Ressam Onay Akbaş: 35 Yıllık Bir Sanat Öyküsü

Güncelleme Tarihi:

Ressam Onay Akbaş: 35 Yıllık Bir Sanat Öyküsü
Oluşturulma Tarihi: Şubat 14, 2019 10:34

Paris’te yaşayan ressam Onay Akbaş, Ankara ve İstanbul’un ardından ilk kez Antalya’da açtığı sergisinde farklı dönemlere ait eserlerini bir araya getirerek sanat hayatının da bir özetini çıkardı.

Haberin Devamı

ULUSLARARASI alanda tanınmış ressamlardan Onay Akbaş, köklerini Karadeniz’de bırakıp Paris’e yerleştiğinden beri aklında aidiyete ilişkin binbir soru taşıyor. İçinde giderek büyüyen kıyısızlık, köksüzlük duygusuyla da sanatla baş ediyor. “Dalga kıyıya vurduğunda ölür. Oysa benim dalgam, kıyısız olduğundan her zaman sanatıma can veriyor” diyen ünlü ressamın eserleri bu iflah olmaz duygudan besleniyor.
Hem kendi ruhundaki hem de Türkiye ve dünyada kopan fırtınayı tuvale aktardığında ortaya çıkan dalgalar sanatının temelini oluşturuyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü’nü alan Onay Akbaş’la, Antalya sergisi sırasında resimlerindeki ve ruhundaki dalgalardan bahsettik.

Ressam Onay Akbaş: 35 Yıllık Bir Sanat Öyküsü

Paris’te hem dünyanın tanıdığı bir ressam hem de Anadolulu olmak nasıl bir duygu?
Türkiye’de doğmuş, çocukluğunu ve ilk gençliğini burada geçirmiş bir adam olarak, Paris’te 32 yıl geçirdikten sonra bir yere ait olamama hissini derinden hissettim. Bu köksüzlük belki, ama asla kimliksizlik değil. Ortam çölse benim ‘Kök salmalıyım’ gibi bir kaygım olmaz. Köküm olacaksa benim varoluşumla ilgili olan yerde olmalı. Resme başladığım yıllarda önümde resim konusunda etkilenebileceğim kimse yoktu. Resim yapmaya Fatsa’nın sokak duvarlarıyla başladım. Sonra o küçük ilçeden çıkıp dünyayla tanıştım. Maceram öyle başladı ve devam etti.

Haberin Devamı

Ressam Onay Akbaş: 35 Yıllık Bir Sanat Öyküsü

Sizin baktığınız yerden ‘Kıyısız Dalgalar’ nasıl bir sergi?
Kıyısız Dalgalar benim 35 yıllık profesyonel sanat hayatımının her döneminden eserleri bir araya getirdiğim bir sergi. Küçük bir bilanço. İnsan bazen valizlerini bir kenara bırakıp ‘Nereye gidiyoruz’ diye kendine hesap vermeli. Sanatçının ömrü bir eserdir. Ömrünün toplamını bir bütün olarak görmeli. Çocukları dağılmış bir bir babanın aileyi bir araya topladığında duyduğu sevinci hissediyorum. Bu sergide öyle resimler var ki 35 yıl önce satılmış, şimdi sergi için geri gelmiş. 35 yıl önce yaptığım resim 35 yıl sonrakini tanımıyor. Bunu görmek bana müthiş bir heyecen yaşatıyor.

Haberin Devamı

Ressam Onay Akbaş: 35 Yıllık Bir Sanat Öyküsü

ANTALYA’DA İLK SERGİ

Onay Akbaş resimleri Antalya’da ilk kez sergileniyor. Nasıl karar verdiniz?
Anadolu’da ilk defa Antalya’ya kişisel sergimle gelmiş oldum. Geçmişte sanatın sergilenebileceği mekanlar çok kısıtlıydı. Şimdi yavaş yavaş oluştuğunu görüyoruz. Bu ilerleyişi gördükçe büyük mutluluk duyuyorum. Serginin küratörü, yakın arkadaşım İbrahim Karaloğlu’nun ve Şebnem Bahar’ın önerisiyle sergiyi Antalya’ya getirmeye karar verdik. Muratpaşa Belediyesi’nin Türkan Şoray Kültür Merkezi de sergime ev sahipliği yapıyor. Resim sanatı dünyada çok geniş kitlelerin rağbet ettiği bir sanat dalı değil. Ama sanat amatörleri dediğimiz gerçek takipçiler, sergileri izliyor ve resimlerin hikayesini merak ediyor. Yerel yönetimlerin bu tür mekanları hayata geçirmesi sanat buluşmalarının İstanbul, Ankara ve İzmir kıskacından çıkmasını sağlıyor.

Haberin Devamı

Ressam Onay Akbaş: 35 Yıllık Bir Sanat Öyküsü

BENİM SANATIM BİR HESAPLAŞMA
Sanatınızın dünyaya meydan okuyan, protest bir tarzı var.

Resimlerimi bana benzetirler. Benim için sanat yapmanın bir nedeni olmalı. Ben resim yaparken mutlu olmuyorum. Aksine yaşadığım hesaplaşma derinleşiyor. Bir çalışmaya başlarken önce bir kavram seçiyorum ve onunla ilgili okumalar yapıyorum; oyunlar, filmler, belgeseller izliyorum. O benim benliğimde şekillenene kadar üzerinde düşünüyorum. Dünyanın her yerinde halklar artık kendilerine biçilen elbiseleri yırtıp atıyorlar. Merkezden dışa doğru kalıpları yıkan, dayatılanı kabul etmeyen ve dalga şeklinde yayılan bir değişim rüzgarı var. Bu tepkisellik benim sanatıma da yansıyor.

Haberin Devamı

LİRİK TABLOLAR
Resimlerinizin şiirselliğinden çok bahsedilir. Bu kadar lirik çalışmalar nasıl ortaya çıkıyor?
Ben iyi bir şiir okuyucusuyum. Yapmaya çalıştığım kaosun ortasında gördüğüm fazlalıkları atmak ve hayatı sadeleştirip içindeki şiiri çıkarabilmek. İnsanın bitmemiş bir eser olduğu düşüncesinden yola çıkıp, bitmemişlik felsefesi üzerine çok resim yaptım. Sanatçının topluma yaptığı en büyük katkı empati duygusunu yaşatmaktır.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!