GeriHürriyet Pazar Kadınları kendi evinde, kendi kocası, sevgilisi, tanıdığı bir erkek öldürüyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadınları kendi evinde, kendi kocası, sevgilisi, tanıdığı bir erkek öldürüyor

Kadınları kendi evinde, kendi kocası, sevgilisi, tanıdığı bir erkek öldürüyor
Abone Olgoogle-news

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun ‘2020 Kadın Cinayetleri’ raporuna göre geçen yıl 300 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. Bu sayı diğer yıllara göre azalmış görünse de şüpheli kadın ölümlerinde de artış var. Öldürenler kim mi? Büyük çoğunlukla ayrılmış ya da halen birlikte olan kocalar, sevgililer ve hatta babalar, oğullar...

Geçen yıl, yani 2020 koronavirüs sebebiyle bütün dünya için olağanüstü bir dönemdi ancak herkesin evde kalması gerektiği bu süreçte, koşullar kadınlar için başka zorluklar ortaya çıkardı: Dışarıda virüs tehlikesi, içeride şiddet vardı... Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun hazırladığı rapora göre 300 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 171 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Rapora göre kadınlar en çok evlerinde, birlikte olduğu erkekler tarafından ateşli silahlarla öldürüldü. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Fidan Ataselim “Kadın cinayetleri azalıyor demek için henüz erken çünkü artık kadınların öldürülme biçimleri değiştirildi. Kaza süsü, intihar süsü veriliyor. Bu yıl 171 şüpheli kadın ölümü var. Yani henüz açığa çıkmamış birçok kadın cinayeti olabilir” diyor.

KİMLER ÖLDÜRDÜ?

2020’de öldürülen 300 kadının 97’si evli olduğu erkek, 54’ü birlikte olduğu erkek, 38’i tanıdık birisi, 21’i eskiden evli olduğu erkek, 18’i oğlu, 17’si babası, 16’sı akraba, 8’i eskiden birlikte olduğu erkek, 5’i kardeşi, 3’ü tanımadığı birisi tarafından öldürüldü. 23 kadının ölümüne sebep olan kişilerin yakınlık durumu tespit edilemedi.

NEREDE ÖLDÜRÜLDÜLER?

Kadınların 181’i evinde, 48’i sokak ortasında, 15’i işyerinde, 14’ü arazide, 11’i arabada, 5’i otelde, 4’ü ıssız bir yerde, 1’i odun deposunda, 1’i kuaförde öldürüldü. 20’sinin öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu yıl öldürülen kadınların yüzde 60’ı evlerinde hayatını kaybetti.

NASIL ÖLDÜRÜLDÜLER?

Yüzde 56’sı ateşli silah, yüzde 28’İ kesici alet, yüzde 8‘i boğularak, yüzde 3’ü darp, yüzde 2’si tespit edilemeyen nedenle, yüzde 1’i yakılarak, yüzde 1’i kimyasal maddeyle, yüzde 1’i yüksekten düşme nedeniyle.

ERKEKLER SİLAHLARA ÇOK KOLAY ERİŞİYOR, BİREYSEL SİLAHLANMA ACİLEN YASAKLANMALI
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim

Rapor bize önemli gerçekleri gösteriyor. 2010’dan itibaren kadın cinayetleri verilerini bakanlıklara hep sorduk. Ancak 2019’dan itibaren çeşitli veriler yayımlamaya başladılar. Kadınların mücadelesi sonucunda bu aşamaya gelindiğini düşünüyoruz. Keşke bu kadar kadın öldürülmeden önce veriler tutulsaydı da gerçeği herkes görseydi. Maalesef ki İstanbul Sözleşmesi ve 6284 etkin uygulanmadığı için kadın cinayetleri biçim değiştirdi. Kadınlar artık işkence görerek öldürülüyorlar. İntihar süsü, kaza süsü verilerek... Örneğin Şule Çet’in cinayetine intihar süsü verilmeye çalışıldı, Pınar Gültekin’in ölü bedeni katili tarafından yok edilmek istendi. Bu nedenle bakanlık kadın cinayetleri verilerini yayımladığı gibi şüpheli kadın ölümleri verilerini de yayımlamalı.

Bakanlık bu sene açıkladığı verilerde 266 kadının öldürüldüğünü söylüyor. Mantıken baktığımızda, bakanlığın açıkladığı verilerin bizimkinden fazla olması gerek. Bakanlığın hangi kadınların ölümünü cinayet olarak saymadığını açıklaması gerek.

Toplum öfkeleniyor, ‘Ne oluyor’ diye soruyor

İstiyoruz ki kimsenin aklında bir soru işareti kalmasın. 2010’da “Bu ülkede kadın cinayetleri işleniyor, sayılar artıyor” diyorduk, haklı olduğumuz anlaşıldı. Şimdi de şunu söylüyoruz: Türkiye’de şüpheli kadın ölümlerinin sayısı artıyor. Kadınlar intihar süsü verilerek öldürülüyor. Dava ve kovuşturma süreçlerinin ardından yaşananlar şeffaf bir şekilde paylaşılmadığında her bir kadın ölümünün ardından toplumda adalete olan inanç sarsılıyor. Toplum öfkeleniyor ve acaba ne oluyor diye soruyor. Biz de hâlâ soruyoruz: Tam bir yıl oldu, Gülistan Doku nerede? Biz kadın cinayetlerini durdurmak istiyoruz. Bunun için 6284 ve İstanbul Sözleşmesi eksiksiz uygulanmalı.

Erkekler silahlara çok kolay erişiyor. İnternetten sipariş ediyorlar, kargoyla kapılarına kadar gelen silahla kadınları öldürüyorlar. Bu çok tehlikeli bir durum. Bireysel silahlanma acilen yasaklanmalı. 

Kadınlar pandemide şiddete mahkûm oldu

Elimizdeki verilere baktığımızda her yıl kadınların en çok evlerinde öldürüldüğünü görüyoruz. Geçmiş yıllarda da hem bizim, hem İçişleri Bakanlığı’nın hem Birleşmiş Milletler’in raporlarında dünya genelinde kadınlar için en tehlikeli yer evleriydi. Pandemi döneminde maalesef ki virüsten korunmak için yapabileceğimiz en önemli şey de evde kalmaktı. Pandemi döneminde bize başvuran kadınlar “Şu salgın bir bitsin de o zaman bu haklarımı kullanırım” dedi. İlk birkaç ay kadınlar bu haklarını kullanmayı ertelediler ama evdeki şiddet ertelenmiyordu. Kadınların her koşulda güvenliğinin sağlanabileceği, kadınların buna kolayca erişebileceği bir sistem inşa edilmek zorunda.

Kadınları kendi evinde, kendi kocası, sevgilisi, tanıdığı bir erkek öldürüyor

Bir yıldır yanıtı aranan soru: Gülistan Doku nerede?

Tunceli’de 5 Ocak 2019’da kaybolan 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbeti hâlâ belirsiz.

HANGİ ÖNLEMLER ALINIYOR?
◊ Fevzi Kızılkoyun / Ankara

- Türkiye genelinde resmi rakamlara göre 2019’da 336, 2020’deyse 266 kadın cinayeti yaşandı. Cinayetlerde failler listesinin en başında öldürülen kadının kocası yer alırken ikinci sırada kadınların sevgilileri var. Daha sonra sırayla eski koca veya eski sevgililer, akrabası (oğlu, kardeşi, ağabeyi, babası gibi) geliyor.  Kadının hiç tanımadığı biri tarafından işlenen cinayetlerse son sırada. Bir başka deyişle kadınlar, yakınları, tanıdıkları tarafından öldürülüyor. 

- Cinayetlerin işlendiği yere bakıldığındaysa kadınlar en çok evlerinde, ardından sokakta öldürülüyor. Daha sonra sırasıyla, araçta, işyerinde, otelde, boş arazide... Kadınlar, en çok ateşli silahlarla (tabanca, pompalı tüfek), daha sonra kesici-delici aletlerle (bıçak gibi) öldürülüyor. Bunları boğma, darp etme, yüksekten atarak, işkence yaparak öldürülmeler takip ediyor.  

- İçişleri Bakanlığı’nca kullanıma sunulan Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES) ile kadınlar sadece fiziksel şiddet anında değil; cinsel saldırı, taciz, takip gibi diğer tehlikeli durumlarda da yardım çağrısında bulunabiliyor. Uygulamayı indiren kişi sayısı 16 Kasım’da 550 bin 139  iken, 20 Aralık’ta yüzde 113 oranında artışla 1 milyon 174 bine yükseldi.

Uygulama üzerinden gelen ihbar sayısı da 62 bin 45 oldu. KADES, acil durumlarda tek tuşla ihbarda bulunmaya imkân tanıyor. İhbarla 112 Acil Çağrı Merkezi’ne düşen konuma en yakın ekip sevk edilerek olaya anında müdahalede bulunuluyor.

- Eğitimli kolluk personelince doldurulan ‘Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Olay Kayıt Formu’ güncellendi. Bu yeni formlar sayesinde risk analizleri artık daha etkin şekilde yapılabilecek ve adli makamların daha ivedi karar vermesine yardımcı olunacak. 2020’de bir önceki yıla göre koruyucu tedbir kararında da artış oldu. Şiddet mağdurlarına yönelik geçen yıl koruyucu tedbir kararı yüzde 39, şiddet uygulayanlara yönelik önleyici tedbir kararı yüzde 64 arttı.

Personele şiddetle mücadele eğitimi

◊ İçişleri Bakanlığı’nca, polis ve jandarma sorumluluk bölgesinde yürütülen tüm iş ve işlemlerin, konusunda eğitim almış birimler tarafından ve tek elden takibinin yapılması amacıyla il düzeyinde bulunan ‘Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri’ ilçe düzeyine de yaygınlaştırıldı.

Emniyet bünyesinde 1005 büro amirliği, Jandarma bünyesindeyse beş şube müdürlüğüyle 76 Aile İçi Şiddet ve Çocuk Suçları ile Mücadele Kısım Amirliği olarak 1086 yeni birim kuruldu. Polis merkezi amirliklerinde ve jandarma karakollarında görev yapan 154 bin 231 kolluk personeline ‘aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele’ konusunda eğitim verildi. 

- Elektronik kelepçe uygulamasıyla aile mahkemeleri hakimleri tarafından verilen kararlara istinaden, şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali bulunan kişilerin şiddet mağdurlarına yaklaşıp yaklaşmadığı izlenebiliyor. İhlal olduğu takdirde mağdurda ve failde bulunan cihazlara bildirim gönderilerek ikaz yapılabiliyor.

İhlalin devamındaysa izleme merkezindeki görevlilerce ilgili kolluğa haber verilerek ihlali yapan faile müdahale edilmesi sağlanıyor. 15 ilde pilot olarak başlatılan elektronik kelepçe uygulaması bu yıl 81 ilde yaygınlaştırılacak. Elektronik kelepçe uygulaması, bugüne kadar 201 vakada kullanılırken, 51 vaka halen takip ediliyor.

Kadınları kendi evinde, kendi kocası, sevgilisi, tanıdığı bir erkek öldürüyor

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle