GeriAvrupa 'Amcamın oğlu, sinema konservedir tiyatro taze yemek'
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Amcamın oğlu, sinema konservedir tiyatro taze yemek'

'Amcamın oğlu, sinema konservedir tiyatro taze yemek'

5. Frankfurt Türk Tiyatro Festivali kapsamında, Frankfurt Rüsselsheim Tiyatro'da bir söyleşi gerçekleştirildi. Oyuncu Zafer Algöz, Zerrin Tekindor  ve yönetmen Hilal Saral'ın katıldığı söyleşide tiyatro ile sinema arasındaki farkı anlatan Algöz "İstediğiniz kadar bir ülkenin başka bir ülkeyle kaynaşmasını gerçekleştirebilmek için dünyanın parasını akıtın, kültür sanatla yapacağınız tanıtımın önüne hiç bir şey geçemez" dedi.

KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı ve Devlet Tiyatroları (DT) iş birliğiyle, Türkiye'nin Frankfurt Başkonsolosluğu'nun himayelerinde Tiyatro Frankfurt tarafından düzenlenen "5. Frankfurt Türk Tiyatro Festivali" kapsamında, Frankfurt Rüsselsheim Tiyatro'da bir söyleşi gerçekleştirildi. Nur Onur'un moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide konuşan Zafer Algöz, festivale geçen sene de geldiğini hatırlatarak, çok kıymetli sanatçıların festival kapsamında tiyatroseverlerle buluştuğunu söyledi.

DAHA ÖNEMLİ NOKTAYA GELMELİYİZ
Algöz, herkesin bu tip etkinliklere destek olmasının önemine değinerek, "Bir ülkenin başka ülkeyle dostluk ilişkilerini geliştirebilmesi, kültürel bağlarını kurabilmesi sanat yoluyla oluyor. Çünkü istediğiniz kadar tanıtım yapın, istediğiniz kadar bir ülkenin başka bir ülkeyle kaynaşmasını gerçekleştirebilmek için dünyanın parasını akıtın, kültür sanatla yapacağınız tanıtımın önüne hiçbir şey geçemez" diye konuştu.
Festivalin daha önemli bir noktaya getirilmesi gerektiğini vurgulayan Algöz, şöyle devam etti: "Batı ülkelerinde oynanan dünyanın bildiği klasik ya da modern oyunları kalkıp burada oynayarak, bizim de onları yapabileceğimizi göstermemiz gerek. Bunların bazı örneklerini biliyorum. Sumru Yavrucuk'un oynadığı 'Shirley' çok zor bir oyun mesela. Bu tip oyunlarla bizim kendi tanıtımımızı yaparak, bu insanlarla kültürel bir bağ kurmamız gerekiyor. Gönül bağımız zaten var. Almanya’da milyonlarca yurttaşımız var. Üstelik de en çok sevindiğim nokta, Almanya'ya ilk gelen kuşakla şu anki kuşak arasında çok büyük fark var. Çocuklar çok erken yaşta dil sorununu çözüyor. Böylece bulundukları ülkeye entegre olmaları çok daha kolay oluyor."

MAHİR CANOVA'NIN TANIMI
Bugüne kadar çok sayıda tiyatro oyunu, dizi ve sinemada rol alan tecrübeli oyuncu, şunları kaydetti:  "Yıllar önce hocalarımızın da hocası Mahir Canova bir oyunumuzu yönetmiş ve bir gün bize tiyatroyla sinema arasındaki farkı sormuştu. Rahmetli, hep 'amcamın oğlu' derdi bize. 'Amcamın oğlu, sinema konservedir ama tiyatro taze
yemektir' dedi. Sinemada bir tane konserve yaparsın sonra aynı standartta
binlerce konserve yapıp dünyanın her yerine gönderebilirsin ama tiyatro taze yemektir. O akşam pişer, o akşam gelen insanlara bir yemek gibi onu sunarsınız ve o akşam yaşanmış olan o akşamki insanlarla oynayanlar arasında cereyan eder. Dışarıdaki insanlar bilmezler bunu."

Amcamın oğlu, sinema konservedir tiyatro taze yemek

Festival Başkanı Kamil Kellecioğlu tarafından oyuncu Zerrin Tekindor’a "Yaşam Boyu Onur Ödülü" takdim edildi. 

TEKNİKTEN ZİYADE KALBE İNANIRIM
Oyuncu Zerrin Tekindor da tiyatro, dizi ya da sinemada oyunculuk farklarına değinerek, "Karakterinize girerken nasıl biriyseniz osunuz, bu değişmez. Roller çeşitlidir, karakterler çok farklıdır. İyi yazarlar tarafından yazılan inanılmaz karakterler var. Onları oynayabilmek çok büyük bir şans ama 'Hiçbir zaman oynadığınız rolden etkilenmezsiniz' diyen bence yalan söylüyor. O rolü çıkartabilmek için evet, yaşanmışlıklarınız vardır, fakat sahne üstünde bütün arkada biriktirdiğiniz her şeyi kanınızın son damlasına kadar sahnede yaparsınız. Fakat elinizden ne geliyorsa her duygunuzu seferber ederek yaparsınız. Ondan sonra da oyunun sonunda selam verdiğiniz anda da bütün bunlar biter. Ben teknikten ziyade buraya, kalbimize inanırım" ifadelerini kullandı.

TİYATROCULARDAN ÖĞRENİYORUM
"Kuzey Güney", "Kara Sevda" ve "Aşk-ı Memnu"nun da aralarında olduğu çok sayıda diziyi yöneten Hilal Saral ise tiyatro kökenli oyuncularla çalışmaktan çok mutlu olduğunu dile getirdi. Saral, tiyatrocuların dramaturji bilgisine sahip olduğunu vurgulayarak, "Her söylediğinden bir şey algılıyor ve öğreniyorsunuz. Kendi adıma da öğreniyorum ve ciddi bir alışveriş oluyor aramızda. Öbür türlü daha tek taraflı bir şey oluyor" dedi.

Amcamın oğlu, sinema konservedir tiyatro taze yemek

SİZLERLE BİRLİKTE DAHA İLERİ TAŞIMAK İSTİYORUZ
İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Giydirici" adlı oyun, Frankfurt Rüsselsheim Tiyatro'da sanatseverlerle buluştu. Türkiye'nin Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı, ekip adına "Giydirici" oyununda "Sir" rolünü oynayan Hakan Çimenser'e plaket, "Lady" rolünü oynayan Hülya Gülşen'e ise çiçek takdim etti. Karartı "Burada kültürümüzü, sanatımızı, tiyatromuzu kendi toplumumuz içinde yaşatmak kadar bunu buradaki Alman dostlarımıza tanıtmak da bu festivalin misyonu, hedefi. İnşallah gelecek yıllarda bu festivali daha da güçlendirerek, içeriğini zenginleştirerek sizlerle birlikte daha da ileriye taşımayı arzu ediyoruz" dedi.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle