GeriSağlık Gül hastalığı (Rozasea)
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gül hastalığı (Rozasea)

Gül hastalığı (Rozasea)
Abone Olgoogle-news

Halk arasında ‘gül hastalığı’ veya ‘gülleme’ diye de bilinen rozasea yüzde kızarıklık, yanma, batma hissi, damarlarda belirginleşme, sivilce benzeri oluşumlarla sık görülen bir cilt hastalığıdır. Özellikle maske kullanımının arttığı şu günlerde rozasea çok daha sık karşımıza çıkar oldu.

ROZASEA KRONİK BİR HASTALIKTIR

Gül hastalığı kronik ve zaman zaman ataklarla seyretmektedir. Yanaklar, burun, çene ve alında alevlenme ve rahatlama dönemleriyle seyreden kırmızı yüz görünümü en klasik bulgusudur. Akne rozasea’de yüzde damarlanma artışına bağlı kızarıklık ve bazı kişilerde kırmızı kabarıklık ya da iltihaplı sivilceler görülür. Önceleri hafif kızarıklık ve damarlarda belirginleşmeler olurken zamanla sivilce benzeri lezyonlar oluşmaya başlar. Hastalık ilerledikçe damarlar iyice belirginleşir ve kırmızılık rahatsız edici bir hal alır.

Bu hastaların ciltlerinde bazı maya ve mantarlar da tespit edilebilmektedir.

BEYAZ TENLİLER ŞANSSIZ

Hastalık açık tenli kişilerde, sıcakta ve soğukta ya da güneş altında çalışanlarda daha fazla ortaya çıkar. Bununla birlikte stres, aşırı egzersiz, sıcak çay, kahve çikolata, acı ve baharatlı gıdalar, alkolün aşırı tüketilmesi, ani sıcak soğuk hava değişimleri, güneş ışığı, bazı kozmetikler ve ilaçlar tetikleyici faktörler arasında yer almaktadır. Gebelik ve adet dönemlerinde hormonal dalgalanmalardan dolayı da alevlenebilir. Kişinin duygu durumundaki değişiklik ve psikolojik stres aralıklı gözlenen yanma ve kızarıklık ataklarını tetikleyebilir. 

GÖZ VE BURUN DA ETKİLENEBİLİR

Rozasea hastalığının önemli bir diğer yönü de hastaların yaklaşık üçte birinde göz tutulumu olmasıdır. Gözde sulanma, yanma, ağrı, infeksiyon, ışık hassasiyeti gibi bulgular olabilir. Şiddetli olgular tedavisiz bırakıldığında özellikle erkek hastalarda burun büyümesine yol açabilir. Bu hastalıkta kılcal damar artışı ile birlikte zamanla yağ bezleri de artar ve burunda rinofima denilen özel bir durum gelişebilir. Rinofima; burun derisi altındaki yağ bezlerinin genişlemesi sonucu burunda kızarma, büyüme ve bazen yumrularla ortaya çıkan bir durumdur. Bu durumda cerrahi müdahale veya lazerle dermabrazyon işlemleri uygulanır.

ROZASEA’DEN KORUNMA YOLLARI

Rozasea ataklarından korunmak için sıcak suyla yapılan banyolardan, hamam ve saunalardan uzak durun. Cildinize kese uygulamayın. Güneş koruyucu kullanmadan dışarıya çıkmayın. Acı, baharat, alkol, sıcak çay ve kahvenin aşırı tüketimini kısıtlayın. Aşırı egzersiz ve terlemekten kaçının. Alkol, mentol veya esans içeren toniklerden uzak durun.

Rozasea hastalığının tedavisinde kullanılan yöntemler

Rozasea hastalığının tamamen iyileşmesi zor olsa da, tedavi ile kontrol altında tutulması mümkündür. Kırmızı yüz ve rozasea ile mücadelede ilk yapılması gereken kişinin tetikleyici nedenlerden uzak durması olmalıdır.
Bu kişilerde en sık karşılaşılan problem yanma ve batma hissidir. Tedavide uygun bir cilt bakımı ile cildi yatıştırmak ilk basmak olmalıdır. Hassas ciltlere uygun özellikle çay ağacı yağı içeren cilt temizleyicileri kullanmak, yağlı kozmetiklerden uzak durmak ve nemlendirici kullanmak tahrişi önlemeye yardımcı olabilir.
Hastalığı tetikleyen en önemli faktörlerden birisi de güneştir. O nedenle güneşten korunma konusunda dikkatli olmalısınız. Günde 2-4 saat aralıklarla dermatoloğunuz tarafından önerilen uygun bir güneşten koruyucu kullanmalısınız. Ayrıca güneşten koruyucu şapka ve gözlük takmalı, uygun kıyafet giymeli ve güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde güneşten kaçınmalısınız.
Güneşten koruyucu olarak da hassas ve kırmızı yüzlere spesifik yatıştırıcı özelliği de olan güneş koruyucu ürünler tercih edilmelidir.
Tıbbi tedavi olarak; kızarıklığın belirgin olduğu durumlarda, harici uygulanan ve damarları daraltıcı özelliği olan ilaçlardan faydalanılır. İltihabi lezyonların az olduğu durumlarda kremler kullanılır, yoğun olduğu durumlarda ise ağızdan ilaçlar kullanılabilir.

LAZER TEDAVİLERİ

Tıbbi tedavi ile sivilcemsi döküntüler geçse de kılcal damar çatlamaları ve kızarıklıklar yok edilememektedir. Zemindeki kılcal damarlar tedavi edilmezse hastalık sürekli tekrar eder, damarsal genişlemeler hastalığın şiddetlenmesine neden olur.
Rozasea’nin kızarıklığını azaltmak hastalığın gerilemesine ve tekrarlarına engel olabilir. Bu amaçla son teknoloji lazer sistemlerini ve özellikle ışık sistemlerini kılcal damar ve kırmızı yüz tedavisinde başarıyla kullanmaktayız. Lazer ve BBL gibi ışık sistemleri cilt altındaki kılcalları tedavi ederken bir yandan da bakterileri ve iltihaplanmayı azaltarak rozasea tedavisine destek olur. Bu tedaviler ile damarlar yakılarak değil onarılarak geçirgenliği düzeltilir. Böylelikle damarlardan deri altına kan sızması önleneceği ve cildin tekrar beslenmesi sağlanacağı için yüzde kızarıklık önlenecek, cilt yüzeyi daha canlı ve daha pürüzsüz bir hale gelecektir.

 

 

False