Kadınlara, Şiddetle Mücadele Anlatıldı

Güncelleme Tarihi:

Kadınlara, Şiddetle Mücadele Anlatıldı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 26, 2015 11:04

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN KADINLARA YÖNELİK SEMİNER DÜZENLENDİ

Antalya Büyükşehir Belediyesi ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde konuya dikkate çekmek amacıyla seminer düzenledi. Seminerde, dünya genelinde 15-44 yaş grubu kadınların ölüm nedenlerinin başında kadına yönelik şiddet geldiği belirtildi.
Haşim İşcan, Santral, Fatih, Çamlıbel Aile Eğitim Merkezleri’nin birlikte düzenlediği seminer Büyükşehir Belediyesi Kültür Salonu’nda gerçekleşti. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği seminerde toplumsal cinsiyet ayrımı, şiddetle mücadelede hukuksal boyut, şiddetin psiko-sosyal boyutu ve şiddetin çocuklar üzerindeki etkileri konuşuldu.
TOPLUMSAL CİNSİYET ANNE KARNINDA BAŞLIYOR
Toplumsal cinsiyet ayrımının henüz çocukların doğmadan başladığına dikkat çeken Sosyal Hizmetler Uzmanı Çisem Çınar Hanedarı, “Bizler daha çocuk doğmadan anne karnında iken karnın fazla şiş kesin kız gibi söylemlerle, çocuğun cinsiyetine yönelik yaptığımız oda dekorasyonları ile doğmadan cinsiyet ayrımı yapıyoruz. Kadınlar ahtapot gibi her işe yetişmeye çalışıyor. Bu kamusal alana toplumsal eşitsizlik olarak yansıyor. Aynı şekilde dünyaya geliyoruz. Ama peki aynı şekilde mi yaşıyoruz” diye konuştu.
2014’TE 214 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ
Şiddetle mücadelede hukuksal boyutu anlatan Avukat Evrim Yıldız Çopuroğlu, kadınların yüzde 71.3’nün herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kaydığının olmadığını söyledi. Türkiye’de kadına yönelik şiddete ilişkin vahim tabloya dikkat çeken Çopuroğlu “2014 yılında 214 kadın ve 10 çocuğu öldürüldü. Dünya genelinde 15-44 yaş grubu kadınların ölüm nedenlerinin başında kadına yönelik şiddet geliyor. Kadınların hukuki hakkı var. Bir şiddete uğradıkları zaman hemen ALO 183’ü aramalılardır. Ve şiddete maruz kalan kadın ispat etmek zorunda değildir” dedi.
SAKLARSANIZ ŞİDDETİ DURDURAMAZSINIZ
Seminer Psikolog Elif Kutucu’nun kadına yönelik şiddetin psiko-sosyal boyutunu anlattı. Şiddet türlerine değinen Kutucu şunları kaydetti: “Sadece şiddetin fiziksel boyutu yok. Psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet boyutları var. Kadına para vermeyerek veya kısıtlı para vererek ona ekonomik şiddet uygulamış olursunuz. Eğer kadına psikolojik şiddet uygularsanız benlik saygısını yitirir, güvensizlik endişesi yaşar, kendini suçlar. Yine de bunları yaşamasına rağmen eşinden umudunu kesmez. Biz buna öğrenilmiş çaresizlik diyoruz. Ve asla şiddeti saklamayın. Şiddeti saklarsanız bunu durduramazsınız.”
AİLE, MEDYA VE ÇEVREYİ MODEL ALIR
Seminerde şiddetin sadece kadınlara değil aile içinde çocuklara da ciddi zararlar verdiğine değinildi. Çocuk Gelişimi Uzmanı Sema Ünlü İnci ise şiddetin çocuklar üzerindeki etkilerini şöyle ifade etti: “Çocuklar şiddeti nasıl öğrenir diye merak ederiz hep. Çocuklar şiddete aileyi, medyayı ve çevreyi model alarak öğrenir. Bizim aynamız gibi bizi taklit ederler. Şiddete şahit olan çocuklar, daha sonra başlarına gelen en küçük bir olayda, şiddet doğru olmasa büyükler neden böyle davranır ki diye düşünür ve şiddete meyil ederler.”
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!