Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Dündar ve Gül'ün duruşmasına gelen başkonsoloslara tepki (2)

Güncelleme Tarihi:

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Dündar ve Gülün duruşmasına gelen başkonsoloslara tepki (2)
Oluşturulma Tarihi: Mart 26, 2016 14:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Dündar ve Gül'ün duruşmasına gelen başkonsoloslara tepki (2)

Haberin Devamı

Gülseli KENARLI - Güven USTA / İSTANBUL, (DHA) CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen “Dünya Türk Girişimcileri Kurultayı"na katıldı. Kurultaya Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Dünya Türk İŞ Konseyi (DTİK) Başkanı Nail Olpak katıldı.
Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enflasyon yüzde 10'un altındaki seyrini sürdürüyor. İşsizlik konusunda toplam istihdamda geçtiğimiz yıl bir önceki yıla göre yaklaşık 700 bin artış olmasına rağmen iş gücüne katılım oranındaki yükseliş sebebiyle kısmı bir artış var gibi gözüküyor. Aslında istihdamla ilgili genel veriler olumlu yönde ilerlendiğine işarettir. Bütçe performansımız 23 Avrupa Birliği ülkesinden daha iyi durumdadır. İnşallah 2016 yılında Türkiye'nin ekonomide toparlanış hazırlıklarını tamamlayıp, yeniden güçlü bir yükseliş eğilimine girdiğine hep birlikte şahit olacağız. Ne terör, ne bölgesel sorunlar, ne de ülkemizin önünü kesmek isteyen güçler 2023 hedeflerimizi hayata geçirmemiz engel olamayacaklar. Bunun böyle bilinmesini istiyorum" dedi.
Erdoğan, “Tabi ki bizde üretimimizi yüksek teknolojiye kaydırarak, dış ticareti geliştirici finansman imkanlarını artırarak, yeni pazarlar bularak rekabet düzeyimizi yükselterek, bu konuda üzerimize düşenleri yapmalıyız. Bu yöndeki çabalarında girişimcilerimizin, işi adamlarımızın da daima yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

“BİR KISIM SÖZDE AKADEMİSYENLERİN İLİMDEN BİR NASİBİ OLABİLİR Mİ?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün yaşadığımız sıkıntıların gerisindeki sebeplerden birinin de Türkiye'nin 2013 hedefleri doğrultusunda sürdürdüğü karalı yürüyüşü ve bundan kaynaklanan endişeler olduğunu gayet iyi biliyoruz. Dikkat ederseniz biz ne zaman 'yeni Türkiye dedik, büyük Türkiye' dedik işte o zaman akılla, mantıkla izah edemeyeceğimiz hadiselerin tabi seyrine tamamen aykırı bir sürü sorunu önümüzdeki bulduk. Allah aşkına sorarım size, Türkiye'nin güney sınırlarındaki ilçelerinde terör örgütünün başlattığı atışmanın mantıklı bir izahı var mı? En başta bölgede yaşayan insanlarımıza zara veren, sıkıntı veren, bu eylemleri hayatın doğal akışına uygun saymak mümkün mü? Sen yol yapacaksın, birileri gelecek, oranın müteahhitlerini tehdit edecek. Sen havalimanı yapacaksın havalimanını havan topuyla vuracak. Bunu kime yapıyoruz. Orada yaşayan Kürt kardeşlerimize. Böyle bir vicdansızlık olabilir mi? İnsanilikten nasibini almamış mahluklar bunlar. Bunlara methiyeler düzen bir kısım sözde akademisyenlerin ilimden bir nasibi olabilir mi? Ne diyor şair; İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir, sen kendin bilmezsen yanice okumaktır. İşte bunlar bunların ağzı. Bunlar böyle okumuşlar" dedi.

“MESELENİN KRİTERLER OLMADIĞINI GAYET İYİ ANLIYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde Suriye gelişmelerin bir anda böylesine mahiyet ve yön değiştirmesi bölgenin kendi dinamikleriyle açıklanabilir mi? DAİŞ bahanesiyle oynan oyunların gerisindeki hedefleri görmemek için her halde kör olmak lazım. Bölücü terör örgütüne kucak açanların, kol kanat gerenlerin endişesi her halde bu her taraflarından zavallılık akan teröristlerin kendi değil, Türkiye'yi 1959 yılında beri Avrupa Birliği kapısında beklentilerin bilhassa son 10 yılda kabul ettikleri üyelere baktığımızda meselenin kriterler olmadığını gayet iyi anlıyoruz" dedi.

“SİZ KİMSİNİZ YA, SİZİN NE İŞİNİZ VAR ORADA?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün malum bir gazetecinin mahkemesi vardı. Bu yargılamaya katılanların durumu çok önemli. İstanbul'daki konsoloslar mahkemeye geliyor. Siz kimsiniz ya, sizin ne işiniz var orada? Yani diplomasinin de bir adabı var. Burası senin ülken değil burası Türkiye. Sen konsolosluk binası ve konsolosluk sınırları içinde hareket edebilirsin. Diğerleri izne tabidir. Bunlar kalkıp bu ülke içerisinde gövde gösterisi yapacak haddi tecavüz edebiliyorlar. Oynanan oyunun tarzını göstermesi bakımından bu çok önemlidir. Demokrasi, insan hakları, özgürlük, seçim laflarını dillerinden düşürmeyenlerin halkın desteğini alarak iş başına gelenlerle, darbeciler karşı karşıya geldiğinde tercihlerinin hangisinden yana olduğunu hep birlikte takip ediyoruz, görüyoruz" dedi.

“İBRETLİK HALLERİNE ÜZÜLMEMEK MÜMKÜN DEĞİL"
Erdoğan, “Yarım milyon masum insanı katleden bir zalime karşı, özgürlük mücadelesi veren bir halkın nasıl yalnız bırakıldığına, daha da kötüsü nasıl bombalandığına yine hep birlikte şahit olduk. Türkiye'yi de yakından ilgilendiren mülteci meselesinde Avrupa kendi güvenliği ve refahı uğruna savunduğu tüm değerlere bir anda sırtını dönmekten çekinmemiştir. Bu ateşi kendi sınırları dışında tutmaya çalışanların ibretlik hallerine üzülmemek mümkün değil. Tüm bu manzaraya bakarak diyoruz ki; biz kendimiz olacağız. Biz tarihimize, kültürümüze değerlerimize, ister ülke olarak, ister fert olarak tek başımızda kalsak sahip çıkacağız. Yaşatacağız. Eğer bu şekilde davranmazsak geçmişteki nice toplumlar gibi, nice medeniyetler gibi biz de yok olur gideriz" şeklinde konuştu.

“DEVLET İÇİNDE DEVLET, OLMAZ"
Erdoğan, "Anadolu medeniyetler ve milletler beşiğidir. Ama aynı zamanda Anadolu medeniyetler ve milletler mezarlığıdır. Yaşadığımız coğrafya gerçekten çok güzel. Çok cazip, çok verimli ve çok değerlidir. Ama burası aynı özellikleri sebebiyle tehditlere, tehlikelere saldırılara da çok acık bir coğrafyadır. Bu güzel ama zor coğrafyada yaşayabilmenin, hedefleriniz doğrultusunda mesafe kat edebilmenin yolu millet olarak birliğinizi, beraberliğinizi güçlü tutmanızdan geçiyor. İşte onun için hep şunu söylüyorum; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyorum. Aslında bu bir slogan değil. Bu yapımızın varlığımızın 4 temel taşı. Bu ülkede 79 milyon farklı etnik unsurlarla tek milletiz. Bu tek milletin tek bayrağı var. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı. Bağımsızlığımızın ifade hilal. Ve yıldız, bu yıldız ifadesi şehitlerimizin her biridir. Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Tapuda iki tana önemli başlık görürsünüz. Birisi arazi, tarla. Diğeri arsa. Arsa imar planı geçmişse arsa olur. Aksi takdirde tarladır, arazidir. Aynı şeklide toprak normalde topraktır. Ama bu toprak şehit kanlarıyla yoğrulduğu zaman vatan olur. Biz bu toprakları böyle vatan yaptık. Rabbim dünyanın dört bir yanında millet bayrak, vatan ve bunun dışında da dördüncü başlığımız devlet, tek devlettir. Devlet içinde devlet, olmaz. Hele paralel devlet, bilmem ne devlet, böyle bir devlet bu ülkede yok. Yok. Tek devlet, o da Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Biz işte bunları kabul edenlerle yolumuza devam ediyoruz" dedi.

2071 HEDİYESİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a konuşmasının ardından DEİK Başkanı Vardan tarafından, adına dikilen ağaçların sertifikası verildi. Bu sırada salonda bulunan bir kişi Erdoğan'a 2071 projesinin temeli olarak bir hediye vermek istediğini söyledi. Hediye Erdoğan'ın korumaları tarafından alındı.
(FOTOĞRAF)

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!