Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Çünkü Lizbon dünyanın en güzel şehri!

    ERAY AYTİMUR erayaytimur@yahoo.com
    11 Mayıs 2017 - 16:22Son Güncelleme : 11 Mayıs 2017 - 16:23

    'İçinden Lizbon geçen müzik' yapan Portekizli ikili Dead Combo, Cappadox kapsamında Perili Ozonlar Vadisi'nde sahne alacak. Konser öncesi "Biz sihirbazız!" diyen ikiliye bağlandık...

    Müzik, çağdaş sanat, gastronomi, açık hava etkinlikleri gibi farklı disiplinleri bir araya getiren Cappadox kapsamında fadoyu blues ezgileriyle harmanlayan Dead Combo da bir konser verecek.Lizbonlu ikilinin çalacağını öğrenince ben de mevzuya ‘bacalhau’ (morina balığı) misali atladım. Bairro Alto’da bir kaç ‘ginjinha’ (vişne likörü) eşliğinde sohbet edebilme ihtimali çok heyecanlandırmıştı, heyhat, tarihlerimiz çakışmadığından kendileriyle yazılı olarak ama ne mutlu ki Portekizce söyleşebildim.

    2003’te Bairro Alto yolunda yürürken ne konuştunuz da grup kurmaya karar verdiniz?
    Daha önce bir kere Howe Gelb konserinde karşılaşmıştık. Sonrasında Bairro Alto’ya yürürken Portekiz gitarının popülerleşmesine en büyük katkısı olan Carlos Paredes’e ithafen ‘Paredes Ambience’ adlı bir temayı kaydetmeye karar verdik ve bu, beraberinde çok daha fazla temayı getirerek Dead Combo’nun başlangıcı oldu, bu anlamda, Dead Combo aslında Tejo Nehri kıyısında başladı.

    Kendinizi neden mezar kazıcı ve gangster olarak tanımladınız?
    Portekizli yönetmen Edgar Pêra’nın deneysel bir filmindeki hayali Vahşi Batı tasvirinde böyle iki karakter vardır, oradan esinlendik.

    İlk albümden itibaren yankı uyandırmanızın sebebi müziğinizin kulağı çabuk yakalaması mı?
    Hey olur mu, biz sihirbazız! Ve kendimize has bir kimliğimiz var. Biz 20. yüzyılın sonlarından kalma bir Lizbon kafesinde oturarak müzik yapmıyoruz. Kabarelerde de dolanmıyoruz. Biz çoğunlukla karanlık sokaklarda yürüyoruz ya da Sodré (15. yüzyılda deniz taşımacılığıyla nam salmış ailenin ismini verdiği semt) iskelesinde takılıyoruz. Bizim müziğimizin bir kategorisi yok değil, var, içinden Lizbon geçen müzik.

    Portekiz müziği 90’lardan sonra epey değişmiş, siz bu değişimden nasıl etkilendiniz?
    Her 10 yılda bir mutlaka değişiklikler olur. Ve biz halen, yüzyılı değiştiren müzik yapıyoruz. Müziğimizdeki gerçek değişimi, bizim kimliğimiz temsil ediyor. Eklektik tipleriz; müzik, sinema, tiyatro, dans, bale, edebiyat, senaryo, yeni teknoloji, astronomi ve genel olarak tüm sanatlar ile ilgili her şeyi seviyoruz.

    ‘Povo que cais descalço’ (Yalınayak yürüyen insanlar) isimli bir parçanız var. Yalınayak yürüyen insanlar nasıl olur?
    Müziklerimizin hiç biri günlük yaşananlar esaslı olarak ortaya çıkmıyor. Bu parçanın ismi Amália’nın ikonik şarkısı ‘Povo que Lavas no Rio’ (Nehirde yıkanan insanlar) ile tematik bir analoji oluşturuyor. Tıpkı Carlos Paredes gibi Amália Rodrigues de bir ikon ve Portekiz tarihine ait bir referans.

    Lizbon’a bazılarımız neden ilk görüşte âşık oluyoruz?
    Çünkü Lizbon dünyanın en güzel şehri.

    Peki Portekizliler Salazar (Portekiz’in 1932-1968 yıllarındaki diktatörü) hakkında neden hiç konuşmuyor?
    Çünkü Salazar bizim geri dönmeyi sevmediğimiz geçmişimizdir...

    Dead Combo konseri, 18 Mayıs akşamı Cappadox kapsamında Kapadokya-Perili Ozanlar Vadisi’nde.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı