Dünya Seçilirsem dar gelirliye konut için çalışacağım
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Seçilirsem dar gelirliye konut için çalışacağım

Seçilirsem dar gelirliye konut için çalışacağım

Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanlığı için pazar günü yapılacak ikinci tur seçimin favorisi Soysal Demokrat Parti (SPD) adayı Peter Feldmann, Hürriyet’in sorularını yanıtladı.

ORTA çağlardan beri Almanya’nın en önemli merkezlerinden biri olan Frankfurt, bu ülkedeki Türk toplumunun dünü ve bugünü açısından da önemli.
Türkiye’den Almanya’ya işgücü göçü başladığında, bavulunu alıp İstanbul’dan yola çıkan birinci kuşaktan binlerce Türk’ün, bu ülkeye ayak bastıkları ilk merkezlerden biri Frankfurt Tren Garı’ydı. 60’lı yıllarda binlerce Türk, yeni yaşamlarına başlamak üzere Frankfurt’tan Almanya’nın birçok kent ve kasabasına dağıldı.
Binlercesi de Frankfurt ve çevresine yerleşti.
Zamanla burada çok dinamik bir toplum olarak kentin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel yaşamını etkilediler.
Küçük, büyük birçok işyeri açıldı, Türkiye’nin büyük şirketleri ve bankalar burada temsilciliklerini açtılar, yatırım yaptılar, Türk kökenli politikacılar partilerde sorumluluklar üstlendiler, yerel yönetimde yer aldılar. Türkçe medyanın Türkiye dışındaki en büyük merkezi Frankfurt yakınlarda oluştu. Türk gazetelerinin Avrupa baskıları uzun yıllar boyunca burada hazırlanıp, basıldı ve buradan dağıtıldı.
Düzenlenen fuarlar dolayısıyla Türkiye’den her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Frankfurt, 2008 yılında Türkiye’yi ‘onur konuğu’ olarak selamladı.
Frankfurt’taki ilk Türk izlerini 15’inci yüzyıla kadar götürmek mümkün. Alman İmparatorluğu’yla ilişkileri önem veren Osmanlıların, Frankfurt’ta yeni imparatorlar için düzenlenen törenlere katılmak üzere temsilciler, hatta mehter takımı gönderdiği bile biliniyor.
Türkiye’nin en büyük başkonsolosluklarından biri de Frankfurt’ta yer alıyor.
Frankfurt’un nüfusu 740 bine yaklaşıyor. Ekonomik ve sosyal olarak Frankfurt’u içinde yer aldığı 5.5 milyon nüfuslu Rhein-Main bölgesiyle birlikte ele almak gerekiyor. Dünyanın her yerinden göçmenlerin yaşadığı, 100’ün üzerinde dilin konuşulduğu Frankfurt’taki Türk nüfusu 50 bin civarında olarak görülüyor. Ancak, Alman vatandaşlığına geçmiş olanlarla, Türk-Alman aileler de dikkate alındığında çok daha büyük bir toplum söz konusu.
Almanya’da ‘çok kültürlülük’ konusunun yerel yönetime ait bir özel kurumun görev alanı olarak değerlendirildiği ilk kent olan Frankfurt, Almanya’da Türk toplumu açısından birçok ilklere damgasını vurdu.
Örneğin Frankfurt Büyük Şehir Belediyesi’nin İletişim ve Tanıtım Dairesi’nin başında Türkiye kökenli bir yönetici var.
Ve Almanya’nın Türk kökenli ‘first lady’si de Frankfurt’ta. Altı yıl önce Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen ve bu görevi bir dönem daha yürütmek talebiyle seçime giren Peter Feldmann, bu dönemde şimdiki eşi Zübeyde Feldmann’la dünya evine girdi ve ‘Türklerin eniştesi’ oldu.

Seçilirsem dar gelirliye konut için çalışacağımPeter Feldmann ve Türkiye kökenli eşi Zübeyde Feldmann

FELDMANN FAVORİ ADAY
Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanlığı ikinci tur seçiminin favori adayı Peter Feldmann... 25 Şubat’ta yapılan birinci tur seçimde oyların yüzde 46’sını alarak diğer 11 adayı geride bırakan sosyal demokrat politikacı, seçim programındaki hedeflerinden, Türkiye – Almanya ilişkilerine çeşitli konulardaki sorularımızı yanıtladı.
İkinci tur için kendi partisinin yanı sıra, ilk turda oyların yüzde 8.8’ini alan Sol Parti’nin de desteğini arkasına alan Feldmann, Yeşiller partisinin tabanının da sandıkta kazanmaya çalışıyor. Yeşiller’in üst yönetimin Feldmann’ı açıkça desteklemeye karşı, ancak partinin tarihi liderlerinden Daniel Cohn-Bendit ikinci turda onun desteklenmesi yolunda çağrıda bulundu. Birinci turda yaklaşık yüzde 6 oy alabilen iddialı adaylardan Volker Stein da taraftarlarını Feldmann’ı destekleme tavsiyende bulundu.
Tüm olumlu gelişmelere rağmen bu konuda sonuçlara ilişkin yorum yapmaktan uzak duran Feldmann, “Henüz son söz söylenmedi” diyor. Feldmann kendisine yönelttiğimiz sorulara şöyle yanıt verdi:

Seçilirsem dar gelirliye konut için çalışacağım

HERKES SANDIĞA GİTMELİ
Birinci turda beklenenin üstünde bir başarı gösterdiniz? Birçoklarını şaşırtan bu gelişmeyi nasıl yorumluyorsunuz?
Bu bana karşı büyük bir güven olduğunu gösteriyor. Bundan dolayı gururluyum ve şükran duyuyorum. Tabii henüz ortada kesinleşmiş bir durum yok. 11 Mart’ta ikinci tura gidiyoruz. O nedenle konut kiralarının ödenebilir hale getirilmesini, toplu ulaşımın ucuzlatılmasını ve çocuk yuvalarının parasız hale getirilmesini isteyenler sandık başına gitmeli.
İkinci bir altı yıl için Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanlığı‘na iyice yaklaştınız. İlk altı yıl nasıl geçti? Bu dönem için hedeflerinize ulaştığınızı söyleyebilir misiniz? Hedefleyip de gerçekleştiremediğiniz hususlar var mı?
Başlangıçta zaman zaman gerçekten de büyükşehir belediye başkanı olduğumu hatırlamak için kendi kendimi uyarmak zorunda kaldığım bile oluyordu. Bu görev beni zorladı ve belirledi. Ama başlangıçtaki hedeflerimi daha da doğruladı. Buradaki uluslararası ortamı büyük bir şans olarak değerlendirmek, herkes için ödenebilir konutlar inşa etmek, çocuk yuvaları için aidatları kaldırmak, otobüs, tramvay ve metro ulaşım bedellerini düşürmek. Görev döneminde şehrimizin bir çok güzel yerine gittim, harikulade insanlarla bir araya geldim. Örneğin Müslüman cemaatlerin iftar yemeklerine katılım benim için her zaman güzel bir tecrübeydi. Orada bazen insanın nutkunun tutulmasına yol açan bir misafirlikle karşılandım.

Seçilirsem dar gelirliye konut için çalışacağımPeter Feldmann, Turgut Yüksel

SEÇİLİRSEM YAPACAĞIM İLK İŞ
Şimdiki hedefleriniz neler? Seçildiğiniz takdirde ilk olarak hangi hedefleriniz için harekete geçeceksiniz?
12 Mart’ta Frankfurt Havaalanı’ndaki toplantıma gideceğim ve Luminale’nin (Işıklar Festivali) tanıtım toplantısını yapacağım. Konut kiraları, kreşler ve toplu ulaşıma ilişkin hedeflerimiz benim için çok önemli. İkinci görev döneminde de şimdiki gibi çok çalışacağım, bana güvenen herkes haklı olarak benden bunu bekliyor.
Özellikle dar gelirliler için ödenebilir konut konusu Frankfurt‘ta halen büyük bir problem. Büyük Britanya‘nın Avrupa Birliği‘nden ayrılmasıyla Frankfurt‘un uluslararası iş ve finans dünyası için önemi daha da artacak. Bu da konut sorununun da da kötüleşmesine neden olacak? 2030 yılına kadar 100 bin daha konut ihtiyacı olacağı tahmin ediliyor. Bu konut sorunu nasıl çözeceksiniz?
Bence bankerler için sürekli daha fazla lüks dairelerden ziyade, polis memurları, sağlık personeli, satış elemanları ve bakıcılar gibi kazancı normal düzeyde olan çalışan insanlar için ödenebilir konutlar daha önemli. Bu alandaki destekleri yeniden iki katına çıkarmalıyız. Toplu konut kuruluşu AGB’nin kiraları dondurma uygulamasının süresini uzatmalıyız. Yarısı kamusal destekle inşa edilen konutlar içerecek yeni bir yerleşim alanı iskan etmeliyiz. Kentin çevresini de konut için iskana açmalı ve kent içinde boş duran büro binalarını konuta çevirmeliyiz. Bunu hep birlikte başaracağız. Çünkü artık herkes Frankfurt’ta çalışan insanların, yaşamlarını burada sürdürebilmesi gerektiğini kabul ediyor.

