GeriGündem Hesaplaşma değil geleceğimizi tayin yeri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hesaplaşma değil geleceğimizi tayin yeri

Hesaplaşma değil geleceğimizi tayin yeri

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün cumhur ittifakının Ankara’daki ortak mitinginde, millet ittifakının Ankara büyükşehir belediye başkan adayı Mansur Yavaş’ı eleştirerek, “Ya bu adam Ankara’nın başına gelirse ne tür sahte senetler düzenleyeceğini hatırlayın. 31 Mart sandıklarda hesaplaşma değil, geleceğimizi tayin etme yeri haline dönüşecektir” dedi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

SANDIKLARA SAHİP ÇIKACAĞIZ

“Milletimizi bölmek isteyenlere, bayrağımızı indirmek isteyenlere, vatanımızı parçalamak isteyenlere, devletimizi yıkmak isteyenlere, ezanımızı susturmak isteyenlere, bizi terör örgütleri ile terbiye etmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.  Ekonomimizi çökerterek işimizi aşımızla tehdit edenlere fırsat vermeyeceğiz. Bizi birbirimize düşürerek arada kendi hesaplarını görmeye çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Aman ha ‘sandığa gitmeyeyim’ diye bir şey yok. Toplayacağız herkesi sandığa götüreceğiz. Sandıklara sahip çıkacağız. 31 Mart sandıklarda hesaplaşma değil, geleceğimizi tayin etme yeri haline dönüşecektir.

ÜLTİMATOM PEŞİNEN VERİLDİ

Ankara ile ilgili başka hesabı olanlar yok değil. Ankara’yı önü arkası belli olmayan bir ittifak vasıtasıyla yeniden eski karanlık günlerine döndürmenin hesabını yapanlar var. Her gün bölücü örgütün emrindeki partinin bir yöneticisi ‘Ankara’yı alacağız’ diye posta koyuyor. Hatta bazıları hızını alamayıp, ‘Onlara en büyük tokadı İstanbul’da Ankara’da atacağız’ diyor. Her gün dozu artan bu küstahlıklara CHP’den tepki geldiğini gördünüz mü? Seslerini dahi çıkaramazlar, çünkü bunlara ‘bizim oyumuzla seçildiğinizi bileceksiniz’ denilerek ültimatom peşinen verildi. 

BUNLARA DERS VERMEK LAZIM

Hesaplaşma değil geleceğimizi tayin yeri

Bu adam Kürt değil ha. Ne idüğü belirsiz birisi. Ama, Kürtler üzerinden geçiniyor. Benim Kürt kardeşlerimi de istismar ediyor. Ankara’da soyadı Yavaş olan var ya… Hani sahte senetle iş gören var ya; bu adamı CHP düşünün Ankara’ya belediye başkan adayı yapıyor. Ya bu adam Ankara’nın başına gelirse ne tür sahte senetler düzenleyeceğini hatırlayın. Onun için bunlara dersi çok büyük vermek lazım. Ne diyor? ‘Yavaş, HDP’nin oylarıyla seçildiğini bilecek’ diyor. Bak bunu ben söylemiyorum. Temeli olmayan Sezai söylüyor. Aynı şekilde ‘İstanbul’da İmamoğlu bilecek ki diyor, ben İstanbul’da 3 milyon Kürdün oylarıyla seçildim.’ Bu ne demek biliyor musunuz? Hem Kürt kardeşlerime hakaret ediyor, hem de tüm seçmenlere hakaret ediyor. Daha siyaseti bile öğrenemediler. Ardından ne diyor? Türkiye’de Kürdistan var mı? Ha sen Kürdistan da mı yaşamak istiyorsun? Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var, defol git orada yaşa. Seninle gelecek olanlar varsa onları da al yanına onlarla beraber git. Ama Türkiye’yi biz sizlere böldürtmeyiz, böldürtmeyeceğiz.

YARABBİ ŞÜKÜR DİYORLAR

Bunların halini ifade eden bir hikâye anlatacağım. 100 koyunu olan celepçi bunlar için çoban tutmuş. Koyunları götüren çoban, ertesi gün bir deriyle çıka gelmiş. Ne oldu diye soran celepçiye ‘Yağmur yağarken gök çatladı, 72’sinin de ödü patladı, 20’sini verdim kasaba. Birini de canavar yedi, işte bu da onun derisi.’ Bu duruma sinirlenen celepçi, yoğurt çömleğini çobanın başından aşağı boca etti. Ağzı yüzü yoğurda batan çoban ise ‘Yarabbi şükür bu işten de yüzümün akıyla çıktım’ demiş. Bunların işi böyle, her türlü yalanı söylüyorlar. Üstüne de çıkıp, ‘bu işten de yüzümüzün akıyla çıktık’ diyorlar. Üstelik milletimiz bunlara hak ettikleri cevabı sandıkta vermesine rağmen ‘yarabbi şükür’ deyip yollarına devam ediyorlar. İnşallah bu seçim milli irade yüzsüzleri için yolun sonu olacaktır. Biz dünya 5’ten büyük diyoruz. Onlar çıldırıyor.Bay Kemal’in yalanları bitmiyor. Hatay’a 6 tane baraj yaptığımızı söyledik. Belediye başkanımıza sordum ‘baraj yok dedi’ diyor. Bu adam sabah akşam yalan hayatı bu. Kardeşlerim gelin hem Hatay’ı kurtaralım hem CHP’ye gönül verenleri bu yalancıdan kurtaralım.”

ANKARA’NIN İKİ YÜZÜ VARDI

“ESKİDEN Ankara’nın iki farklı yüzü vardı. Ankara Sıhhiye köprüsünün üstü ve altı olarak ikiye ayrılırdı. Şehrin bir yüzü seçkinleri, bürokratları, siyasetçileri temsil ederdi. Diğer yüzü ise Anadolu’nun değişik şehirlerinden helal rızk için burayı yurt yapan insanlarımızı ifade ederdi. Eski Ankara’da devlet erişilmez bir yerdeydi. Memleketten bir günlüğüne buraya gelip, işini bir türlü halledemediği için haftalarca geri dönemeyen vatandaşlarımız o eski Ankara tablolarını çok iyi hatırlar. Tek parti dönemi Ankarası’nda bu şehirde bir vali vardı. Bu kişi Anadolu insanını aşağıladıktan sonra şöyle diyordu: ‘Sizin milliyetçilikle komünizmle ne işiniz var? Milliyetçilik gerekiyorsa biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var. Birincisi çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi çağırdığımızda askere gelmek.’ Ankara işte böyle bir zihniyetin elinde yıllarca örselendi. Bu güzel şehir yıllarca bağrında kara bir leke ile yaşanmaya mahkum edildi. Biz Ankara’yı her şeyden önce işte bu ayıplardan kurtardık.”

Hesaplaşma değil geleceğimizi tayin yeri

SEÇİMDEN SONRA İLK GEZİ RUSYA’YA

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerden hemen sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ilk yurtdışı gezisini 8 Nisan tarihinde Rusya’ya gerçekleştireceği kesinleşti. Ziyaret tarihini teyit eden Putin’in Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Liderler zirvesi tarihi kesinleşti. Türkiye Cumhurbaşkanı, 8 Nisan tarihinde ülkelerimiz arasında her yıl yapılan Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) zirvesi için Moskova’ya gelecek” dedi. İkili ilişkilerde kültüre ağır verilerek liderler ünlü Bolşoy tiyatrosunu birlikte ziyaret edecek. -Nerdun HACIOĞLU

‘UÇURUMDAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ’

MHP Lideri Devlet Bahçeli de ortak mitingde şöyle dedi: “31 Mart seçimleri Ankara için uçurumdan önceki son çıkıştır.

Sekiz gün sonra yalnızca belediye başkanı seçmeyeceğiz. Bunların önünde ve üstünde milli bekamızın, Ankara’nın tarihsel ve egemenlik haklarının hem teyidini hem de tescilini yapacağız. 31 Mart seçimleri, terör sevicilerle Türkiye sevdalıları arasında yapılacak en kritik seçim olacaktır.  Hiçbir siyasi devşirme Ankaralılığı tapulu malı görmesin. Özhaseki milletimizin ve Ankara’nın güzide bir mensubudur. Aksini iddia edenler milli birliğin hamuruna bölücülük aşılamaya gayret eden namertlerdir.

CESARETİNİZ VARSA AÇIKLAYIN

Yavaş yavaş tükenenler, Ankara’ya PKK’lıları taşıma görevini size veren ne idüğü belirsiz ajansınız mıydı? Yoksa size dayatılan kara ajanda da yazılı olan talimatlar bunlar mıydı? Mert olun, yürekli olun, adam olun, cesaretiniz varsa kimlerle yan yana yürüdüğünüzü, hangi mihraklarla omuz omuza verdiğinizi gelin Ankaralıya açıklayın. Ajans deyip kıvırmayın. HDP eşbaşkanı koz veriyor deyip suçlamalardan kaçmayın. Sahte senet düzenleyip kumpasa bağlamayın.

ELE GEÇİREMEYECEKSİNİZ

CHP Genel Başkanı, henüz YPG’ye terörist diyemedi. 15 Temmuz’a tiyatro demekten vazgeçmedi. Kılıçdaroğlu soruyorum sana, bu kadar alçalmayı nasıl başardın? Golan Tepeleri’ni İsrail toprağı olarak tanıma hazırlığı yapan Trump’a Kılıçdaroğlu ne diyecek, olamaz, yapamazsın çıkışıyla tepkisini gösterebilecek mi? Biz Türkiye Cumhuriyet’ini hainlere rağmen kurduk. Zillet ittifakına diyorum ki, 31 Mart’ta da yapamayacaksınız, Ankara’yı ele geçiremeyeceksiniz. Eski ülkücüymüş, eski MHP’liymiş, bunların hepsi masal, hepsi fasa fisodur. Ya ülkücüsündür ya değilsindir. Ya MHP’lisindir ya da değilsindir. Arası yoktur, ortası yoktur. HDP’ye el avuç açan birisinin boğazına İmralı yuları geçmiş, istikameti Kandil’e çevrilmiştir. Dün CHP’yi kötülerken, bugün CHP’nin filikasına binen bir şahsiyetin siyasi ahlakı, siyasi çizgisi olmayacak, olamayacaktır.

SEN KİM MİLLİYETÇİ OLMAK KİM

Bize milliyetçilik anlatan Kılıçdaroğlu, şunu bilmelidir ki, milliyetçilik Türkiye düşmanlarına gülücükler saçan bozuk ağızların işi değildir. Ey Kılıçdaroğlu, sen kim milliyetçi olmak kimdir? İttifakımız, korkaklara karşı cesurların ittifakıdır. Türk ve Türkiye düşmanlarına karşı cumhur ittifakı diyoruz. İşbirlikçiye, bozguncuya, müfteriye, fitneye, Kandil’e, Pensilvanya’ya, Washington’a, Brüksel’e karşı cumhur ittifakı tek başına direnir iddiasındayız.”

‘BİZİM GİBİ DERSİNE ÇALIŞAN YOK’‘

Hesaplaşma değil geleceğimizi tayin yeri

CUMHUR ittifakı’nın Ankara büyükşehir belediye başkan adayı Mehmet Özhaseki, mitingdeki konuşmasında, 21 yıl belediye başkanlığı yaptığını hatırlatarak, altyapısı olmayan, gecekondulardan oluşan borçlu bir belediyede işe başladığını kaydetti. Özhaseki şunları söyledi: “Biz dersimize çalıştık, projelerimizi hazırladık. 30 kişilik bir ekiple aylarca emek verdik. Ankaralı hemşehrilerimiz bizden neler bekliyor, 11 ana başlıkta 111 ciddi proje hazırladık. Ayrıca 25 ilçemizde gerek merkez gerekse biraz daha kenarda kalan taşra ilçelerimizde 5 bine yakın proje hazırlayarak sizlerin huzurundayız. Biz bunların hepsini yazdık altına imza attık ve sizlere dağıttık. Ben zannediyordum ki adaylar çıkacak onlar da Ankaramız için ne düşünüyorlarsa söyleyecekler projelerimiz yarışacak, insanlar bakacaklar diyecekler ki bu projeler güzel veya bu adam bunu yapar ve yapamaz diye karar verecekler. Ben böyle bir seçim dönemi hayal ediyordum ama üzülerek söylüyorum ne yazık ki bizim gibi dersine çalışıp da projeleri hazırlayıp insanların huzurunda çıkan kimse olmadı. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı üç dönemdir aday, böyle bir proje ile çıktı mı? Hayır. Ve belediyeciliği de bilmiyor açıkça ilan ediyorum. Tuhaf tuhaf gülünecek işler söylüyor, güler misiniz, ağlar mısınız. Gerçekten belediyeciliği bilmiyor ve gerçekten de projesi yok.” -DHA

Yorumları Göster
Yorumları Gizle