MHP MYK ve TBMM Grubu Ortak Toplantısı

Güncelleme Tarihi:

MHP MYK ve TBMM Grubu Ortak Toplantısı
Oluşturulma Tarihi: Ocak 11, 2015 16:29

- MHP Genel Başkanı Bahçeli (2): "Ne adına olursa olsun, Fransa'daki saldırı ve şiddet sahnelerini kınıyor, Fransızlara başsağlığı diliyoruz" - "Suçun, suçlunun, teröristin, katilin dini ve milliyeti yoktur. Yine her ülkede, her inanç sistemi içinde teröristlere rastlandığı unutulmamalıdır. Ne var ki bu, hiçbir dininin ya da inanç grubunun itham edilmesi için yeter neden olmayacaktır" - "Fransa’da yaşanan son zamanlardaki olumsuz ve kötü nitelikli hadiseleri Müslümanların tümüne genelleştirmek yakışıksız ve yadırgatıcıdır"

Haberin Devamı

KAYSERİ (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ne adına olursa olsun, Fransa'daki saldırı ve şiddet sahnelerini kınıyor, Fransızlara başsağlığı diliyoruz" dedi.

Bahçeli, Kayseri'de bir otelde gerçekleştirilen MHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve TBMM Grubu Ortak Toplantısı sonrası yaptığı basın toplantısında, MHP'nin millete, keskinlikleri artırmadan, bayrak, vatan ve demokrasi ortak paydasında kucaklaşmayı sağlayacak asgari bir buluşma zeminini teklif ettiğini söyledi.

Sürekli kültürel ve etnik farklılıklara vurgu yaparak bunları derinleştirmekle demokrasinin muhafazasının söz konusu olamayacağını savunan Bahçeli, demokrasiden mahrum bir cumhuriyet idaresinin tasavvur edilemeyeceğini belirtti.

Türkiye'nin, cumhuriyeti ve demokrasiyi birlikte yaşatmaya ve yüceltmeye mecbur olduğuna dikkati çeken Bahçeli, bunun karşısında atılacak her adımın çıkmaz sokak olduğunu, rejim ve devlet krizi anlamına geleceğini söyledi.

Haberin Devamı

Anlayışlarına göre, milliyetçilik ve demokrasinin birbirini tamamlayan, eşitlik ve özgürlük gibi ikiz kavramlar olduğunu anlatan Bahçeli, iktidarı eleştirerek, "Bunlar, fazilet yolundan çoktan sapmışlardır. Milli değerleri hırpalamak, bunlar için yeni Türkiye'dir. Türküm seslenişinin suçlanması, yeni Türkiye'ye has bir kepazeliktir. Milliyetçiliği çiğnemek, yeni Türkiye isimli çözülmüş ve manen çökmüş bir ülkeye davettir" diye konuştu.

Bahçeli, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş esası, kurucu mantığı millet olmanın ve birlik ruhunun milliyetçi yorumunda anlamını bulmuştur. Şayet, fedakarlık şemsiyesi altında vücut bulan, binlerce yılda vicdanlarda dokunan hatıralarla oluşan millet varlığı, etnik öbek ve kalıplara taksim edilirse, ne devletten ne de bağımsızlıktan bahsetmek mümkün olmayacaktır. Kaşınan farklılıklar, özendirilen ve cesaretlendirilen bölücü talepler, bütünlüğe değil, imhaya hizmet edecektir."

Türk milletinin koruyucu zırhı olan milli ve manevi cevherin, yırtılması ve gevşetilmesi durumunda muhtemel fenalıkların boyut ve çapını hiç kimsenin önceden kestiremeyeceğini dile getiren Bahçeli, şöyle devam etti:

Haberin Devamı

"Türkiyemiz, demokratik rejimin işleyişi, ekonomik bağımsızlığımızın geleceği, milletinin birliği ve ülke bütünlüğü açısından vahim bir süreçten geçmektedir. İçinden geçtiğimiz bu sıkıntılı günlerde en çok ihtiyacımız olan ise Türk milletinin birlik ve dayanışma konusunda göstereceği arzudur. Millet müsamaha etmedikçe, millet göz yummadıkça, birlik çınarının gölgesinde bölücü fideler kök tutmayacaktır. Türk milleti ikna olmadıkça bölücülük ve buna çanak tutan mahfiller emel ve hedefleriyle çürüyüp gidecektir. Hiç kimse, bizden Türkiye'nin topyekun geleceğinin bir siyasi partiye, bir terör örgütüne, birisi sarayda, diğeri ise adada barınan iki müzakereciye endekslenmesini, bunun dayatmasını kabul etmemizi beklememelidir. Hiçkimse bize, terörün taviz vererek biteceğini, süreç ihanetiyle baharın geleceğini ve anaların gözyaşının bu yolla dineceğini kabul ettiremeyecektir çünkü karşımızda bahara uyanan değil, kara kışa yatan, milli birliği adım adım çöken bir ülke resmi durmaktadır. Nitekim çözülme süreci, Türkiye'yi kasıp kavurmakta, Türk devletinin egemenlik haklarını iflasa sürüklemektedir. AKP, bile bile, göre göre terörün yedeği, teröristlerin cüret ve cesaret istasyonu olmuştur. Kaynağı millet vicdanı, meşruiyeti millet iradesi olan Türk devleti, eşkıyanın eline düşürülmüş, teröre rehin verilmiştir."

- "Herkese kol kanat gereriz"

Haberin Devamı

Siyasette bulanık hava dağılınca taşların yerine oturacağını, herkesin yaptıklarından ders ve sonuçlar çıkaracağını kaydeden Bahçeli, Türkiye'nin yeni bir sürece doğru sorunlarını çözme yolunda mutlaka ilerleyeceğini söyledi.

"Türkiye AK Parti'ye muhtaç ve mecbur değildir" diyen Bahçeli, şunları söyledi:

"Eğer konu yardıma muhtaç kardeşlerimizin korunması ve desteklenmesiyse, biz, daha fazlasını, AKP'nin verdiğinden daha çoğunu takdim ederek herkese kol kanat gereriz. Eğer istenen, Türkiye'nin dünya devleti olmasıysa, bunun ancak ve ancak aleme nizam verme fikriyatını kendisine rehber etmiş Milliyetçi-Ülkücü Hareket gerçekleştirecektir. Hepsinden önemlisi, kronikleşen kavga ve gerilim ortamı dışında 13 yıla yakındır ülkemizde hangi konuda istikrardan söz etmek mümkündür?"

Haberin Devamı

"Türkiye'nin bunca ağır sorun ve gündemi varken adaleti susturanların, mahkemeye çıkmaktan korkanların erkenden sevinmemesi gerektiğini" savunan Bahçeli, "Ahlaki düşkünlük içinde kıvrananları, Türk milleti ibret ve nefretle izlemektedir" dedi.

Bahçeli, "Rüşvet zanlısı eski bakanları saray dayatmasıyla komisyondan kaçıran veya kaçırdıklarını düşünen siyasi paryalar da bulaştıkları kirden asla temizlenemeyeceklerdir" diye konuştu.

"Kiziroğlu Mustafa Bey" adlı türkünün AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu için yeniden uyarlanmasına değinen Bahçeli, bu parçayı 1999 yılında kullandıkları belirterek, bu şarkı üzerinden Davutoğlu ve AK Parti'ye eleştirilerde bulundu.

Haberin Devamı

Milletin sanal gündemlerle oyalandığını öne süren Bahçeli, şunları söyledi:

"Bölgemiz kan gölü, çevremiz ölüm çukurudur. Küresel emperyalizm, Ortadoğu’yu sürekli çatışma ve savaş sarmalında tutarak dizayn etmenin peşindedir. Sınırlarla, haritalarla, rejim ve köhne yönetimlerle köşe kapmaca oynanmaktadır. Komşu coğrafyalarda bir tarafta hayatını kaybedenler, diğer tarafta ise insanlığını kaybedenler vardır. Osmanlı sonrası düzen, eski hakimiyet havzamıza barış ve istikrar getirmemiştir. Demokrasi saf dışıdır, vicdan saha dışıdır, özgürlük ve demokratik haklar ezilmekte, İslam'ın buyrukları günah ehlileri ve zalimlerce öğütülmektedir. Etrafımızda entrika kol gezmektedir. Ortadoğu, herkesin herkesi katlettiği zulüm coğrafyasına dönmüştür."

- "İslam, barış ve kardeşlik dinidir"

Hükümetin dış politikasını eleştiren Bahçeli, "AKP Hükümeti'nin dış politikası çoktan iskelete dönmüştür" dedi.

Paris'teki terör saldırılarına değinen Bahçeli, "Ne adına olursa olsun, Fransa'daki saldırı ve şiddet sahnelerini kınıyor, Fransızlara başsağlığı diliyoruz. İslam, barış ve kardeşlik dinidir. İslam adına işlenen hiçbir cinayetin, hele hele savunmasız ve sivil insanlara kasteden caniliğin hoş görülmesi düşünülemeyecektir" dedi.

İslam alimlerinin ve ülkelerinin, Müslümanların ismini kötüleyen ve karalayan teröristleri lanetlemesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Ancak Fransa'daki suikast zinciri ne kadar lanetlenmeyi hak ediyorsa, Türk ve İslam alemini içine alan ve her gün yaşanan katliam girdabı bir o kadar lanetlenmeyi ve öfkeyi hak etmektedir" diye konuştu.

Küresel barış ve düzenin temin edilmesi bağlamında bir endişe taşınıyorsa, herkesin ve her ülkenin sorumluluğunu, nerede durduğunu gözden geçirmesi gerektiğine dikkati çeken Bahçeli, Ankara'nın güvenliğinin Paris'in güvenliğiyle, Bağdat’ın, Şam’ın, Kahire’nin, Sana’nın, Riyad’ın, Kabil’in ve Bosna’nın istikrarının Berlin, Madrid, Washington ve Brükselle bir görülmediği müddetçe insanlığın kaderinin yine karışıklık ve kaos olmaktan kurtulamayacağını söyledi.

"Bugün mizah dergisini basan katiller, yarın bir başka yerde öldürmeye devam edeceklerdir" diyen Bahçeli, "Bize göre, tarihsel nitelikli ve kapanmamış hesaplar nedeniyle, dünyanın bir bölgesindeki terörist faaliyetleri hoşgörüyle izlemek, hatta el altından bu faaliyetlere destek vermek ateşle oynamanın diğer tanımıdır çünkü yeni yüzyılın en ciddi problemlerinden biri olan ve yıkıcı karakteriyle bilinen terörizm, çok kısa sürede hedef değiştirebilen bir niteliğe sahiptir. Herhangi bir ülkeye karşı sürdürülen terörist faaliyetin, anında başka bir ülkeyi veya coğrafyayı hedef olarak seçmesi mümkündür" şeklinde konuştu.

Bahçeli, küresel barış ve adaletin önem ve gerekliliğinin sözde değil, gerçek ruhuyla kavranması ve sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı.

Kurulan iş birliği ve temas zeminlerinin samimi ve dürüst bir şekilde olgunlaştırılması ve ilerletilmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, teröre ve bölücü dinamiklere karşı milletler ve devletler arasında sağduyulu ve istikrarlı bir işbirliği ağı oluşturulamadığı takdirde, bu menfur saldırıların küresel bir virüs gibi her yeri vurmasının kaçınılmaz olacağını dile getirdi.

"Türkiye'deki kanlı saldırıları sadece seyretmekle yetinmeyen, teşvik ve tahrik eden ülkeler iyi bilmelidirler ki etnik ve mezhep temelli terör şiddeti karşı karşıya olunan en büyük musibetlerden biridir" diyen Bahçeli, bu konuda gösterilecek kayıtsızlığın, ilgisizliğin ve vurdumduymazlığın gün gelip şartlar değiştiğinde, o ülkelere de sirayet edeceğini bilmek ve görmek gerektiğini belirtti.

- "Müslüman terörist olmaz"

Terörizmden çok çekmiş, binlerce vatan evladını hain saldırılar sonucunda toprağa vermiş Türk milletinin, bu konuda büyük bir hassasiyete sahip olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti:

"Aynı duyarlılığı ve özeni başkalarından beklemesi en tabii hakkıdır. Bilhassa Batı dünyasında bazı önyargılı odaklar, ne yazık ki İslam diniyle terörizmi aynı çerçeve içinde resmetmek için özel bir gayret göstermektedir. Bu, hem büyük bir haksızlık hem de büyük bir hatadır. İslam dininin özünü hoşgörü ve merhamet oluşturmaktadır. Müslümanın teröristi olmadığı gibi, teröriste de Müslüman denilemeyecektir. Her şeyden önce inançlarımız başkalarına saygıyı ve yaşama hakkını yüceltmeyi gerektirmektedir. Öldüren, katleden, zulmeden ve insanların varlıklarını alenen tehdit eden caniliklerin ne Müslümanlıkla ne de kutsallarımızla bir ilgisi vardır. Müslümanı teröristle yan yana getirmek, bu alanda İslamiyet'i zan altında bırakmak hiç kimsenin haddi değildir. Müslümanım diyerek suç işleyenlere, kafalarına göre cihat ilan edenlere, önüne geleni tekfir ilan edip yok edenlere hepimizin itirazı ve tahammülsüzlüğü vardır ancak İslam dinini suç icat eden bir içeriğe sokmak bir defa ve öncelikle hala Haçlı zihniyetinin işbaşında olduğunu göstermektedir."

- "Teröristin dini ve milliyeti yoktur"

Ölümler, toplu cinayetlerin dünyanın her yerinde olduğunu ifade eden Bahçeli, "ABD’de zaman zaman okullar basılmakta çocuklar ya esir alınmakta ya da öldürülmektedir. Suçun, suçlunun, teröristin, katilin dini ve milliyeti yoktur. Yine her ülkede, her inanç sistemi içinde teröristlere rastlandığı unutulmamalıdır. Ne var ki bu, hiçbir dininin ya da inanç grubunun itham edilmesi için yeter neden olmayacaktır. Bu nedenle, Fransa’da yaşanan son zamanlardaki olumsuz ve kötü nitelikli hadiseleri Müslümanların tümüne genelleştirmek yakışıksız ve yadırgatıcıdır" şeklinde konuştu.

Kaynağı ne olursa olsun, terörizmin, sonuçta bir şiddet ideolojisi olduğunu ve hangi mazeretten ilham aldığının önemsiz olduğunu belirten Bahçeli, insanlığın, elinde silah, vücudunda bomba, aklında kan olan terörist kişi ya da gruplara karşı müşterek bir refleks göstermesi ve cephe oluşturması gerektiğini vurguladı.

Bahçeli, bu titizlik ve duyarlılığın her ülkenin, her milletin görevi olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Benim teröristim, senin teröristin ayrışmasına gitmek, hatta başka coğrafyalardaki bölücü ve yıkıcı unsurlara destek vermek her şeyden önce yüzsüzlük ve çifte standartçı bir yaklaşımdır. Türk milleti, bunun acısını yıllarca çekmiştir. Kaldı ki bölücü teröristlere verilen destekten hep şikayetçi olmuştur. İnsanımızın canına kasteden etnik temelli terör, yıllarca Avrupa’da el üstünde tutulmuştur. PKK, Cudi’de kan dökmüş, maalesef Paris'te ağırlanmıştır. Diyarbakır’da kan kusmuş, Yüksekova’da nefret saçmış ama gelin görün ki Avrupa’da gerilla, özgürlük savaşçıları ismiyle taltif edilmiş, hürmetle karşılanmıştır. Türk milletinin yaşadığı sorunlara yıllarca duyarsız kalınmıştır. Hatta eli silahlı çetenin mali imkanları güçlendirilmiş, insan ve lojistik ihtiyaçları değişik Avrupa ülkelerinden temin edilmiştir. Bunlar, küresel planda terörizmle ve teröristlerle mücadeleyi zorlaştıran ve hatta imkansızlaştıran açmazlardır. Kerkük'te patlayan bombaların, Kaşgar'da alınan canların, İslam alemini gözyaşına boğan ağır ve kahredici kayıpların karşısında suskun kalanların ve sıra Fransa'ya gelince ayağa kalkanların bir vicdan muhasebesi yapması, bizlerin en samimi dileğidir. Dünya beşten büyük diyenlerle, yabancı dost ve müttefikleri bilmelidir ki vicdan, adalet ve insanlık dünyadan da büyüktür."

Bahçeli, toplantının ardından Sarıoğlan ilçesine hareket etti.

(Bitti)

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!