Bir Meghan Markle masalı

Bir Meghan Markle masalı

Bütün dünya onları konuşuyor. Lady Diana’nın 1995’te BBC’ye verdiği röportajın yarattığı sansasyon kadar olmasa da Harry ve Meghan’ın Oprah Winfrey’ye verdiği röportaj da çarpıcı iddialar içeriyor. Sarayın Meghan’a karşı ırkçı yaklaşımına dair yaptıkları cesur açıklamalarla takdir topladılar. Ancak çiftin, Netflix ve Spotify’la 100 milyon doları aşan anlaşmalar imzalamışken ‘beş kuruşsuz bırakılmış mağdur çocuk’ halleri samimiyetleri konusunda düşündürüyor.

Haberin Devamı

Geçen pazar akşamı, tüm dünya Meghan ve Harry masalının son perdesini izlemek için ekran başındaydı. Sussex Düşesi Meghan Markle ve kocası Prens Harry, Amerika’nın taçsız kraliçesi Oprah Winfrey’ye verdikleri röportajda Buckingham Sarayı’nın pullarını bir bir kazıdılar ve altından paslı, köhnemiş, ırkçı bir kraliyet çıkardılar. Peki, Meghan ve Harry bu masalın masum Külkedileri miydi, yoksa bu hikâyede onların da dönüp kendilerine bakmaları, “Ayna ayna söyle bana?” demeleri gereken anlar var mıydı?

Ocak 2020’de İngiliz Kraliyet Ailesi’ndeki resmi görevlerini bırakan ve çocukları Archie ile ABD’ye yerleşen çiftin anlattıklarına bakılırsa, başlarına gelenler Külkedisi’nin çektiklerinden bile beterdi: Saray siyah bir annesi ve beyaz bir babası olan  Meghan’ın basından gördüğü ırkçılık karşısında kılını kıpırdatmamış, yalan haberlere karşı çifti korumamıştı. Senelerdir yazılıp çizilen ‘Meghan düğünde Kate’i ağlattı’ haberi yalandı. Tam tersi, Kate, Meghan’ı ağlatmış, sonra da özür dilemişti. Meghan’ın popülerliği kıskanılmış, baskılara dayanamayıp intihara meyilli hale geldiğinde terapiye gitmesine izin verilmemişti. Belki de en korkuncu, bir kraliyet üyesi, Meghan hamileyken, çocuklarının renginin ne kadar koyu olup olmayacağını sormuş ve Archie’ye ne prens unvanı verilmiş ne de koruma tahsis edilmişti. Annesi Prenses Diana’nın ölümüne atıfta bulunarak “Tarihin tekerrür etmesinden korktum” diyen Harry, çareyi Los Angeles’a taşınmakta bulmuştu. Bu arada telefonlarına dahi çıkmayan babası maddi desteği kesmiş, Harry yeni hayatını kurmak için annesinden kalan mirası kullanmak zorunda kalmıştı.

Bir Meghan Markle masalı

Haberin Devamı

Çift artık ABD’de yaşıyor. Meghan ikinci bebeğine hamile. Ancak İngiltere’de ilk bebeğine hamileyken, Kate’in karnını tutması annelik içgüdülerine, aynısını Meghan’ın yapması gösteriş merakına bağlanıyordu.

Saraydan ‘istifa ettiler’

Aslında hikâye güzel başlamıştı. Kariyer sahibi, yarı-siyah bir prensesin monarşiye modernlik aşılayacağı fikri heyecan yaratmış; abisi ve Kate’in yanında yedek lastik gibi gezen Harry’ye Meghan’ın eklenmesiyle resim dengelenmişti. Basın bu yeni gruba ‘muhteşem dörtlü’ adını bile takmıştı. Ancak bir yandan da tabloidlerin ırkçı manşetleri gaza basıyor, ‘Kölelikten asilzadeliğe: Meghan’ın ailesinin yükselişi’, ‘Adeta Compton’dan çıkma’ gibi manşetlerle Meghan aşağılanıyordu. Kate ile kıyaslamalarda da kaybeden hep Meghan’dı. Kate’in hamileyken karnını tutması annelik içgüdülerine, aynısını Meghan’ın yapması gösteriş merakına bağlanıyordu.

Harry’nin abisi ve babasıyla da arası açılmıştı. Bir zamanlar abisinden sonra kral olacak konumdayken, William’ın üç çocuk yapmasından sonra tahta ancak karşı kaldırımdan bakıyor, Prens Charles’ın William ve ailesine odaklanan ‘inceltilmiş’ bir monarşi istediği fısıldanıyordu. Hal böyleyken Harry ve Meghan önce kadrolarını, sonra evlerini, en son da sosyal medyalarını Kensington şemsiyesinden ayırdılar. Kendilerine Sussex Royal adıyla yepyeni bir kimlik yaratıp, basınla bağları azalttılar. Archie doğduğunda hastane merdivenlerinde o klasik pozu vermediler, Meghan’ın babasının ‘terk edilmiş baba’ lakırdılarını yayımlayan gazeteleri dava ettiler. En nihayetinde de kraliçenin açıklamasını beklemeden, kendi internet sitelerinden yaptıkları bir duyuruyla kıdemli kraliyet üyesi görevlerinden istifa ettiklerini açıklayıp terki diyar eylediler.

Haberin Devamı

Bir Meghan Markle masalı

Tutarsız tavırları göze batıyor

İngiliz kraliyeti, dünyevi bir gücü veya işlevi olmayan, şatafat içindeki hayatları halkın vergileriyle ödenen ve bunun karşılığında halka eğlence ve şükran sunmaları beklenen arkaik bir kurum. Varlıklarının devamı için halkın ilgisine, o ilgiyi canlı tutmak için basına muhtaçlar. Çok sevilen Kraliçe Elizabeth’in saltanatı bitip taht sırası bir tabak kapuska kadar popüler olan Prens Charles’a geldiğinde bu desteğe daha da ihtiyaç duyacaklar. O yüzden Meghan ve Harry’nin davranışları sistemi anlamamak, hatta nankörlük olarak görülüyor.

Haberin Devamı

Koskoca saray dururken illa taşınmak istemeleri, evi yenilemek için vergilerden 3 milyon pound kullanmaları, iklim kriziyle ilgili demeçler verip her yere özel uçakla gitmeleri, Meghan’ın New York’ta ünlü arkadaşlarıyla bebek partisi yapması gibi örnekler halka üstten bakmak olarak yorumlanıyor. Şimdilerde 14 milyon dolarlık bir malikânede yaşayan, Netflix ve Spotify ile 100 milyon doları aşan anlaşmalar imzalayan ve ‘The Crown’ hayranı Amerikalılara yeni model bir ünlülük sunan çiftin sanki saraydan kovulup iki göz bir odaya geçmek zorunda kalmış gibi ‘annemin mirası olmasa yapamazdım’ tavrı, özellikle de pandemide göze batıyor.

Haberin Devamı

Meghan ve Harry’nin sarayın kurumsallaşmış ırkçılığını ve seksizmini ortaya dökmesi takdire şayan. Hele ki Harry’nin bir zamanlar partilere Nazi kostümü giyecek kadar konuya uzak olduğu düşünülünce kaydettiği mesafe inanılmaz. Ancak bu ifşayı bir markalaşma çabasının parçası olarak değil de sarayın içinde kalarak yapsalar daha faydalı olurlar mıydı diye düşünmeden edemiyor insan. Böylece sömürgeci tarihi ırkçı suçlarla dolu olan İngiltere’nin Commonwealth (İngiliz Milletler Topluluğu) vatandaşları için daha çok kazanım sağlayabilir, basının ve monarşinin reformasyonu için çalışabilirlerdi, yapmadılar. Ne diyelim, onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.

Haberin Devamı

Bir Meghan Markle masalı

İngiliz basını bir zamanlar iki kardeş ve eşlerine ‘Muhteşem Dörtlü’ adını takmıştı. Ancak bir süre sonra Harry ve Meghan’ın işleri, hem basınla
hem de sarayla yolunda gitmedi...

Haberle ilgili daha fazlası: