Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine çok alan açan bir oyuncu’

Güncelleme Tarihi:

Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve  büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine  çok alan açan bir oyuncu’
Oluşturulma Tarihi: Eylül 30, 2023 07:00

Bol ödüllü ‘Âşık Shakespeare’ filminden aynı isimle sahneye uyarlandı. Ve izleyiciyle buluşmak için gün sayıyor... Oyunda William Shakespeare’i canlandıran ve ilk kez tiyatro sahnesine çıkacak olan Uraz Kaygılaroğlu ve Viola karakterindeki Nezaket Erden’le buluşuyoruz: “Oyun; yazma, oynama, sahne tutkusuna sahip insanların sahnede olmak ve hikâyelerini anlatmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.”

Haberin Devamı

İkisi de bir yandan tiyatro provalarına koşturuyor, bir yandan dizi çekimlerine. Müsait oldukları bir gün Harbiye’deki Divan Otel’in kral dairesinde buluşuyoruz. Nezaket’in üzerinde uçuş uçuş bir elbise, Uraz’da bol bir takım. Bana canlandırdıkları karakterlerin günümüze ışınlanmış halleri gibi geliyor. Kısa sürede çok yakın arkadaş olmuşlar. Kahkahaları eksik olmuyor. Başlıyorlar anlatmaya.

Bu oyunda mı tanıştınız?

Uraz Kaygılaroğlu: ‘Şimdi’ isimli bir oyuna gitmiştim. Oyuncular seyircilerin arasında oynuyordu. Şaşırtıcı bir deneyimdi. Nezaket’i ilk orada gördüm ve aşırı etkilendim. Bana “Esas ‘Dirmit’ isimli oyununu görmen lazım” dediler. Nezaket’e “Oyuna gelmek istiyorum” diye yazdım. Beni davet etti ve böylece tanıştık.

Nasıl bir ikili oldunuz?

Haberin Devamı

Uraz Kaygılaroğlu: Nezaket karşısındakine çok alan açan bir oyuncu, onunla bir şeyler denemek benim için çok keyif verici. Onun tecrübesiyle sahnede kendimi çok güvende hissediyorum.

Nezaket Erden: Uraz’ın çok açık ve büyük bir enerjisi var, keşke daha önce tiyatro yapsaymış da izleme şansımız olsaymış diye düşünüyorum. Provalarda da hiç zorluk yaşamadık, birlikte oynamak çok zevkli.

'Âşık Shakespeare’ 1997 yapımı, Oscar ödüllü bir film. 25 yıl sonra tiyatro sahnesinde oynayacaksınız. Hikâyenin hâlâ bu kadar sevilmesini neye bağlıyorsunuz?

Nezaket Erden: Sebep Shakespeare’in eskimemesi olabilir. Eserlerini, ismini herkesin bildiği büyük bir yazar. Ama kim olduğu, nasıl bir yerden geldiği, bu eserleri nasıl yazdığı hep merak konusu. ‘Âşık Shakespeare’ de tam olarak buraya ışık tutuyor...

Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve  büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine  çok alan açan bir oyuncu’

Hikâyeyi hiç bilmeyen birine nasıl anlatırsınız?

Uraz Kaygılaroğlu: Shakespeare’in çömezlik yıllarında bir asilzadeye, asilzadenin de ona âşık olmasını anlatıyor. İkisinin tiyatro aşkıyla buluşması da diyebiliriz.

Nezaket Erden: Serdar Hoca (Biliş) provalardan birinde oyunu, ‘tiyatroya bir aşk mektubu’ diye tanımlamıştı. Gerçekten öyle. Yazma, oynama, sahne tutkusuna sahip insanların sahnede olmak, hikâyelerini anlatmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.

Haberin Devamı

Oyun 16’ncı yüzyılda geçiyor. İngiltere’de kadınların sahneye çıkması yasak. O da tiyatro yapmak için erkek kılığına giriyor. Aradan yüzyıllar geçti. Kadınlar için neler değişti, neler aynı kaldı?

Nezaket Erden: Bu konuda çok düşünüyorum. Şu an kadınların sahneye çıkması yasalarca yasak değil ama sahneye çıkması engellenen bir sürü kadın ve erkek var. Eğitim hakkından mahrum kalan bir sürü kadın var. Oyuna çalışmaya başlarken bir haberle karşılaşmıştım. İran’da kadınların futbol maçlarını izlemesi yasakmış. Zehra diye bir kız, futbolu çok seviyor, erkek kılığına girip maçlara gidiyor. Bir gün yakalanıyor ve ev hapsine çarptırılıyor. Hâlâ evden çıkması yasak olan bir sürü kadın var. Birileri yaşam hakkından, özgürlüğünden mahrum bırakılıyorsa mücadele etmek gerekiyor.

Haberin Devamı

Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve  büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine  çok alan açan bir oyuncu’

Sahneye çıkmanın yasak olduğu bir dünyada yaşasak siz oynamak için kadın ya da erkek kılığına girer miydiniz?

Nezaket Erden: Evet. Uraz bana bir gün “Şu an birileri sahneye çıkmanı engellese, neler yapabileceğini düşünemiyorum” demişti. Gerçekten öyle. Yasak olsa her şeyi denerim. O yüzden oyundaki Viola karakterinin yaptığı şey çok anlamlı geliyor.

Uraz Kaygılaroğlu: Geçenlerde kadın komedyenlerin sahne aldığı bir stand-up gecesinde, ben de peruk ve elbise giyerek sahneye çıktım, destek olmak adına. Orada bile şiddete maruz kaldım. “Cinsiyet değiştirdi” gibi haberlerle karşılaştım. Bu cinsiyet ayrımlarını kırmak, bunlarla ilgili bu kadar katı olmamak hâlâ ulaşabildiğimiz bir yer değil demek ki ama zamanla düzeleceğini düşünüyorum.

Haberin Devamı

Erkek oyuncular günümüzde mesleğe 1-0 önde mi başlıyor?

Uraz Kaygılaroğlu: Biraz daha avantajlı başlıyor olabilirler ama bunun zaman içinde kırıldığını düşünüyorum. Kadın hikâyeleri çoğaldığı, yazılmaya ve işlenmeye başladığı için mutluyum açıkçası. Ama evet, baktığın zaman erkekler bir tık daha avantajlı görünüyor.

Nezaket Erden: Türkiye’de kadının başrol olduğu kaç film var mesela? Dizilerde kadın karakterler nasıl anlatılıyor? Kadınlara biçilen roller, bir erkeğin peşinden koşan, onu elde etmek için her şeyi yapan, hep bir erkek üzerinden tarif edilen karakterler. Tüm dünyada kadın ve erkek oyuncuların kazandığı paralar arasındaki farklar yıllardır tartışılıyor. İyiye giden şeyler de var tabii. Son yıllarda sinemada kadınları anlatan, kadınların anlattığı hikâyeler artıyor Uraz’ın dediği gibi. Bu çok mutluluk verici.

Haberin Devamı

Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve  büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine  çok alan açan bir oyuncu’

Nezaket Erden: ‘Dizilerde kadınlara biçilen roller hep bir erkek üzerinden tarif edilen karakterler.”

NEZAKET ERDEN: BEN SEVGİLİME ‘AŞKIM’ DEMEM URAZ KAYGILAROĞLU: BEN ‘HATUN’, ‘SEVDİĞİM’ DERİM

Oyunun temellerinde aşk var. 16’ncı yüzyıldan bugüne aşk nasıl değişmiş?

Nezaket Erden: O dönemde dış güzellikten çok bahsedilen bir aşk var; gözlere, kaşlara, dış görünüşe yazılan dizeler. O bana şu an baktığımda biraz uzak geliyor.

Uraz Kaygılaroğlu: Bence hâlâ kaşa, göze öncelik veriliyor.

Nezaket Erden: Ama mesela ‘Romeo ve Juliet’te hep dış güzellik var. Onları birbirine bağlayan başka bir şey yok gibi.

Aşk tanımınızı alsam...

Uraz Kaygılaroğlu: Benim için aşk birlikte güzel vakit geçirebildiğin, güvendiğin, iyi hissettiğin, yargılanmadığın, açık iletişim dilini kullanabildiğin bir yer. Emeğe dayalı, karşılıklı fedakârlıktan ziyade karşılıklı bir destek dünyasına dayalı... Kimse kimseye bir şeyi feda etmek zorunda olmamalı.

Nezaket Erden: Çok güzel anlattın. Benim de düşüncelerim benzer ama oyun sürecinde şunu fark ettim, aşk çok kullanmadığım bir sözcükmüş. Bana çok içi boşaltılmış geliyor. Mesela ben sevgilime ‘aşkım’ demem...

Uraz Kaygılaroğlu: Ne diye seslenirsin? Ben mesela ‘hatun’, ‘sevdiğim’, ‘gel kız’ derim.

Nezaket Erden: Ben de ‘sevdiğim’ derim bak.

Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve  büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine  çok alan açan bir oyuncu’

SÜREKLİ KENDİNİ ANLATMA ÇABASI ÇOK YORUCU

Oyunun tanıtımında ‘bir yanlış anlaşılmalar silsilesi’ diyor. En yanlış anlaşıldığınız konu ne oldu şimdiye kadar?

Uraz Kaygılaroğlu: Ben kendimi iyi ifade eden birisiyimdir, yanlış anlaşılmamak için çok çaba harcadığım ilişkilerim oldu... Galiba biraz orayı bıraktım, anlamak isteyen anlasın gibi bir noktadayım. Çünkü sürekli kendini anlatma çabası çok yorucu, eylemlerin seni anlatıyor zaten.

Nezaket Erden: Aklıma bir şey gelmedi ama ben de doğru anlaşılmak için çok çabalıyorum diyebilirim. Ama kendimi olduğum gibi ortaya koymaya cesaret ettiğim her an anlaşıldığımı da hissediyorum. Zor ama artık iletişimde olabildiğince açık olmayı deniyorum.

Sizce hakkınızda bilinen en büyük yanlış ne?

Uraz Kaygılaroğlu: Cinsiyet değiştirmedim (gülüyor).

Nezaket Erden: İsmim Nezaket diye beni çok kibar zannediyorlar, ondan biraz sıkılıyorum.

Uraz Kaygılaroğlu: Serserinin tekisin ya (gülüyor).

Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve  büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine  çok alan açan bir oyuncu’

URAZ KAYGILAROĞLU 

‘BEN BİZANSLI MIYIM, ÜSTÜMÜZE KIZGIN YAĞ DÖKÜYORLAR!’

İlk tiyatro deneyimin, birtakım endişelerin oldu mu?

Sahnede yapabilir miyim yapamaz mıyım gibi endişelerim vardı. Çünkü kamera karşısında olmak çok daha konforlu, sana bir ortam sağlanıyor. Burada canlı bir performans var. O konsantrasyonda kalmak çok heyecan verici. Bunu doğru bir ekip, doğru bileşenlerle yapmazsam çok zorlanacağıma emindim. Serdar Hoca’nın başka oyunlarını da seyretmiştim. Bir toplantı yaptık. Çok iyi hissettim, kendisine çok güvendim, o da çok yardımcı oldu. Nezaket ve diğer oyuncu arkadaşlarım çok kucaklayıcıydı, o yüzden şimdi iyi ki yapmışım diyorum.

Hayatının nasıl bir dönemi?

Yaşadığımız bir trafik kazası oldu. Zor bir kıştı benim için, sonrasında da çok dönüştürücü oldu.

Eski eşin kaza geçirdi, değil mi?

Eski eşim, çocuğumun annesi... Dediğim gibi dönüştürücü oldu. Tiyatro ve ‘Saklambaç’ isimli dizinin çalışmaları başladı. Bir stand-up kulübümüz var, orada ‘Ek İş’ diye bir gösterimiz var. Hızlı bir sezon başlangıcı oldu.

En son bir videon viral oldu. Şarkı söylerken başından aşağıya dökülen bir kova su...

Bu aslında olayın nasıl servis edildiğiyle alakalı galiba. Videoyu çeken arkadaşımdı. Videoyu ilk Instagram’a koyan ve “Döken abi haklı” diye paylaşan da benim. Sonra bütün haber siteleri, sanki kendileri çekmiş gibi paylaştı. Ana haber bültenine kadar çıkması beni şoke etti. Bir cuma akşamı, barlar sokağında, bir barın önünde şarkı söyledik. Bir ay önce bir sokak sanatçısıyla şarkı söylediğimde halk kahramanıydım, burada ‘Üstüne kızgın yağ dökseydiniz keşke’ye kadar geldi olay. Ben Bizanslı mıyım arkadaşım, üstümüze kızgın yağ döküyorlar (gülüyor)!

Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve  büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine  çok alan açan bir oyuncu’

Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu, Piu Entertainment ve Zorlu PSM ortaklığıyla ‘Âşık Shakespeare’, sahne üstündeki 35 kişilik oyuncu, dansçı ve müzisyen kadrosuyla 4-17-18 Ekim tarihlerinde sahnede olacak, bütün sezon devam edecek.

 

NEZAKET ERDEN

‘HER AN FIRTINA KOPABİLECEK SAKİN BİR DENİZ GİBİYİM’

Afife Tiyatro Ödülü de, Altın Portakal da aldın. Ödüllü oyuncu olmak ne hissettiriyor?

Aslında ben hiç Afife almadım. Oynadığım oyunlarla iki kez üst üste aday olmuştum. Herkes aldığımı düşünüyor ‘Dirmit’ ve ‘Hizmetçiler’ oyunlarından dolayı. Ne güzel insanların böyle düşünmesi. En güzel ödül bu bence. Tiyatro ve sinema ödüllerim var, bunlar iyi hissettiriyor. İnsan görülüp takdir edildiğinde çok mutlu oluyor. Ama benim ilk motivasyonum ödül olmuyor hiçbir zaman. Ödül mekanizmaları her zaman için belirleyici olmayabiliyor. Seyircinin verdiği karşılık, ürettiklerimle kurduğu güçlü bağ en büyük ödül gibi geliyor. Bir de kendime çok eziyet ederim, yüklenirim. Daha iyisi için hep çabalarım, yetinmem. 100 ödül alsam yine unutur, çalışmaya devam ederim. 

Nezaket Erden: ‘Uraz’ın çok açık ve  büyük bir enerjisi var’ Uraz Kaygılaroğlu: ‘Nezaket karşısındakine  çok alan açan bir oyuncu’

Peki sen kimsin?

Ben Nezaket. Genelde insanlar “Ah ismini ne güzel taşıyorsun” derler. Bence ağır bir isim. Evet hayatıma yayılan bir zarafet duygum var. Ama çocukluğumdan beri içimde taşıdığım ve dolup taştığını hissettiğim bir coşku da var. Bu ikisinin arasında savrulup dururum. Her an fırtına kopabilecek sakin bir deniz gibiyim bence. Doğayı çok severim. Ve yaptığım işe adanmışlık duygusuyla bağlıyım.

Oyunculuk ve oyunculuk sektörü adına bir şeyi değiştirme şansın olsa ne olurdu?

Önyargıları ve kalıpları yıkmak, değiştirmek isterdim. Özellikle dış görünüşle ilgili kalıpları. Ve hiçbir şeyin önüne kadın, erkek gibi sıfatlar koymadan konuşulabilsin, tartışılabilsin isterdim.

Seni başka hangi projelerde göreceğiz?

‘Bihter’ filminde Peyker karakterini oynadım. ‘Pera Palas’ta Gece Yarısı’ dizisinin ikinci sezonunda oynuyorum.

 

BAKMADAN GEÇME!