Aşkın DNA’sı çözülecek mi?

Güncelleme Tarihi:

Aşkın DNA’sı çözülecek mi
Oluşturulma Tarihi: Aralık 22, 2019 08:00

ABD’li firma DigiD8’in vaadi, gen tarama yoluyla insanlara DNA’larına varana kadar uyumlu bir eş bulmak. Böyle söyleyince tatlı tabii ama asıl hedefin genetik hastalık taşıyacak çocukların dünyaya gelmesini engellemek olduğunu duyunca, madalyonun öbür yüzü devreye giriyor. İşte uygulamanın kurucusu Prof. George Church’ün fikirleri ve kopan tartışmalar...

Haberin Devamı

Eş seçme konusunda kafası en karışık canlının insan olduğu malum. İçgüdü ve sezgileriyle hareket eden canlılar için hayat kolay; güçlü ve etkileyici olan seçilir, doğurgan olan doğurur. Zihin odaklı bilinç düzeyinde yaşayan insanlar içinse doğru eşi bulmak komplike bir süreç. Karşılıklı ihtiyaçlara hitap etmenin neredeyse sonsuz seçeneği var. Öncelik çocuk doğurmaksa şayet, işleri baştan sadeleştirmek bir nebze daha kolay.

Boston’da yeni kurulan eş bulma uygulaması DigiD8, genetik bilginizi kullanarak doğru insanı bulmanızı kolaylaştırmayı amaçlıyor. Tatlı dille söyleyince kulağa hoş geliyor değil mi? DNA’sına kadar uyumlu bir partnerle ahenkli bir ilişkiyi herkes hayal eder. İşin doğrusu, DigiD8 genetik hastalık taşıyacak çocukların dünyaya gelmesini engellemek için yanlış eşlerden korunmanızı hedefliyor.

Haberin Devamı

Bu aksakallı dedenin ‘yüce ideali’ ne?

Madalyonun bu yüzü, haber duyulur duyulmaz sosyal medyada tartışmaları alevlendirdi. Ötekileştirme, ırkçılık konuları gündeme geldi; kalıtsal ve bulaşıcı hastalığı bulunanlarla trans bireyler rahatsız oldu, hatta ithamlar bunun ‘öjeni’ yani üstün ırk yaratma çalışması olduğuna kadar vardı.

DigiD8’in kurucusu, Harvard Tıp Okulu ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) genetik profesörü George Church, ‘tüm genom eş bulma’ diye tanımladığı uygulamanın yanlış anlaşıldığını anlatmaya çalışıyor söyleşilerinde. Temiz yüzlü, aksakallı dede suretindeki Church’ün yüce ideali, kalıtsal hastalıkları yeryüzünden silmek.

Uygulamanın anafikri, internet yoluyla eş arayanların tüm genom analizini yaparak, genetik mutasyonu olanların karşılaşmasını önlemek. Böylece hastalıklı çocuk dünyaya getirmelerine mani olmak.

Konunun ne kadar ikircikli olduğunu kendi içinizde hissedebilirsiniz. Vicdanen böylesi güçlü bir ayrımcılık yapılması, ‘doğanın
ya da Tanrı’nın işine karışılması’
fikri rahatsız edici geliyor. Yine de hepimiz, doğal bir içgüdüyle dünyaya tamamen sağlıklı çocuklar getirmek isteriz.

Âşık olmadıkları zamana gidebilsek...

“Bu insanlar çoktan tanışıp âşık olduklarında ve çocuk sahibi olmaya niyetlendiklerinde çoğunlukla onları kötü bir haber bekliyor. Henüz birbirlerine âşık olmadıkları zamana geri gidebilsek çok daha olumlu bir mesaj verilebilir” diyen Church’ün açıklaması makul geliyor. Ancak böylesi bir sistemin varlığını ‘dehşete düşürücü’ bulanlar da var. Vice News’a göre bu gelişme, ötekileştirilen insanlara saldırı niteliğinde.

Haberin Devamı

Gerçekte, tıp bilimi için yeni bir konu değil bu. Gebelik öncesi genetik testler çiftler arasında yaygın. Gerektiğinde embriyonlar bile test edilerek seçilebiliyor. Negatif sonuç alan ebeveynler çocuğu dünyaya getirmekten vazgeçebiliyor.

Aynı sınıftan insanların eşleşmesini sağlayabilir

MIT Technology Review’un yorumuna göre uygulamanın avantajı, gebelik öncesi testlerinin kapsamını genişletebilecek olması. Mevcut testler birkaç düzine kalıtsal hastalığı test ederken, DigiD8 sürekli topladığı verilerle bu sayıyı birkaç yüze çıkarabilecek.

DigiD8, popüler eş bulma sitelerinin arka planında işleyecek. İsteyenler arama sonuçlarını genetik uyuma göre filtreleyecek. Church, eşleşme sonuçlarında yalnızca yüzde 5 oranında azalma olacağını öngörüyor.

Haberin Devamı

Yine Technology Review’un yorumuna göre, yatırımcı arayan DigiD8’in iş ilanına bakıldığında, uygulamanın ‘aynı sınıftan’ insanların eşleşmesini sağlamak için kullanılabileceği anlaşılıyor. Kast sistemi uygulayan Hindistan ve Körfez bölgesi gibi coğrafyalar potansiyel pazar oluşturuyor.

Sağlıklı çocuğun yolu koşulsuz sevgi

İnsanlık binyıllardan beri uyumlu eş bulmanın ve çocuk dünyaya getirmenin yollarını deniyor. Akraba ya da hanedan evlilikleri gibi soyu koruma çabası, bugünkü bazı kalıtsal hastalıkların temelini oluşturuyor. İnsanlar genetik olarak ne kadar birbirine benzerse risk o kadar çoğalıyor. Doğru eşi bulmak için zihin devreye girdikçe, beklentiler ve dolayısıyla hayal kırıklıkları da artıyor. Doğa ana, yaşamın sürekliliği için benzerlikten ziyade farklılığı tercih ediyor.

Haberin Devamı

Tıbbi açıdan sağlıklı çocuklar doğurmanın DNA’sı çözülebilir elbette. Çocukları sağlıklı büyütmekse yalnızca koşulsuz sevginin varlığıyla mümkün oluyor. Aşkın DNA’sı, farklılıkları kabul ettikçe çoğalan manevi zenginlikle uyumlanıyor...

Havaya göre uyandıran alarm

Uyandığınızda gördüğünüz sabahın ilk ışıkları, günün devamındaki ruh halinizi de belirler. Google Asistan uyumlu akıllı alarm saatleri, şimdi hava durumuna göre alarm melodisini değiştirebiliyor. Google Asistan’ın ‘Impromptu’ adlı yeni güncellenen özelliği sayesinde, günü yağmuru hissettiren bir melodi veya ışıltılı günlere uygun coşkulu bir müzikle karşılayabiliyorsunuz. Uyanma saatine göre melodiyi düzenleme özelliği de mevcut.

Aşkın DNA’sı çözülecek mi

Görünmezlik pelerini sonunda gerçek oldu

Haberin Devamı

Harry Potter değilseniz, görünmezlik pelerini hangi hayırlı işinize yarar, bilemeyiz. Ancak savunma sistemlerine büyük avantaj sağlayacağı kesin. ABD’nin gelişmiş kamuflaj üreticisi HyperStealth Biotechnology, yıllardır üzerinde çalıştıkları görünmezlik kalkanını yakın zaman önce tanıttı. Videoda şeffaf plastik bir panelin ardına geçen adamın şaşırtıcı biçimde gözden kaybolduğu görülüyor. Optik mühendislikle tasarlanan panel, üzerindeki katmanların ışığı farklı açılardan bükmesiyle kör noktalar yaratıyor. Maliyeti düşük olan ve enerji kaynağı kullanmayan panel, bir insandan bir binaya kadar farklı büyüklükte objeleri gizleyebiliyor.

Aşkın DNA’sı çözülecek mi

 
   

 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!