Gündem Haberleri

    ABD bile bizden çevreci

    Emre KIZILKAYA
    10.11.2013 - 01:30 | Son Güncelleme:

    ABD, hele ki Kuzey Avrupa ile kıyaslandığında, çevrecilik açısından pek örnek gösterilecek bir yer değil. Hatta dünyayı en çok kirletenlerden... Buna rağmen haziranda yaptığım gezide bu ülkede (bile) çevreciliğin ve kentsel dokuya saygının Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar gelişmiş olduğuna tanıklık ettim. New York, Florida ve California eyaletlerinde, bugünün Türkiye'si için çıkarılabilecek dersler var.

    Önce, New York'ta yaşayan kuzenim İlker ile Harlem'e gittik. Son yıllarda hızla yenilenirken, özgün kimliğini kaybetmemiş bir semt... En azından, yoksul sakinleri toplu konut projeleriyle şehir dışına taşınmamış!

    Semtin meşhur restoranında yemek yedik. ABD'nin siyah hakları tarihinde önemli yer tutan Sylvia's, 1962'den beri aynı küçük yerinde... Burada yemek yiyenlerin resimleri duvarlarda: Obamalar, Clintonlar, Kennedyler...

    ABD bile bizden çevreci

    Peki biz neden İstanbul'da 1924'te açılan Emek Sineması'nı, 1944'te açılan İnci Pastanesi'ni koruyamadık? Niçin 1930'larda planladığımız Gezi Parkı şimdi batıyor bize?

    ABD bile bizden çevreci

    Ve inşaat furyasında yitirdiğimiz daha nice değer var... Size sorayım:

    ABD'ye dönelim...

    Hürriyet Dünyası New York Temsilcisi Razi Canikligil ile kentin Harlem'den çok daha zengin olan semtlerini gezdik. Eskiden et ürünlerinin paketlendiği Meat Packing District, bugün "dönüşmüş" ama dokusu korunarak. Chelsea Market adlı kapalı çarşı da yıkılıp alelade bir AVM yapılmamış; özüne uygun olarak modernleştirilmiş:

    ABD bile bizden çevreci

    Semtin içinden geçen yüksek tren raylarını sökmek yerine, şahane bir parka dönüştürmüşler. Razi Canikligil, High Line Parkı'ın açılışını ve inşaatı yapan taşeron Türk şirketini dört yıl önce yazmıştı. Bugün parkın şöyle bir panoraması var, buyrun, sanal bir yürüyüş yapın:


    High Line Park artık sadece semt sakinlerinin nefes aldığı bir yeşil alan değil, aynı zamanda konserlerin verildiği, heykellerin sergilendiği bir açık hava kültür merkezi... Çektiğim fotoğraflara göz atmak için tıklayın:

    Sonra, ABD'nin doğu kıyısındaki New York'tan 1600 km güneye uçtum. Florida'ya bağlı olan, ama kültür olarak bu eyaletten ziyade Alabama'ya yakınsayan Pensacola kentine... Otel odasında pencereyi açtığımda manzara şöyleydi:

    ABD bile bizden çevreci

    Dev dönmedolabı işçiler söküyordu. Resepsiyona inip "Neden?" diye sordum. "Deniz kaplumbağaları plaja yumurtluyor. Yavrular gece yumurtadan çıktığında, dönmedolabın ışıklarını Ay zannedip okyanusu bulamıyorlar," dediler. Bölgeye epey turist getiren bu dev oyuncağı bu yüzden tereddüt etmeden söküyorlardı.

    * * *

    Florida'nın ardından, bu kez 3300 km batıya uçup California'ya vardım. San Francisco'da yaşayan kayınbiraderim Dan ile önce "En Eğri Sokak" dedikleri, erguvanların arasından kıvrıla kıvrıla otomobilinizle inebildiğiniz o meşhur yokuşa gittik. Bu Vine videosunu orada çektim:

    Turistik bir mekan haline gelse de ticarileştirilerek bozulmayan bu sâkin semtten, kentin Central Park'ı sayılabilecek Golden Gate Parkı'na geçtik. Etraf şöyle görünüyordu (yola çift tıklayarak ilerleyebilirsiniz):


    Bu park, kentin Pasifik kıyısındaki batı kıyılarında uzanan ormanlar ve kumsallar, eski kaleler ve hatta meşhur Alcatraz Adası, aslında ABD ordusunun vatandaşa hediyesi. Dan şöyle dedi: "İkinci Dünya Savaşı'nda Japonlar denizden saldırabilir diye bu bölgeler yapılaşmaya açılmamış. Ormanların çoğu doğal değil, insan eliyle ağaçlandırılmış alanlar."

    * * *

    İstanbul'un bugünlerde otoyolla biçilen, dolayısıyla yakında yapılaşmayla toptan yok olacak olan kuzey ormanlarını hatırladım. Soğuk Savaş döneminde Ruslar saldırabilir diye Karadeniz kıyıları yapılaşmaya açılmamıştı. İnsan eliyle ağaçlandırılıp katledilen ODTÜ Ormanı da geldi aklıma... Amerikalıların yaptığını biz yapamıyoruz. "Gelecek kuşakların hakkını yiyoruz."

    ABD bile bizden çevreci


    Bu son cümleyi söyleyen, ABD'nin en köklü çevreci örgütü Sierra Club'ın Direktör Yardımcısı Bruce Hamilton... San Francisco'daki merkezlerinde kendisiyle görüşme fırsatım oldu. "ABD'de doğayı koruma bilinci kendiliğinden gelişmedi. Başarılar, bugün de süren bir mücadelenin eseri," dedi.

    * * *

    Bizim Sierra Club'ımız, yani kendi değerlerimizi taşıyan TEMA, kurucusu Hayrettin Karaca'nın dediği gibi, "global ekonominin" vahşi yayılmacılığına karşı Türkiye'nin gençliğine güveniyor. Kulak verin:

    Ne yazık ki birçok yöneticimiz, bugün gençlerin taleplerini ve potansiyelini algılamaktan uzak. Başbakan Erdoğan'ın son 10 gündür medyada çıkan haberlerini dün Wordle uygulamasıyla taradım. Bu haberlerde en çok kullanılan kelimeler arasında, "üniversite" ve "yurtlar" geçiyor ve toplumsal tartışmaya bakılırsa pek de olumlu bir şekilde kullanılmıyor bu ifadeler...

    ABD bile bizden çevreci

    Oysa üniversitede okuyan Türk gençlerinin sayısı birkaç Avrupa ülkesine eşit. Böyle büyük ve çeşitlilik arz eden bir nüfusu, demokratik olmayan, inatçı bir tek taraflılıkla yönetemezsiniz.

    ABD bile bizden çevreci

    Ve bu gençler arasında "direnen" nice idealist var... İşte gencecik Gizem Akhan, Türkiye'den binlerce kilometre ötede, otoriter bir yönetime karşı canı pahasına doğayı ve insanoğlunun haklarını savunuyor.


    Tarihin akışına karşı tek başına kürek çekmek mümkün değil. Napolyon bile yapamadı bunu... Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin sosyal medyadaki topluluk yönetimini üstlenen Tuğçe Özel'in bana haziranda dediği gibi, "Doğa elbet bir gün hepimizden intikamını alacak."

    Ve anayasal hareketin 1808'den beri gençlerin çabalarıyla kökleştiği bu ülkede "bahar her zaman geri gelir. Biz olsak da olmasak da..."

    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı