Bir oyuncuda ne aranır?

Melike Karakartal
16.10.2009 - 17:32 | Son Güncelleme:

Geçen hafta Çağan Irmak'ın son filmi Karanlıktakiler'den bahsetmiştim hatırlarsanız.

Habitus
mkarakartal@hurriyet.com.tr

Geçen hafta Çağan Irmak'ın son filmi Karanlıktakiler'den bahsetmiştim hatırlarsanız.

Filmin başrol oyuncularından, Egemen karakterini canlandıran Erdem Akakçe'yle bir Elele çekimi için tekrar bir araya geldik geçenlerde.

Bakın filmde döktüren başarılı aktörün meğer ne marifetleri varmış!

Kendisinin, oyunculuk kariyeri bir yana, uzun yıllardır aktif olarak devam eden bir müzik hayatı söz konusu.

15 yıldan beri bas gitar çalıyor, aynı zamanda vokalistlik yapıyor Erdem Akakçe.

Bir süredir her perşembe Beyoğlu'ndaki The Mask Bar'da şarkı söylüyor.

Erdem'le müzik hayatı üzerine biraz sohbet ettik.

Anlattığına göre bu işlere 14 yaşında Ankara'da bir barda tumba çalarak başlamış. Yaşı tutmadığı için hayat pek zormuş tabii o zamanlar. 23 yaşına kadar
Ankara'da sahneye çıkmadığı bar kalmamış. Gitar ve bas gitar çalmış, şarkı söylemiş... Taa ki ıstanbul'a gelene kadar. İstanbul'a ilk adımını attığı 1998 yılından
2004'e kadar sahneden uzak kalmış.

2004'te, daha önce benim de Kadıköy Shaft'ta izlediğim U-Turn grubunun solisti olmuş ve uzun süre bu grupla birlikte sahneye çıkmış. Grup macerası bittikten kısa bir süre sonra ise kendi ismiyle Mask'ta çıkmaya başlamış.

Erdem, müzisyen arkadaşlarıyla birlikte güncel rock parçalarını cover'lıyor.

Meraklandım, neler söylüyorsun diye sordum, akustik cover'larıyla bilinen The Lost Fingers'tan sekiz parça çaldıklarını söyledi. Bu da demek oluyor ki, repertuarın rock tarafı dışında Pump Up the Jam'dan Part Time Lover'a enteresan bir çeşitleme söz konusu...

Erdem Akakçe'nin müzik yanının olmasına açıkçası sevindim. Türkiye'de nedense oyunculuk sadece bir takım yüz ifadeleri anlamına geliyor. şarkı söyleyen/dans eden/enstrüman çalan aktör bulmak zor. Halbuki oyunculuğun tanımında bu meziyetler yok mudur? Bakınız bir-iki küçük örnek: Oscar töreninde performansıyla ağzımızı açık bırakan Hugh Jackman, Moulin Rouge'da tüm şarkıları kendi sesleriyle okuyan Nicole Kidman ve Ewan McGregor, dansıyla efsane olan John Travolta... Sahne yeteneği sadece mimikten oluşmuyor yani!

Bizdeki durum ise ne yazık ki pek iç açıcı değil... Boyun kaslarını sıkmaktan inme inecek aktörlerimizi, dudak büzüp üzgün bakmaktan kasılan aktristlerimizi de anmadan geçmek istemem.

Düşünsenize, sinema ve dizi tarihimizin bir bölümü kendi dublajını bile yapamayan “oyuncu”ların, zorlama mimikleriyle yazılıyor...
İlginçtir, bu kimsenin canını pek sıkmıyor...

Çok sıkıldım!

Epeydir çok sıkılmıyordum, daha doğrusu sıkılıyor ancak biraz cepte biriktiriyordum. Buyurunuz, vakit gelmiştir, bugün dökülüyorum:

* Deniz otobüsü-vapur gibi araçlar iskeleye yanaşırken ayağa kalkıp bekleyenlerden ve yanaşır yanaşmaz can havliyle atlayanlardan çok sıkıldım.
Neticede herkes inecek ve kimse o vapurda mahsur kalmayacak, değil mi? Paniğe gerek yok yani. Titanik batarken bile bu kadar kargaşa yaşanmamıştır herhalde.

Sizin yüzünüzden vapur iskeleye yan yatmış bir halde yanaşmaya çalışıyor.

Sonra diyorlar ki, kaptan niye yanaşamadı.

* Erkeklerin tıraş olurken önlerinde hayrat var gibi davranmalarından çok sıkıldım.

Kapasana o suyu. Sizi gidi tatlı su çevrecileri. Suyu bol buldun, akıt bakalım.

* Timuçin Esen olayında, tacizci magazin muhabirlerine sütten çıkmış ak kaşık muamelesi yapan gazetelerden ve internet sitelerinden çok sıkıldım.

* Süreyya Yalçın ile ilgili her şeyden çok sıkıldım. Bakalım magazin basınımız bu genç ve dudaklı kızımızdan ne zaman sıkılacak. Bakınız, ikoncan devri nasıl bitti. Elbet bu da geçecek...

Hangi kızlar çekici?

Kıvanç Tatlıtuğ'a sormuşlar, hangi kızlar çekici diye, dürüst olması önemli demiş. ıç güzelliği diyor yani. Sonra, doğal olması önemliymiş.

Bak, bak, lafa bak. Deli oluyorum ben böyle cevaplara.

Arkadaşım, buğday tenlim, ekmek yüzlüm... Dünyada var mıdır ki bir erkek, ben namussuz, riyakar, sinsi, yılansı kadın severim diyecek?!

Herkes dürüst insan, içi güzel insan ister. Bunu bir özellikmiş gibi öne sürenler bıktırıyor yani!

Desene fişşek gibi, taş gibi kız isterim, ne isteyeceğim diye?!

Dürüstlükmüş... Sen şirketine mutemet mi alıyorsun, çekici kadın tanımı mı yapıyorsun? Anlayamadım pek.

Haydi desek ideal eşinizde hangi özellikleri ararsınız diye, dürüstlük, doğruluk filan da, çekici kadın nasıl bir şeye benzer diyoruz; cevap iç güzelliği olmasın be

Adonisim!

Ne bu kadar zor, niye bu kadar zor anlamak mümkün değil.

Sevişirken de dürüstlüğüyle mi sevişeceksin a be Kıvanç!

 

Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı