GeriEğitim Sendikadan okul müdürü atamaları için öneri raporu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sendikadan okul müdürü atamaları için öneri raporu

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sendika tarafından hazırlanan ‘Eğitim Kurumu Yöneticilerinin Seçimi ve Yetiştirilmesi: Tespitler ve Bir Model Önerisi’ başlıklı raporu açıkladı Yalçın, “MEB, eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesinde koordinatör değil icracı konumda olmalı, üniversiteleri ya da diğer kuruluşları adres göstermek yerine eğitime dair kapasitesini yönetici yetiştirmede devreye sokmalı" dedi.

Sendikadan okul müdürü atamaları için öneri raporu

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sendika tarafından hazırlanan ‘Eğitim Kurumu Yöneticilerinin Seçimi ve Yetiştirilmesi: Tespitler ve Bir Model Önerisi’ başlıklı raporu düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Hazırladıkları raporla, eğitim kurumu yöneticiliğinin sistemdeki yeri ve yasal konumu üzerinden yetiştirme, seçme ve atama süreçleri hakkında uygulanabilir öneri geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Yalçın, bu doğrultuda raporda çözüme yönelik veriye dayalı analizler yapmaya gayret ettiklerini söyledi.

Ali Yalçın, müdürlük, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığının ilgili mevzuatta ikinci görev olarak tanımlandığını belirterek, "Bu, eğitim kurumu yöneticiliğini meslek değil meşgale olarak görmek, uzmanlaşmasını istememek, önemli ve değerli görmemek, profesyonellikle temas etmesini engellemektir. Sorunu görmek ve çözmek noktasında doğru hamle, eğitim kurumu yöneticiliğine mahsus kadro oluşturmak ve yöneticileri bu kadrolara atamaktır" dedi.

Eğitim kurumu yöneticiliğinin ön şartının öğretmenlik olması gerektiğini söyleyen Yalçın, raporda incelenen ülkelerin tümünde birinci şartın bu olduğunu bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) eğitim yöneticilerinin eğitimini bizzat gerçekleştirmesi gerektiğini belirten Yalçın, "Bakanlık, eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesinde koordinatör değil icracı konumda olmalı, üniversiteleri ya da diğer kuruluşları adres göstermek yerine eğitime dair kapasitesini yönetici yetiştirmede devreye sokmalı" diye konuştu.

Yalçın, eğitim kurumu yöneticilerinin ücretinin, kariyer milli eğitim uzmanından düşük olmaması gereğini de belirtti. Eğitim yöneticiliği mevzuat ve uygulamalarında istikrarın önemine değinen Yalçın, bu alanda yayımlanan yönetmeliklerin bir yıldan daha kısa sürede yürürlükten kalkmasının temel bir sorun yarattığını söyledi.

‘ÖNCE YETİŞTİRMELİ SONRA SEÇMELİ’
Ali Yalçın, bakanlığın, eğitim kurumu yöneticiliğinde önce yetiştirme sorumluluğunu almasını, sonra seçme ve atama yetkisine odaklanmasını istedi. Sürekli nitelikteki yönetici yetiştirme programlarıyla, adaylar dahil yöneticilerin etkili yöneticilik bilgi ve becerisini geliştirmelerine destek verilmesi gereğini belirten Yalçın, konuyla ilgili rapordaki önerileri şöyle anlattı:
"Eğitim vermeden sınava tabi tutmak, atama yaptıktan sonra bilgi ve tutumların güncellenmesini sağlayacak eğitim imkânları sunmamak, eğitim yöneticiliğine dair en büyük hata ve eksiklerimizin başında yer alıyor. Norm sayıları Ocak 2019 verilerine göre 105 bin 755 ve dolu kadro sayısı da 84 bin 853 olan eğitim kurumu yöneticilerinin tamamı, mesleki gelişim programlarına alınmalı ve eğitim yönetiminin gerektirdiği bilgi, beceri ve tutumlarla donatılmalı. Bu çerçevede, eğitim kurumu yöneticilerinin her yıl asgari 30 saat olmak üzere nitelikli ve uygulamaya dönük hizmet içi eğitim görmeleri mutlaka sağlanmalı. Bütün bu hususlar gözetilerek hem yönetici adaylığı sıfatının kazanılması hem de yöneticilerin niteliklerini artırma ihtiyaçlarının karşılanması işlevini görmeye dönük eğitim programları Bakanlık tarafından tasarlanmalı ve gerçekleştirilmeli."

‘İLK BASAMAK MÜDÜR YARDIMCILIĞI OLMALI’
Yalçın, müdür yardımcılığının eğitim kurumu yöneticiliğinde ilk basamak olmasının önemine dikkati çekti. Müdür yardımcısı olmak için yazılı ve sözlü sınav şartı uygulamasının devam etmesi gereğini belirten Yalçın, yazılı ve mülakat komisyonlarının yapacakları tüm değerlendirmelerde, liyakat, adalet, hakkaniyet, objektiflik, şeffaflık ve etik ilkelerin esas alınması gerektiğini belirtti. ‘Yönetim ve denetim’ alanında yüksek lisans yapanların yazılı sınavdan muaf tutulmasını öneren Yalçın, ancak belli bir süre müdür yardımcılığı yapmış olanların eğitim kurumu müdürlüğü sınavına girebilmesi, bu alanda doktora veya tezli ve tezsiz yüksek lisans yapanların ise yazılı sınavdan muaf tutulması gerektiğini anlattı.

Ali Yalçın, "Mevcut eğitim kurumu yöneticilerinin müktesep haklarının korunması, hukuk devletinin bir gereği. Bu nedenle, görevde bulunan müdür ve müdür yardımcılarının kazanılmış hakları korunmalı ve görevlerine devam etmeleri sağlanmalı" dedi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle