Baş ağrısını migren sandı, felç geçirdi! Genç kadının görmezden geldiği o belirti neydi? ‘30 günlük bebekten 18 yaşındaki gence kadar görülüyor’

Güncelleme Tarihi:

Baş ağrısını migren sandı, felç geçirdi Genç kadının görmezden geldiği o belirti neydi ‘30 günlük bebekten 18 yaşındaki gence kadar görülüyor’
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 11, 2023 10:30

Felç, genelde yaşlıların başına gelebilecek bir şey olarak düşünülüyor. Fakat bu pek doğru değil. Araştırmalar, her yıl yüzlerce genç yetişkinin ve hatta çocukların felç geçirdiğine işaret ediyor. 20 yaşında felç geçiren Esmae Hodgetts da onlardan biri… Esmae’nin hikâyesini daha ilginç kılan şey ise felcin tam olarak belirti vermemesi. Öyle ki doktorlar bile genç kadının felç geçirdiğini iki gün boyunca anlayamadı. İşte tüm detaylar…

Haberin Devamı

Esmae Hodgetts, aniden gelen çok şiddetli baş ağrısını pek önemsemedi. 20 yaşındaki genç kadın, bir hafta önce omzunda ve boynunda hissettiği hafif sızının sebebinin de kötü bir şey olabileceğini hiç düşünmemişti.

Zinde ve oldukça sağlıklı olan Esmae, çektiği acının gerçek nedenini öğrenince kelimenin tam anlamıyla şok oldu. Genç kadın felç geçiriyordu!

Siz de şaşırdınız değil mi? Felç genelde ileri yaştakilere özgü bir rahatsızlık olarak görülse de uzmanlar her yıl yüzlerce gencin ve hatta çocukların da bu durumdan etkilendiğini söylüyor.

40’LI YAŞLARA KADAR ENDİŞELENMEMENİZİ SÖYLÜYORLAR… YANLIŞ!

Diş hemşiresi olan genç kadın, 20’li yaşlardaki herkesi felç riski ile karşı karşıya olabilecekleri konusunda uyarmak istediğini belirtti.

Daily Mail’e konuşan Esmae, “Felç, gençlerin de başına gelebilir. Felç denince genelde 40'lı yaşlara kadar endişelenmenizi gerektirecek bir şey olmadığını ya da yüzünüzde uyuşukluk ve sarkma olup olmadığına dikkat etmenizi söylüyorlar ama bende bunların hiçbiri yoktu. Felç geçirmem için hiçbir sebep yoktu ama oldu” dedi.

Haberin Devamı

2022’nin sonunda, yılbaşı gecesi aniden ‘gök gürültüsü baş ağrısı’ yaşadığını anlatan Esmae, “Ağrı o kadar şiddetliydi ki başıma bıçak saplanmış gibi hissettim. Ağrı gittikçe boynumdan aşağı yayıldı ve yürümeme dahi engel oldu. Sonrasında bayılmışım” ifadelerini kullandı.

Gök gürültüsü baş ağrısı, aniden ortaya çıkan, beklenmedik ve ciddi seyirli bir baş ağrısı tipidir.

DOKTORLAR İKİ GÜN BOYUNCA FELÇ GEÇİRDİĞİNİ ANLAMADI

Ertesi gün doktora giden Esmae, bayılmadan günler önce vücudunun verdiği işaretlerden bihaberdi. Boynundaki ve omuzlarındaki ağrılar aslında Esmae'ye bir şeyler anlatmaya çalışıyordu.

Uzmanlar, genellikle zararsız olsa da boyundaki ağrının beyni besleyen arterlerden birinde bir yırtığa işaret edebildiğini söylüyor. British Medical Journal’da yayımlanan bir makaleye göre, bu yırtık omuz ağrısına neden olabiliyor ve migreni taklit edebiliyor.

Tıbbi olarak servikal arter diseksiyonu olarak bilinen bu durum, 50 yaşın altındaki kişilerde görülen felçlerin en büyük nedenlerinden biri. Beyni besleyen karotid ya da vertebral arterlerin iç yüzeyinde meydana gelen bir yırtık, arter duvarının katmanları arasından kan sızmasına neden oluyor.

Haberin Devamı

Harvard Tıp Fakültesi uzmanları, bunun bir pıhtı oluşturduğunu söylüyor. Sağlık tavsiyeleri sayfasında, “Sonuç olarak, pıhtı arterden kan akışını tamamen engelleyebilir veya kopup beyindeki bir artere yerleşebilir" ifadeleri yer alıyor. Her iki durum da felçle sonuçlanıyor.

Servikal arter diseksiyonu tipik olarak araba çarpması gibi yüksek darbeli yaralanmalardan kaynaklanıyor. Ancak son derece nadir durumlarda hapşırma, öksürme ve kusma ile de tetiklenebiliyor.

Ancak Esmae’nin, kendisinde felce neyin sebep olduğuna dair hiçbir fikri yok. O kadar ki doktorlar belirgin semptomları olmadığı için neredeyse iki gün boyunca Esmae'nin felç geçirdiğini fark etmedi. Genç kadının koordinasyonu ve konuşması hiç etkilenmediği için sağlık görevlileri de şaşkındı.

Haberin Devamı

İnme ya da yaygın kullanımı ile felç, beyin hücrelerinin herhangi bir nedenle fonksiyonlarını yerine getirememesi sonrasında oluşan tablodur. En sık nedeni beyine giden damarların tıkanması, ikinci nedeni ise beyinde kanama olmasıdır. Beyin hücreleri, oksijensiz kalıp beslenemediği için dakikalar içinde ölmeye başlar. Bu durum, kalıcı beyin hasarına, uzun süreli sakatlığa ve hatta ölüme neden olabilir. Kalp hastalıkları ve kanserden sonra en sık ölüm nedenidir.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ağırman

MRI SONUÇLARI DOKTORLARI ÇOK ŞAŞIRTTI

Esmae, MRI sonuçları felç geçirdiğini gösterdiğinde kendisiyle ilgilenen doktorların çok şaşırdığını anlattı. Genç kadın felç geçirdikten sonra uzun vadede ciddi bir yan etki yaşamadı; görme yetisi, koordinasyonu ve konuşması etkilenmedi. 

Esmae, teşhisin ardından kendisine reçete edilen kan sulandırıcı ilaçları kısa bir süre önce bıraktı ancak hâlâ baş dönmesi endişesi ve yeniden felç geçireceği korkusuyla yaşıyor.

"Artık eskiden yaptıklarımı yapamıyorum, arkadaşlarımla dışarı çıkıp eğlenemiyorum, fast food tüketemiyorum ve bazı değişiklikler yapmak zorunda kaldım" diyen Esmae, şunları da söyledi:

“Çok daha sağlıklı besleniyorum ve hiç içki içmiyorum çünkü başımın dönmesi riskini almak bile istemiyorum. Bu bende biraz endişeye neden oldu çünkü artık bir şey yapmaktan korkuyorum, bunun olması için hiçbir neden yoktu.”

Haberin Devamı

HALSİZSİK, GÖRME KAYBI VE BAŞ AĞRISI DA YAYGIN BELİRTİLER

20 yaşında bir gencin ciddi bir belirti vermeden felç geçirmesiyle ilgili haberi okuyunca Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ağırman’ın kapısını çaldık ve “Felcin en bilinen işaretinin yüzde uyuşma hissi olduğunu biliyoruz. Peki diğer önemli belirtileri nelerdir?” diye sorduk.

Ağırman bu soruyu, “İnme belirtileri, yüzün veya vücudun bir tarafında hafif halsizlik ve uyuşmadan tamamen güçsüzlüğe kadar değişebilir. Diğer belirtiler arasında ani ve şiddetli bir baş ağrısı, ani halsizlik, görme kaybı ve konuşma veya konuşulanları anlama güçlüğü yer alabilir. Acil bir durum olduğu için risk faktörü olsun veya olmasın belirtiler ortaya çıktığında inmeden şüphelenilmeli ve derhal yardım istenmelidir” diye yanıtladı.

Haberin Devamı

Baş ağrısını migren sandı, felç geçirdi Genç kadının görmezden geldiği o belirti neydi ‘30 günlük bebekten 18 yaşındaki gence kadar görülüyor’
Grafik: Harun Elibol

HER YIL BİN KİŞİNİN ÜÇÜNDE İNME GERÇEKLEŞİYOR

Bilinenin aksine felcin sadece yaşlı nüfusta meydana gelmediğinin altını önemle çizen Doç. Dr. Ağırman, “İnmenin ülkemizde görülme sıklığı 3/1000 olarak bildirilmiştir. Yani her yıl bin kişinin üçünde inme vakası gerçekleşmektedir. Çocukluk çağı inmelerinde 30 günlükten 18 yaşa kadar, sıklığın her 100 bin çocukta 1,3 ile 13 arasında değiştiği bildirilmiştir” dedi.

FELCİN RİSK FAKTÖRLERİ: SİGARA, DİYABET, OBEZİTE, KALP HASTALIKLARI

Ağırman, “Bu kadar önemli olan bir hastalık için özellikle önlenebilir risk faktörlerinin iyi bilinmesi ve bunlarla mücadele edilmesi gerekmektedir. Hipertansiyon, sigara, diyabet, kalp hastalıkları, hiperlipidemi, obezite, hareketsiz yaşam önlenebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Hipertansiyon en önemli risk faktörüdür. 160/95 mmHg’den yüksek düzeyler inme göreceli riskini 6 kat arttırır. Kalp hastalığı ve diyabet olan kişilerde inme riski iki kat artarken, ritim bozukluğu olanlarda inme riski 5 kat artar” ifadelerine yer verdi ve ekledi:

Yaş, inme ile ilgili en önemli risk faktörüdür. İnme geçirenlerin yaklaşık yüzde 70’i 65 yaşın üzerindedir ancak bir yaşın altında bebeklerde veya gençlerde de görülme ihtimali yüksektir. Çocuk-bebek olgularının yarısında altta yatan bir hastalık olmaksızın ortaya çıkar. Ve maalesef çocuklarda ortaya çıkan inmelerin üçte birinin tekrarladığı gösterilmiştir. Bebek ve çocuklarda daha önce aktif iken aniden gelişen hareketsizlik, vücudun bir yarısında güçsüzlük, ağızda kayma, gözde kapanma gibi belirtiler arasında yer alır. Şiddetli kusma, nöbet, baş ağrısı beyin kanamasının habercisi olabilir. Bebeklik ve gençlik dönemlerinde risk faktörlerinin kontrolü, ileri yaşlar için inme riskini azaltacaktır.”

‘HASTALARIN YÜZDE 80’İ BAĞIMSIZ YÜRÜYEBİLİR AMA GÜNLÜK YAŞAMDA BAŞKASINA BAĞIMLIDIR’

Doç. Dr. Mehmet Ağırman, inme geçiren hastalarda kalıcı sakatlık oranının sağkalım sonrası yüzde 50’ye yakın olduğundan bahsetti ve şu bilgileri de verdi:

“İnme sonrası üçüncü ayda hastaların yüzde 50 ile yüzde 80’i yürümede bağımsızdır. Ancak bu hastaların çoğu giyinme, banyo yapma, yemek yeme, tuvalete gitme, temizlenme gibi temel günlük yaşam aktivitelerinde başkasına bağımlıdır. Hastaların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme, desteksiz hayatını idame ettirebilmeleri için erken günlerden itibaren rehabilitasyon programlarına alınmaları gerekmektedir. Yürüme ve denge egzersizleri, robotik yürüme sistemleri, iş-uğraşı tedavileri, konuşma-yutma rehabilitasyon programları ile hasta desteklenmelidir.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!