Hepimiz güzel anılarla ayrıldık Stanford’dan

Güncelleme Tarihi:

Hepimiz güzel anılarla ayrıldık Stanford’dan
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 28, 2012 10:13

Naci Koru, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ziyaret ettiği Silikon Vadisi'ni kendi blogunda anlattı. İşte Koru'nun izlenimlerinin devamı...

Haberin Devamı

Apple gelecekten umutlu

İlk kişisel bilgisayarların kullanıma sunulduğu yıllardan itibaren bilişimle haşır neşir olan kişilerin, kullandıkları iletişim sistemlerini değiştirmeleri güçtür. Ben de DOS'tan Windows'a geçme kararı aldığımda bir hayli zorlanmıştım. Sonraki yıllarda Macintosh donanım ve yazılım olarak yeni bir seçeneği kullanıma sunduğunda da kişisel bilgisayarımdan vazgeçmeye uzun süre direndim. Önceleri "bu sistem grafikçiler, basın mensupları için daha iyi olabilir, ama hayatının önemli bölümünü metin yazarak geçiren bilgisayar kullanıcıları için yine de en iyisi Windows ile çalışan kişisel bilgisayarlardır" diye düşünürdüm. Ben hep Windows'ta kaldım, ama bu arada Macintosh, Apple'a dönüştü ve bilişim dünyasına adeta yeni bir şekil verdi. Kişisel bilgisayarlarda ısrarlı bizler de, zaman içerisinde günlük hayatımızın vazgeçilmez araçları olan tabletlerimizde, cep telefonlarımızda Apple'ın gücünü hissettik.

GÜL'Ü APPLE CEO'SU TIM COOK KARŞILADI

Apple'i ziyaretimizde cumhurbaşkanımızı kurumun efsanevi patronu Steve Jobs'dan sonra yönetimi üstlenen Tim Cook karşıladı. Cook dışında Apple'ın dört üst düzey yöneticisi toplantıda Apple'ın son yıllarda tırmanış gösteren büyümesini grafikler üzerinde heyetimize anlattı. Apple'ın mobil ve tablet cihazlar alanında gerçekleştirdiği hamlelerin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini söyleyen Cook, Cumhurbaşkanmızın oğlu Ahmet'in "piyasaları sarsacak yeni ne gibi ürünleriniz olacak" yönündeki sorusunu tebessüm ederek cevapladı. Toplantı boyunca da geleceğe yönelik çalışmalarından ip ucu vermemeye özel bir özen gösterdi.

Cook, Türkiye'de genelde bilişim teknolojilerine, özelde de Apple'a gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını belirtti. Ayrıca, Apple Store'da kullanıma sunulan yaklaşık altı yüz bin uygulamadan otuz bininin Türkler tarafından geliştirildiğini duymak bizleri şaşırttı. Apple da bundan etkilenmiş olacak ki, bu yıl Eylül ayı civarında Türkiye'deki ofislerini açmayı planladıklarını söyledi Cook.

EĞİTİM ALANINDAKİ ÇALIŞMALARA ÖZEL YER VERİLDİ

Apple sunumunda eğitim alanında yapılan çalışmalara özel bir yer verildi. Gelecek nesillerin daha iyi eğitim görmesi için bir dizi proje hayata geçirilmiş, daha karmaşık bir dizi proje üzerinde de çalışma başlatılmış. Eğitimden sorumlu John Couch ItunesU adıyla bir süre önce kullanıma sundukları uygulama üzerinden artık dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerdeki hocaların ders videolarına erişilebildiğini söyledi. Couch, ders materyali hazırlamanın da artık adeta "çocuk oyuncağı" haline geldiğini belirterek bize, dakikalar içerisinde küçük bir kitapçık hazırladı. Toplantı boyunca kullanmamız için Türkçe klavye seçilerek hazırlanmış IPadlerimizde daha başka örnek uygulamaları da inceleme fırsatı bulduk.

APPLE FATİH PROJESİNİ ÖNEMSİYOR

Diğer firmalar gibi, Apple da Fatih projesine ilgili. Bu projeyi yalnız Türkiye'deki pazar için değil, orta vadede çevre ülkelerini de içeren daha geniş bir coğrafya için önemsiyor. Bunun için de teknoloji seçimi öncesinde bütün gücüyle proje üzerinde çalışıyor izlenimi verdi bizlere Apple yöneticileri.

Apple'da Cumhurbaşkanımıza ve heyetine yakın ilgi gösterildi. Sorularımıza da tatminkar cevaplar aldık. Bu arada Tim Cook'a, Ipad'lerdeki klavyelerde Türkçe karakterlerin ancak bazı tuşların basılı tutularak elde edilebildiğini, bunun da yazımı yavaşlattığını söyledim ve orijinal Türkçe klavyenin sisteme tanıtılmasını beklediğimizi belirttim. Cook'un böyle bir sorundan haberdar olmadığını söylemesi doğrusu, beni şaşırttı. Hemen yanıma gelerek uygulamanın nasıl olduğunu görmek istedi. Açılır klavyede Türkçe karakterlerin mevcut yapıda nasıl ekrana geldiğini gösterdim. Not aldı, üzerinde çalışacakları sözünü verdi. Umarım bir cevap alırız yakında.

Apple yöneticileri ve Türk çalışanları ile fotoğraf çekildikten sonra Google'a doğru yola koyulduk.

GOOGLE YENİ ARAYIŞLAR İÇİNDE

Web kullanımının yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı yıllarda acaba bir gün dünyadaki tüm bilgisayarlar üzerinde arama yapabilecek bir alt yapı kurulabilir mi diye hayal ederdim. Hepimiz biliyoruz, bu hayali Google gerçekleştirdi. Şikago'da görev yaptığım yıllarda bu firma adeta devleşti. Hatırlarım, hisseleri borsada satışa çıktığında insanlar kapış kapış Google hissesi almak için yarışıyorlardı. Zaman içerisinde bu büyümenin dönemsel olmadığını gördük. Google her geçen gün büyüdü, web üzerinde arama dendiğinde ilk akla gelen isim oldu.

Google'un Palo Alto'daki yerleşkesine geldiğimizde bizi bir grup yönetici ve firmanın Türk çalışanları karşıladılar. Daha sonra bir bahçeden geçerek yönetim binasına girdik. Zemin kattaki büyük bilgisayarlar üzerinden Google Earth'te İstanbul Huber köşkü üzerinde dolaştık. Cumhurbaşkanımız bahçedeki organik tarım yapılan bölümü büyük Google Earth haritası üzerinde bizlere gösterdi. Arkasından da toplantı odasında Google yöneticileri ile bir araya geldik.

GÜL, GOOGLE'IN GÖZLÜĞÜ TAKTI

Web araması ile işe koyulan Google bugün devasa bir bilişim kuruluşu haline geldiyse bunda diğer alanlarda yapmakta oldukları çalışmaların büyük bir rolü var kuşkusuz. YouTube ile video sektöründe lider oldukları gibi, dünyadaki kütüphanelerde bulunan tüm kitapları sayısal ortama aktarma hedefleriyle de bu pazarda çok önemli bir yer edindiler. Bir kısmı paralı, bir kısmı bedava, yüzbinlerde kitaba bugün e-kitap formatında erişebiliyorsak bunu Google'a borçluyuz. Cumhurbaşkanımıza yakın ilgi gösteren şirket kurucularından Sergey Brin Google'un yeni bazı projelerinden de sözetti bize. İlk gördüğümüzde bize biraz ilginç gelen gözlüğü meğer "wifi" ile sisteme bağlıymış. Bizimle konuşurken aynı anda sağ gözüne bir kaç santim büyüklüğündeki ekran üzerinden yayın yapılabiliyormuş. Bu cihazın pek çok değişik amaçla kullanılabileceğini belirtti Sergey. Cumhurbaşkanımız da bu ilginç gözlüğü takarak bir yandan bizlerle sohbete devam ederken, sağ gözüyle de video yayını seyretti.

Basın organlarında da yer aldığı gibi, Sergey Brin daha sonra Cumhurbaşkanımızı insansız araca bindirerek Palo Alta'da bir tur attırdı. Daha sonra öğle yemeğinde bir araya geldiğimiz Cumhurbaşkanımız, aracın bir ara 130 kilometre hıza çıktığını ve hiç bir kumanda olmadan yol durumuna ve değişen şartlara otomatik olarak uyum sağladığını anlattı. Bu deneme sürüşünden Türk ve Amerikalı güvenlik görevlilerinin pek de mutlu olmadıklarını söylememe sanırım gerek olmaz.

Google'ın Android çalışmalarını yürüten yetkilisi yakın bir zamanda Android işletim sisteminin ne kadar yaygınlaşacağını anlattıysa da bizler izlenimlerimizi, ceplerimizden çıkarttığımız IPhone'larla çektiğimiz fotoğraflarla kaydettik. Google çalışanlarının bundan çok da hoşnut kalmadığını tahmin etmek zor olmaz sanırım.

FACEBOOK, TÜRKİYE'DEN MEMNUN

Facebook kısa sürede dev bir bilişim firması oldu. Bugün yaklaşık 800 milyon kullanıcısıyla dünyanın en büyük sosyal paylaşım sitesi olarak kabul ediliyor. Facebook'ta her gün yeni hesaplar açıldıkça firmanın değerini de yükseliyor. Yeni bir yerleşke inşa etmiş Facebook Palo Alto'da. 7-8 bin kişinin çalışabileceği yerleşkede şu an için iki bin kişi görev yapıyor. Google'dan sonra Facebook'u ziyaret ettik. Girişte bizi firmanın en üst yöneticisi Sheryl Sandberg konuk etti. Tanışma faslından sonra Cumhurbaşkanımız borsadaki gelişmelerden memnun musunuz diye sorunca "fena değil" karşılığı verdi  Sandberg. Ancak mimiklerinden pek de mutlu olmadıkları anlaşılıyordu.

Facebook Türkiye pazarının önemini biliyor. Avrupa'da en çok Facebook kullanıcısı bizde. 'Sizin insanınız sosyal medyaya çok ilgili' dedi Sheryl Sandberg. Bunun nedenleri üzerinde sohbet ederken Facebook'un direksiyonundaki kişinin ülkemizi de yakından tanıdığını farkettik. Adana'da bir Türk arkadaşı varmış Sandberg'in. Önceki yıl da Türkiye'deymiş. Bugüne kadar gezdiği, gördüğü şehirlerin isimlerini sayınca bizlere hiç de yabancı olmayan bir kişi olduğunu anladık.

Heyetimizde yer alan milletvekilimiz, “her şey iyi, güzel ama, kişilerin özel konularının böyle uluorta paylaşılması kişisel hakların ihlaline girmiyor mu” diye sorunca Sandberg aynı düşüncede olmadığını söylemekle yetindi.

Balayında olduğu için Facebook'ta Zuckerberg'i göremedik maalesef.

Twitter Cumhurbaşkanımızın performansından etkilenmiş

Cumhurbaşkanımız 1,8 milyon izleyicisiyle dünya liderleri arasında Twitter'da en fazla takip edilen bir kaç devlet başkanı arasında yer alıyor. Twitter yöneticisi Dick Costolo, San Fransisco içindeki Twitter merkezinde bizi karşıladığında ilk söylediği bu rakamın kendilerini nasıl şaşırttığı oldu. Ama zaman içerisinde ülkemizdeki kullanımın muazzam bir artış gösterdiğini gördüklerinde Türkiye pazarının ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavramışlar.

Dick Costolo Twitter'ın dünyada nasıl bir hızlı gelişim gösterdiğini anlattı bize. Bu sistemin sosyal medyada insanların bir birlerine yakınlaşmasınıa katkıda bulunduğu gibi, bazı durumlarda insan hayatının korunmasına da yardımcı olduğunu söyledi. Van depreminden hemen sonra enkaz altında kalan bazı insanların seslerini Twitter üzerinden duyurmalarının bazı canların kurtarılmasına katkı sağlamasını unutamadıklarını ifade etti.

Twitter'da da genç Türkler çalışıyor. Şirketin değişik birimlerinde görevli bu gençlerle de bir araya geldi Cumhurbaşkanımız. Birinin elini sıkıp kendimi tanıştırmak istediğimde genç arkadaşmız, "siz beni tanımazsınız, ama ben sizi sosyal medyadan yakından izliyorum" dedi. Dünya değişik bir dünya oldu, bilişimcilerle buluştuğunuzda artık kartvizit değiş tokuşu yapmanıza da gerek olmayabiliyor.

Vaşington büyükelçimiz, binadan çıkarken bir twit göndermiş. "Twitter'ın görkemli bir kampüsü yok, bir iş hanının iki katında faaliyet gösteriyor" demiş büyükelçimiz. Haklı. Ama yakında bu binadan kendi yerleşkelerine taşınacaklarını söylediler. Umarım Twitter yöneticileri twit'imizi görmemişlerdir.

Haberin Devamı

TRT Haber - Sosyal Medya söyleşisi

Cumhurbaşkanımızın dört günlük Silikon Vadi temaslarında kendisine bilişim dünyasıyla ilgili bazı basın mensupları da eşlik etti. Ziyaretler arasında fırsat buldukça basınla sohbet toplantıları gerçekleştirildi, görüş alış verişinde bulunuldu. Uzaktan izlediğimiz kadarıyla Silikon Vadisi temasları ülkemizde de yakın ilgi gördü. Son ziyaret noktamız olan Twitter'dan hemen sonra San Fransisco'daki bir bilişim firmasının ofisine gittik. Türk girişimciler tarafından kurulan Udemys eğitim videoları üzerinde yayın yapan bir site. Kısa bir süre içerisinde büyümüş ve değerini arttırmış. Cumhurbaşkanımız için canlı yayın mekanı arayışını duyunca Udemys'in sahibi ofislerini teklif etmiş. Biz de küçük bir grup olarak Cumhurbaşkanımızla Udemys'e geldik ve TRT Haber'in Sosyal Medya programının yayınına tanık olduk.

Programın sunucusu Serdar Kuzuloğlu ile kanalın haber müdürü Ahmet Böken, yayının iki saat olarak planlandığını söyleyince Cumhurbaşkanımızın ilk tepkisi, "iki saat ne konuşacağız" oldu. Ama program başladıktan sonra ilginç konular bir birini izleyince bizler de, cumhurbaşkanımız da zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık. Elektronik ortamda sorularını ileten çok sayıda izleyicinin katılımıyla Silikon Vadisi temasları "Sosyal Medya" programıyla noktalanmış oldu.

Cumhurbaşkanımızın ve eşi Hayrunnisa Hanımın bilişim teknolojilerini ne kadar yakından izlediğini bu ziyaret sırasında bir kere daha görmüş olduk. Ancak Cumhurbaşkanlığı bilişim alt yapısının başarısının arkasındaki teknik kadroyu anmadan bu gezi notlarımı sonlandırmam haksızlık olur. Yılların gazetecisi Kemal İlter dönem başından bu yana Cumhurbaşkanlığının Kurumsal İletişim Başkanlığını büyük bir başarı ile yürütüyor. Teknik alt yapı ise Bilişim Teknolojileri Başkanı Ömer Arıkan'a emanet edilmiş durumda. Her iki arkadaşımızı da Cumhurbaşkanlığımızda kurdukları güçlü bilişim alt yapısından ve sosyal medyayı böylesine profesyonelce kullanmalarındaki başarılarından dolayı kutlarım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!