GeriMetehan Şahin Finaller
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Finaller

''6 tane final maçımız var.'' demişti Rıza Hoca. Bu gece itibari ile 5'de 5 yaptı Trabzonspor ve ilk yarıda ki son 'final' maçına 28 puan ile çıkacak. Bugünkü mücadele Rıza Hoca'nın bahsettiği 6 final maçından ismen ve kağıt üzerinden en zor olanı idi belkide. Son kaybettiği Fenerbahçe maçından önce 7 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalamış Bursaspor geldi Trabzonspor'un karşısına. Ama cezalılar ve sakatlıklar ile dolu eli kolu bağlı bir şekilde; Jorquera, Aziz Behich, Kembo, Badu, Agu, Deniz Yılmaz...

Bugün bambaşka iki devre izledik. Oyun taktiğinden, bireysel performanslara, seyir zevkinden, futbol oyununun içindeki değişkenlere, hepsi çok farklı görüntüler çizgi iki 45 dakikada da. Oldukça sıkıcı, pozisyonsuz, kalitesiz bir ilk yarıya karşılık, gollü, pozisyonlu, tempolu, sert, mücadele dolu bir ikinci yarı izledik.

İLK YARI

İlk yarı Bursaspor, Fenerbahçe maçında ki oyununun bir klonunu sahaya yansıttı adeta. Tamamen savunma odaklı, kontra kovalamaktan bile çekinen, sol ve sağ kanatta oynayan oyuncuların bile ileri çok nadir çıktığı, bütünüyle 1 puan odaklı bir futbol izledik bugün tıpkı geçen hafta ki gibi. Ve bu 2 maçtan da mağlup ayrılıp sıfır puan ile kapattı Fener-Trabzon serisini Bursaspor. Bu savunma odaklı oyun ilk yarıda işler gibi oldu. Zira Trabzonspor ilk yarıda neredeyse hiç fırsat bulamadı. Bulduğu tek tük pozisyonlar ise Bursaspor'un savunmada yaptığı hatalardan kaynaklandı. Yani Bursaspor basit hatalar yapmamış olsaydı büyük ihtimalde maçın ilk yarısını pozisyonsuz geçirecektik. Burada Trabzonspor adına çok kötü bir senaryo söz konusu. İnanılmaz yetenekli denilen bu hücum hattının 45 dakika boyunca hiç bir yaratıcılık gösteremeyip, pozisyon bulmada bu kadar kısır kalması ilerisi için büyük bir sıkıntı. Trabzonspor, iyi kapanan bir takımın kilidini açamıyor. Ve bunu son yıllarda ligimizde en iyi yapan isme sahip aslında-Sosa-. Sosa'nın bir şekilde takıma kazandırılıp, sistemin içine dahil edilmesi lazım. Ara transferde yapılacak her transferden çok daha büyük bir iş olur.

İKİNCİ YARI

İlk yarıda sadece yan pas yapan, ne zaman dikine gitmeye çalışsa top kaybeden ve buna bağlı çok nadir hücum yapmak isteyen Bursa'ya fırsat veren, Aziz Behich'in yokluğunda ağırlıklı olarak sağ kanattan saldırmaya çalışan ve neredeyse sıfır fayda ile yarıyı kapatan Trabzonspor, son haftaların en çok eleştirilen ismi ile golü buldu ikinci yarının başında. Tüm futbol severler Yusuf'a bir teşekkür borçlu bence, çünkü Yusuf tamamen bireysel yetenekleri ile yarattığı o golü atmasaydı, 90 dakika boyunca kapanan Bursaspor ve beceriksiz Trabzonspor arasında bir mücadele izleyebilirdik. İşte maçın kırılma anı bu gol oldu. Bu golden sonra Bursaspor mecburen kapanmaktan vazgeçip, hala kontrol çerçevesinde de olsa hücum yapmaya başladı. Bursaspor'da ki taktik değişikliği ile birlikte de kapalı savunmanın kilidini bir türlü açamayan Trabzonspor'u çok daha rahat, dağınık bir Bursapor savunması bekliyordu. Golden sonra pozisyonlar oldukça arttı. Bu sırada gelen N'Doye-Olcay değişikliği ile sadece sağ kanattan gelen Trabzonspor, sol kanattan da gelmeye başladı ve hücum fonksiyonlarını arttırıp orta sahada direnç kazandırdı. İlerleyen dakikalarda yorgunluk ile birlikte iki takımında orta sahası aksamaya başladı. Bu noktada ise kalite devreye girdi. Yusuf-Kucka-Okay üçlüsüne karşılık Furkan Soyalp-Batalla-Merter üçlüsü vardı. Fiziki ve teknik olarak üstün taraf Trabzonspor olduğu için her ne kadar karşılıklı pozisyonlar yakalansa da geri dönmede en çok zorluğu Bursa çekti ve en çok tehlikeyi kalesinde Bursa gördü. Maçın son 15 dakikasına doğru ise Trabzonspor iyice arkaya yaslandı ve Bursaspor'un hücum etmesine bir nebzede izin verdi. Kazanılan toplar, ileride yalnız kalan Burak Yılmaz'a şişirildi. Bu şişirme toplardan bile pozisyon buldu Trabzonspor. Bu bile Bursapor'un durumunu gösteriyor bir noktada. Burada ki ana nokta bence şu; Bursaspor'un gerçekten iyi bir hocası var. Ancak oyuncu kalitesi üst sıralar için çok düşük. Ve böyle bir maçta bolca yaşanan pozisyon alma ve basit pas hataları takımın başını fazlasıyla derde sokuyor. Bugün Trabzonspor'un yakaladığı fırsatların yüzde 70'i böyleydi. Bursaspor'un düzeltmesi gereken nokta bu iken, Trabzonspor ilerleyen dönemde liderlik için yarışmak istiyorsa geri kalan 18 maçta böyle kapanan savunmalara karşı çok maç oynayacak. Ve eğer bu savunmaların kilidini açmanın bir yolunu bulamazsa bu galibiyet serisi çok da fazla uzun sürmez. Ben ise bu konuda en doğru çözümün Sosa'yı ''yeniden transfer etmek'' olduğunu düşünüyorum.

MAÇIN ADAMI: YUSUF YAZICI

İlk yarı bittiğinde Yusuf Yazıcı neredeyse vasat altı bir performans ile soyunma odasına döndü. Kapalı savunmaya karşı en çok iş yapması gereken o iken oldukça sıradan kaldı ve beklentileri karşılayamadı. Ancak işte bu yazımın başından beri bahsettiğim ''kilidi açma'' denilen eylemi 51. dakikada öyle bir güzel yaptı ki. Kimseye ihtiyaç duymadan tek başına attığı gol ile tüm Bursaspor'u dağıttı ve oyunun kaderini değiştirdi. Golden sonra daha geniş ve tempolu hale bürünen oyunda iyi koşup boştaki topları topladı, paslar dağıttı, takımını ileri taşıdı, hatta bir tane daha jeneriklik bir gole daha imza atıyordu ancak olmadı. İkinci yarıda takımını sırtlaması ile bu maçın adamı, Yusuf.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle