Dünya Haberleri

    Akreditasyon iptalini kimler, nasıl belirledi

    Celal ÖZCAN / BERLİN
    13.07.2017 - 09:44 | Son Güncelleme:

    Almanya’nın Hamburg kentinde geçen hafta sonu yapılan G20 zirvesinde 1’i Türkiye kökenli 32 gazetecinin akreditasyonu iptal edildi. Herkes bu gazetecileri kimin, nasıl belirlediğini merak ediyor.

    BAZI Alman gazeteleri, akreditasyon iptallerinin üçünde Türk istihbarat teşkilatı MİT’in etkili olduğunu yazdı. Buna gerekçe olarak akreditasyonu iptal edilen 32 basın mensubundan üç fotomuhabirinin, daha önce Türkiye’de gözaltına alınmış olması gösteriliyor.
    Fotomuhabiri Chris Grodotzki, Spiegel Online’a, Björn Kietzmann, Action Press ajansına ve Willi Effenberger ise kendisini ‘Sol ve Marksist günlük gazete’ olarak niteleyen Junge Welt gazetesine serbest çalışıyor. Grodotzki ile Kietzmann, 2014’te Kobani’deki çatışmaları görüntülemek için gittikleri Diyarbakır’da gözaltına alındı. Dönemin Tarım Bakanı Mehdi Eker, bu iki fotomuhabirini, çocukları gösterilere teşvik etmekle suçladı. Diğer fotomuhabiri Willi Effenberger de 2016’da Diyarbakır’da 2.5 saat gözaltında kaldı.

    TÜRK GAZETECİ ADİL YİĞİT’İN İDDİASI
    Hamburg’ta Avrupa Postası adlı internet haber portalının yayıncısı Adil Yiğit’in de akreditasyonu iptal edildi. Alman medyası Yiğit’in şu sözlerine yer verdi: “Zirve öncesi perşembe akşamı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Merkel, Atlantic Otel’de ikili görüşme yaptı. Ben görüşme öncesi otele gelen ve aralarında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da bulunduğu Türk heyetinin fotoğraflarını çektim. Akreditasyon iptalinin arkasında Türk istihbaratının olduğunu sanıyorum.”
    Bu konuyla ilgili olarak Hürriyet’e konuşan Adil Yiğit, şöyle dedi:
    “Ben zirvenin birinci günü akreditasyonumla basın merkezine girip çalıştım. Bild Gazetesi zirvenin ikinci günü, cumartesi baskısında, G20 olaylarını ‘Sol nefreti durduran yok’ manşetiyle verdi. Ben de gazetenin manşetini internet sayfama koyup, altına ‘Bild Gazetesi polisin göstericilere uyguladığı şiddeti görmezden geliyor’ başlığını attım. Polisin gösterici ve gazetecilere orantısız güç kullandığını yazdım. Ardından tekrar basın merkezine gittim. Kapıdaki polis, ‘Sizin girişinize güvenlik şüphesiyle yasak var’ dedi. Sonra gelen polis yetkilisi akreditasyonuma el koydu. Ben daha çok polis şiddetini yazdığım için akreditasyonumun iptal edildiğinden şüphe ediyorum. Türkiye’de polisin göstericilere müdahalesi burada ballandıra ballandıra yazılırken, biz burada polisin müdahalesini yazamayacak mıyız?”

    SEÇİM MALZEMESİ HALİNE GETİRİLİYOR
    Bazı iptallerde Türk istihbaratının parmağı olduğu iddiasını kimi siyasetçiler seçim malzemesi yapmak istiyor. FDP Başkan Yardımcısı Wolfgang Kubicki, Türk istihbaratının müdahalesi şüphesinin tüm ayrıntılarıyla aydınlığa kavuşması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını gündeme getirdi. Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir bu şüphenin doğru çıkması durumunda birinci derecede skandal olacağını söyledi.

    MİT iddiasına hükümet sözcüsü Steffen Seibert ve Asayiş Şubesi’nden (BKA) yanıt geldi. Seibert ve BKA, akreditasyon işlemi ve de iptali arasında sadece Alman güvenlik birimlerinin bilgisinden hareket edildiğini, yabancı istihbaratın bir müdahalesinin bulunmadığını vurguladı. Akreditasyonların iptali elbette basın özgürlüğüyle bağdaşmaz. Ama 32 basın mensubundan üçü kısa bir süreliğine Türkiye’de gözaltına alındı diye, akreditasyon iptalinde Türk istihbaratı şüphesi aramak, öküz altında buzağı aramaya benziyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı