Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    ‘Sanata yaklaşırsak daha da iyi hissederiz’

    Erkan AKTUĞ erkan.aktug@hurriyet.com.tr
    27.07.2017 - 15:34 | Son Güncelleme:

    Kısa sürede İstanbul’un en önemli sanat mekânı haline gelen Zorlu Performans Sanatları Merkezi, geçen sezon 1000’den fazla etkinlikte yaklaşık 400 bin kişiyi ağırladı. Zorlu PSM’nin genel müdürü Murat Abbas, “Yapılması gereken içimize kapanmamak. Aslında seyircilerimiz de bunu yaptı, konserlere geldiler, sergileri gezdiler, yaşamaya devam ettiler. Sanata daha da yaklaşırsak kendimizi daha da iyi hissedeceğimizi düşünüyorum” diyor.

    Sizden önce Zorlu PSM, daha çok büyük prodüksiyon yabancı müzikalleri ağırlayan, arada bir de Devlet Senfoni ya da bazı tiyatro ve müzik gruplarına kiralanan bir mekân görünümündeydi. Sizin genel müdür olmanızla birlikte Zorlu PSM etkinliklerinde deyim yerindeyse patlama oldu. Neredeyse hiç boş gün olmadığı gibi bazı günler farklı sahnelerde aynı anda üç-dört farklı etkinliğe ev sahipliği yapar duruma geldi. Göreve geldiğinizde nasıl bir yaklaşımla ele aldınız Zorlu PSM’yi?


    Zorlu PSM yönetimini devralmadan önce yaklaşık dört aylık bir geçiş sürecim oldu. Bu süreçte mekânın imkânlarının o güne kadar yapılan işlerin ve oluşturulan genel kurgunun çok daha fazlasına imkân verebileceğini gözlemledim. Broadway şovları gibi iyi giden işlere devam edip yerli-yabancı, hemen her janrdan sanatçı ve grupların sahne aldığı göz kamaştırıcı konserlere, tiyatrolara, festivallere, kurumsal etkinliklere yer verdiğimiz bir program oluşturmaya başladık. Oturmalı formatta inşa edilen ana salonda sahne üzerini ayakta etkinlikler de düzenlenebilecek bir şekilde kurguladık. Bu anlamda Zorlu PSM’yi çeşitli sanat türlerini, farklı kitlelerle buluşturan bir yaşam platformu olarak tanımlayabiliriz. Zorlu PSM, dünyaca ünlü birçok efsane ismi, heyecan uyandıran uluslararası prodüksiyonu İstanbul izleyicisiyle buluşturmanın yanı sıra güncel sanat sergileri, tiyatro prodüksiyonları, alternatif konserler, ünlü DJ’lerin yer aldığı partiler ve en önemlisi çeşitli alanlarda hayata geçirdiğimiz festivallerle şehrin kültür- sanat hayatına değer katarak yoluna devam ediyor. Bunun sonucu olarak da şehrin kültür-sanat yaşamının buluşma noktası haline geldiğimizi söyleyebiliriz.
    Göreve başladığım günden bu yana, ekip arkadaşlarımla birlikte 365 günde 1000’den fazla etkinlik prensibini PSM’de yaratmaya çabalıyoruz. İnsan kaynağının, teknik olanakların, aslında PSM’nin her metrekaresinin mümkün olduğunca verimli kullanılmasını gözetiyoruz.

    Biz gazeteciler rakamları severiz... Zorlu PSM’nin 2016-17 sezonu için rakamlar ne ifade ediyor? Nasıl bir sezon geçirdiniz?


    Geçtiğimiz sezon, Zorlu PSM’nin farklı salon ve alanlarında toplamda yaklaşık 400 bin ziyaretçiyi ağırladık. Farklı kategorilerde, 1.000’e yakın etkinliğe ev sahipliği yaptık. Bu rakamın yaklaşık yüzde 25’ini tiyatro oyunları, bir o kadarını konser ve müzikal, geri kalan kısmı da festivaller ve diğer etkinlikler oluşturdu. İlk defa düzenlediğimiz MIX Festivali’nde 5.000, Türkiye’ye ilk defa getirdiğimiz Sonar İstanbul 2017’de toplam 10.000 ziyaretçiyi ağırladık.


    Zorlu PSM’de tiyatroya çok yoğun ilgi var. Tiyatrolara mekân yetiştiremediğinizi, hatta yönetim bölümlerinin yenilenerek küçük salonlara dönüştürülmesinin düşünüldüğünü duyuyoruz. Doğru mu? Ve Zorlu PSM’de tiyatroya ilgiyi nasıl yorumluyorsunuz, insanların Beyoğlu’ndan ayak çekmesiyle ne kadar ilgili bu durum?


    Toplam bilet satışımızın önemli bir kısmını tiyatronun oluşturduğunu görüyoruz. Çok sayıda tiyatro topluluğu Zorlu PSM sahnelerinde oyun sergilemek istiyor. Hem toplulukların hem de seyircinin ilgisi bizleri son derece memnun ediyor. Doluluk oranları da yüzde 90’ların altına inmiyor. Geçen sezon 36 farklı oyuna sahnelerimizi açtık ve bu oyunlarla 100 binden fazla izleyiciyi ağırladık. Bunların yanında yaklaşık 22 binden fazla kişinin izlediği Zorlu Çocuk Tiyatrosu’nun farklı oyunları da minik seyircilerimizi ağırladı. Talimhane Tiyatrosu işbirliğinde prodüksiyonunu üstlendiğimiz ‘Yoldan Çıkan Oyun’ da tüm sezon boyunca neredeyse her temsil kapalı gişe izleyiciyle buluştu. Hâlâ bize yeni oyun talepleri geliyor. Biz de daha fazla tiyatroya yer açabilmek adına bahsettiğiniz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şunu da belirtmek isterim ki; Zorlu PSM dışındaki salonlara baktığımızda da doluluk oranlarının ve tiyatroya ilginin yüksek olduğunu gözlemliyorum. Her kitleden izleyici farklı türlerde oyunları takip ediyor.

    Elimizde net rakamlar yok ama İKSV festivallerini ayrı tutarsak Zorlu PSM, yurtdışından etkinlik/sanatçı getiren sanat kurumları arasında açık ara önde görünüyor. İstanbul’daki yabancı kaynaklı ‘entertainment’ın ne kadarını kapsıyor Zorlu PSM?


    Zorlu PSM olarak, yılın 10 ayı, 3 ana salonumuzda ortalama etkinlik sayımız 2’yi geçiyor. Bu etkinliklerin yüzde 50’sinin yabancı prodüksiyon ve sanatçı konserleri olduğunu düşünürsek yılda 250’nin üzerinde uluslararası iş yapıyoruz. Türkiyede’ki diğer aktörleri de düşünürsek, yıllık 3 yabancı işten 1’ini Zorlu PSM gerçekleştiriyor diyebiliz. Satılan bilet sayısı olarak baktığımızda açık ara önde olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim.

    Son iki, üç yıldır gerek terör olayları gerekse ekonomik sebeplerle yutdışından sanatçı getirmek iyice zorlaşırken Zorlu PSM böyle bir sıkıntı yaşamıyor, en azından bize öyle gözüküyor. Mekânın benzerlerine göre daha korunaklı olması mı bunda etkili, neler söylersiniz?


    Eğlence sektörü geçtiğimiz sene yaşanan olaylardan olumsuz yönde, oldukça sert etkilendi. Sanatçı tarafından değerlendirdiğimizde de o dönemde turne programına Türkiye’yi dahil etmek istemeyenler oldu. Konserler, etkinlikler ertelendi ya da iptal edildi. Bu gibi durumlarda sektörün oyuncuları olarak program içeriğini oluştururken zorlanıyor, çok daha küçük bir havuzdan sanatçı seçmek durumunda kalıyoruz. Yaşananların bizi etkilemediğini söylemek çok iyimser olurdu; ama azami özen ve çaba sarf ettik hem bizler hem de sektör temsilcileri, paydaşlarımız... Mekânımızın lokasyonunu, koşullarını, güvenlik sistemini vs. çok iyi anlattık. Diğer taraftan, her şeye rağmen bu dönemde insanlar, kültür-sanat ile daha yoğun ilişki kurmak istiyor; sevdikleri kişilerle bir araya gelme ihtiyacı artıyor. Bizler de sanatın birleştirici ve ruhu besleyici gücünden faydalanmak üzere elimizden gelen tüm çabayı sarf ediyoruz.
    Yapılması gereken en önemli şey bence içeri kapanmamak, içimize kapanmamak olduğunu düşünüyorum. Aslına bakarsanız seyircilerimiz de bunu yaptı zaten. Kısacası insanlar konserlere geldiler, sergileri gezdiler, yaşamaya devam ettiler. Aslında tüm güç ve potansiyelin insanda olduğu kanaatindeyim. Ben insanımıza inanıyorum. Kültür-sanata daha da yaklaşırlarsa kendimizi daha da iyi hissedeceğimizi düşünüyorum.

    Etkinlik takviminiz çok yoğun, seyirci sıkıntınız yok görünüyor. Bütün bu iyi tabloya rağmen “Maliyetler kurtarıyor mu?” diye sorsak cevabınız muhtemelen “Hayır” olacak. O zaman bunun nedenlerini konuşalım...


    Zorlu PSM, Zorlu ailesinin ülkemiz için yarattığı bir değer. Kültür-sanat faaliyetlerini sonuna kadar destekliyorlar. Burası sadece bir performans sanatları merkezi değil, sanatın tüm dallarını, müziğin her şeklini kucaklayan ve genişleyerek kucaklamaya devam eden ülkemizin kültür-sanat platformu. Performans sanatları bütün dünyada kamu ya da özel kuruluşlar tarafından desteklendiği sürece yaşayabilir. Bu nedenle de sponsorluk desteği bizim dünyamızda çok değerli... Türkiye ve yurt dışı örneklerine de baktığımızda sürdürülebilir, başarılı kuruluşların arkasında hep güçlü ve uzun vadeli destekleri görüyoruz. Başarılı ve sürdürülebilir bir sponsorluk yönetimiyle biz de giderlerimizi mümkün olduğunca azaltıyoruz.

    Zorlu PSM, teknik altyapısıyla da dünya çapında bir etkinlik mekanı. Gelen izleyicilerden mekanla ilgili ne tür tepkiler alıyorsunuz?


    Zorlu PSM olarak, farklı etkinlik salonlarımız ve alanlarımız mevcut. Farklı beklenti ve zevkte ziyaretçilerimiz oluyor. Örneğin; Studio’da geçtiğimiz sezon sayısız DJ, müzisyen ve grup ağırladık. Bunların bazıları ayakta, bazıları içeriğe göre oturmalı düzende olabiliyor. İzleyici her formatta Studio’yu çok sevdi; onunla bir bağ kurdu. Bunu tiyatro ve konser izleyicilerinin olumlu yorumlarında da görebiliyoruz.
    Ana Tiyatro’muzun devasa sahne imkanı bize – 3000 kişilik – ayakta konserlere ev sahipliği yapma fırsatı sunuyor. İzleyicileri en çok büyüleyen noktalardan biri de bu; Ana Tiyatro’nun sahne üzerine çıkıp, ne kadar geniş ve yüksek tavanlı bir yerde bulunduklarını görünce çok etkileniyorlar. Bunların hepsi bizim alametifarikalarımız ve onlarla gurur duyuyoruz.
    Bahar aylarında ve yazın aktif kullandığımız PSM Amfi olarak adlandırdığımız giriş alanımız da önemli bir sembolümüz oldu. Ücretsiz film gösterimleri, konserler, opera gösterimleri, sessiz partilerimizle yaşayan, hareketli bir alan yaratmış olduk. Futbol- basketbol maçlarının hep birlikte izlendiği, farklı heyecanların, coşkuların yaşandığı kendine has bir mekan oldu Amfi. Aldığımız tepkilerden ve ilgiden çok memnunuz.
    İzleyicilerimizin yanı sıra sanatçılardan ve teknik ekiplerden de çok olumlu yorumlar alıyoruz. Onların memnuniyeti de bizim için çok kıymetli...

    TOM ODELL GELİYOR


    Yeni sezonla ilgili spoiler vermenizi istesek, neler söylersiniz?


    Sadece İstanbul için değil tüm Türkiye için, sanat adına önemli işlere imza atmaya çalışıyoruz. Gelecek sezon için de bu konuda misafirlerimize yenilikler sunmak üzere hazırlıklarımızı yapıyoruz. Önümüzde 15-16 Aralık 2017’de MIX II Festivali var. 30-31 Mart 2018 tarihlerinde SONAR İstanbul’un ikincisi gerçekleşecek. “Çok sahneli kapalı mekân festivalleri” ile Türkiye’deki izleyicinin pek de alışkın olmadığı bir formatı festivalcilere sunmaya başladık. Bilet satışları ve geribildirimleri değerlendirdiğimizde, bu yeniliğin kabul edildiğini görmek bizim için önemli. BKM ile ortak olarak getirdiğimiz efsane gösteri Blue Man Group, 13 Şubat - 4 Mart 2018 tarihleri arasında Ana Tiyatro’muzda olacak. Tüm bunların yanı sıra elbette henüz isimlerini açıklayamacağımız pek çok sanatçı ve grup ile görüşmelerimiz sürüyor. Bunları da en kısa zamanda duyurmayı hedefliyoruz. Bunlardan biri olarak; 23 Eylül’de sahne üstü ayakta konser formatında, Tom Odell’i izleyicileriyle buluşturacağımızı söyleyebilirim. Yeni sezonumuzdaki en önemli yeniliklerimizden birisi Studio’ya inşa edilecek balkonla birlikte kapasitenin 750-800 kişiyi ağırlayabilecek bir hale gelmesi olacak. Yeni bir dergimiz, restoranımız, web radyomuz da 2017-2018 sezonu yeniliklerimiz arasında sayılabilir.

    Etiketler: Kitapsanat , murat abbas
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı