GeriGündem Çin formülü: ‘Ne alırım’ değil ‘Ne satarım’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çin formülü: ‘Ne alırım’ değil ‘Ne satarım’

Çin formülü: ‘Ne alırım’ değil ‘Ne satarım’

Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Abdulkadir Emin Önen, 14’üncü G-20 Liderler Zirvesi için Japonya’nın Osaka kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, 2 Temmuz’da gerçekleştireceği Çin Halk Cumhuriyeti ziyareti öncesi Hürriyet’in sorularını yanıtladı. Çin-Türkiye ilişkilerinden Kuşak ve Yol Projesi’ne, turizmden ihracata kadar birçok konuya değinen Önen, Çin’in sadece üreten değil aynı zamanda tüketen bir toplum olduğunun altını çizerek şunları söyledi:

YENİ REKORLAR KIRACAĞIZ

-  2018 yılında Türkiye’den Çin’e meclis başkanı ve 7 bakan düzeyinde, Çin’den de Türkiye’ye 3 bakan ve 3 bakan yardımcısı düzeyinde ziyaret yapıldı ve ilişkilerde rekor seviyede temas sağlandı. Bu ziyaretler neticesinde gerek siyasette, gerek ekonomide, gerek kültürel alanda birçok aktivite yapıldı. 2 Temmuz’da Sayın Cumhurbaşkanımızın Çin’e gerçekleştireceği ziyaret ile ilişkilerde yeni bir ivme kazanılacaktır. 2019 yılının da ilişkilerimizde yeni rekorların kırıldığı bir yıl olması için çalışmaya devam edeceğiz.

‘KUŞAK VE YOL’UN KALBİYİZ

- Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından 2013’te başlatılan Kuşak ve Yol Projesi, bugün toplam ekonomik büyüklükleri 21 trilyon dolar olan 100’ü aşkın ülke ve uluslararası örgütü kapsayan bir projeye dönüşmüş durumdadır. Bu kapsamda Türkiye’nin öncülük ettiği ‘Orta Koridor’ girişimi de Kuşak ve Yol girişiminin kalbi durumundadır. Türkiye’den başlayarak demiryolu ile Gürcistan ve Azerbaycan’a, oradan Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’a, ardından da Afganistan, Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne ulaşan Orta Koridor, Kuşak ve Yol Projesi’nin en önemli bileşenidir. Bu bağlamda Orta Koridor’un en önemli ayağı olan ve Demir İpek Yolu olarak da adlandırılan Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu Projesi, Ekim 2017’de hizmete girmiştir. Bu demiryolu sadece Türkiye ile Azerbaycan ve Gürcistan’ı birbirine bağlamamakta aynı zamanda Londra’dan kalkan bir trenin Pekin’e kesintisiz gidebilmesi için de gerekli altyapıyı sağlamaktadır.

- Başlangıçta 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşıması öngörülen BTK Demiryolları’nın Çin ile Avrupa arasındaki kesintisiz ticaretin tesisinde yeni bir perspektif sunacağı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda 2034 yılında 3 milyon yolcu, 17 milyon ton yük taşıma kapasitesine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Orta Koridor rotası aktif kullanıldığı takdirde, halen yıllık 600 milyar ABD Doları tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden Orta Asya ülkeleri de ekonomik fırsatlar elde edebilecektir. Orta Koridor, süre açısından da büyük avantajlar sağlayacaktır. Çin’den yola çıkan bir konteynerin deniz yolu ile 45 güne kadar varan Avrupa’ya ulaşım süresi, bu proje ile 14 günün altına inmektedir.

TURİZMDE HEDEF 500 BİN

- Çin’de 2018’i ‘Türkiye Turizm Yılı’ olarak kutladık ve yıl boyunca 60’ın üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Türkiye’nin Çin’de tanıtılması noktasında geleneksel yöntemlerin yanı sıra ‘Türkiye’yi Çinlilerin gözünden tanıtma’ anlayışını benimsedik. ‘Influencer’ olarak tabir edilen ve takipçi sayıları 20-25 milyonları bulan internet ünlülerini 8 ayrı grup halinde Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu illerimiz ile UNESCO dünya mirasları listesinde yer alan Göbeklitepe’yi kapsayan ziyaret programlarıyla ülkemizde ağırladık. Hedefimiz bu yıl Çinli turist sayısında 500 bini geçmek, önümüzdeki yıllarda bir milyon hedefine ulaşmak.

* Siyaset ve ticaretin odak noktası, Batı’dan Asya Pasifik’e doğru kaymaktadır. Biz eğer Çin’in bugününü düşünürsek treni kaçırırız, en az 10 yıl sonrasına bakmak zorundayız. Ancak o zaman Çin’deki büyük ivmeleri bir ucundan tutabiliriz. Çin, çok önemli kalkınma hamlesine imza atmış bir yer. Burası artık sadece üreten bir yer değil, aynı zamanda tüketen bir toplum. O yüzden de biz artık ‘Ne alırım’a değil, ‘Ne satarım’a odaklanmalıyız ve Çin uzak bir yer değil. Uzakdoğu kavramı var ama ‘uzakbatı’ diye bir kavram yok. Fakat Türkiye’den ABD ile Çin aynı uzaklıkta. Çin uzak değil, yakın pazar. Burada hâlâ masada olabileceğimiz, karar alma mekanizmalarında yer alabileceğimiz birçok fırsat var. Türk işadamlarımız Çin pazarını incelemeli ve buna göre ihracat odaklı faaliyetler yapmaya odaklanmalı.

EN ÇOK ÇİNLİ TURİST HARCIYOR

“Türk turizm sektörünün Çinli turistin profilini iyi analiz etmesi ve bu doğrultuda ürün geliştirmesi gerekmektedir. Zira Çinli turistlerin, Türkiye’ye gelen genel turist anlayışından farklı beklentilere sahip olduğu görülmektedir. Türkiye’ye gelen turistlerin büyük kısmı yaz aylarında deniz, kum ve güneş turizmini tercih ederken, Çinli turistler aksine daha çok kültür ve tarih turizmine ilgi duymaktadırlar. Çinli turistlerin seyahat alışkanlıkları göz önünde bulundurularak oluşturulacak kültür, tarih ve gastronomi turizmine yönelik programlar görece daha az turist alan şehirlerimize ilgiyi arttıracaktır. Çin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2018’e ilişkin verilerine göre 130 milyonun üzerinde Çinli yurtdışına seyahat gerçekleştirmiş ve Çinli turistler bu seyahatler için 258 milyar dolar harcamışlardır. Çinliler 2018’de kişi başına 3 bin 49 dolar ile dünyanın en çok para harcayan turistleri olmuşlardır. TÜİK verilerine göre geçen yıl Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçiler ise ortalama 678 dolar harcamışlardır.”

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle