GeriHürriyet Pazar Bizi uyarmışlardı!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bizi uyarmışlardı!

Bizi uyarmışlardı!
Abone Olgoogle-news

Tüm dünyayı etkisine alan bir salgını konu alan kaç filme, kaç kitaba rastladınız? Vaktiyle seyrettiğimizde ya da okuduğumuzda, “Çok abartmışlar” dediğimiz ama günümüzde yaşananlardan sonra dönüp bakınca gerçeğe yakınlıklarıyla bizi hayrete düşüren eserleri birlikte hatırlayalım...

COVID-19 salgını insanlık tarihinin yaşadığı ilk pandemi değil. Ancak modern zamanlar için bir ilk. Tarih boyunca birçok salgın yaşandı ve bunlar edebiyatı, tiyatroyu ve sinemayı etkiledi. ‘Salgın’ temalı eserlerin, içinde geçtiğimiz süreci ‘tahmin’ ettiğini söylemek mümkün değil. Yine de bizi uyardıkları bir gerçek!

Bu sahneyi bir yerde görmüştük...

Salgını önlemek için zamanda yolculuk
12 Maymun / 12 Monkeys (1995)

Bizi uyarmışlardı

Terry Gilliam’ın yönettiği; Bruce Willis, Brad Pitt ve Madeleine Stowe’un rol aldığı kült bir yapım... Film, zamanda yolculuk yaparak dünyadaki insan yaşamını neredeyse sona erdiren bir salgının önüne geçmeye çalışanların öyküsünü anlatıyor. 2016’da televizyona uyarlanmış ve yine geniş bir izleyici kitlesine ulaşmıştı.

İzleyicilerden yüksek puan aldı
Virüs (2019)

Bizi uyarmışlardı

Yönetmen koltuğunda Aashiq Abu’nun oturduğu, Hindistan yapımı film... Hindistan’ın Kerala eyaletinde ortaya çıkan ve Nipah adı verilen virüsün yayılmasını kontrol altına almaya çalışanların hikâyesini anlatıyor. Film, COVID-19 salgınının başlamasıyla birlikte dikkatleri üzerine topladı ve birçok izleyiciden yüksek puan aldı.

Virüs gibi hızla yayıldı
Salgın / ContagIon (2011)

Bizi uyarmışlardı

Usta yönetmen Steven Soderbergh’in imzasını taşıyan bu filmin senaryosu Scott Z. Burns’e ait. 2011 yapımı ‘Salgın’, ilhamını 2002’deki SARS ve 2009’daki ‘influenza’ salgınından alıyor. Matt Damon, Gwyneth Paltrow, Kate Winslet ve Jude Law gibi usta oyuncuların yer aldığı yapım, 2020’nin başında ilk COVID-19 vakalarının görülmesiyle yeniden popülerlik kazandı. Birçok video platformu filmi listesine aldı, ABD başta olmak üzere birçok ülkede en çok seyredilen filmlerden oldu. Bu filmde de ‘öldürücü virüs’ ilk olarak Uzakdoğu’da görülüyor ve tüm dünyaya yayılıyordu.
Bizi uyarmışlardı

Jude Law

Ebola beyazperdede
Outbreak (1995)

Bizi uyarmışlardı

Laurence Dworet ile Robert Roy Pool’un senaryosu ve Wolfgang Petersen’in rejisiyle 1995’te vizyona girdi. Film, Zaire’de ortaya çıkan ‘Motaba’ adlı virüsün etkilerine odaklanıyordu. Senaristler filmin ilhamını 1994’te yayımlanan kurgudışı bir kitaptan almıştı: ‘The Hot Zone’. Bu kitapta Richard Preston, yine Afrika’da ortaya çıkan ebola salgınını inceliyordu. ‘Outbreak’ de ‘Salgın’ gibi COVID-19’un yaygınlaşmasıyla popülerlik kazanarak çok seyredilenler arasına girdi.

Okuduklarımıza inanamadık, başımıza geldi

Bir salgının felsefesi
Veba (1947)

Bizi uyarmışlardı



Fransız düşünür Albert Camus’nün 1947’de yayımlanan romanı ‘Veba’, Cezayir’in Oran kentinde başlayan veba salgınını konu alıyor. Filozof-yazar Camus salgının toplum üzerindeki etkilerini anlatırken insanların öfke, korku, nefret ve suçlama duygularına sarılışlarını da irdeliyor. Romanın yayımlanmasının ardından Camus’nün anlattığı salgınla, Avrupa’yı 1930’lu yılların ikinci yarısında etkisi altına alan Nazi hareketi arasında bir bağ kurulduğu fikri ortaya çıkmıştı.

Komplo teorilerinin kaynağı
The Eyes of Darkness (1981)

Bizi uyarmışlardı

Dean Koontz’un 1981’de yayımlanan romanı ‘The Eyes of Darkness’, yeni tür koronavirüsün dünyayı etkisi altına almasının ardından gündeme geldi. Çünkü Koontz, kitapta Çin tarafından biyolojik bir silah olarak üretilen Wuhan-400adlı virüsten bahsediyordu. Kitabın, ölümcül virüsün çıkış tarihi olarak 2020’yi vermesi, çıkış noktası olarak Wuhan’ı göstermesi komplo teorilerini de beraberinde getirdi. Ancak kitabın COVID-19 salgınını tamamen tahmin ettiğini söylemek mümkün değil.

Nobel ödüllü yazardan…
Körlük (1999)

Bizi uyarmışlardı

Jose Saramago’nun 1999’da yayımlanan romanı ‘Körlük’, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adamın aniden kör olmasıyla başlıyor. Bu salgın kısa bir sürede tüm kente, ardından da ülkeye yayılıyor. Sonuçsa tam bir kaos! Yaşam duruyor, yönetim ortadan kalkıyor ve ülkede korku kol geziyor! Karantina altına alınanların tek umuduysa hayatta kalmak oluyor. Saramago’nun bu eseri bir salgının yarattığı kaygı, panik ve toplumsal yıkılışın ne derece etkili olduğunun göstergesi.

‘Hazır değiliz’ demişti
Bizi uyarmışlardı

Konu salgın uyarıları olunca dünyanın en zengin insanlarından Bill Gates’i anmamak olmaz. Yıllar önce Microsoft’taki görevinden ayrılarak eşi Melinda Gates’le kendini hayır işlerine adayan Bill Gates, kurduğu vakıflarla dünyanın en yoksun ülkelerindeki salgınlarla mücadele etmeyi kendine görev edinmişti. Üstelik Gates, 2014’teki TED konuşmasında da üzerine basa basa vurgulamıştı: “Bir sonraki salgına hazır değiliz! Önümüzdeki 10 yılda eğer bir şey 10 milyondan fazla insanın hayatına son verirse bu bir savaştan çok yüksek derecede hızlı yayılan bir virüs olur. Salgın hastalıkları durdurmak için çok az yatırım yaptık.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle