Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dinle gel sana anlatayım, fırtına nedir

Yok, şair filan olmadım! 6 Mart 1554’te ölen Piri Reis’i mart ayında anmak için ‘Kitab-ı Bahriyye Denizcilik Kitabı’ndan bazı bilgileri kısaltarak aktardım. Fırtına, rüzgár çeşitleri ve pusula için bundan güzelini de yazamazdım zaten.

Piri Reis’in bu önemli eseri dünyaca selamlanmıştır. Dünya haritası ve Kuzey Amerika haritasının çizimlerindeki mükemmellik, tüm dünyada büyük hayranlık uyandırmakta. Bu kitabı her Türk vatandaşı okumalı. Ben saman kağıdına basılmış 400 sayfalık bir kopyasını 1973 yılında 40 TL’ye satın almışım. Şimdinin eskiyen liraya çevirmek için altı sıfır koyunca 40 milyon TL ediyor, yani bu hesaba göre geçen otuz yıl içinde kitaplar ucuzlamış mı? Büyük denizci ve bilim insanımızı tanımak için bu kitabı okumalısınız...

Herkesi denizden anlar sanma sen

Sakın hepsi anlar sanma işinden

Ey hürmet sahibi deniz ehli ona derler ki

O deniz ilmini tam bilir belki

O bütün mevsimlerin halini bilmelidir

Ayın gökte yürüyüşünü öğrenmelidir.

Her yolda bir mürşidi kamil gerek

Bir denizci ilim ile amil gerek

Öğrenmeli her işi hep noksansız

Ki denizde kazasız yol bulasız

Tedbirden sonra, bırakırlar işi Hakka.

Böylece işleri yürür hep saat ve dakka

Bilmeden hep sormalı bilmediğin

Denizlerin İskenderi olan Pirimiz.

Hep dolaştı bu denizi, biliriz

Bütün denizleri rahatlıkla gezmesinin sebebi

Danışırdı, fikir alırdı görünce bir bileni

İnsanların, bakmaz idi parasına, çuluna.



İşit şimdi fırtınanın aslını

Oluşunu gelişini faslını

Yeldir o, eser gerçi ey yar

Türlü şekil, çeşit çeşit ismi var

Muhalif rüzgar vardır çok sert eser

Yağmur rüzgarı derler kamçılar geçer

Dalga kabarır yay gibi, aşar taşar

Fikirler ve akıllar onu görünce şaşar

Heybetle gemiye dalga bindirir

Dinle gel sana anlatayım bu nedir

Sürer atı istemediği yola

Hak bilir, sonunda ne işler ola

Ya batırır denizde, ya vurur taşa

Ey Allahım, sakın gelmesin bu iş başa

Eğer bir limana girer ise kurtulur

Tövbe eder her şeye asiliği unutur.

Fırtına işte budur söyledim

Kudretimle size tarif eyledim



Dinle şimdi, rüzgarları diyeyim

Onları da size hep bildireyim

Başlıca rüzgarlar ki azizim

Dört tanedir rüzgarlar ki, kaydettim

Biri şarktır ki doğu, öteki kuzey şimal

Biri garptır ki, batı, ötekini güney al

Aslı bu dört rüzgardır ey bahtiyar

Ötekiler bundan olur aşikar

Onun için pusulada bu dördünün çizgisi

Siyah ile kalın çizmek gemicinin adeti

Ki kara çizgi cümlesinin başıdır

Ötekiler hepsi onun eşidir.

Bu dört rüzgar kırımızı ile yazılır

Karayel-Şoluk-Lodos-Poyraz anılır

İşte bunlar da ayrılırlar, sekiz olur yel

Hepsi bunlardır rüzgarlar bil

Bu sekiz de tekrar sekize ayrılır

On altıya bölünür ayrı ayrı karılır

Bu onaltı durmaz ki, artar yine yeniden

Bir onaltı eklenir çizgi çizgi iğneden

Fakat bunlar rüzgarlardan değildir

Otuz iki tanedir tamamı da bunların

Hepsi birden yol bulmakla tanınır.

X