GeriGündem Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü... Yok oluyorlar!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü... Yok oluyorlar!

Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü... Yok oluyorlar!

SUALTI Sporlar Federasyonu Çevre Kurulu Başkanı Tahsin Ceylan, ‘Dünya Çevre Günü’nde denizlerimizde hızla nesli tükenen türlere dikkat çekti. Birçok çevre koruma programında da aktif olarak yer alan usta sualtı fotoğrafçısı Tahsin Ceylan yaşananlara, “Farkında olarak ya da olmadan insan eliyle denizlerimizde katliam yapılıyor. Yok ediyoruz” sözleriyle tepki gösterdi.

Yılda 300’ün üzerinde dalış yaptığını belirterek azalan türlere açıkça tanıklık etmenin kendisine acı verdiğini söyleyen Ceylan, deniz canlılarının korunması için acil önlemler alınması gerektiğine vurgu yaparak özetle şunları söyledi:

BAZI TÜRLER DİJİTAL ÇAĞI GÖREMEDİ

“Bir sualtı fotoğrafçısı olarak denizlerimizde yaşanan acı duruma günbegün tanıklık ediyorum, birçok tür gözümün önünde yok oluyor. Yılda 300’ün üzerinde dalış yapıyorum. İlk yıllarımda dia fotoğraflar çekiyordum, bugün dijital. Ama maalesef bazı türlerin elimde bir kare bile dijital fotoğrafı yok. Ne demek bu? Türler dijital çağı göremediler. 1986 yılından bu yana sualtına dalıyorum. Örneğin o yıllarda Akdeniz Foku’nun Türkiye popülasyonu 500’e yakındı. Bugün bu rakam yalnızca 40. Üzülüyorum. Ben görebildim ama birçok türü çocuklarımız yalnızca fotoğraflarda görebilecek.

DALIŞA GELİYORLAR ORFOZ, LAGOS YOK

Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) kırmızı listesinde yer alan tür sayımız maalesef her gün artıyor. Bu ‘Kırmızı Liste’ye göre Türkiye’de, küresel ölçekte tehlike altında olan 364 tür ve alt tür yer alıyor. Orfozdan deniz kaplumbağasına nesli tehlikede olan bu türlerin yüzlercesi de denizlerimizde yaşıyor. Denizlerimizin zenginliği ekonomik olarak da değerli. Türkiye’de lisanslı dalgıç sayısı 150 bin ama denizi olmayan Avusturya’da 750 bin. Dolayısıyla dalış turizmi dünyada önemli bir alan. İnsanlar denizlerimize duş almaya gelmiyor, farklı türleri görmeye geliyor. Turizm açısından tür zenginliği hayati önemli. Kaş’a dalışa gelip orfoz görmek istiyor turist ama orfoz yok. Lagos görecek, lagos yok.”

AKDENİZ FOKU Nesli ileri derecede tehlike altında. Bilinen yaşam alanı Türkiye ve Yunanistan kıyıları, Maderia Adaları, Moritanya ve Batı Sahra kıyıları. Bu alanlarda 200-300 bireyin yaşadığı, Türkiye’de ise sadece 40-50 civarında bireyin yaşadığı ifade ediliyor. Beslenme dışında zamanını karada geçiren Akdeniz fokunun, yaşam alanlarının insanoğlu tarafından tahribatı türün neslini sürdürmesini zorlaştırıyor.

ORFOZ (Epinephelus marginatus), Akdeniz fokları gibi Akdeniz’le özdeşmiş en önemli balık türlerimizden biri. Maruz kaldıkları en büyük tehlike, aşırı ve bilinçsiz avcılıktır. Türü tehlikede ve koruma önceliğine sahip. Her türlü avcılığı 2020 yılına kadar yasaklanmıştır.

DENİZ KAPLUMBAĞALARI IUCN’nin kırmızı listesine göre, iri başlı deniz kaplumbağası ‘Caretta Caretta’ ciddi tehlike altında olmayan ancak yakın gelecekte nesli tükenme riski yüksek olan bir tür. Yeşil deniz kaplumbağası ‘Chelonia Mydas’ ise ciddi tehlike altında ve çok yakın bir tarihte nesli tükenme riski son derece yüksek olan bir tür olarak sınıflandırılıyor. Doğdukları yere gelip yumurta bırakan deniz kaplumbağaları bu alanların tahribatı ve akciğer solunumu yaptıkları için yoğun balıkçılık faaliyeti sonucu ağlara takılıp boğulmaları türü azaltan faktörler.

DENİZATLARI Yaşam alanı olarak seçtikleri deniz çayırları Türkiye denizlerinde yok olma tehdidi altında. Bu habitatların azalması ya da yok olması denizatı popülasyonunun da ortadan kalkmasına neden oluyor. Tüm dünyada koruma altında olan türü Akdeniz ve Ege’de görebilmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir.

KÖPEKBALIKLARI Ülkemizi çevreleyen denizlerde yaklaşık 30 tür köpek balığı bulunuyor. Kırmızı listedeki kum köpekbalığının (Carcharhinus plumbeus) Türkiye denizlerinde avlanılması tamamen yasak.

YILANBALIKLARI (Anguilla Anguilla) Türkiye’nin tüm kıyılarında, bazı göllerde ve nehirlerde (özellikle Karadeniz’e dökülen nehirler ve Batı Akdeniz nehirleri) dağılım göstermektedir.

DENİZSALYANGOZU (Tonna galea) Kabuğunun rengi beyaz, kirli beyaz, kahverengi, sarımsı gibi renklerde olabilir. Akdeniz’in en büyük denizsalyangozu olan bu hayvanın vücut yüksekliği 20-25 cm’dir. Kabukları dekorasyon amacıyla kullanıyor. İnsanoğlunun hediyelik eşya merakı yüzünden türün nesli tehlike altında.

TRİTON (Charonia tritonis) Kabuk kısmında sarımsı, kahverengimsi ve yeşilin tonları bir arada görülür. Büyüklükleri yaklaşık 40 cm’dir. Kabukları süs eşyası olarak kullanılıyor. Bazı bölgelerde müzik aleti olarak da kullanıldığı biliniyor. Üzerinde açılan delikler sayesinde doğal bir çalgı elde edilebiliyor. Doğal düşmanları ahtapot, doğal olmayan düşmanı insan.

EŞKİNA BALIKLARI Eşkina veya yerel ismiyle Kaya Levreği, ‘Sciaena umbra’... Yakın tarihimize döndüğümüzde 1988 yılında 452 ton eşkina avlanmış, bu rakam 2000’li yıllarda 15–20 tona kadar gerilemiştir. Rakamlardan da anlaşılacağı gibi yoğun av baskısı, eşkina balıkları için büyük bir tehdit oluşturuyor.

DENİZÇAYIRLARI ‘Denizçayırları’ diğer deniz canlıları için yaşama, beslenme, üreme ve sığınma ortamı oluşturuyorlar. Soluduğumuz havanın içindeki oksijenin yüzde 20’sini deniz çayırlarının fotosentezine borçluyuz. Uluslararası protokolle korunma altına alınmıştır. Ama imzalar canlıların korunması için yeterli bir kriter olmaktan uzaktır.

PİNA (Pinna nobilis) Akdeniz’in en büyük kabuklu canlılarından biri. İnsanoğlunun hediyelik eşya merakı yüzünden türün nesli tehlike altında. Her türlü avcılığı 1992 yılından bu yana yasaklanmıştır.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle