GeriSeyahat Sabaha kadar eğlenceden hoşlananlara da yer var sessizliğe sığınıp kafasını dinlemek isteyenlere de
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Sabaha kadar eğlenceden hoşlananlara da yer var sessizliğe sığınıp kafasını dinlemek isteyenlere de

Sabaha kadar eğlenceden hoşlananlara da yer var sessizliğe sığınıp kafasını dinlemek isteyenlere de

Bodrum’da turizmin ivme kazandığı yıllarda, bazı taş evleri sanatçılar ve aydınlar tarafından restore edilmiş, ancak bilenlerin uğradığı bir iki salaş lokantanın bulunduğu, hemen hepsi birer köy olan bugünkü beldeler, Bodrum’un içinden kaçanların sığınağıydı. Bugün bu köylerin artık sığınılacak pek bir köşesi kalmadı. Dağ taş çarpık yapılaşmaya yenik düştü.

Gümbet İngilizlerin kalesi oldu. Bitez’in güzelim irmelerinden araç geçemediği gerekçesiyle ağaçlar budandı, kesildi. Tarlalarını satıp minibüs alan Bodrumlular, işler iyi gitmeyince, Ortakent’in yamaçlarındaki arsalarının üzerine yapılan 2. konut evlere bekçi olarak girdiler. Türkbükü’nde malikaneler inşa edilirken zeytinlikler yok edildi, yerlerine palmiye dikildi.

Berbat yolları Türkbükü’nün tek çelişkisi değil. Bugün Türkbükü’nde işletmelerin dev şemsiyelerinden fışkıran limonlu su misafirleri serinletirken, bir taraftan da bir ay önce durması gereken inşaatlar toz duman içinde devam ediyor. Otel, lokanta ve bakkallar bir bir kapanıyor, yerlerine villa sakinlerine yönelik markalar satan lüks butikler açılıyor, belli ki Türkbükü, Fransız Rivyerası’nı örnek alıyor...

Buna karşılık Bodrum’un ruhunu satmamak için direnenler hálá var. Ortakent Belediyesi, taş ev yapmaya karar verenlere her türlü kolaylığı sağlayacağını duyuruyor. Gümüşlük’te işletmelerin müzik çalması kurallara bağlı, çarşısında yer alacak ve Gümüşlük’ü temsil edecek özgün ürünler, Ressam Emin’in girişimiyle, jüri tarafından seçiliyor. Geriş köyünde hálá aynalı kilim dokunuyor... Ve birçokları ağızbirliği etmişçesine, buranın sembolü yeldeğirmenlerinin pervanelerinin takılması ve Bodrum’un yitirdiği siluetinin canlandırılması için neyin beklendiğini soruyorlar...

BİTEZ

İrmelerden denize

Merkeze oldukça yakın ancak kendine özgü bir doğası olan Bitez’e, taş evlerin yanından içeri kıvrılan, iki yanında ağaçların sıralandığı sayısız patika, karakterini veriyor. ‘’İrme’’ denilen patikalarda, ağaçlar başınızın üzerinde birbirlerine dolanıp gölge yapıyorlar. İrmelerin çoğu bugün sonunda ev olan birer çıkmaz sokak. ‘’Chapel Walkway’’ tabelası, yürüyüş sonunda bir şapelin kalıntılarına varıyor. Bitez yalısının plajı kumlu, denizi sığ ve ılık. İrmeleri, mandalina bahçeleri, çakıltaşlarının üzerinden yürünen dere yollarıyla Bitez’in ismi ilk Bodrum’un ünlü Çökertme türküsünde, ‘’Bitez’de yalısına gelmeden Halilim’’ dizeleriyle duyuldu. Tam olarak tanınması ise, 80’li yıllarda Bodrum yakınlarındaki ilk büyük tatil sitesi olan Aktur’un inşasına rastlıyor.

