Bakan Işık: Eline silah verdiğimiz insanın demokratik denetimini sağlayacağımız mekanizmayı kurduk

Güncelleme Tarihi:

Bakan Işık: Eline silah verdiğimiz insanın demokratik denetimini sağlayacağımız mekanizmayı kurduk
Oluşturulma Tarihi: Eylül 13, 2016 16:28

Bakan Işık: Eline silah verdiğimiz insanın demokratik denetimini sağlayacağımız mekanizmayı kurduk

Haberin Devamı

Faruk KIYAK- Selda Hatun TAN/ İZMİT(Kocaeli), (DHA) - MİLLİ Savunma Bakanı Fikri Işık milletin iradesine hiç kimsenin ipotek koyamayacağı bir zemin oluşturmanın en temel öncelikleri olduğunu belirterek, "Artık eline silah verdiğiniz insanın demokratik denetimini tam olarak sağlayacağımız bir mekanizmayı kurduk. Şimdi kanun hükmünde kararnamelerle bunu sağlıyoruz. Artık ordunun üzerindeki demokratik denetim mekanizmaları çok daha işler hale geliyor" dedi.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık partisinin Kocaeli İl Başkanlığı'nda bayramlaşmaya katıldı. Partililerle bayramlaşan Işık yaptığı konuşmada, "İki bayram arası bizde kısa diye geçer, Ramazan ile Kurban arası 70 gündür ama başka bir ülkede 70 yılda yaşanmayacak olayları şu kısa sürede yaşadık. Bu FETÖ ihanet çetesinin bu ülke için ne kadar tehlikeli olduğunu aslında 7 Şubat 2012'de başlayan süreçle birlikte hepimiz görmeye başlamıştık ve görmüştük. Ama bunların nasıl bir ihanet şebekesi olduğunu ve bir takım küresel güçlerden nasıl talimat alarak Türkiye'de operasyon yaptıklarını 17 ile 25 Aralık sürecinde gördük. Seçilmiş demokratik hükümeti bir takım sözde yolsuzluk iddialarıyla al aşağı etmenin nasıl gayreti içerisinde olduğunu hepimiz görmüştük. Fakat maalesef bunların milletin kendilerine emanet ettiği silahları alıp millete doğrultacağını ve Türkiye'ye karşı bir askeri darbe yapabileceğini pek çok insan hesap edememişti. İhanetin bu derecesini pek çok kişi tahmin dahi edememişti. Bu şebekenin ne kadar büyük hainlik yapabileceği 15 Temmuz gecesi ortaya çıktı. 15 Temmuz gecesi Türk demokrasi tarihi açısından gerçekten belki en karanlık gecelerden bir tanesi ama 16 Temmuz sabahı da Türk demokrasinin en aydınlık sabahlarından birisi. Bu kadar karanlık bir geceyi bu kadar aydınlık bir sabaha dönüştüren en temel unsur ise işte bu aziz millet ve o milletin lideri" dedi.
Fikri Işık büyük bir millet olduğumuzu belirterek, "Herkesin büyük bir karamsarlık içerisinde olduğu bir dönemde millet ve lideri buluşunca o karamsar havanın o kapkaranlık geceden aydınlığa dönüştüğünü hep birlikte yaşadık gördük. Ne mutlu o gece bu karanlığın aydınlığa dönüşmesinde rol alan bizlere, ne mutlu bu noktada milleti ile beraber yol yürüyen insanımıza. Gerçekten büyük bir milletin evlatlarıyız ve büyük bir milletiz. Kendisine sıkılan kurşuna adeta gül bana atılıyor diye karşılayan o şehitler 15 Temmuz gecesini bir demokrasi sabahına dönüştürmeyi başardılar. Kurşunları kendisine göğsüne siper eden o kahramanlar bugün Türkiye'nin birliğinin beraberliğinin adeta sembolü halin geldiler. Bu vesile ile 15 Temmuz da kaybettiğimiz tüm şehitlerimize de bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun" diye konuştu.
ORDUNUN ÜZERİNDEKİ DENETİM MEKANİZMALARI ÇOK DAHA İŞLER HALE GELİYOR
Yeni bir darbenin yaşanmaması için çok yoğun bir çalışma yaptıklarını ifade eden Işık, "Bir daha bu memlekette milletin iradesine hiç kimsenin ipotek koyamayacağı bir zemin oluşturmak, bunun imkansız hale getirecek düzenlemeleri yapmak siyaset kurumu olarak hepimizin en temel önceliğidir. 15 Temmuz'dan hemen sonra en önemli öncelik olarak bunu aldık ve çalışmaya başladık. Maalesef bugüne kadar Türkiye'de darbe, modern darbe, post modern darbe, muhtıra, e muhtıra türü 6 tane büyük olay yaşadı. Bir yedincinin yaşanmaması için çok yoğun bir çalışma yaptık ve kanun hükmünde kararnamelerle hayata geçirdik. Artık eline silah verdiğiniz insanın demokratik denetimini tam olarak sağlayacağımız bir mekanizmayı kurduk. Türk Silahlı Kuvvetleri veya ordu sıradan bir kurum değildir. Türkiye'nin varlığı için, bekası için olmazsa olmazdır. Ama aynı zamanda da demokrasinin işleyişi için de mutlaka demokratik kontrolün tam olarak sağlanması gereken kurumdur. Bunun birini diğerine feda edemeyiz. Hem ordumuzu bölgenin hatta dünyanın en güçlü ordusu haline getireceğiz, hem de bunu yaparken ordunun üzerindeki demokratik denetimi de ihmal etmeyeceğiz" dedi.
Işık ordunun üzerindeki demokratik denetim mekanizmalarının çok daha işler hale geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Türkiye maalesef bugüne kadar bu konuda ihmalkar davranmış. Şimdi kanun hükmünde kararnamelerle bunu sağlıyoruz. Artık ordunun üzerinde ki demokratik denetim mekanizmaları çok daha işler hale geliyor. Bundan bazıları rahatsız oluyor. Bazıları 'Bu FETÖ'cülerin Allah belasını versin çok kötü adamlar ama ordunun darbe yapma gücünü de elinden almayın canım' havasındalar. Bu Türkiye'ye yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir. Eğer siz bu darbe üreten zemini ortadan kaldırmazsanız yarın bir başkası kolaylıkla bir gerekçe bulabilir. Ama ordunun kendi asli işine dönmesi Türkiye'nin caydırıcı gücünü arttıracak ordunun harekat kabiliyetini çok daha güçlü noktalara taşıyacak. Harekatta, istihbaratta, muhaberede, eğitimde çok daha güçlü noktalara gelmesini sağlayacak tedbirleri almak bizim en önemli önceliğimiz. 15 Temmuz'dan beri üzerinde durduğumuz noktalardan bir tanesi bu."
ASKER İLE SİVİLLERİMİZ İÇ İÇE ÇALIŞACAKLAR
Yüksek Askeri Şura'nın yapısını değiştirdiklerini söyleyen Işık, "Bu demokratik denetleme açısından son derece önemli bir adımdı. Kuvvet komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığı'na bağlandı, Jandarma ve Sahil Güvenlik tamamen İçişleri Bakanlığı'na bağlandı. Hücum dengelenmesi konusu demokrasilerde olmazsa olmaz. Türkiye maalesef 50-60 yıl öncesi atması gereken adımları atmamıştır. Şimdi bu 15 Temmuz'dan sonra bu adımları hızla attık, hayata geçirdik. Milli Savunma Bakanlığı'nı yeniden yapılandırıyoruz şu anda. Kanun hükmündeki kararnameden aldığımız yetki ile bakanlığımızı yeniden yapılandırıyoruz. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir sivili müsteşar olarak atadık. Rütbe karşılığında orgeneral seviyesi olarak görüyoruz. Artık askerimiz ile sivillerimiz daha iç içe çalışacaklar, daha fazla birlikte çalışacaklar. Birbirlerini daha fazla anlayarak çalışacaklar, birbirlerini daha fazla empati yaparak çalışacaklar. İnanıyorum ki bundan da Türkiye kazanacak. İnşallah bu adımlarımızı bu yapısal reformlarımızı sürdüreceğiz. Bunun Türkiye'nin geleceği için olmazsa olmaz adımlar olduğunu değerlendiriyoruz. Bu konuda da kılı kırk yaran ve her adımı önceden dikkatle çalışan bir strateji izliyoruz" diye konuştu.
FETÖ İLE MÜCADELE DEVLETİN BEKASI MÜCADELESİDİR
Işık, FETÖ ile mücadeleyi hiç kimsenin hafife alma hakkı olmadığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu yaptığımız işlerden çok ciddi orandan rahatsız olduğunu biliyoruz. Bunların da bazı tertipler, bazı komplolar peşinde koştuklarının da farkındayız. Ama her ne olursa olsun Türkiye'de biz bir taraftar Türk Silahlı Kuvvetleri'ni çok daha güçlü bir konuma kendi asli işinde çok daha güçlü bir konuma getirirken, diğer taraftan da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üzerindeki demokratik denetimi bir demokratik ülkede olması gereken seviyeye çıkarmakta kararlıyız. Bundan demokrasiye dair hiç kimsenin rahatsız olmaması lazım. Evet bazıları ayrıcalıklarını kaybedebilir. Bazıları böyle daha iyidir diyebilir. Ama bizim üzerimizdeki sorumluluk silahlı kuvvetlerimizi kendi asli işine döndürmektir. Bunları kararlılıkla sürdüreceğiz. Bütün bunları yaparken tabi ki bu hain terör örgütünden asla vazgeçmeyeceğiz. FETÖ'nün devletin tüm kurumlarından adeta jiletle kazınır gibi kazınmadan bizim görevimiz bitmiş olmayacak. Bu konuda da hiçbir kurumun en ufak bir gevşeklik göstermesi kabul edilemez. Bu noktada elbette her birimizin elbette her birimizin üzerine düşen ağır yükler var. Bakın bu FETÖ ile mücadele devletin bekası mücadelesidir. FETÖ ile yapılan her mücadele devletin milli güvenlik mücadelesidir. Hiç kimsenin bu mücadeleyi hafife alma hakkı yoktur. Tabi ki bu mücadeleyi yürütürken de adaletten ayrılmamakta en temel görevimizdir."
FİNANS KAYNAKLARININ KURUTULMASI
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Cerablus'ta büyük başarılar elde ettiğini söyleyen Işık, "Türkiye'nin milli güvenliğine açık ve yakın tehdit oluşturan DAEŞ'ten Türkiye'nin sınırlarının ne kadar hızla temizlendiğini gördük. Türkiye kendisine meydan okunacak bir ülke değildir. Türkiye kendisine yönelik hangi tehdit olursa olsun bu tehdidi bertaraf etme gücüne sahip bir ülkedir ve bu bertaraf etme hakkı da mahfuzdur. FETÖ ile sonuna kadar mücadele edeceğiz DAEŞ ile sonuna kadar mücadele edeceğiz ama bunu yaparken PKK ile de mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz. Askerimiz polisimiz güvenlik güçlerimiz bu mücadeleyi verirken biz de bu terör örgütlerinin finans ayağının tamamen koparılması, finans kaynaklarının kurutulması için de yapılması gereken çalışmaları kararlıkla yapmaya atılması gereken adımları da kararlılıkla atmaya devam edeceğiz" dedi.
TÜRKİYE'NİN ÜZERİNDE GÖLGE KALMAYINCAYA KADAR MÜCADELE SÜRECEK
Türkiye'nin emin adımlarla yoluna devam ettiğini ifade eden Işık, "Türkiye'de demokrasinin üzerinde hiçbir gölge kalmayıncaya kadar. Ne terör gölgesi, ne vesayet gölgesi, ne başka bir gölge kalmayıncaya kadar bu demokratikleşme mücadelesini sürdüreceğiz. Bunu yaparken en büyük desteğimiz gücümüz milletimizdir. Milletimiz 15 Temmuz'da demokrasiye sahip çıktığını bütün dünyaya göstermiştir. Bir Yeltsin tankın üzerine çıktı diye batıda demokrasi kahramanı ilan edilmişti. Günlerce aylarca yıllarca yazılmıştı. Ama Türkiye'de 15 Temmuz'da tankların önüne yatan üzerlerine çıkan binlerce insanı görmezden gelen batı medyasının da doğrusu hali ibretliktir. Ama her şeye rağmen Türkiye yolunda yürümeye devam edecek" diye konuştu.
Bakan Işık daha sonar Kent Bayramlaşması programına katıldı.

FOTOĞRAFLI  

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!