GeriEğitim Okul kadar öğrenci sayımız artmadı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Okul kadar öğrenci sayımız artmadı

Dedesi Hasan Yeşil’in Turgut Özal’la tanışıp, ardından onun teşvikiyle Akasya Koleji’ni açarak eğitim dünyasına adım atan Nurullah Dal, mühendislik diplomasını bir kenara bırakarak dedesinin mirasına sahip çıktı ve okulun başına geçti. Türkiye Özel Okullar Derneği’nde (TÖZOK) bir süre görev yaptıktan sonra şimdi Başkanlık yapan Dal, 68 yıllık derneğin 18’inci başkanı.

Okul kadar öğrenci sayımız artmadı

2017 yılından itibaren TÖZOK Başkanı olan Nurullah Dal, “Türkiye’de 12 bin 500 özel öğretim kurumu var. 4 yılda yüzde 100 artış oldu. Kontenjan 3 milyon 800 bin. Ancak, çok boş kontenjanımız var, yarısından fazlası okullarımızın boş. Fakat Akasya Koleji gibi köklü okullarımızda doluluk oranımız yüzde 90 civarında. Maalesef boş kontenjanların çoğu son yıllarda açılan okullarımızda oluyor” diyor. TÖZOK Başkanı Nurullah Dal ile özel okulları konuştuk:

Okul kadar öğrenci sayımız artmadı- Mühendislik eğitimi alıp, özel okulda çalışmaya nasıl başladınız?
Özel okulculuk hikayemiz bizim 1985 yılında rahmetlidedem Hasan Yeşil’in yine rahmetli Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız Turgut Özal ile tanışmasıyla başlıyor. Partinin daim kuruculardan olduğu için rahmetli Özal hem evimize hem işyerimize gelirdi. Dedem çok ciddi girişimci. Hayatında arıcılıktan civcivciliğe, inşaata, yazlık sinemadan, turşuculuğa kadar birçok konuda girişimleri olan biri. Rize’den gelmiş. Turgut Özal ile sohbet ederken o yıllarda yaptığı inşaattan söz ediyor ve Özal da o binayı okul yapmasını istiyor. Bizim eğitim sevdamız böyle başlıyor.

- Okulun açılışını da Turgut Özal yapıyor.
1984’te dedem okulu tamamlıyor, Turgut Özal Akasya Koleji’nin açılışını bizzat yapıyor. Ben de üniversite son sınıftayım o yıllarda. Özal’a binayı ben gezdirdim. Ailecek özel okulculuğa böyle girdik. Ben de yurtdışında yüksek lisans yaptım, o sırada dayımlar okulun işletmesini dedemlerle birlikte yaptı. 1995’te babam vefat edince okulun başına ben geçtim aile adına. 2012’ye kadar fiili olarak Yönetim Kurulu Başkanı olarak devam ettim. Yeni bir yapılanma oldu. Ben öğrenci yurdu işine girdim. Aynı zamanda Türkiye Özel Okullar Derneği’nde görev aldım. İstanbul Ticaret Odası’nda da çalışmalarım oldu. İşlerim yoğunlaşınca okula ara verdim. Ancak, Akasya Koleji’nin Yönetim Kurulu’nda hâlâ görev yapıyorum. Okulda stratejik kararlarda, eğitim felsefesinde katkım oluyor. Akasya’nın 35’inci yılı bu sene sonunda. Orayla ilginç bir bağım var. Yıllardır kültürün taşınmasını sağlıyoruz. Akasya Koleji butik bir okul. Biliyorsunuz ben zincir okul kavramına çok sağlıklı bakmıyorum. Her okulun kendi bir karakteri var. Karakteri de kurucusundan, en üst yönetiminden gelir. Buradaki karakter her ne ise şahsın karakteri, idarecisine, öğretmenine yansır. Velisi o şekilde oluşur, öğrencisi o şekilde yoğrulur.

- Türkiye Özel Okullar Derneği’nde uzun yıllardır görev yapıyorsunuz.
Derneğimizin 1.400 üyesi var. Ama biz biraz seçici davranıyoruz yani 1 yıllık okulları yeni kurulmuş okulları üye almıyoruz kendilerine de söylüyoruz. Birazcık kendilerini ispat etmesi lazım. Ayrıca yönetim kurulu üyelerimizden iki kişinin referans olması gerekiyor. Üyelik alırken mutlaka okulu geziyoruz. Fiziki ve kurumsal yapısına bakıyoruz. Aslında okul açılışında bir akreditasyon ya da mali yapısına yönelik bir inceleme yok. Sadece standart fiili yapılar üzerinden bir standart oluşturup ona göre ruhsat veriliyor. Bir de güvenlik soruşturması yapılıyor. Bu da bir ihtiyaç. Biz dernek üyelerimizde buna da dikkat ediyoruz. Yani biz de sorguluyoruz.

- Kaç üyeniz var?
1.400 okulmuz var. Bunların tahminen 450 bin öğrencisi bulunuyor. 45-50 bin öğretmen görev yapıyor. Biz her yıl hizmet içi eğitimlerle öğretmenlere destek veriyoruz. Yaz hariç her hafta sonu eğitimlerimiz var. Üyelerimiz yararlanıyor ama dışarıdan gelenlere de isterlerse katılabiliyor. Okullara kuruluş aşamasında destek veriyoruz. Takıldıkları noktalarda bilgilendiriyoruz. Üyelerimizin de katılımıyla burada fiili olarak okul incelemeleri yapıyoruz. Dernek olarak özel okullar için lobi çalışması, Ankara ile ilişkileri güçlendirip, kanun yönetmelik konusunda çalışmalar yapıyor, hizmet içi eğitimleri devam ettiriyor, dünyada eğitimdeki yeni trendleri, uygulamaları Türkiye’ye taşımaya çalışıyoruz. Her yıl yaptığımız en büyük sempozyumlarımızdan biri olan Antalya’da yapay zeka, finansal sürdürülebilirlik ve farklılaştırılmış eğitim konuları ele alınacak.

HER OKULUN MALİYETİ FARKLI
Özel okullar çok pahalı deniyor. Hizmet sektöründe aldığınız hizmetle ilgili arz talep dengesi var. Ben pahalı okul kavramını kabul etmiyorum. Arz talep dengesinden dolayı daha yüksek talep edip öğrenci bulabilen okullar var. Talebi düşük olduğu için kalitesi bence yüksek olup daha az ücret isteyen okullar var. Bu zaman içinde oluşmuş bir şey. Türkiye’nin en pahalı okulu 100 bin lira alıyor. Ancak her sene 1 milyon ile 5 milyon dolar arası cari açığı çıkıyor bu okulun işletmesinde. Bunlar da bağışçıları tarafından ödeniyor. Benim okulumun güvenlik görelisi 3 tane, 24 saat kapıda bulunuyor. Ancak o okulun sadece güvenliği 60’ın üstünde, çünkü üç kapısı var. 50 dönüm bahçesi bulunuyor 25 bahçevan çalışıyor. Yabancı öğretmen sayısı fazla olduğu için öğretmen ücretleri de fazla oluyor. Ancak, kapısında kuyruk oluyor. Herkesin maliyeti farklı. O nedenle yüksek ücret isteyebilir.

OKULLARIN YARISINDAN FAZLASI BOŞ
Zor durumda olan okullarla ilgili bizim gücümüz ve yetkimiz dahilinde bir şey yok. Veliler çocuklarını gönderecekleri okulu iyice araştırsın. Dershaneler kapatıldıktan sonra özel okul sayısı çok arttı. 4 yıllık temel liselerle bu alanda sayı arttı. 3 bini aşkın dershanenin bini temel lise oldu. Bu dönüşümde, geçiş sürecinde pek de şart aranmadı. Devlet de veliye teşvik vererek bu okulları destekledi. Girişimciler de burada çok kazanacaklarını düşünerek okul açmaya başladılar. Asıl sıkıntı burada yaşandı. Türkiye’de 12 bin 500 özel öğretim kurumu var. 4 yılda yüzde 100 artış oldu. Kontenjan 3 milyon 800 bin. Ancak, çok boş kontenjanımız var, yarısından fazlası okullarımızın boş.

150 BİNE YAKIN ÖĞRENCİ BURSLU OKUYOR
Özel okulda sadece zenginler okumaz. 1 milyon 440 bin öğrencinin minimum yüzde 10’u tam burslu, yani 144– 145 bini hiç ücret ödemeden okuyor. Bu en düşük rakam. Devlet kanunen her okulda yüzde 3 oranında öğrencinin burslu okumasını istiyor. Ancak, neredeyse her okulda bu oranın çok üzerinde burslu öğrenci var. Türkiye’nin en pahalı okulu olan Robert Koleji’nde bile yüzde 10 civarında burslu öğrenci var. Ayrıca yüzde 30-40 burs verenler var. Yenilikleri denemek için en büyük imkan özel okullardır. Özel okulculuğun bir şekilde güçlenmesi lazım. Ve hedefimiz yüzde 15.

ÖĞRETİMDE BAŞARILIYIZ EĞİTİMDE BAŞARISIZ
Biz dernek olarak önceliklerimiz önce öğrenci, öğretmen, veli ve en son okul menfaatidir. Bu iş sevgiyle başlar, sevgisiz yapamazsınız, ticareti öğrenci sevgisinin önüne taşıyamazsınız. Çok başarılı çocuklarımız var ama biz onları sosyalleştirebiliyor muyuz? Şefkat, merhamet, sabır, paylaşmayı öğretebiliyor muyuz? Çocuğa ilk önce ahlaken doğru söylemesini, dürüst ve saygılı olmasını ve sevmesini öğretmeliyiz. Sistemimiz maalesef arkadaşını geçmek daha çok puan almak üzerine kurulmuş. Öğretimde başarılıyız, eğitimde genel olarak insan eğitiminde başarısız kalıyoruz. Her öğretmenin öncelikle buna eğilmesi lazım.

KİMDİR?
1966’da İstanbul Fındıkzade’de dünyaya geldi. 1976’da Vefa Erkek Lisesi’nde ortaokulu ve liseyi okudu. 1982’de Yıldız Teknik Üniversitesi’ne girdim. 1986’da Elektrik ve Elektronik Mühendisliğini tamamladı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadi Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimi yaptı. N.Y. State Üniversitesinde Bilgisayar Programcılığı ve Veri İşleme programlarından 1989’da mezun oldu. 1991’de elektronik alanında çalıştı.  1991–1993 yılları arasında Polonya’da şirket kurarak ithalatihracat sektöründe çeşitli Türk firmalarının temsilcisi olarak görev yaptı. 2003-2007 yıllarında Yeditepe Üniversitesinde Eğitim Yönetimi ve Denetimi yüksek lisans programında öğretim görevlisi olarak ‘Okul İşletmeciliği’ dersini verdi. 1995-2012 yılları arasında Akasya Koleji Yönetim Kurulu Başkanlığı ve halen Fono Koleji Yönetim Kurulu üyesi. 2012 yılından itibaren İSTANBUL DA Mydome ve Akdeniz markaları ile yükseköğrenim yurt işletmeciliği yapıyor. 2008’den itibaren İstanbul Ticaret Odası Eğitim Komitesi ve Meclis Üyesi. Nisan 2018 tarihinden itibaren İstanbul Ticaret Odası Eğitim Komitesi Başkanlığını yürütüyor. 2001-2008 yılları arasında Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sınav Yürütme kurulu başkanlığı görevlerinde bulundu. 2009-2013 tarihleri arasında derneğin genel sekreterliğine, 2013-2017 yılları arasında ise Başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. 2017’den itibaren Yönetim Kurulu Başkanı. Evli ve iki çocuk babası.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle