Bakan Özer: Tüm sınıfları kapalı olan okulumuz bulunmuyor

Güncelleme Tarihi:

Bakan Özer: Tüm sınıfları kapalı olan okulumuz bulunmuyor
Oluşturulma Tarihi: Şubat 15, 2022 10:50

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “Bugün itibarıyla COVID-19 salgını dolayısıyla tüm sınıfları kapalı olan hiçbir okulumuz bulunmuyor” dedi ve kronik rahatsızlığı olanlar ile özel eğitimlilerin devam zorunluluğundan muaf olacağını açıkladı.

Haberin Devamı

Gaziantep ziyaretinde yüz yüze eğitime aynı kararlılıkla devam edileceğini söyleyen Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer şöyle devam etti:

“7 Şubat’ta başladığımız ikinci dönemde yine yüz yüze eğitime aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Bilim Kurulu’nun önermiş olduğu kriterleri yerine getirerek bu dönemi de yüz yüze eğitim olarak nihayetlendireceğiz. Bugün itibariyle COVID-19 salgını dolayısıyla tüm sınıfları kapalı olan hiçbir okulumuz bulunmuyor. Okullarımız her türlü tedbiri alarak bu süreçten de başarılı bir şekilde çıkacak.

ÖZEL EĞİTİMLİLER DEVAM ZORUNLULUĞUNDAN MUAF OLACAK
Kronik rahatsızlığı olan ve her kademede özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerimizin salgın nedeniyle okullara erişimi ile ilgili sıkıntıları olduğu yönünde şikayetler geldi. Dolayısıyla kronik hastalığı olan ve bunu sağlık belgesi ile belgelendiren öğrencilerimizi ve her kademede özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerimizi bu dönem devam zorunluluğundan muaf tutacağız. Devam mecburiyetleri olmayacak.

Haberin Devamı

15 MART’A KADAR GÖRÜŞLERİ BEKLİYORUZ
Milli Eğitim Bakanlığı yönünden tarihi bir gün yaşandı. 60 yıllık özlem olan öğretmenlik meslek kanunu 7354 sayılı kanunla ilk defa yasalaşmış ve yürürlüğe girmiş oldu. Desteklerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza en içten şükranlarımı sunuyorum. Öğretmenlik meslek kanunu uygulanması ile ilgili yönetmeliği de hazırladık ve tüm eğitim paydaşlarımızın görüşüne açtık. 15 Mart tarihine kadar tüm STK’lardan, öğretmenlerden, eğitimcilerden gelen görüşlere göre öğretmenlik meslek kanunu yönetmeliğine son şeklini vereceğiz ve uygulamaya başlayacağız. Bu kararın tüm eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.

GAZİANTEP’E YENİ YATIRIMLAR
Tüm arkadaşlarımızla sahadayız. Geçen hafta İstanbul sonrasında Konya sonra Ordu iline gittik. Sahada sorunları görmek o sorunları çözmek ve eğitim kalitesini arttırmak için tüm ekip arkadaşlarımızla gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz. Bugün de Gaziantep’teki eğitimin seviyesini çok daha yukarılara çıkartmak için bir toplantı yapacağız. Son dönemlerde Gaziantep’ten çok güzel haberler alıyoruz. Eğitimin tüm kademeleri ile ilgili burada birlik ve beraberlik var. Bu süreci yürüten Sayın Valimize ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Büyükşehir Belediyemiz arsa temin edilmesinden okulların tüm ihtiyaçların giderilmesine kadar her zaman bize destek oluyorlar. Eski Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e çok teşekkür ediyorum. Sorunların çözümü konusunda sürekli istişarelerde bulunduk. Bu toplantıda Gaziantep’in eğitimde geldiği konumu, yapılması gerekenleri görüşeceğiz. Toplantı sonrasında Gaziantep için müjdelerimiz olacak.

Haberin Devamı

EN BÜYÜK PROBLEMİMİZ ARSA SORUNU
Gaziantep’in gerçekten eğitim tarihindeki geçmişine bakıldığı zaman, müthiş bir kapasite artışına gidildiğini görüyoruz. Aynı zamanda şehirdeki eğitim ile ilgili sorunların çözümünde Milli Eğitim Bakanlığı’nın müthiş bir irade ortaya koyduğu görülüyor. Bu çerçevedeki en önemli problemimiz arsa sorunu. Sağ olsun valim, milletvekillerim, belediye başkanlarım el ele vererek Gaziantep’teki arsa sorunlarıyla ilgili çözüme yönelik çok ciddi adımlar atıyorlar. İnşallah, bu kamulaştırma ile ilgili belirlemiş oldukları yeni arsa üretimleri çerçevesinde ilave yatırımlarla, Gaziantep’in eğitimle ilgili altyapı sorununu adım adım çözeceğiz. Kentteki okulların doğal gaz dönüşümleri de nisan ayında tamamlanacak.  Kentte etkili olan yoğun kar yağışı sonrası okulların çatılarında oluşan deformasyonlar için de 50 milyon liralık kaynak aktaracağız.

Haberin Devamı

3 BİN ANAOKULUNDAN 138’İ GAZİANTEP’E
Türkiye genelinde 3 bin yeni anaokulu ve 40 bin de yeni ana sınıfını yılı sonu itibarıyla hizmete açacağız. Yatırımlardan en önemlisi, Gaziantep’e 138 yeni anaokulu yapacağız. Bildiğiniz gibi 2021 yılında ağırlık vereceğimiz en önemli konulardan bir tanesi de okul öncesi eğitime erişim kapasitesini arttırmak olduğundan bahsetmiştik. Bu çerçevede başta İstanbul olmak üzere tüm illerimizde hızlı şekilde yatırım yapmak, özellikle 3-5 yaş aralığındaki öğrencilerimizin okul öncesi eğitime erişimlerini arttırmakla ilgili çok ciddi çalışma yaptık. Bu kapsamda 3 bin yeni anaokulu ve 40 bin de yeni ana sınıfını 2022 yılı sonu itibarıyla hizmete alacağız.

Haberin Devamı

MESLEK LİSESİNDE BAŞARI ÇITASI YÜLSELDİ
Meslek liselerinin, bir zamanlar başarılı öğrencilerin gitmek istemediği okul türüydü ancak günümüzde kapasitesi artan patent, faydalı model, marka, tasarım, tescil üreten ve tarihinde ilk defa yurt dışına ihracat yapan bir okul türüne dönüştü. Geçmişe bakıldığı zaman meslek liselerine önemli bir müdahale olduğunu görüyoruz ve 28 Şubat 1999 yılında yapılan ve sadece mesleki eğitimin değil, imam hatiplerin üniversiteye ulaşımını kısıtlayan katsayılı uygulamasının ülkede 10 yıldan fazla uygulandı. Mesleki eğitimlere bu sistemde başarılı öğrencilerin gitmemeye başladı, çünkü üniversite yolu kapandı.

3 bin 574 tane mesleki Anadolu lisesinde üretim kapasitesini arttırdık. Mesleki eğitim yıllardır iyi giderken ne oldu da bir anda kötü oldu ve işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu personeli yetiştirmekte neden yetersiz kaldı. Geçmişe baktığımız zaman önemli bir müdahale olduğunu görüyoruz. 28 Şubat 1999 yılında yapılan ve sadece mesleki eğitimin değil imam hatiplerin üniversiteye ulaşımını kısıtlayan katsayılı uygulaması 10 yıldan fazla uygulandı. Mesleki eğitimlere bu sistemde başarılı öğrenciler gitmemeye başladı. Çünkü gitse üniversiteye gidemeyeceklerdi. Giderek eğitim sisteminin içinde meslek liseleri en başarısız eğitim sistemine dönüşmüştü. Bu süreçten sonra işgücü piyasasından hep aradığım elemanı bulamıyorum ne olacak bu meslek liselerinin hali çağrılarını duyar olduk. 2000li yıllar beşeri sermayenin arttırılması yönünden altın dönemidir. Bu süreçte eğitimin tüm kademesinde okullaşma oranının arttığı dönemi yaşadık. Son 20 yılda eğitimdeki erişilebilirlik son hızıyla yükseldi. Gelinen noktada biz farklı bir yaklaşım gerçekleştirdik. Daha önceden işgücü temsilcileri sadece yapabilirse atölyelere yardım ediyordu ancak eğitim sürecine katılamıyordu. İstedik ki; işverenler meslek lisesi mezunlarının kendilerine gelmesini beklemesinler. İş birliğinin boyutunu değiştirdik. Eğitim verdiğimiz tüm alanlarda sektör temsilcileri ile müfredatı güncellemeye başladık. Başarılı öğrencilere işverenlerin burs vermesini sağladık. Sadece şunu istedik; istihdamda öncelik sağlansın. Bir anda Türkiye’nin her noktasında meslek liseleri ile sektörün bütünleşmesini sağladık. Bu uygulamadan sonra meslek liseleri yüksek puanlı öğrencileri okullara almaya başladı. 28 Şubat katsayı uygulamasının aksaklığı meslek liselerinde dönüşüm yaşamaya başladı. 3 bin 574 tane mesleki Anadolu lisesinde üretim kapasitesini arttırdık.

Haberin Devamı

‘ÖĞRENCİLER KAZANÇ SAĞLAMAYA BAŞLADI’
Meslek lisesinde öğrencilerin üretimden kazanç sağlamaya başladı. Özellikle pandemi döneminde kimse evinden çıkmazken mesleki lise öğrenci ve öğretmenleri canını ortaya koyarak vatandaşların ihtiyaç duyduğu ürünleri üretti. 2021 yılında 1 milyon hedef koymuştuk. Mümkün değil dediler. 2021 yılı 1 milyar 162 milyonla kapattık. 2021 yılında öğrencilere dağıttığımız pay 52 milyon TL, öğretmenlerimize dağıttığımız pay 112 milyon TL. Mesleki eğitim liselerindeki öğrencilerimizin cebine artık para girmeye başladı. Öyle mesleki liselerimiz var ki; asgari ücretten daha fazla kazanan okullarımız ve öğrencilerimiz var. Mesleki liselerde açılan travma böylelikle kapatıldı. Tam bu iyileşme sürecinde Covid-19 salgını başladı. Mesleki liselerimizde o zamana kadar salgınla ilgili hiçbir altyapı yoktu. Mesleki okullarımız maskeden dezenfektan üretimine, siperlikten, önlük ve tulum üretimine kadar solunum cihazına kadar her türlü ürünü üretebilir oldu. Herkes canının derdindeyken, evinden çıkmazken mesleki lise öğrenci ve öğretmenleri canını ortaya koyarak vatandaşların ihtiyaç duyduğu ürünleri üretmeye başladı. Mesleki eğitimdeki bu kapasite olmasaydı salgın sürecinde çok aşırı zorlanırdık. Salgın sürecinde toplumun mesleki liselere olan saygısı arttı.

'52 AR-GE MERKEZİ KURDUK’
2021 yılında 250’ye yakın patent, faydalı model, marka ve tasarım tescili gerçekleştirildi. Bu işin bir basamak daha ötesine geçip 52 Ar-Ge merkezi kurduk. Her geçen gün kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayan meslek liselerine dönüştük. Meslek liseleri artık tüm altyapısını kendisi oluşturup başka okullara gönderiyor. Gelinen noktanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Mesleki liseler iki kanaldan yürüyor. Bu işin bir de mesleki eğitim merkezleri boyutu var. Mesleki eğitim merkezlerimizde haftada bir gün okula, geriye kalan günlerde işletmeye giden öğrencilerimiz var. Müthiş bir model ama çalışmıyor. 60-70 binlerde öğrencisi var. Burada bir sorun var dedik. Zorunlu eğitim kapsamında olmasına rağmen lise diploma hakkı yok. Üç yılın sonunda kalfa oluyor dört yılın sonunda usta oluyor ama lise diploması yok. Altı ay lise diploma hakkı alabilmek için uğraştık. Lise diploması almak için ayrıca açık öğretime kayıt yaptırması gerekiyordu. Bu hakkı teslim ettik ve lise diplomasını da verdik. Bir anda öğrenci sayısı yüzde 63 arttı. Şimdi yine istediğimiz gibi gitmemeye başladı. 130 bin bantlarına geldi. Şu andaki genç işsizliği azaltıp işsizlikte tek haneye inmek için kullanacağımız en önemli enstrüman budur. Bunu Cumhurbaşkanımıza da anlattım. Cumhurbaşkanımız inandı ve 25 Aralık 2021 tarihinde 3308 sayılı kanunda 3 tane değişikliğe gitti. Her ay verilen asgari ücretin yüzde 30 kısmını devlet üzerine aldı. İkincisi ise üçüncü yılın sonunda kalfa olanlar asgari ücretin yüzde 50sini almaya başladı. Bugün itibarıyla 330 bin öğrenci mesleki liselerde kayıtlı. Yani yüzde 100ün üzerinde bir talep oldu ve öğrenci sayısı arttı. 2022deki hedefimiz 1 milyon vatandaşımızın mesleki eğitim merkezleri ile buluşturulmasıdır."

Konuşmalarının ardından Bakan Özer ve beraberindekiler kitap fuarını gezdi.

BAKMADAN GEÇME!