GeriGündem Haftanın alıntıları - MAGAZİN
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Haftanın alıntıları - MAGAZİN

Haftanın alıntıları - MAGAZİN

/images/100/0x0/55ea7723f018fbb8f881bccd
FRİKİK DEĞİL, KASITLI PENALTI

 

Bayılıyorum bu magazin haberlerine...

 

AMAN TUĞBA DİKKAT diyor yandaki fotoğraflı haber. Tuğba Ekinci bir otomobil tanıtımında şarkı söylemiş de az kaldı... frikik veriyormuş! (Kelebek, 29 mayıs)

 

Zaten her tarafı meydanda (yanda) acucuk da donunun ucu görünse ne fark eder? J

 

*

VU HA HA!

 

“Senin programında canlı konuk var mı?” diye soran Saba Tümer’e Yunus Günce’nin verdiği cevap:

 

Hayır ben programımı kadavralarla yapıyorum”.

 

Kelebek, 29 mayıs

 

*

YILDIRIM DÖNDÜ YUVAM KURTULDU

 

Seyirciye sapık ve ebleh muamelesi yapan TV kanalları (tepki gelmediğine bakılırsa haksız da sayılmazlar) spor haberlerini konudan haberi bile olmayan ‘güzel kadınlara’ okutmaya başladı.

 

Zaten spor haberi dinlemem, ama sunucusu sırf kadın ve güzel diye karşıma çıkarılmış bir mahlûksa, kesinlikle seyretmiyorum.

 

Sözüm meclisten dışarı diyerek habere geçelim.

 

NTV’nin spor sunucusu Burcu Esmersoy’un bir potunu yazdı Sabah. Türkiye’nin en çok satan gazetelerinden birinin sürmanşetine çıkaracak kadar da önem vererek üstelik.

 

Şöyle demiş güzel sunucu:

 

Aziz Yıldırım başkanlığa dönmeli, aksi durum iktidarsızlığa yol açar!”

 

Ben de Fenerliyim, endişe duymam gerekir mi acaba Burcu Hanım?

 

Sabah, 29 mayıs

 

*

 

SÜPER TEKNENİN İLK TURU, diyor haber.

 

Tuzla’da inşa edilen 74 metrelik ve 110 milyon avro değerindeki tekne denize indirilmiş. Üç (çirkin) direkli ama kuğu gibi bir şey maşallah.

 

Resimaltı:

 

Tekne, boyutları sayesinde açık denizde bile rahatlıkla görülebiliyor.”

 

Adım gibi eminim, bu resimaltı editörün önüne“Tekne, boyutları sayesinde açık denizde bile rahatlıkla seyredebiliyor” şeklinde geldi. Meslektaşım bu ‘seyir’ lafını anlamadı ve kendince düzeltti.

 

Milliyet, 29 mayıs

 

*

 

SORARSAN SÖYLERLER

 

Türkçe özürlü aklıevvelin biri ‘En sevdiğiniz uzvunuz neresi’ diye sormuş.

 

Erbu Akel cevap veriyor:

 

En güzel yerim ayaklarım. Bale yaparken ayaklarıma yumurta akı sürüp, saten kurdele sarardım. Şimdi de tuzlu suya koyup, yüksekte tutuyorum.”

 

Sorarsan söylerler...

 

Kelebek, 30 mayıs

 

*

YILIN APTALI RESİMALTI YAZIYOR

 

‘Yılın aptalı albüm yapıyor’ diyor haber. Paris Hilton imiş konu. Çirkinin yine yarı çıplak bir fotoğrafı ve şu muhteşem resimaltı:

 

Regl olan Paris yine de seksi olmaya çalışıyor!’

 

Şok, 30 mayıs

 

*

ÖNEMLİ HABERMİŞ

 

Milliyet’in arka sayfa haberi:

 

Yazar Elif Şafak anne olacak

 

Habere göre, Elif Şafak eski bir röportajında çocuk sahibi olmaktan korktuğunu söylerken “Ama hazır hissettiğimde kendi çocuğumu da dünyaya getirmeyi düşünebilirim’ demişmiş.

 

Arada başkasının çocuğunu doğurduğu haberini atlamadıysam eğer, Elif Hanım korkusunu aşmış demek ki Milliyet bu müjdeli haberi okurlarını duyuruyor.

 

Eşi, Referans’ın Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can’ı ve Elif Şafak’ı kutlar, başarılarının devamını dileriz!

 

Milliyet, 31 mayıs

 

*

NE DEMEZSİN!

 

Berrak Koç’u fena terletmiş, başlığının altındaki haberin giriş cümlesi:

 

Sadece güzelliğiyle değil, zekasıyla da fark edilmek istenen Berrak Tüzünataç...”

 

Lahavle...

 

Sabah-Günaydın, 31 mayıs

 

*

KÜRESEL FELAKET HALİNE GELİYOR

 

Hülya Avşar Ruslar’ın insanları dondurup 50 yıl sonra yeniden canlandırabileceği şeklindeki iddiayı duyunca, ‘80’ime geldiğimde doldurulma istiyorum’ demiş. (Bugün, 31 mayıs)

 

Desenize torunlarımız bile bundan kurtulamayacak!

 

*

BENİM İTİRAZIM VAR

 

Türkücü Emrah, Ebru Çolak adlı bir kadından çocuk peydahlamış (Daha doğrusu kadın ondan...) ama oğlunu tanımayı reddetmiş, mahkeme filan konu sonunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gitmiş. Yüksek Mahkeme, tabii ki haklı olarak (DNA testi gibi bir imkân varken böyle bir dava nasıl olur da 9 sene sürer diye) Türkiye’yi 14.000 Avro tazminata mahkûm etmiş.

 

Masraflarla filan Türkiye’ye bu davanın maliyeti 25.000 Avroya bulacakmış.

 

Yani biz 73 milyon Türk vatandaşı, Emrah’ın bilmemnesinin keyfine, adambaşı 35’er sent para ödeyeceğiz!

 

Ben kabul etmiyorum kardeşim, benim payıma düşeni ödemeyin!

 

Gazeteler, 31 mayıs

 

*

 

Bekir Develi, Din'li-Yorum adlı Stand-Up gösterisiyle bir anda muhafazakar kesimin Cem Yılmaz'ı haline geldi. Malzemesini muhafazakar kesimden alan Develi'nin gösterilerinde biletler haftalar önceden tükeniyor. Camide çalan cep telefonlarından, cami çıkışı para toplayan dedelere; müezzinin 'ilerleyelim' uyarılarını dikkate almayan arka saf müdavimlerinden, AB'ye girince Eyfel kulesinin altında tezgah açmayı planlayan girişimci yurdum insanına hemen tür olay ve insan onun 'ilgi alanı'na giriyor” diyor haber. (Vataniki, 1 haziran)

 

“Develi, gösterisine Kurtlar Vadisi ile ilgili esprisiyle başlıyor. Başında takkesi, gözünde güneş gözlüğüyle sert imam rolünde sahneye çıkan Develi, seyircilere dönüp, "Bundan böyle burası Merkez Camii değil, Kurtlar Camii'dir. Bana İmam Alemdar diyeceksiniz. Bu imam racon kesiyor diyenlere gidin söyleyin, biz racon kesmeyiz, kurban keseriz" diyor. Sonra müezzine dönüp, "Kamet getir Memati" diyerek bitiriyor esprisini...”

 

Bu tek kişilik gösteriye aman ‘laikçi’ tepki vermeyelim.

 

Türk toplumunun mizah kabiliyeti yüksektir, hele kendisiyle dalga geçmeyi çok iyi bilir.

 

Din ve dini konularda mavra yapabilir noktaya gelmemiz, bu çağdışı gerginliğin aşılması ve tartışmaların yumuşak bir alana kayması için önemli bir fırsat! (Batı dünyası karikatür krizlerini çoktan aştı, biliyorsunuz…)

 

Gösteriden bir iki örnek vereyim (Seyhan Sevinç imzalı röportajodan):

 

Önce bir rep şarkı:

 

İslami pop / Buraları yıkılıyo / Nur’dan yıkılıyo / Her gün peşime Şeytan takılıyo

İslam'ı seçtim / Tercihim doğru / Yasla başını / Seccadeye doğru


Sonra bir alıntı:

Cennete sızma rehberi

a) Baba 5 dakika birine bakıp çıkcaz be...

b)İI Sağlık Müdürlüğü'nden geliyoruz, Kevser suyundan örnek alacağız...

c) Abi çay boşlarını alacaktım...

 

Bu arada Develi, Cem Yılmaz’ı şöyle tanımlıyor: “İlk olması nedeniyle tüm Stand-Up'çıların ruhani lideridir...”

 

*

 

HAFTANIN DITI

 

Ünlü manken Doğa Bekleriz, büyüklüğünden hoşlanmadığı kulaklarını Japon yapıştırıcı ile başına yapıştırınca hastanelik oldu”.

 

(Vatan’dan alıntı yapan) Hürriyetim, 1 haziran

 

*

 

Bayılırım böyle ‘görenler … yorumu yaptılar’ türü palavra haberlere, hani gazetecinin masabaşında uydurup, başkalarına mal ettiği yorumlara…

 

Taç merakı, diyor bu seferki…

 

“Önceki gece düzenlenen özel bir partiye katılan ‘Seksi Şempanze’ Yıldız Kaplan, başındaki tacıyla dikkati çekti. Ortalarda güzellik yarışmalarındaki kızlar gibi dolaşan Kaplan’ın taç merakı, davetlilerin ‘Güzelliğini kendi kendine tescilliyor’ yorumlarına neden oldu.”

 

Meslektaşıma yüz vermediler galiba! J

 

Star-Box-Magazin-Ulanbukadardauzunilaveadmıolurbe, 2 haziran

 

*

BÖYLE MEDYAYA BÖYLE MEMUR GEREKİR

 

Erzurum Valiliği’ne memur sınavı yapıldı.

 

İddiaya göre, sınav kitapçığında yer alan bir soru:

 

Hülya Avşar’ın ilk eşinin adı nedir?”

 

Bu kadarına ben bile inanmıyorum artık!

 

Vatan, 2 haziran

 

*

 

AYŞE ARMAN’A ÖZENMİŞTİR!

 

Sibel Tüzün’ün kızının adını duymamıştım: ELAYA AMBER

 

Bizim Ayşe Arman gibi orijinallik olsun diye herhalde…

 

Kelebek, 2 haziran

 

*

 

MİZAH DUYGUSU OLAN POLİS İŞKENCE YAPMAZ

 

Hırsız Polis adlı dizide bir komiseri canlandıran oyuncu Timuçin Esen’i Beşiktaş’ta polis çevirmiş, alkol muayenesi için, temiz çıkmış.

 

Polis selam durmuş:

- Komiserim, alkolsüz çıktınız, devam edebilirsiniz!

Polisin mizah duygusuna sahip olması sevinilecek bir şey…

(Yok yok, komiser zannediyor olamazlar, öyle olsa zaten üfletnemzeldi, merak etmeyin!)

Kelebek, 2 haziran

 

*

HÜRRİYET KİMDEN YANA?

 

Hülya Avşar’ın Büyükdere’deki köşkünün tadilatı sırasında komşu arsalara tecavüz edildiği iddiasıyla 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmışmış. Bilirkişi raporu bu iddiaları doğrulamış ve Avşar’ın kamuya ait 205 metrekarelik bir alanı bahçesine kattığını belirtmiş.

 

Sabah bu haberi “Hülya Avşar yolu da bahçesine katmış – Avşar’ın köşküne giden iki sokağı duvarla bölerek kapattığı ve kendisine ait olmayan yedi parseli bahçesine kattığı bilirkişi raporuyla belgelendi” diye veriyor. (2 haziran)

 

Benim gazetem ise aynı haberi ‘ÇOK ÜZÜLEREK’ şu sözlerle veriyor:

 

Hülya Avşar’a beklemediği karar geldi – Komşusu ..’un savcılığa yaptığı şikayetin ardından hakkında Sarıyer 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘hakkı olmayan yere tecavüz’ davası açılan Hülya Avşar’a bilirkişiden kötü haber geldi…” (Hürriyet, 2 haziran)

 

Siz kimden yanasınız yahu? Hülya Avşar için ağlasaydınız bari…

 

*

 

ÇİFTE BOZULMUŞ

 

POPSAV ödülleri dağıtıldı. En İyi Çıkış Yapan Kadın Şarkıcı’ya ödülünü vermek üzere sahneye Hakan Peker çağrılmış.

 

Ödül kazanan sanatçı Peker’e dönerek “Hakan Bey, söylemeden duramayacağım. Ben on yıl önce size geldim, bana ‘Senden şarkıcı olmaz’ dediniz. Şimdi (bana) ödül veriyorsunuz” demiş.

 

Golü yiyen Hakan Peker durumu kurtarmak için:

 

Müfide’ciğim, senin iyiliğin için öyle konuşmuştum” demiş.

 

Talihsizliğe bakın ki, ödül verdiği şarkıcı… Müfide İnselel değil, Zeynep Casalini imiş…

 

Zor bir durum yani! J

 

Vatan, 3 haziran

 

*

 

ORTALAMA BAŞKA TÜRLÜ TUTMAZ!

 

Hıncal Uluç’tan okudum, ciddi bir magazin dergisinin araştırmasına göre, bir erkek kullandığı süre içinde arabasında ortalama 15 kere seks yapıyormuş. (Sabah, 4 haziran)

 

Ben 18 yaşından beri araba kullanırım, bir kere bile bu ‘fantaaaziyi’ denemedim.

 

Bir erkek olarak bu konuda benim skorum ‘sıfır’ olduğuna göre, demek ki bir erkek var bir yerlerde, ayın 30 günü arabasında şaapıyor! J

 

*

YERSE…

 

Kızımla pazar sabahı geç kahvaltı ediyoruz. (Televizyon Makinası sebebiyle gece 5’te yattım), bir yandan da Haber Makinası’na Türkçe malzemesi çıkar mı, diye televizyonda Paparazzi adlı programa tahammül ediyoruz.

 

Bir ara ‘Petek Dinçöz’ü bikinili yakaladık’ diye müjde veriyorlar. Uzaktan (güya haberi yokmuş ayağına) denize girmeye çalışan Petek’i görüyoruz. Başını öne eğmiş, saçları yüzünü örtüyor, merdivenlerde durmuş, sadece dizine kadar suyun içinde.

 

Yüzünü görmememiz lazım çünkü makyajsız. Merdivenden çıkmaması lazım çünkü göbeği var…

 

Derken, havuz dışında Petek’le röportaj başlıyor: Makyajını yapmış, güneş gözlüklerinin arkasına saklanmış, seksi kıyafetini giymiş ve göbeğini içine çekmiş vaziyette…

 

Bu arada denize giremediğini söylüyor: Su soğuktu, sonra benim fobim var, diyor, denize tam giremiyorum

 

Yüzme bilmemenin adı fobi olmuş…

 

Paparazzi programı – Star, 4 haziran

 

*

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle