ve torunlarıyla konuştuk, Anadolu’daki çok da bilinmeyen hikâyelerini dinledik.

KURTULUŞ Savaşı’nın sonunda imzalanan ve Birinci Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’nde çatışmaları bitiren Lozan Anlaşması’nın koşullarından biri Türkiye ile Yunanistan arasındaki ‘Nüfus Mübadelesi’ydi (değişimi). 30 Ocak 1923’te yapılan özel sözleşme uyarınca Türkiye ve Yunanistan yurttaşları ‘din’ esası üzerine zorunlu göçe tabi tutuldu.

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

Zeynep Bilgehan yazdı... Fethiye Muhacirler Derneği Başkanı Salih Kocatepe, babaannesi Naile Hanım’ı anlatırken “Selanik’te Romanlarla Rumlar iç içe yaşıyormuş. Babaannem buraya gelince Türkçeyi zamanla öğrenmiş. Şu anda Fethiye’de güzel hayatımız var.” diyor.

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

Mübadeleyle 1 milyondan fazla Hıristiyan Rum Anadolu’dan Yunanistan’a, 500 bin Müslüman Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye gitti. Yunanistan’dan Anadolu’ya ‘mübadil’ olacak gruplardan biri de Selanik’in Langaza bölgesinde yaşayan Roman halkıydı. Romanlar, diğer mübadiller gibi gemilere bindirilip meşakkatli yolculuklardan sonra Anadolu’nun çeşitli yerlerine dağıtıldılar.

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

Mübadeleyle Fethiye’den Yunanistan’a giden Rumların torunları da her yıl Türkiye’ye gelip, ailelerinin yaşadıkları yerleri ziyaret ediyor.

EŞİ SAVAŞTAN DÖNMEYEN NAİLE HANIM’IN YOLCULUĞU

Bu yolculuğu yapanlardan biri de Naile Hanım’dı. Naile Hanım, 1879’da Selanik’e bağlı Langaza ilçesinin Harman Köyü’nde 540 yıldır bölgede yaşayan ve çiftçilik yapan Roman bir ailenin çocuğu olarak doğmuştu. Kocası Balkan Savaşları’na gitmiş ve geri gelmemişti. Mübadele için yanına oğulları 12 yaşındaki Nazmi ve 8 yaşındaki Ramiz’i alarak bir gemiye bindi. Uzun bir yolculuktan sonra, yaklaşık 200 Roman vatandaşla birlikte Fethiye’ye geldiler, 15 farklı köye dağıldılar... Naile Hanım ve iki oğlunun payına Kayaköy’de bir ev ve 20 dönüm arazi çıktı. Kayaköy bir ‘hayalet kasaba’ görünümündeydi. Yerel halk da Kayaköy’e yerleşen Roman aileleri pek sıcak karşılamadı. Uyum sorunlarıyla ekonomik sıkıntılar baş gösterdi. Sonunda diğer Roman ailelerle birlikte Fethiye’ye taşındılar. Burada kendilerine bir mahalle kurdular; ‘Cumhuriyet Mahallesi’. Naile Hanım’ın iki oğlundan Nazmi hamallık, Ramiz’se boyacılık yaparak geçimlerini sağlamaya çalıştı. Bu hikâyeyi bizimle paylaşan kişi Naile Hanım’ın 72 yaşındaki torunu Salih Kocatepe... Cumhuriyet Mahallesi’nde doğup büyüyen Kocatepe, ‘Fethiye Muhacirler Derneği’nin kurucusu ve başkanı.

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

MUHACİRLER ATATÜRK’Ü HEP SEVERDİ

Fethiye’de bugün 2 bin Roman yaşıyor. Çocukları ve torunlarının halen yoğun yaşadıkları mahallenin sakinlerinden Birsen Gültekin (79) anlatıyor: “Bu mahallede doğdum, ihtiyarladım. Ailem Selanik’ten geldi. Rençberlik (çiftçilik) yaparlarmış. Savaştan sonra kapılarına askerler gelmiş; ‘Gemimiz kalkacak, gidin’ demişler. Bir yorgan bile almadan buraya gelmişler. Bayat Köyü’nde yer verilmiş ama barınamamışlar. Babam bu mahallede ev yapmış. Kocam hamaldı. Onun da ailesi Selanik’ten gelmeydi. Çok fakirlik çektik ama Atatürk evde hep konuşulurdu. Muhacirler Atatürk’ü hep çok severdi. Allah ondan razı olsun.”

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

Doğan Macit’in (83) hikâyesiyse şöyle:

“Annem babam 12-13 yaşlarında Selanik’ten gelmiş. Langazalılarmış. Annem ‘Orası zordu, iyi ki geldik’ diye anlatırdı. Tüm malları mülkleri orada kalmış. Aslında Antalya’ya geleceklermiş ama çok dalga varmış, rıhtım olmadığından gemi yanaşamamış. Gemi Fethiye’ye yanaşmış. Gebeller Köyü’nden tarla ve ev vermişler ama sonunda arazilerini bırakıp Fethiye’ye gelmek zorunda kalmışlar. Fethiye’de doğdum, at arabacılığıyla geçimimi sağladım.”
Zeynep Kocatepe’nin babası ise çalgıcıymış... Ailesinin Selanik’in Drahya Köyü’nden geldiğini anlatıyor:

“Selanik’teki Türk ve Rum düğünlerini anlatırdı. Hem ağlar hem çalarlarmış. Buraya geldiklerinde Kayaköy’de yer vermişler ama sonra Fethiye’ye gelmişler.”

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

‘TASFİYENAME TALEPNAMESİ’

YUNANİSTAN’da mübadil edileceklerin hükümete bırakacakları mal varlıklarını tespit edecek komisyonlar kuruldu. ‘Tasfiyename Talepnamesi’ adı verilen belgelerle bırakılanlar Osmanlı altını karşılığında değerlendirilerek tutanak altına alındı. Salih Kocatepe, babaanesine verilen belgeleri anlatıyor: “Naile Hanım’ın eşi adına kayıtlı 30 Osmanlı altını değerinde bir mülk, dört odalı bir ev ve yıllık geliri 10 Osmanlı altını olan bir mahzen bırakılmış. Belgenin kopyaları Yunan ve Türk hükümetleri ile mübadile veriliyor. Anadolu’da da mübadillere nerede toprak verildiği iskân defterine yazılıydı. Bu belgelere ulaşmak için Ankara’da Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne başvurduk ama sonuç alamadık.”

Mübadil Romanların az bilinen hikâyesi

KAYAKÖY’DEN NEA-MAKRİ’YE

BUGÜN Muğla’nın turistik alanlarından olan Kayaköy’ün eski adı ‘Livissi’ydi. Köyde mübadeleye kadar 6 bin 500 kişi yaşıyordu. Fethiye’nin eski adı da ‘Makri’ydi. Yunanistan’a gidenler iskan edildiklere yere ‘Nea Makri’ yani ‘Yeni Makri’ adını verdi. Peki Romanlar buraya geldiklerinde neler hissetmişti? Salih Kocatepe, Kayaköy sokaklarında babaannesinin kaldığı eve doğru yürürken cevaplıyor: “İki taraf aynı acılar içinde kavrulmuş. Babaannem Selanik’teki topraklarından büyük üzüntü içinde ayrılmış. Şu an Yunanistan’da yaşayan Nea-Makrililerle her sene buluşuyoruz. Onlarla dostluklar kuruyor, yemekler yapıyoruz. Hep beraber duygulanıyoruz.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle