‘Gelin Türkiye’de buluşalım müzik yapalım’

Güncelleme Tarihi:

‘Gelin Türkiye’de buluşalım müzik yapalım’
Oluşturulma Tarihi: Aralık 24, 2022 11:22

Türkiye’den Almanya’ya iş gücü göçünün 60. yılı dolayısıyla kurulan ve çoğunluk olarak Almanya’da yaşayan Türk müzisyenlerinden oluşan Diaspora Orkestrası’nın kurucusu Önder Baloğlu, ‘gurbet’i temel aldığı bir programla Türk diasporası müzisyenlerini tek çatıda topladı. Baloğlu, “Hiçbir Türk diasporasının Türkiye’den bağını kopardığını düşünmüyorum. Gelin Türkiye’de buluşalım ve müzik yapalım” diyor.

Haberin Devamı

1988 yılında Adana’da doğan Önder Baloğlu, 2005 yılından beri sanat yaşamını Almanya’da sürdürüyor. Baloğlu, çalışmalarına yoğun olarak Kuzey Ren-Vestfalya eyalet fonu ile desteklenen kurucusu ve sanat yönetmeni olduğu Les essences ile devam ediyor. Türkiye ve Almanya arasında adeta bir sanat köprüsü olan ve iki kültür arasında yarattığı nitelikli projelerle ön plana çıkan Baloğlu, Adana’da Ferhang Huseynov ile yaptığı çalışmalarını takiben Folkwang Sanat Üniversitesi’nde Nana Jashvili, Pieter Daniel ve Andreas Reiner ile çalıştı. Henüz Folkwang’da öğrenciyken Duisburger Philharmoniker/Deutsche Oper am Rhein Düsseldorf-Duisburg’da Konzertmeister kadrosu kazanan Önder Baloğlu; çeşitli Türk, Alman ve uluslararası orkestralar ile de başkemancı olarak Almanya, Türkiye, Avusturya, İsviçre, İspanya, ABD, Kanada, Fransa, Çin, Hindistan, Güney Kore, Rusya, Arjantin, Brezilya ve Peru gibi ülkelerin en prestijli salonlarında sahne aldı.

Haberin Devamı

SADECE MÜZİĞİN ESANSINI ARAMIYOR
2010 yılında İstanbul ile eş zamanlı Avrupa kültür başkentlerinden olan Almanya’nın Essen şehrinde kurulan, Önder Baloğlu’nun sanat yönetmeni ve kurucusu olduğu oda orkestrası Les essences, ismini kurulduğu şehir olan ‘Essen’den esinlenerek, bir şeyin özü anlamına gelen ‘esans’ kelimesinden alıyor. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin elit orkestra üyeleri, genç solistler ve deneyimli oda müziği ustalarından oluşan Les essences, bir uluslararası orkestra olarak kültürlerin kesiştiği bir yapıya sahip. Eleştirel ve cesur bir yaklaşımla tüm dönemlerin gelenek bilincine sahip performans pratiğini geliştirmeyi kendine hedef edinen topluluk, sadece müziğin özünü geri getirmek, süzmek ve sunmak değil, ele aldıkları tarihi, sosyolojik veya toplumsal konunun özünü müzikle damıtmak üzere bir vizyona sahip.

‘Gelin Türkiye’de buluşalım müzik yapalım’

DÜNYANIN BİRÇOK YERİNE MÜZİĞİN ÖZÜNÜ GÖTÜRDÜLER
Les essences; Kapadokya’da Klasik Keyifler Müzik Festivali’nde, İspanya’da Musiquem Lleida Festivali’nde, Mercatorhalle Duisburg’da, CRR İstanbul’da, Orchesterzentrum NRW’de, Konzerthaus Dortmund’da dinleyici ile buluştu. Chorwerk Ruhr, Rosamunde Quartet’ten Anja Lechner ve Andreas Reiner, çellist Anastasia Kobekina, orkestra şefi Reinhard Goebel, viyolacı Gareth Lubbe, Fazıl Say gibi dünyaca ünlü konuk sanatçılarla iş birliklerinin yanı sıra Philharmonie Essen, Tonhalle Düsseldorf, Forum Leverkusen, Stiftung Zollverein Essen, Alten-Synagoge Essen yakında gerçekleşecek önemli konserlerine hazırlık yapıyorlar.

Haberin Devamı

‘AKIL HOCASI’YLA AYNI OKULDA ÖĞRENCİ YETİŞTİRİYOR
Philharmonie Essen, Tonhalle Düsseldorf, Forum Leverkusen, Stiftung Zollverein Essen ve Konzerthaus Dortmund gibi Almanya’nın prestijli konser salonlarında verdiği konserlerin yanı sıra Önder Baloğlu, Almanya’daki önemli konservatuvarlardan biri olan Folkwang Sanat Üniversitesi’nde ve Hollanda’daki Lahey Kraliyet Konservatuarı’nda öğrencileriyle çalışıyor, genç müzisyenlerin gelişmesine destek oluyor. Eğitime çok önem veren ve eğitimin hiçbir yaşta sona ermediğine inanan Baloğlu, birçok ülkeden öğrencisini keman alanında yetiştiriyor. Bir zamanlar Önder Baloğlu’nun da öğrencilerinden biri olduğu, Itzhak Perlman, Werner Ehrenhofer, Edith Steinbauer gibi isimlerle çalışmış, Münih Filarmoni Orkestrası da dahil olmak üzere birçok orkestrada yer almış ve şu an Folkwang Sanat Üniversitesi’nde oda müziği dersleri veren Baloğlu’nun akıl hocası olarak nitelendirdiği Andreas Reiner ile aynı okulda öğrenci yetiştirmeye devam ediyor. Türkiye’de de sıklıkla genç müzisyenlere ders veriyor.

Haberin Devamı

‘Gelin Türkiye’de buluşalım müzik yapalım’

‘ENTEGRASYON DOGMALARININ VAR OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM’
Önder Baloğlu, Türk-Alman kültürünün entegrasyonu ile ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade ediyor: “Bence Almanya’da entegrasyon denince, özellikle kültür hayatında, Türklerin kendi kültürlerine Alman kültürünün entegre edilmesi akla geliyor. Birçok senfoni orkestrası ya da konser organizasyonları da Türk müziğinin orkestralara veya klasik formdaki müzik gruplarına uyarlanması, Türk sazları çalan müzisyenler ile bu orkestraların veya grupların sahne alması gibi çeşitli projeler denemiştir. Bunlar, yani Almanların Türklere yakınlaşması, kültürlerini tanıması, tabii takdir edilmesi gereken hareketler. Ancak entegrasyonun iki yönü olduğunu düşünüyorum ve benim duruşum da burada başlıyor. Çocukluğumdan beri klasik müzik öğrendiğim ve yaptığım için, -ki bu kendi kültürümüzden habersiz olduğum demek değildir- batı müzik kültürüne tabii ki daha hâkimim. Almanya’da kurduğum, Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti tarafından da finansal olarak büyük destek alan orkestram Les essences ile amaçlarımızdan biri müziği bestecilerin bu müzikleri yarattıkları durumlar ve mekânlar ile tekrar bir araya getirip seslendirmek. Bu sebeple kaybolmaya yüz tutmuş kilise müziği kültürünü de korumak adına projeler gerçekleştirdik ve gerçekleştiriyoruz. 2021-2022 Noel ve yeni yıl döneminde Essen şehrinin çeşitli Hıristiyan cemaatlerinde Johann Sebastian Bach’ın dahiyane Noel Oratoryolarının her bir bölümünü Bach’ın bu bölümleri bestelediği farklı ayinlerin birer parçası olarak seslendirdik. Tabii ki bunun Türkiye kökenli bir müzisyen tarafından yapılması kimsenin alışık olduğu bir durum değildi. Projenin organizasyon döneminde bize karşı çıkan insanlar ve cemaatler de oldu ki bu durumu yabancı düşmanlığından ziyade entegrasyon fikrinin dogmalaşmasına bağlıyorum. Bir o kadar da bana ve bu projeme kucak açan kiliseler de oldu ki bu projeyi başarılı bir şekilde, basından da çok pozitif eleştiriler alarak gerçekleştirebildik. Ancak halen entegrasyon dogmalarının zorluklarını çektiğimi hissediyorum. Almanya’nın kültür ve sanat hayatında önemli yerler edinmiş benden de başka birçok değerli sanatçı ve müzisyen var. İyi müzik yapmak, müzikseverlere dokunmak sadece Fazıl Say’a mahsus değil. Tabii ki Fazıl Say dünya çapında büyük bir sanatçı ve hak ettiği kariyeri bu derecede Almanya’da sürdürmesi bir o kadar doğal, ama bizim burada kendimizi gerekli mercilere kabul ettirmemizin de bu dogmalar sebebiyle zor olduğunu hissediyorum.”

Haberin Devamı

GÖÇÜN 60. YILINDA TÜRK DİASPORA ORKESTRASINI KURDU
Türkiye’den Almanya’ya iş gücü göçünün 60. yılı dolayısıyla kurulan ve çoğunluklu olarak Almanya’da yaşayan Türk müzisyenlerinden oluşan Diaspora Orkestrası’nın kurucusu Önder Baloğlu, ‘gurbet’i temel aldığı bir programla Türk diasporası müzisyenlerini tek çatıda topladı. “Hiçbir Türk diasporasının Türkiye’den bağını kopardığını düşünmüyorum. Gelin Türkiye’de buluşalım ve müzik yapalım” diyen Baloğlu, Türk diasporalarına ise şöyle seslendi: “Türkiye’den bağlarını koparmasınlar çünkü buradaki seyirci de çok heyecanlı. Zaten de koparmıyorlar. Ayrıca Türkiye’deki gerekli mecralarda bulunan insanlardan ricam diasporadaki müzisyenlerle bağlarını koparmamaları. Çünkü biz her zaman müziğimizi Türkiye’de paylaşmak isteriz.”

Haberin Devamı

‘Gelin Türkiye’de buluşalım müzik yapalım’

‘TÜRKİYE’NİN KÜLTÜR ELÇİLERİYİZ’
Genç sanatçı, “Elbette bu konserlerin devamı gelecek. İlk olarak Almanya’da bir konser vermeyi düşünüyoruz. Provalarda da görüyoruz ki çok kaliteli bir iş ortaya çıkıyor. Almanya’daki orkestra kültürü UNESCO’nun soyut kültür mirasları listesine alındı ve 140 tane devlet orkestrası var. Ve bu orkestrada yer alan kişiler de bu orkestra kültürünü çok iyi biçimde edinmiş müzisyenler veya bu yolda ilerleyen genç öğrenciler. Bunun da tabii ki bu projenin kalitesinde çok büyük bir etkisi var. Türklerin Almanya’nın kültür ve politika hayatında daha fazla yer edinmesi, Almanlar tarafından da daha fazla yer verilmesi gerektiğini, Türklerin de burayı mesela sadece tatili Türkiye’de rahat geçirmek için para kazanılan bir yer olarak görmekten ziyade, artık buranın bir gerçekliği olduklarını kabul edip, burayı gerçekten evleri gibi görüp bu önemli konularda daha fazla rol almalarını ümit ediyorum. Bu amaçla da tabii burada gerçekleştirdiğim projelerde buranın Türk nüfusuna da ulaşıp batı müziğini tüm incelikleri ve ayrıntıları ile tanıtıyorum” dedi.

KASIM 2023’te FAZIL SAY’LA TÜRK BESTECİLERİ TANITACAK
18 Kasım 2023 tarihinde prestijli konser salonu Philharmonie Essen’de ünlü piyanist Fazıl Say ile beraber Önder Baloğlu ve orkestrası Les essences; Say, Erkin ve Rey’in eserlerini cumhuriyetin 100. yılında dinleyicilerle buluşturacak.

TÜRKİYE-YUNANİSTAN DOSTLUK PROJESİNE HAZIRLANIYOR
Önder Baloğlu ve sanat yönetmeni olduğu orkestrası Les essences, sadece müziğin değil toplumu birleştiren değerlerin de özünü arıyor. Lozan Barış Anlaşması ile 1923 yılında Türkiye-Yunanistan arasında gerçekleşen nüfus mübadelesinin 100. yılında Türk ve Yunan gençleri tekrar bir araya getirecekleri bir dostluk projesine hazırlanıyor. Ailesinde Girit kökleri de bulunan Baloğlu ve Les essences’te yer alan Türk ve Yunan asıllı müzisyenler, birçok acıyı ve ayrılığı içerisinde taşıyan bu konuyu müziğin evrensel dilini kullandıkları dostluk projeleri ile işleyecekler.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!