Emekli hâkim: Eşine şiddet uygulayan kariyerli çok adam gördüm

Güncelleme Tarihi:

Emekli hâkim: Eşine şiddet uygulayan kariyerli çok adam gördüm
Oluşturulma Tarihi: Haziran 30, 2023 07:00

Emekli Ankara 4. Aile Mahkemesi Hâkimi Dursun Genel, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa’yla ilgili uygulamaları Hürriyet’e anlatırken çarpıcı açıklamalar yaptı: “Eşine şiddet uygulayan çok kariyerli adam da gördüm. Milletvekillerine de hâkimlere de evden uzaklaştırma kararı verdim. Biri de 6284 sayılı yasayı yapan komisyonda görevli milletvekiliydi...”

Haberin Devamı

Aile Mahkemelerinin kuruluş aşamasında da bulunan ve yıllarca aile mahkemesi hâkimi olarak görev yapan emekli Ankara 4. Aile Mahkemesi Hâkimi Dursun Genel, aile içi şiddeti fiziksel, ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddet olarak tanımlarken bu şiddetlere maruz kalan kadınlar için uyarı ve önerilerde bulundu. Hâkim Genel’in sorularımıza verdiği yanıtlar özetle şöyle:

- 6284 sayılı yasanın amacı nedir?

Bu yasanın amacı başta kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve varsa şiddet tehlikesinin önüne geçmektir. Bu yasa kadınların ve çocukların korunması adına getirilmiş güzel bir yasadır. Yasanın geri götürülmesi, değiştirilmesi, kaldırılması gibi hususların tartışılmasını bir yana bırakalım, bunların düşünülmesi dahi bir hukukçu olarak bana göre çok tehlikelidir. Bizim kadınlarımız yarım asırlık mücadelenin sonucunda yasanın içinde barındırdığı hakları elde etmişlerdir.

Haberin Devamı

ZORLAMA HAPSİ CAYDIRICI OLMUYOR

- Bu yasa kadınlarımızı koruyor mu?

6284 sayılı yasa kadınların ve çocukların korunması için bütün incelikler düşünülerek hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur. Ancak uygulamadan gelen biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim ki, verilen tedbir kararlarının uygulanması aşamasında bazı aksaklıklar ortaya çıkmaktadır. Özellikle mahkeme kararının infazı sırasında prosedür gereği bazı gecikmeler yaşanmaktadır. Bununla birlikte şiddet uygulayan eş için yasanın koymuş olduğu müeyyideler süre bakımından yetersiz kalmaktadır. Örneğin şiddet uygulayan eş için mahkemece verilen tedbir kararına eşin uymaması halinde verilecek olan zorlama hapsi cezası 3 gün ile 10 gün arasında tutulmuştur. Bu durum 18 yıl aile hâkimliği yapmış biri olarak beni her zaman rahatsız etmiştir. Çünkü şiddet uygulayana vermiş olduğum 3 gün – 10 gün arasındaki zorlama hapsinin caydırıcı olmadığına tanık oldum. Sürenin kısa oluşu eylem sahibini cezaevinden çıktıktan sonra daha kızgın daha fevri hale getirmektedir. Eve döndüğü zaman ‘iki laf ettik diye sen bizi cezaevi ile tanıştırdın. Ne oldu yani 10 gün yatar çıkarım’ diyerek eşine karşı daha da olumsuz tavırlara girdiğini gördüm. Kanaatimce hâkimin verdiği karara karşı gelen eylem sahibinin ıslah edilebilmesi için verilecek zorlama hapsi, asgari 1 ay en fazla 6 ay ya da 3 ayla sınırlı tutulmalıdır. 3 günle, 10 günle eş yaptığı eylemden ötürü pişmanlık duymamaktadır.

Haberin Devamı

REHABİLİTE EDİLMELİ

Ayrıca cezanın artırılması ile birlikte şiddet uygulayanın da en az bir ay süre ile rehabiliteye tabi tutulması gerekir. Bu takdirde kadına şiddet oranının düşeceği kanaatindeyim. Ancak burada yasanın uygulanması açısından dikkat edilmesi gereken bir husus daha var. Bana göre şiddet uygulayan ile uygulama tehlikesi içerisinde olanı ayırıp her ikisi içinde alınacak tedbirleri ve de uygulanacak cezai müeyyideyi ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutmak gerekir. Şiddet uygulayanı uzaklaştır, tartışma sırasında yüksek sesle eşine hitap edeni de uzaklaştır. Bunları aynı kategori içerisinde tutmak yasanın kötüye kullanılması sonucunu doğuruyor.

Haberin Devamı

Emekli hâkim: Eşine şiddet uygulayan kariyerli çok adam gördüm

Mesut Hasan BENLİ/ANKARA

YASA UYGULANINCA ŞİDDET OLAYLARI AZALDI

- 6284 sayılı yasa yokken kadına şiddette durum neydi?

Bizde 6284 sayılı yasa yürürlüğe girmezden önce 1988 senesinde 4320 sayılı yasa yürürlüğe konulmuştur. 4320 sayılı yasada da 6284 sayılı yasaya göre biraz daha kapsamı dar olsa da aile içi şiddetin önlenmesi bakımından önlem ve tedbirlere ver verilmiştir. 6284 sayılı yasa ile kapsam genişletilerek 4320 sayılı yasa yürürlükten kaldırılmıştır. Kadına şiddetin önlenmesine dair yasalar yürürlüğe girmezden önce kadınların neredeyse yüzde 80’e yakını fiziksel, psikolojik ya da ekonomik şiddete maruz kalıyordu. Ancak yasanın yürürlüğe girmiş olması bu oranı yüzde 40 oranlarına düşürmüştür. Eskiden şiddet gören kadın şikâyetçi olmadığı için şiddet dört duvar arasında kalan bir mesele halinde idi. Yasanın yürürlüğe girmesi ve 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Medeni Kanun’un kadınlar için getirmiş olduğu erkek ile eşit haklar kadınlarımızı bilinçli hale getirmiş, kadının şiddete maruz kalması halinde nereye ne şekilde başvuru yapacağı konusunda bilgi sahibi olmasını sağlamıştır.

Haberin Devamı

EĞİTİMLE İLGİSİ YOK

Eğitimli kişiler de şiddet uyguluyor mu?

Kadına şiddet konusunda eğitimin bir rolünün olduğunu düşünmüyorum. Normalde eğitimli kişinin eğitimsize göre karısına daha az şiddet uygulayacağı ya da hiç uygulamayacağı düşünülebilir. Ancak uygulamada eylem sahibinin eğitimli olmasının, üniversite mezunu olmasının, makam, mevki kariyer sahibi olmasının kadına şiddet uygulamamakta etkisinin olmadığını gördüm. Öyle ki; kendi meslek mensuplarımızdan (hâkim-savcıların), milletvekillerinin, devletin üst düzey mevkilerinde görev yapan bazı kişilerin karısına şiddet uygulayıp mahkemeye geldiklerine rastladım. Hâkim olarak hiçbir ayırım yapmaksızın bu saydığım kişilerden birçoğu hakkında evden uzaklaştırma kararı verdiğim olmuştur.

Haberin Devamı

‘SEN YAZDIN BUNU’ DEDİM

Örneğin geçmiş yıllarda tanınan bir vekil hakkında verdiğim evden uzaklaştırma kararı sonrasında o vekil yanıma geldi, ‘Ya bu kanunları komisyonda biz hazırladık, görüyor musun? Bu niye böyle’ dedi. ‘Sen yazdın bunu’ dedim. Hem de iki kere uzaklaştırma kararı vermişiz. Milletvekilleri arkadaşları takılıyorlarmış ‘Git Sıhhiye Köprüsü’nün altında yat, gidecek yerin yok falan’ diyorlarmış. Yani kadına şiddetin eğitimle ilgisi yok. Eğitimlisi de eğitimsizi de şiddet uyguluyor. Bir hâkim hakkında verilen karar sonrasında, hâkim bey ‘Beni evden uzaklaştırdılar ama karım şehir dışında’ diye bana başvuru yaptı. ‘Ben dışarıda kalıyorum. Ev boş gidip kalsam mı?’ diye görüşmeye geldi. ‘Ev boş ise git gir’ dedim. ‘Suçlu olan ev değil ki. O gelirse evden çıkarsın’ yanıtını verdim.”

‘TELEFONDA ÇOK KONUŞMA, DÜĞÜNDE OYNAMA’...

EŞİNİN SÖZLERİ RAHATSIZ EDİYORSA

- Hâkim Dursun Genel’den, eşinden rahatsız edici davranışlar gören ancak evliliğini devam ettirmek isteyen kadınlara öneriler de geldi: “Evlilik birliğinin içerisinde bazı sorunlar yaşanıyor olabilir. Kadının rahatsız olduğu, huylandığı ancak bunu boşanma konusu haline getirmediği gibi 6284 sayılı yasaya göre eşini şikâyet etmek istemediği durumlar söz konusu olabilir. Bu durumda kadının kafasını kurcalayan, rahatsız olduğu bu durumun önüne geçilmesi için başvuracağı önemli husus TMK 195. Maddesi’nde düzenlenmiştir. Mesela kadın, ‘Dar pantolon giyme, düğünde niye oynadın, telefonla çok konuşuyorsun’ gibi bir takım konularda sorun yaratan eşine karşı bir önlem almak istiyor.

AİLE HÂKİMİ ÇAĞIRIP KONUŞUR

Bu durumda TMK 195. Maddesi kapsamında bulunduğu yer aile mahkemesine başvurup hâkimden bu durumun önüne geçilmesini isteyebilir. Hâkim duruşma açmadan eşleri kendi yanına davet eder. Durumu anlatır. Kocaya bu konuda durumu düzeltmesi için bir süre (1-2 ay gibi) verir. Bunu da karar şeklinde eşe tebliğ eder. Erkek verilen süre içinde bu durumu düzeltmezse evlilik birliği içindeki yaşamda kusurlu eş durumuna düşer. Hâkim bununla ilgili bir karar yazıp taraflara verir. Bu karar taraflar arasında ileride bir sorun doğması halinde kadının kendi lehine kocanın aleyhine kullanabileceği bir belge olarak hüküm doğurur.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!