Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Siber aylaklık da okullu oldu

    Hürriyet Haber
    30 Aralık 2014 - 02:26Son Güncelleme : 29 Aralık 2014 - 00:38

    Bilgisayarda bir işe yoğunlaşmışken araya internette alışveriş siteleri veya sosyal medyada gezintilerin girmesi...Siber aylaklık sadece işte değil okul yöneticileri ve öğrenciler arasında da yaygınlaştı.

    Bilgisayar ortamında çalışırken veya ödev hazırlarken aynı anda internette, sosyal medyada boşuna zaman geçirmek anlamına gelen siber aylaklık, teknolojinin gelişmesiyle daha da yaygınlaştı. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Altun’un verdiği bilgiye göre işyerlerinde daha çok görülen bu davranışa artık okullarda yöneticiler ve öğrenciler de sık sık yöneliyor.
    her yaşa uygun aylaklık!
    Siber aylaklığın en büyük nedeni olarak stres gösteriliyor. Cinsiyet, yaş ve meslek sınırlaması olmadan herkesin bu davranışlara yönelebileceğini belirten Prof. Dr. Altun, siber aylaklığı şöyle anlattı:
    “Siber aylaklık, bilgisayar ortamlarında belirli bir göreve odaklanırken bunu tamamlamadan internette başka işlerle meşgul olmak demek. Çalışma ortamları dışında tablet ve telefon uygulamaları gibi internet teknolojisinin okullarda ve evlerde yaygın olarak kullanılmasıyla bu durum ailelerin ve eğitimcilerin dikkatini çekmeye başladı. En sık gözlenen siber aylaklık eylemlerinin başında, belirli bir işi yaparken ona ara verip internette oyalanmak, e-posta göndermek, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak geliyor. Bunlar genellikle gerçekleşmesi istenilen görev veya öğrenilmesi beklenilen konuların niteliğinden ödün verilmesine neden oluyor.

    YAPILACAK İŞLER ERTELENİYOR

    Siber aylaklık yüzünden ayrıca sorumluluklar ertelenebiliyor veya zamanında yapılamıyor. İşyerlerinde bu tür eylemler işgücü kaybı anlamına geliyor. Eğitim ortamlarında ise odaklanma sorunlarına, zamanı gereksiz yere kullanmaya, öğrenme kalitesinde azalmaya yol açıyor. Bilgisayar veya internet ortamında görülen bu davranış her yaş grubunda gözlenebiliyor. Daha çok işyerlerine yönelik araştırmalar yapıldığı için bu davranışı en çok sergileyen grubun yetişkinler olduğu, öğretmen ve okul yöneticilerinden çok öğrencilerin siber aylaklığa başvurduğu yönünde bir algı oluşabiliyor. Ancak yapılan araştırmalara göre üst düzey eğitim kurumu yöneticileri de sık sık bu eylemi gerçekleştiriyor.

    CEZA VERMEK DOĞRU DEĞİL

    Yani yaş, meslek, cinsiyet, öğrenci grubu diye sınırlandırmalar yapılamıyor. Örneğin, Türkiye’deki üniversite öğrencileriyle eğitim ortamlarına yönelik bir çalışma gerçekleştirildi. Buna göre en sık e-posta kontrolü, tartışma grupları, sanal topluluk ve blog kullanımı gibi sosyalleşme faaliyetleri siber aylaklığa yol açıyor. Bunu bireysel işler (alışveriş, seyahat gibi), haber takip, spor siteleri siber aylaklığı izliyor.
    Bu eylemin altında yatan başlıca nedenler arasında olumsuz duygu durumları, stres ve iş yoğunluğu geliyor.
    Aileler, çocuklarının siber aylaklık yapıp yapmadıklarını, onların bilgisayar başında geçirdikleri zamanı ve bu sürede neler yaptıklarını izleyerek kolayca anlayabilir. Teknoloji bilgisi yetersiz kalan yetişkinler bu konuda uzmanlardan destek alabilir. Okul çağı çocukları kendileri için sıradan görülen bazı davranışların siber aylaklık olup olmadığını ve bunların ne tür sonuçlara yol açabileceğini bilemeyebilir. Bu tür belirsizlikleri aileler çocuklara anlatarak çözebilir.
    Örneğin, anne-babalar çalışma saatlerinde çocuklarının ihtiyacına göre mola vermelerini sağlayabilir ve bu süreçte onları bilgisayardan belli bir süre için de olsa uzaklaştırabilirler.
    Çocuğa belli etmeden siber aylaklık takibi yapıp sonuçta cezalandırılma yoluna gidilmesi istenilmeyen daha ciddi sonuçlara yol açabilir. Örneğin kaygı düzeyinin yükselmesi, depresyon ve isteksizlik gibi durumlar görülebilir. Bu nedenle okullar ve aileler bu konuda oldukça hassas davranmalı. Çünkü siber aylaklığa yönelenler genellikle stres nedeniyle mola verdiklerini ve masa başından kalkmadan internette ilgi alanlarıyla uğraşmanın rahatlatıcı olduğunu söylüyor.
    Gülseven ÖZKAN

    KAMERALAR TAKİPTE
    Siber aylaklık gibi bilgisayar ortamlarında gerçekleştirilen bu tür etkinlikler günümüzde teknolojik altyapı sayesinde kameralar aracılığıyla izlenebiliyor. Ancak bu uygulamalar gizli olmamalı. Aksine öğrenciler tarafından bilinmesini sağlayacak kurumsal düzenlemeler yapılmalı. Yoksa öğrenciler ve çalışanlar bu kuralların kendilerini tehdit edebileceğini düşünebiliyor. Siber aylaklık sonucunda ceza olasılığı, bu davranışa eğilimi de arttırabiliyor. Gizliden gizliye bu eyleme yönebiliyorlar. Yani yapılacak kontrolün tehdit gibi hissettirilmemesi gerekiyor.

    ÖNLEMENİN YOLLARI NELER?

    Hem aileler hem öğretmenler, öğrencilerin derse odaklanma düzeylerine göre interneti kullanma sürelerini düzenleyebilir.
    Örneğin 40 dakikalık bir çalışma, 5’er veya 10’ar dakikalık alt etkinliklere bölünebilir. Sosyal medya ya da e-posta kullanımı
    bu faaliyetlere dahil edilebilir.
    Okullardaki bilgisayar laboratuvarlarında uyulması gereken kuralların açık ve anlaşılır olması, öğretmenler ile öğrenciler tarafından da eksiksiz bilinmesi yararlı olur.
    İnternete bağlanabilen telefon gibi birden fazla cihazın bulunduğu ortamlar siber aylaklığa zemin hazırlıyor. Bu bölümlerde çalışanları ve öğrencileri siber aylaklık davranışına iten çok fazla uyaran bulunduğu unutulmamalı.
    Gelişim sürecinde olan öğrenciler için okulların bu tür teknolojik araçlara erişimi sağlaması önemli. Ancak öğretmenlerin ve ailelerin de bu araçlarla ne sıklıkla hangi etkinliklerin yapılacağını iyi programlaması gerekiyor.
    Siber aylaklığı önleme açısından bilgisayar ekranlarının oturma düzenine bakacak, herkesin görebileceği şekilde konumlandırılması etkili olabilir.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı