GÜNDOĞMUŞ'TA DOĞA İÇİN ÇAĞRI

Güncelleme Tarihi:

GÜNDOĞMUŞTA DOĞA İÇİN ÇAĞRI
Oluşturulma Tarihi: Kasım 29, 2022 09:22

Gündoğmuş’un tarihi mirası, su kaynakları, endemik bitkileri, ardıç ve sedir ağaçlarıyla ünlü Karadere, Senir ve Kozağacı köylerini kapsayan Harmancık mevkiinde taş ocağı yapılmaması için yetkililere seslenen köylüler, bölgede doğanın korunması için çağrı yaptı.

Haberin Devamı

ANTALYA’nın Gündoğmuş ilçesinde bulunan Karadere, Senir ve Kozağacı köylerinin sınırları içerisinde yapılması planlanan taş ocağına karşı Harmancık mevkiinde toplanan bölge halkı, ‘Su kaynaklarımıza dokunmayın’ pankartlarıyla eylem yaptı. Bölge için yapılan maden arama ruhsatı başvurularına bir araya gelerek ses yükselten yöre halkı, muhtarlar ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, yaşam alanlarında doğa tahribatına engel olunmasını istedi.

ASIRLIK ARDIÇLAR VE SEDİRLER VAR
Gündoğmuş’ta su kaynaklarının, endemik bitkilerin, yüzyıllık ardıç ve sedir ağaçlarının bulunduğu, köylülerin yaşam alanı olan Harmancık mevkiinde ocak kurulmasına karşı çıkan bölge sakinleri, yetkililere şöyle seslendi: “Gündoğmuş’a 2021 yılında mermer ocağı yapılması için çok sayıda ruhsat verildi. Bunların en başında Bedan, Akyarı, Kayabükü, Ortaköy, Narağacı var. Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün projeleri kapsamında Karadere’ye, Köprülü’ye, Ortaköy’e, Karabul’a ve Çayırözü’ne birer, Kozağacı’na, Kaybükü’ne, Akyarı’a, Yeniköy’e ve Senir’e ikişer, Gündoğmuş’a ise üç ruhsat verildi. Harmancık doğal ve tarihi açıdan çok özel bir bölge. Buraya ocak yapılmasın. Doğamıza sahip çıkmazsak barınma şansımız ortadan kalkacak.”

Haberin Devamı

ORMANLARIMIZI YANGINDA KAYBETTİK
Köprülü Muhtarı Ayhan Yılmaz, “Köylünün yaşam alanları her geçen gün daraltılıyor. Son yıllarda hızla yaygınlaştırılan taş ocakları, mermer ocakları doğaya olduğu kadar, bizlerin ve çocuklarımızın sağlığını da derinden etkiliyor. Biz, tarım ve hayvancılık yaparak yaşayan köylüler olarak geçim kaynağımızı taş ocakları yüzünden kaybetmek istemiyoruz. Daha geçen yıl ormanlarının büyük bir bölümünü yangında kaybetmiş bir ilçenin dağına, taşına göz dikilmiş olması asla kabul edilemez” dedi.
Senir Mahalle Muhtarı Durmuş Ali Yıldız da “Bizlerin bin, bin iki yüzyıllık ağaçları sadece bu dağda kaldı. Bizim membamız Karadere’nin su membası, Gündoğmuş’un su membası. Hepsi de bu dağın altından geçer. Biz bu suları mermer ocakları nedeni ile kaybetmek istemiyoruz” şeklinde konuştu.

Haberin Devamı

GÖÇ YOLU ÜZERİNDE BİR DOĞA HARİKASI
Narağacı Muhtarı Niyazi Yiğit, “Bizim bulunduğumuz Narağacı Mahallesi İpek Yolu, kervan yolu, göç yolu, Alaaddin Keykubat’ın gelip geçtiği tarihi bir yol. Bizanslıların ve Romalıların kaldığı, mahallemize çok yakın olan bölgede bizlerin bilgisi olmadan maden başvuruları devam ediyor. Bizim Gündoğmuş’umuz temiz hava bakımından dünyada on yedinci sırada geliyor. Böyle güzel bir ilçemizi korumak elbette bizlere düşüyor” dedi.

‘NUMUNE ÇALIŞMALARI TESPİT ETTİK’
Güneyyaka Muhtarı Muzaffer Ataseven ise şöyle konuştu: “ İlçemiz sınırları içerisinde çok sayıda maden arama ruhsatı alındığını öğrendik. Burada, Gedefini, Kisre önü, Asar Kalesi gibi tarihi eserleriyle örtülü bir tarihin tahrip olması söz konusu. Biz daha önce mücadeleyi verdik ve başardık. Burası Antalya Valiliği’nin izin verdiği Yörüklerin göç yolu. Güneyimiz yandı, sadece kuzeyimiz kaldı. Yedi mahalle kaldık burada. Daha önce bu mücadeleleri verdik. Başardık. Bunu da başaracağız.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!