Jeotermal zenginlikle 3 alanda üs olabiliriz

Güncelleme Tarihi:

Jeotermal zenginlikle 3 alanda üs olabiliriz
Oluşturulma Tarihi: Ocak 12, 2024 14:08

JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, “Alaşehir’i jeotermal zenginliğiyle enerjide, tarımda, turizmde önde gelen bir merkez yapabiliriz” diyor.

Haberin Devamı

TÜRKİYE’nin çekirdeksiz kuru üzüm başta olmak üzere en önemli tarımsal üretim merkezleri arasında yer alan Alaşehir, aynı zamanda jeotermal enerjinin de en yüksek kurulu güce ulaştığı merkezler arasında yer alıyor. 105 bini aşan nüfusuyla Manisa’nın en büyük ilçelerinden Alaşehir’in sınırları içinde faaliyet gösteren jeotermal enerji santrallerinin kurulu gücü 310 megavata (MW) ulaşırken, Türkiye’nin bu alandaki kurulu gücünün yaklaşık beşte biri Alaşehir’de bulunuyor. İlçenin sahip olduğu yüksek enerji potansiyeli hakkında bilgi veren Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Alaşehir’in Türkiye’de sadece tarımın değil enerji üretiminin de en önemli merkezleri arasında yer aldığını söylüyor.

Jeotermal zenginlikle 3 alanda üs olabiliriz

Haberin Devamı

310 MW KURULU GÜÇ
İlçede faaliyet gösteren santrallerin, dünyanın en ileri teknolojisine sahip tesisler olduğunu kaydeden Kındap, “Alaşehir ilçemizde toplam kurulu gücü 310 MW olan tesislerimizin hepsi 2010 ve sonraki yıllarda inşa edilerek devreye alındı. Çevreye, doğaya, insana saygılı ve özenli enerji üretiminin dünyadaki en özgün örnekleri arasında bu santrallerimiz yer alıyor. Ancak sektörün temsilcileri olarak bizler, bulunduğumuz noktayı asla yeterli görmüyoruz. Alaşehir’i sadece yerüstü zenginlikleri ile değil, yeraltı zenginlikleri ile de Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmamız gerektiğini düşünüyoruz. Alaşehir’i rahatlıkla dünyanın en önemli jeotermal merkezlerinden birisi yapabiliriz” diyor.

EMİSYONLAR 24 SAAT İZLEMEDE
İlçede tarımsal üretim ile jeotermal enerji üretiminin birbirini engellemeden ve zarar vermeden yan yana yapıldığına dikkat çeken Kındap, santrallerin sahalarında da üzüm ve zeytin başta olmak üzere pek çok tarım ürününün üretildiğini sözlerine ekliyor. Manisa Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ilçedeki tüm santrallerin emisyon değerlerinin online ve anlık olarak ölçüldüğünü hatırlatan Kındap, Türkiye’de ve dünyada jeotermal enerji üretiminde çevre dostu yöntemlerin izlendiğini ve bu yöntemlerin Bakanlıklar tarafından denetime tabi olduğunu ifade ederek ilçeye enerji üretiminden farklı alanlarda da değer katmak istediklerini belirtiyor.

Haberin Devamı

Jeotermal zenginlikle 3 alanda üs olabiliriz

KONUTLARI DA ISITALIM
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Alaşehir’de tarımsal üretim ile enerji üretimi tüm dünyaya örmek olacak şekilde yan yana yapılıyor. Santral sahalarımızın birkaç metre ötesinde komşumuz olan bağlarda üreticilerimiz dünyanın en leziz üzümlerini üretiyor, dünyanın hemen her coğrafyasına ihraç ediyor. Santral sahalarımızın yanında bizler de bu üretime destek sağlıyoruz. Bağlarımızda yetişen üzümlerimizi çalışma arkadaşlarımız ve paydaşlarımız ile de paylaşıyoruz. Bunun yanı sıra; Alaşehir’deki santrallerimiz, ilçedeki konutların tümünün ısıtmasını çok rahatlıkla yapabilecek yeterlilikte. Ayaklarımızın altında böylesine zengin, tamamı bizim olan bir kaynak mevcut. Alaşehir gibi bir jeotermal ilçesinde ısıtmayı bu kaynaktan sağlamak ekonomimize katma değer sağlayacaktır. Komşu ilçemiz Salihli’de 8 bin konut jeotermal enerji ile uzun yıllardır ısınıyor. Salihli Belediyesi’nin bu sayının daha da artırılması yönünde çalışmalarını memnuniyetle izliyoruz. Biraz daha uzağımızdaki İzmir, aynı şekilde 40 bin konutun ısıtmasını uzun yıllardır jeotermal enerji ile yapıyor ve enerjide dışa bağımlılığımızı azaltıyoruz. Aynı sistemi Alaşehir’de de yapabiliriz. Bu düşüncemizi aralık ayı içerisinde ziyaret ettiğimiz Manisa Valimiz Enver Ünlü’ye de arz ettik. Ülkemizin bu sektördeki en güçlü şirketlerini çatımız altında buluşturuyoruz. Konut ısıtması noktasında üzerimize düşen bir görev olursa seve seve yerine getirmeye hazırız.”

Haberin Devamı

 
JEOTERMAL SERALAR KURALIM
ÜZÜMLERİ JEOTERMALLE KURUTALIM
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’de son dönemde sayıları hızla artan (tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin mutlaka jeotermal enerjiyle entegre olarak planlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Ali Kındap, hükümetin bu yöndeki açıklamalarını sektör olarak desteklediklerini, 41 ilde toplam 60 TDİOSB’nin yatırım sürecini devam ettiğini ve bu sayının birkaç yıl içinde 100’e ulaşacağı bilgisini veriyor. 2023 yılında jeotermal sera organize tarım bölgeleri sayının 39’a çıkarıldığını; Edremit’ten Gönen’e, Kozak’tan Yozgat’a, Sivas’tan Diyadin’e kadar Türkiye’nin pek çok kenti ve bölgesinde jeotermal seraların kurulduğuna işaret ediyor Ali Kındap, Türkiye’de an itibarıyla 6 bin dönüm seviyesinde olan jeotermal sera büyüklüğünün 100 bin dönüme ulaşmasının rahatlıkla mümkün olduğunu söylüyor. Tarımsal üretimlerin tüketimin olduğu yerde ya da yakınında konumlanması gerektiğini sözlerine ekleyen Kındap, “Ülkemiz geleneksel tarım üretimini mutlaka topraksız tarım ve jeotermal seracılık uygulamaları desteklemek zorundadır. 85 milyon insanımızı sağlıklı, ucuz ve erişilebilir gıda ile buluşturmak zorundayız. Bu alanda açık ara dünyanın üretim üssü olma potansiyeline sahip konumdayız. Jeotermal kaynaklarımızla, Anadolu coğrafyasının her yerinde istediğimiz sebze ve meyveyi üretebilecek imkana sahibiz. Bu alanda yatırım yapmak isteyen çok sayıda yatırımcımız var” diyor.

Haberin Devamı

 
ALAŞEHİR, NEDEN AFYON GİBİ BİR
TERMAL TURİZM MERKEZİ OLMASIN
TÜRKİYE’nin en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ilçelerinden biri olan Alaşehir, termal turizmde adeta sıfır noktasında. Jeotermal enerji sektörünün termal turizm ve sağlık turizmi alanında da sıçrama yapması gerektiğine inandığını söylüyor Ali Kındap, Alaşehir’in de Afyonkarahisar gibi bir termal turizm cenneti olabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin jeotermal kaynak zenginliğinde Avrupa’nın birinci, dünyanın dördüncü ülkesi olduğunu anımsatan Kındap, bu zenginliğe rağmen rağmen sadece 60 bin termal yatak kapasitesi bulunduğunu hatırlatıyor. “Bizimle kıyaslanmayacak kadar az kaynağı Almanya, 750 bin termal yatak ile her yıl 10 milyondan fazla turiste ev sahipliği yapıyor” diyen Kındap, Türkiye’ye gelen turist sayısının 45 milyon olmasına rağmen termal turizmden yararlananların sayısının 3 milyonu bile bulmadığına işaret ediyor. Türkiye’nin bu alanda dünyanın en önemli sağlık turizmi merkezlerinden biri olabileceğini görüşünü ifade eden Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yapıyor:

Haberin Devamı


“Türkiye’deki 3 milyon termal turistin hemen tümü yerli turistlerden oluşuyor. Bu alanda da alacak daha çok yolumuz var. 10 milyonun üzerinde turiste hizmet vererek sadece termal turizmden 20 milyar doların üzerinde döviz girdisi elde edebileceğimizi altını çizerek vurguluyoruz. Bu alanda da devletimizin stratejik bir bakış açısına, destek mekanizmasına, yerli ve yabancı yatırımların önünün açılmasına ihtiyacımız var. Anadolu, binlerce yıldır jeotermal zenginlikle bütünleşen, yerleşimini jeotermal kaynağın çıktığı yerlerde yapan, o kaynakla ısınan, yine o kaynakla şifa bulan insanların yaşadığı muhteşem bir coğrafyadır. Anadolu bir jeotermal cennetidir. Bu toprakların petrolü jeotermaldir. Bin 500’ün üzerinde doğal jeotermal kaynak çıkış noktası olan Anadolu’nun jeotermal kaynaklarını milletimizin ortak refahına hizmet eder noktaya taşırsak, dünya sıralamasındaki dördüncülüğümüzü açık ara liderliğe taşıyabiliriz.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!