Dünya Otizm Farkındalık Günü

Güncelleme Tarihi:

Dünya Otizm Farkındalık Günü
Oluşturulma Tarihi: Nisan 02, 2024 09:18

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan bireyler için anlayış ve destek gereksiniminin önemli bir hatırlatıcısı olan Dünya Otizm Farkındalık Gününü, her yıl olduğu gibi bu yıl da 2 Nisan’da kutluyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2007 yılında belirlenen bu gün, OSB hakkında farkındalık yaratmayı ve OSB olan çocuklar için daha kapsayıcı bir toplum oluşturmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı

OSB NEDİR?
OSB, iletişim becerilerini ve sosyal etkileşimi etkileyen karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılıktır. Amerikan Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezi’nin verilerine göre her 36 çocuktan birinin otizm tanısı aldığı tahmin ediliyor. Türkiye’de ise OSB’nin yaygınlık oranı bilinmemekle birlikte, bu oranın dünya geneline yakın olduğu tahmin ediliyor.

ÇOCUĞUNUZUN ERKEN VE YOĞUN EĞITIM ALMASINI SAĞLAYIN
Çocuğunuzun akranlarından farklı davrandığı düşünebilirsiniz. Örneğin, akranları gibi oyuncakları amacına uygun olarak kullanmayabilir. Arabaları yürütmek yerine arabayı ters çevirip sürekli tekerleklerini döndürebilir. Buna ek olarak, çocuğunuz gelişimsel olarak yapabildiği bazı becerileri yapmayı bırakabilir. Örneğin, adını söylediğinizde dönüp bakmayabilir ya da “ba-ba ba-ba da-da” gibi hece tekrarı yapmayı bırakabilir. Siz bu durumdan endişelenirken etrafınızdaki kişiler: “Bekleyin, zamanla düzelir, o da konuşur” ya da “Oyuncaklarla oynamayı sevmiyordur, biraz daha büyüsün oynar” diyebilir. Fakat beklemek, gelişimin en hızlı olduğu, bazı becerilerin daha kolay öğrenileceği zamanı kaçırmanıza neden olur. Bu nedenle beklemek yerine en kısa sürede çocuk nöroloğu ya da çocuk psikiyatrisine başvurmak yapabileceğiniz en iyi şeydir. Tıbbi tanılamanın ardından, çocuğunuzun eğitsel değerlendirilmesinin yapılması ve çocuğunuza en uygun eğitim ortamının belirlenebilmesi için Rehberlik Araştırma Merkezine gidebilirsiniz. Böylece çocuğunuz erken eğitim hizmetlerinden yararlanarak temel becerileri öğrenebilir. OSB olan çocuklar ne kadar erken ve yoğun eğitime başlarlarsa, akranlarını yakalama şansları o kadar artar. Erken ve yoğun eğitim, çocukların gelişimlerini hızlandırmanın ve OSB belirtilerini azaltmanın en etkili yoludur.

Haberin Devamı

GEREKSİNİMLERİNE EN UYGUN ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ
OSB’yi bir hastalık olarak düşünüp kesin bir tedavi aramak yerine, yaşam boyu süren bir serüven olarak görmelisiniz. Günümüzde OSB olan çocukların yeni beceriler kazanmasına ve çeşitli gelişimsel zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı olabilecek bir çok eğitim yöntemi bulunuyor. Bu yöntemler arasından kanıtı dayalı olanların seçilmesi gerektiği unutulmamalı.

Haberin Devamı

OSB’YE KARŞI OLUMLU TUTUM GELİŞTİRİN
OSB bir spektrum bozukluğudur, yani her çocukta farklı biçimde ve farklı derecelerde ortaya çıkar. Bazı OSB olan çocuklar gelişmiş konuşma becerilerine sahipken, diğerleri hiç konuşamayabilir. OSB olan çocukların yapabildikleri de önemli ölçüde farklılaşabilir. Örneğin, bazıları günlük yaşam becerileri için desteğe gereksinim duyarken, diğerleri bu becerileri bağımsız olarak gerçekleştirebilir. Çocuğunuza baktığınızda OSB’nin belirtilerini görmek yerine onun yapabildiklerini odaklanabilirsiniz.

ÇOCUĞUNUZUN EĞİTİM SÜRECİNE KATILIN
Çocuğu en iyi tanıyan bireyler olarak ebeveynler, onların eğitiminin aktif bir parçası olmalı. OSB olan çocuklar, bir ortamda öğrendiklerini beceriyi, diğer ortamlarda kullanmakta zorlanırlar. Örneğin, çocuğunuz okulda kırmızı kalemi diğer kalemlerden ayırabilirken, evde kırmızı kalemi diğer kalemler arasından seçemeyebilir ya da okulda öğretmenin verdiği yönergeleri yerine getirirken evde aynı yönergeleri yerine getirmeyebilir. Bu gibi durumlarda ebeveynler, öğretmenle görüşerek bu davranışları evde çocuklarına nasıl öğreteceklerini öğrenmeli ve öğrendiklerini evde uygulamalı.

Haberin Devamı

ÇOCUĞUNUZU GÖZLEMLEYİN
OSB olan çocuklar; öfke nöbeti gibi problem davranışları genellikle istediği nesneye, etkinliğe, kişiye ulaşmak ya da istemediği nesne, etkinlik ya da kişiden uzaklaşmak için sergilerler. Özellikle konuşmayan çocuklarda bu davranışlar daha sık gözlenebilir. Çocuğunuz da tekrarlayıcı ve zorlayıcı davranışlar sergiliyorsa, bu davranışları tetikleyen etmenleri belirleyerek ortadan kaldırmalısınız.

OSB olan çocuklar ışığa, sese, dokunmaya karşı aşırı duyarlı olabilirler. Hangi görüntülerin, seslerin, kokuların, hareketlerin ve dokunsal hislerin çocuğunuzun problem davranışlarını tetiklediğini belirlemelisiniz. Çocuğunuzun bu davranışlarını neyin etkilediğini anlarsanız; sorunları giderme, zorluklara neden olan durumları önleme ve başarılı deneyimler yaratma konusunda daha başarılı olursunuz. Böylece çocuğunuzun sakin kalmasını sağlayabilirsiniz.

Haberin Devamı

GÜNLÜK AKIŞI PLANLAYIN
OSB olan çocuklar aynılığı koruma eğiliminde olduğundan, günlük rutinlerinde yer alan etkinliklerin neler olduğunu ve hangi sırayla gerçekleşeceğini bilmek isterler. Bu nedenle çocuğunuz için alışveriş yapma, yemek yeme, okula gitme, yatmaya hazırlanma gibi günlük yaşamda sırayla yapılması gereken etkinlikler için bir program oluşturabilirsiniz. Bu program, çocuğunuzun gün için yapması gereken etkinlikleri yerine getirme olasılığını yükseltecektir. Fakat herhangi bir nedenle programda değişiklik yapmanız gerekirse, çocuğunuzu bu değişikliklere karşı mutlaka önceden hazırlamalısınız.

OLUMLU DAVRANIŞLARI ÖDÜLLENDİRİN
Çocuğunuzun uygun olmayan davranışlarında onları uyarmak yerine, uygun davranışlarını yakalamaya çaba gösterin. Örneğin, çocuğunuz masada yemek yerken ileriye geriye hızlıca salladığında, “Düzgün otur” demek yerine sallanmadan yemeğini yediği zamanları yakalayıp, “Evet, süper! Tabağındaki her şey bitmiş” diyerek davranışla ilişkilendirilmiş övgü sunabilirsiniz.
Ödülleri sadece çocuğunuz uygun şekilde davrandığında değil, öğrendiği yeni bir beceriyi sergilediğinde de mutlaka kullanmalısınız. Örneğin, sayı saymayı öğrenen çocuğunuz, evde de “Bir, iki, üç...” diye sayması durumunda “Evet, harika sayıyorsun, böyle devam et” gibi övgü sunmayı unutmayın. Yeni öğrenilen beceriler ne kadar ödüllendirilirse tekrar edilme olasılıkları da o kadar artar.

Haberin Devamı

PROF. DR. DİLEK ERBAŞ KİMDİR?
Bandırma’da doğdu ve ilköğrenimini Bandırma’da tamamladı. 1987’de Bilecik Sağlık Meslek Lisesi’nden dereceyle mezun oldu ve dört yıl süreyle Sağlık Bakanlığı bünyesinde hemşire olarak görev yaptı. Anadolu Üniversitesi, Özel Eğitim Bölümü, Zihin Engelliler Öğretmenliği Programı’ndan 1991’de lisans, 1998 yılında ise Amerika Birleşik Devletleri’nde Illinois Üniversitesi Zihin Engelliler Öğretmenliği alanında yüksek lisans; 2001 yılında Anadolu Üniversitesi’nden Özel Eğitim alanında doktora derecesini aldı. 1998 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1999-2004 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Bozuklukları Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde araştırma görevlisi ve yardımcı doçent olarak çalıştı. 2004-2011 yılları arasında Erciyes Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölümü’nde ve 2011-2023 yılları arasında Marmara Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölümü’nde bölüm başkanı ve öğretim üyesi olarak çalıştı. 2000’de yardımcı doçent, 2003’te doçent, 2010’de profesör unvanını aldı. 2023 yılında emekli oldu ve Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü’nde bölüm başkanı ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Gelişimsel yetersizliği olan çocuklara yönelik etkili öğretim, uygulamalı davranış analizi, olumlu davranışsal destek, tek denekli araştırma yöntemleri konuları Prof. Dr. Erbaş’ın bilimsel çalışma konuları arasındadır. Bu konularda ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış araştırma makaleleri, kitapları, kitap editörlüğü, ulusal ve uluslararası konferanslarda sunulan bildirileri ve proje ikincilik ödülü, mansiyon ödülü vardır.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!