POLİSİMİZ İŞİNİ ÇOK İYİ YAPIYOR
Rakipleriniz size güvenlik konusuna yeterince ağırlık vermediğiniz eleştirisini yöneltiyorlar. Bu konuya nasıl bakıyorsunuz?
Saçmalık. İçişleri Bakanı’yla birlikte Merkez Garı bölgesinde 137 polis memurunun daha görevlendirilmesini sağladım. Geçen yıl buradaki suç oranı yüzde 5 geriledi ve Frankfurt Almanya’da 9’uncu sıraya yerleşti. Bu daha az suç demektir. En önemlisi evlere yönelik hırsızlık çok belirgin bir biçimde geriledi ve polis işlenen suçların yüzde 64’ünü açıklığa kavuşturuyor. Polisimiz işini çok iyi yapıyor. Seçim kampanyasındayız diye Frankfurtumuz hakkında kötü konuşmaya ve polisimizin başarılarını küçümsemeye kimsenin hakkı yok.
Frankfurt, Almanya‘nın çok kültürlülük açısından önde gelen kentlerinden. Sadece son 50-60 yıldır değil, yüzyıllardır göç alan bir kent, önemli bir ticaret merkezi. Dünyanın Buna rağmen yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık Frankfurt‘ta da yaşanıyor. AfD, başarı şansı olmadığı için başkanlık seçiminde karşınıza aday çıkarmadı ama son yerel ve genel seçimde yüzde 9‘a yakın oy almıştı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yabancı düşmanlığı ve ayrımcılığa karşı politikanızı özetler misiniz?
Her zaman buradaki ekonomik başarımızın kentin uluslararasılığına dayandığını vurguluyorum. Bu dünden beri değil, yüzyıllardır böyle. Fuarımız sürekli rekor sonuçlar elde ediyor, gelen turistlerin sayısı artmaya devam ediyor. İşsizlik son 30 yılın en düşük seviyesinde. Almanya’nın doğusundaki bazı kentlerde insanlara karşı gösteriler yapılırken, biz burada birbirimize kenetleniyoruz. ‘Fragida’ hareketi Frankfurt’ta kalıcılaşmaya çalıştığı, insanları bölmeye, birbirine karşı kışkırtmaya çalıştığı dönemde Römer Meydanı’nda 16 bin kişi, şehrimizde ırkçılık ve ayrımcılığa yer yok mesajıyla toplanmıştı. Biz Frankfurt olarak tüm dünyaya açık ve uluslararasıyız, öyle de kalacağız.
Seçim kampanyasında, 60‘lı yıllarda Almanya‘ya gelip, bu ülkenin ve Frankfurt‘un gelişimine katkıda bulunan ilk kuşak göçmen işçilere yönelik ‘Şükran Anıtı’ projenizi dile getirdiniz. O dönem göçmenlerin Frankfurt‘ta ilk ayak bastıkları Merkez Garı önünde yaptırmayı düşündüğünüz bu anıtla ilgili ayrıntı verir misiniz?
Evet. Buraya gelen ‘Misafir İşçiler’in Merkez Gar’da trenden indikleri peronlardan birine bir anıt dikeceğiz. Bu insanların zorluklarla karşılaştılar. Ayrımcılığa uğradılar, itilip kakıldılar. Ama bu arada Frankfurt’u onlar güçlendirdi, örneğin tramvay yollarının inşasına katıldılar. Artık hiç biri ‘misafir işçi’ değil, hepsi Frankfurtlu. Onların çocukları ve torunlarının eğitimle yükselmek gibi büyük bir hedefleri var. Birçok kişi çocuklarının iyi bir eğitim sayesinde kazancı iyi olan bir meslek sahibi olabilmelerini hayal ediyor. Yeterince çaba gösteren başarır. Benim siyasal anlayışımın temeli budur.

Seçilirsem dar gelirliye konut için çalışacağımPeter Feldmann’ın seçim kampanyasına Hessen Milletvekili Turgut Yüksel ile Frankfurt İl Genel Meclisi üyesi Figen Brandt da destek veriyor.

TÜRKÇE KAMPANYASINA DESTEK
Çok dilli eğitime önem veriyorsunuz. Göçmen kökenli çocukların ana dillerini yeterince öğrenebilmeleri için devletin de görev düştüğünü savunuyorsunuz. Kendi kızlarınızın Türkçe de öğrendiğini biliyoruz. Bir süredir Hessen okullarında Türkçe‘nin eğitim programlarında yer alan bir yabancı dil olarak kabul edilmesini hedefleyen bir kampanya yürütülüyor. Sizin bu konudaki yaklaşımınızı açıklar mısınız?
Bu kampanyayı çok iyi buluyorum. Çünkü Almanca ve İngilizce’nin yanında bir üçüncü dil çok önemli bir avantaj. Yurtdışına gittiğimde Frankfurt’un reklamını bununla yapıyorum. Örneğin Frankfurt’ta iş yapmak isteyen Türk girişimcilere “Buraya kimseyi getirmek zorunda değilsiniz. Frankfurt’ta iyi eğimli, dilinizi bilen, çalışkan ve zeki bir çok kişi var” diyorum. Frankfurt’ta yatırımların çok olduğu bir yer, bu durumu çok iyi değerlendiriyoruz.
Okul öncesi dönemdeki ana dili eğitimi de önemli. Sizin yönetiminizdeki Frankfurt Belediyesi Tūrkçe Almanca iki dilli çocuk yuvası açacak mı?
Bu var zaten. Açılışını ben yaptım. Çok iyi bir örnektir. Burada Almanca-Fransızca ve Almanca-İspanyolca çocuk yuvalarının yanı sıra bir süredir de yöneticiliğini eşimin yaptığı bir Almanca-Türkçe çocuk yuvamız var. Frankfurt böyledir işte. Bundan gurur duyuyoruz.

Seçilirsem dar gelirliye konut için çalışacağım

YEREL SEÇİM HAKKI TANINMALI
Peter Feldmann ve dört kişilik Feldmann ailesi sadece Frankfurt‘ta yaşayan Türkler için değil, tüm Türkler için çok özel bir kazanım. Biliyorsunuz size ‘Bizim enişte’ diyorlar. Bunu siz nasıl yaşıyorsunuz? Türklerle bir araya geldiğinizde neler hissediyorsunuz?
Türk kökenli birçok kişinin aileye verdiği önemi bildiğim için bu benim büyük bir onur. Evet bunu biliyorum ve bundan dolayı mutluyum. Bu vesileyle belki şunu söylemeye hakkım var: Eniştenizin şimdi size ihtiyacı var. Frankfurt’un geleceği söz konusu.
Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi ve diplomatik krizler devam ediyor. Onbinlerce Türk kökenli göçmenin yaşadığı Frankfurt‘ta bu durumu siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Frankfurt‘taki Türk – Alman dostluğunun başkentler arasındaki gerilimden daha fazla zarar görmemesi için gerekli adımlar atılıyor mu?
* Hepimiz her şeyden önce Frankfurtluyuz. Burada din ve düşünce özgürlüğü, eşitlik, özgür seçme ve seçilme hakkı gibi demokratik kurallar geçerlidir. Türkiye ve Almanya’nın yeniden yakınlaşmasını çok istiyorum. Kardeş şehrimiz Eskişehir’le ve Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen’le çok güzel bir ilişkimiz var. Her iki kent de gençlik değiş-tokuşu gibi projelerle bu yakınlaşmayı hedefliyor. Bu nedenle bu insanlar için destek ve dayanışmayı savunuyorum.
Frankfurt‘ta 50 bine yakın Türkiye kökenli göçmen yaşıyor. Ancak seçme ve seçilme hakkına sahip olanların sayısı 10 bin civarında. Yarım yüzyıldır bu kentte yaşayan, burada çalışıp, emekli olan binlerce Türkiye kökenli göçmen, Alman vatandaşı olmadıkları için kendi yaşadıkları kentin yönetiminin belirlenmesine katılamıyorlar. Ancak birkaç yıldır burada yaşayan diğer Avrupa ülkelerinden göçmenlerin ise bu hakkı var. Sizce Türkiye kökenli göçmenlerin vatandaşlık koşulu olmadan yerel yönetim ve belediye başkanı seçimlerine katılıp, oy verme haklarını tanımanın zamanı gelmedi mi?
Uzun yıllardır ben de bunun için mücadele ediyorum. Frankfurt’ta beş yıl ya da daha fazla yaşayan herkes yerel yönetim ve belediye başkanı seçimlerine katılmalı. Frankfurt’ta bu kadar uzun bir süre Frankfurt için çalışan insanların buradaki süreçlere katılma hakkı olmalıdır.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle