GeriHürriyet Cumartesi İstanbul’u dinliyorum, ellerimde kürekler...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul’u dinliyorum, ellerimde kürekler...

Bir tarafta İstanbul’un en değerli yapılarından Ayasofya, bütün ihtişamıyla Süleymaniye.. Öbür tarafta bakmaya doyulmaz Fener Rum Lisesi, kısa bir süre önce biten restorasyonuyla dikkate değer Sveti Stefan Bulgar Kilisesi... Şehrin en güzel yapılarının gölgesinde ilerliyorum. Hem spor yapıyorum hem de şehri bambaşka bir açıdan seyrediyorum. Kürek sporuyla ilgilenenleri, İstanbul’u bir de suyun üstünden keşfetmek isteyenleri böyle alalım...

İlk kez çocukluğumda, Karadeniz Ereğli’de kürek çekmiştim. Eski tekneler biraz su alıyor, dengeyi zor sağlıyorduk. Birkaç başarısız denemenin ardından vazgeçmiştik. Yıllar sonra Haliç’te kürek çekenleri gördüm. Uzun süredir hayalini kurduğum fırsat ayağıma gelmişti. Nihayet bu hafta organizasyonu yaptım, kendimi Haliç’e attım. Hocalar ve şampiyon sporcularla birlikte kürek çektim.

Uzaktan seyrederken kürek sporunu sadece profesyonel sporcuların yaptığını düşünürdüm. Meğer isteyen herkese açıkmış. Altınboynuz Spor Kulübü’nün hocası Fırat Fırat ile ilk antrenmana çıktık. Ne kadar zorlanabilirim ki diye düşündüm başta... Ne de olsa Karadeniz çocuğuydum. Yıllardır küçük teknelerde kürek çekmişliğim vardı. Ara ara da Tuzla taraflarında kayık kiralayıp balık tutmaya gittiğimizde kürek çekiyordum. Ne kadar farklı olabilirdi ki?

Meğer o iş öyle değilmiş. Sportif küreğin bambaşka bir sistematiği varmış. Bu kadar teknik bilgi gerektirebileceği hiç aklıma gelmezdi. Tekneye binmeden verilen çok ciddi bir eğitim var. Bu eğitim sırasında anlatılanların yarısından çoğunu tekneye bindiğiniz anda unutuyorsunuz. Ama hiç unutmayacağım bir parçası var teknenin; ay parçası... Duyduğumda çok güldüm. Küreğin bağlandığı yere meğer ay parçası deniyormuş.

İstanbul’u dinliyorum, ellerimde kürekler...

Biraz morluk, biraz et kesmesi...

Tekneye binmenin de tekniği varmış. Uygun şekilde binmezseniz denizin dibini boylamanız işten bile değil. Haliç’in kahverengi suyuna gömülmeyi hiç istemediğimden Fırat Hoca’nın dediklerini harfiyen yapmaya çalıştım.

İlk antrenmana iki ‘çifte’yle çıktık. Sonrakine dört ‘çifte’yle... ‘Çifte’; kürek sayısı demek. Tek ya da çift kürek var. İki çifte, iki kişinin çift kürek çekmesi anlamına geliyor. Dört çifte, sekiz çifte, sekiz tek gibi gidiyor kategoriler. Dört çifte çıktığımızda Fırat Hoca’yla birlikte iki de şampiyon bindi tekneye. Anlatılanları daha iyi anlayabilmek için en öndeydim. Ancak bu da ayrı bir sorumlulukmuş. Çünkü arkadakiler öndekinin senkronuna uymak zorunda. Benim için sorun yoktu da, arkadaki iki şampiyon sporcu için aynısını söylemek pek mümkün değildi. Benim ritmsizliğime ayak uyduracağım diye canları çıktı. İki saatlik dersin sonunda biraz da olsa ritmi yakalayabildim. Ellerimin birbirine çarpmasından dolayı biraz morluklarım, hamlıktan dolayı da biraz et kesmesi olsa da Haliç’te böyle bir deneyimi yaşamak inanılmazdı. İkinci denemeye Ekler Yayın Yönetmeni Çınar Oskay da dahil oldu. Birbirimize söz verdik; bundan sonra en az haftada bir gün kürek çekmeye Haliç’e gideceğiz. Bakalım uygulayabilecek miyiz?

İstanbul’u dinliyorum, ellerimde kürekler...

Altınboynuz Spor Kulübü Başkanı Burak Demirsaran: Suya indiğiniz anda dünyadan kopuyorsunuz

* Kulübünüz ne kadar zamandır faaliyet gösteriyor?

- Beş yıldır Haliç’teyiz. Kulübü kurarken tarihi dokusuna uygun olsun diye Haliç’in eski adını seçtik; Altınboynuz. Hobi amaçlı kurduk. Ancak daha sonra yarışmalara katılmaya başladık. 13 yaşından 70 yaşına kadar her yaştan sporcumuz var. 150’den fazla sporcu burada antrenman yapıyor.

* Üç tarafımız denizlerle çevrili. Buna rağmen ülkemizde kürekle ilgilenenlerin sayısını yeterli görüyor musunuz?

- Tabana yayılamadığınızda, iyi tanıtım yapamadığınızda sayı az kalıyor. Bu her konu, her spor dalı için böyle. Almanya’da 70 bin kürekçi var. Türkiye’deyse sadece 1.100 sporcu var. Yine de memnunuz; beş yıl önce sadece 25 sporcuyla antrenman yapıyorduk. Bugün sayımız 150’yi geçti. Yaz-kış demeden yapıyoruz bunu üstelik.

* Yeni başlayanlar için bir öneriniz var mı?

- Bir kere gelip de beğenmeyen, devam etmeyen olmuyor. Yeni başlayanlar için belirli bir takvim yok. Tekne sayımız yeterli. Yeni başlayanlara servis verebiliyoruz. Her gün yeni başlayanlar olsa her gün kürek çekmeye çıkabiliriz.

* Peki pahalı bir spor mu?

- Her kulüpte farklı fiyatlar var. Bizim ticaretle çok ilgimiz yok. Aylık giderlerimizi karşılayacak sabit bir aidatımız var, 350 TL. Kulübe üye olan haftanın altı günü antrenman yapabilir. Antrenman sayısıyla fiyat kıyaslandığında komik bir rakam ortaya çıkıyor. Tek amacımız buraya çok fazla insanın gelmesi ve daha fazla kürek çekenin olması.

* Hangi saatlerde kürek çekiyorsunuz?

- Sabah seansları 07.00-11.00 arası, akşam da 17.00’den hava kararana kadar devam ediyoruz.

* Ekipman olarak neler gerekli?

- Ekipman çok pahalı. Ancak bizde her türlü ekipman mevcut. Gelip bize başvuranlar aynı günün akşamında burada gelip kürek çekebilir. Bir tişört, bir şort ve bir spor ayakkabıyla gelip yapabilirler.

* Kürek çekmenin hem fiziksel hem de psikolojik yönden ne faydası var?

- Tüm kas gruplarını çalıştırabildiğiniz ender sporlardan. Kürek çekerken altınızdaki oturak vasıtasıyla ayaklardan omuzlara, boyna kadar tüm kas gruplarını eşzamanlı çalıştırabiliyorsunuz. Duygusal anlamdaysa şehrin ortasındayız; temiz hava, bol güneş var. Patrikhane, Ayasofya, Sultanahmet, Süleymaniye manzarası cabası... Dünyada eşi benzeri olmayan bir yer. Zaten suya indiğiniz anda tüm dünyadan kopuyorsunuz. Yüksek konsantrasyon isteyen bir spor bu. Çok verimli bir antrenman yapmış oluyorsunuz ve huzurlu bir şekilde evinize dönüyorsunuz.

İstanbul’u dinliyorum, ellerimde kürekler...

Yeni başladı, şampiyon oldu

İdil Atıcı: “Ben çok uzun süre önce başlamadım. Takım arkadaşımla birlikte sadece beş-altı aydır kürek çekiyoruz. Bana kattığı güzel bir sorumluluk duygusu var. Hem vücudumu geliştirdim hem de eğlenceli zaman geçirdim. Başlayana kadar kürek nedir bilmiyordum. Beden eğitimi öğretmenimiz bir kürek kulübü kurmaya karar verdi. Biz de nedir diye bir bakalım dedik. İyi ki de başlamışız. Geçen hafta sonu yapılan Türkiye Şampiyonası’nda ‘U19 İki Çifte Deniz Küreği Kadınlar’da Türkiye şampiyonu olduk.”

İstanbul’u dinliyorum, ellerimde kürekler...

Türkiye’de 30 kulüp mevcut.

Türkiye’deki kulüplerden bazıları

* Altınboynuz Spor Kulübü (0212) 511 24 74
* Anadoluhisarı Kürek Spor Kulübü (0216) 474 72 72
* Bayramoğlu Yelken ve Su Sporları Kulübü (0262) 653 10 19
* Beşiktaş Jimnastik Kulübü (0216) 354 59 45
* Bodrum Mindos Amatör Sporcular Kulübü (0252) 358 74 74
* Bodrum Halikarnas Kürek Kulübü (0252) 363 00 83
* Denizciler Spor Kulübü (0544) 339 82 53
* Fenerbahçe Spor Kulübü (0216) 542 92 38
* Fethiye Belediye Spor Kulübü (0252) 614 10 20
* Galatasaray Spor Kulübü (0212) 425 87 95
* İzmir Kürek Kulübü (0507) 340 72 30
* Sümerspor Kürek Kulübü (0535) 604 13 75
* Türk Balıkadamlar Spor Kulübü (0216) 355 56 28
* Van Edremit Gençlik Spor Kulübü (0432) 217 75 33

İstanbul’u dinliyorum, ellerimde kürekler...

Kürek, tüm kas gruplarını çalıştırabildiğiniz ender sporlardan.

Türkiye Kürek Federasyonu Dış ilişkiler ve Organizasyon Kurulları Başkanı Gürsel Şen:
Deniz küreği, kürek sporunun geleceği için bir kurtarıcı oldu

* Olimpik kürek için incecik tekneler gerekiyor. Hafif malzemelerden üretilmiş... Bu nedenle de sporun durgun sularda yapılması lazım. Geçmişte pek imkân yoktu. Kuruçeşme’ye, Fenerbahçe Kalamış Koyu’na, Hisar’a gidiliyordu. Artık deniz trafiği çok arttı, antrenmanlar Fenerbahçe, Ömerli Barajı’na, Galatasaray, Küçükçekmece Gölü’ne taşındı. Dolayısıyla gözden ırak oldular. Artık insanlar kürek yapanları görmüyor. Boğaz’da antrenman yapmak da neredeyse imkânsız. Eskiden insanlar görüyor ve “Bu ne” diyordu. Ben öyle başlamıştım küreğe.

* Son yıllarda ‘deniz küreği’ denilen tekneler yapıldı. Daha geniş yüzeye sahip. Dalgalı havalarda ve açık denizde de binilebiliyor. Ve deniz küreği de hızla olimpik dal olma yolunda gidiyor. Dünya Kürek Federasyonu artık dünya şampiyonası düzenlemeye başladı. Dünya şampiyonasının dördüncüsünü Caddebostan sahilinde yaptık. 7 bin 800 kilometrenin üzerinde sahile sahip bir ülkede parkura gerek olmadan, çok az maliyetle bu sporu yapma şansı var. Dolayısıyla deniz küreği, kürek sporunun geleceği için bir kurtarıcı oldu.

* Sportif anlamda da çok geliştik. İlk kez geçen yıl Balkan Şampiyonası’nda altı tane altın madalya aldık. Kadınlarda bir dünya markası olan Romanya’yı geçmeyi başardık. Kulüpler de artmaya başladı. Türkiye genelinde 30 kadar kulüp var. Galatasaray, Fenerbahçe gibi kulüpler daha çok sportif başarı odaklı; ancak Altınboynuz, Vira Kürek (İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin içinde), Caddebostan Balık Adamlar, Anadoluhisarı gibi kulüplerde hobi için kurdular. İnsanlar genelde hobi amaçlı başlıyor, bir süre sonra yarışmacı da oluyor.

İstanbul’u dinliyorum, ellerimde kürekler...

 

 

 

 

 

 

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle