GeriUğur MELEKE Bu maçın Fransa'sı bizdik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu maçın Fransa'sı bizdik

İzlanda'ya farklı hazırlanmalıydık.

Futbolla ortalama düzeyde ilgili Avrupalı herhangi bir sporsever, İzlanda ile karşılaşmanın farklı bir deneyim olduğunu, başka türlü düşünmeniz ve hazırlanmanız gerektiğini bilecektir. Galiba biz bunu bilmiyorduk. Ya da maç içinde fark ettik. Dört gün önce Fransa’yı yenerken bir ton şeyi harika yaptık: İyi mücadele ettik, neredeyse bütün sahipsiz topları kazandık, ikili mücadelelerde ayakta kaldık. Presle toplar kazandık, havada üstündük. İlk golü bir kornerden, ikinciyi presle kazandığımız bir toptan ürettik. Ancak İzlanda, Fransa’dan farklı bir sınav. Adeta farklı bir spor! Presle top kazanmanız zor, çünkü hazırlık pasıyla çıkmıyorlar. İkili mücadelelerde üstünlük kurmanız zor, çünkü kuvvet odaklı bir takım. Hava üstünlüğü zor, çünkü karşınızdaki ulusun alametifarikası zaten bu. Topu yere indirmeniz gerek. Topu yere indirip pas serisi yapmanız için de daha yetenek odaklı bir 11’le çıkmalısınız sahaya. Maalesef biz Fransa’ya karşı uyguladığımız taktikle İzlanda’yı da alt edeceğimizi düşündük. Oysa dün roller değişecekti, belliydi: Dünkü maçın Fransa’sı biz, Türkiye’si onlar olacaktı. Dün ilk 1 saatte Fransa’nın bize karşı yaşadığı şaşkınlığı yaşadık maalesef. Geriden pasla çıkamadık, çünkü orta sahaya bir yetenekli sokmayı akıl edememiştik. Önde top tutamadık, Cengiz’siz bunu becermemiz zaten zor. Yıldızımızın yokluğunda Yusuf’la-Abdülkadir’le veya Deniz’le başlamamız gerekiyordu, maalesef sahada daha fazla becerikliye ihtiyacımız olduğunu son yarım saatte fark ettik. Ama iş işten geçmişti çoktan.

Şu duran top meselesi

Bir önceki sezon Liverpool’un çok duran top golü yemesiyle ilgili Klopp’un söyledikleri hâlâ aklımda: “Ben yetenekli bir futbolcu değildim. Ama duran top savunmasında iyiydim. Çünkü top hareketliyse binlerce ihtimal vardır, yeteneksizlerin işi zordur. Oysa top durduğunda seçenekler azalır, yeteneksizlere gün doğar” Dün 44’te Gunnarsson taç kullanıyor. Ön direkte Ragnar kafayla arkaya aşırıyor. Ama ne aşırma: 5 metre yakınında herhangi bir beyaz formalı yok. Herhalde Ragnar kariyerinde hiçbir topu bu kadar rahat aşırmamıştır arkaya! Biz galiba Fransa’ya öyle odaklanmışız ki, daha kritik bir maç olan İzlanda deplasmanına yeterince hazırlanamamışız. Korner ve taç savunmalarındaki şaşkın görüntümüz bana öyle hissettirdi doğrusu.

Maçın adamı: Sigurdsson

Yorumları Göster
Yorumları Gizle