Sörf söz konusu olduğunda, Bitez’den Çeşme Alaçatı kadar övgüyle söz edilmese de gerçek sörfçüler buranın Bodrum için ne ifade ettiğini çok iyi bilirler. Köklü bir sörf okulu olan Rush Windsurf’te (0533 650 52 96, www.rushwindsurf.itgo.com) Raşit Varlı, sörf malzemesi kiralıyor ve ders veriyor. Raşit’in ayrıca bir saat merak dersi ve bir saat seviye dersi de var. Bitez’deyken, 20 yıllık Meşhur Bitez Dondurmacısı’nı (Aktur yolu, 0252 363 93 45) atlamayın. Sabah 4.00’e kadar açık dondurmacının, konyaklı çikolatalı, karadutlu, karışık meyveli (incir, kuru üzüm, kayısı, şeftali) dondurmaları meşhur. Dondurmacının hemen karşısında, gün içinde kadınların toplandığı Kadınlar Kahvesi’nde, Bodrumlu hanımların sergilediği elişlerini görebilirsiniz.

YAZARIN SEÇİMİ

Geriş köyü ve bir aşk hikayesi: Evgenia

Bodrum’un belki de en bakir köylerinden biri; Geriş. Yarımadanın en yüksek bölgesine kurulmuş eski bir Rum köyü. Eski adı Pasanda olan, üç bin yıllık tarihe sahip köyde mübadelenin ardından taş evlerin birçoğu uzun yıllar boş kalmış. 450 hanenin içinde, köyde yaşayan Rum hiç yok. Ancak kapısından girdiğinizde kolay kolay çıkamayacağınız ve eğer kulak verirseniz masal kadar güzel bir aşk hikayesi dinleyeceğiniz, ağıldan bozma bir Rum meyhanesi var; Evgenia (0252 385 45 72, 0533 472 74 14)... İstanbul’da, reklam sektöründe tonla para kazanırken ve dolap dolusu elbise ve ayakkabıya sahipken, Ege kıyılarında bir köyde yaşamanın hayalini kuran İvgen ile İzmir’de kariyerinin önemli bir basamağında olan ve ne tesadüf ki aynı özlemi çeken Burak, kaderin cilvesiyle biraraya gelirler. Bir gün, Burak, İvgen’e bir mesaj atar, ‘’Ege’de bir kıyı köyünde ömür boyu seninle yaşamak istiyorum, lütfen, lütfen evet de...’’ İvgen de ‘’Erkek adam böyle yalvarmaz, kızı atar atının terkisine ‘hadi gidiyoruz’ der’’ diye cevap verir. Burak da aynen öyle yapar. Dayanır kapısına, ‘’Daha istifa bile etmedim’’ itirazlarına kulak asmadan götürür onu. İvgen ve Burak’ın dişiyle tırnağıyla kurduğu, altı masalık bu küçücük meyhane, aslında böyle bir aşkın meyvesi.

Terastaki muhteşem günbatımına ve mezelere gelince; topik, torikten lakerda, çiroz, Sadun Boro usulü ahtapot ızgara, paella, köy yumurtasıyla çılbır, kabak çiçeği dolması, beyin tava, asma yaprağında sardalya, dondurmalı tereyağlı irmik helvası... Arzu edenler yanlarında et ya da balık getirirlerse, burada istenilen tarzda pişiriliyor. Ancak sabahtan arayıp ızgarada kendilerine yer ayırtmaları ve balığın ayıklanmış olması gerekiyor. Konaklamak isteyenler içinse, meyhanenin üst katında bir iki sempatik oda ve bir sokak ötede, bahçesinde dut ağacı olan bir taş ev var.

GÜMÜŞLÜK

En huzurlu nokta

Rüzgarı ve günbatımıyla, Bodrum Yarımadası’nın en huzurlu noktası... Sanatçıların, aydınların, müzisyenlerin tercihi Gümüşlük, gece hayatının olmaması ve yosunlu denizi nedeniyle, Bodrum kalabalığından ve keşmekeşinden olabildiğince uzak. Gümüşlük’ün bu kadar doğal kalabilmesi, arkeolojik SİT alanı olmasından kaynaklanıyor.

MÖ 4. yüzyılda, Halikarnas Kralı Mausolos’un kurduğu Myndos şehri, antik yazarların sıkça sözünü ettiği kentlerden biriydi. Yedi kez depremle sarsılan, istilalardan kendini toparlayamayan, Karya döneminin bu önemli doğal limanının kalıntılarını bugün görmek mümkün. Myndoslular’ın deniz suyu karıştırılmış ünlü şarabının tadını merak ederken, sığ denizde iyice belirginleşen antik çağın mermer caddesinden yürüyerek Tavşan Adası’na ulaşabilirsiniz. Gümüşlük’e, eski limanın su altındaki taşlarıyla bağlanan adada tavşanlar var. 16. yüzyılda sık sık korsan saldırılarına uğrayan halklar, dağ ya da koyların derinliklerine kaçıp, oralarda kendilerine kurdukları dağ köylerine sığınırlarmış. Bunlardan biri Gümüşlük sırtlarındaki Karakaya köyü. Burada kentliler tarafından restore edilen birçok taş ev var. Karakaya Meditasyon Merkezi de (www.meditationturkey.net 0536 799 84 69) burada.

GÜMBET

Kalabalık ve eğlence sevenlere

Gümbet’i tanımlayan iki özellik; gürültü kirliliği ve yapılaşma. Oysa 70’lerde yerli turizm hareketlendiğinde, 1946 model Willy’s ciplerden bozma dolmuşlara binilir, henüz tesis yüzü görmemiş, temiz Gümbet Plajı’na gidilirdi. Bugün Gümbet, uzun bir süredir İngilizler’e hitap eden, neon ışıklarıyla donanmış dükkanların, tabelaların göz aldığı, müziğin kulak tırmaladığı bir tatil kasabası.

TÜRKBÜKÜ

Sosyetenin kalesi

Bugün İstanbul sosyetesinin kalesi olan Türkbükü, bir zamanlar sanatçıların, entelektüellerin, aydınların, eğitimli orta sınıfın sükunet ve sadelik bulduğu, kendi halinde güzel bir köy ve koydu. Canlı müziğe izin verilmesi, işletmelerin birbirlerinin müziğini bastırma yarışına girmesi, kumsala ahşap platformların kurulması, kıyı boyunca bodyguard’ların dikilmesi, buranın çehresini ve müşteri profilini tamamıyla değiştirdi. Türkbükü Türkçe popla tanıştı, lüks yatlar koyu ablukaya aldı, fiyatlar yukarı fırladı... Türkbükü doludizgin aynı yolda ilerliyor.

ORTAKENT

‘Misgibi’ bir yer

Bizans döneminde, Baş Rahip Episkopis, burada misket üzümleri diktiriyor ve Muhteşem Süleyman, Bodrum’u ele geçirdiğinde bu üzümlerin kokusuna hayran kalıp buraya ‘’Misgibi’’ adını veriyor. 1961’e kadar adı Müskebi olan Ortakent, daha sonraları Bodrum- Turgutreis karayolunun tam ortasında olduğu için Ortakent adını alıyor. Bu güzel kokulu misket üzümleri, bugün Bağarası olarak da bilinir. Ortakent’in sokaklarında 17. yüzyıla ait savunma amaçlı yapılan kuleler ve sarnıçlar var. Kulelerden biri Mustafa Paşa Kulesi. İçinde yağmur suyunun biriktiği eski sarnıçlarıysa, hacca gidemeyen köylüler, hayır olsun diye yaptırmışlar.

TURGUTREİS

Upuzun kumsallar

İlk adı ‘’Karatoprak’’ olan Turgutreis, bugünkü adını batı dünyasının ‘‘Dragut’’ olarak bildiği Kaptan-ı Derya Turgutreis’ten alıyor. Akdeniz’de korsanlık yapan ve 16. yüzyılda Osmanlı donanmasında reisliğe yükselen Turgutreis, Malta kuşatmasında hayatını kaybetmişti. Beldenin plajının uzunluğu 2.5 kilometreyi aşıyor. Hemen yakınındaki Kadıkalesi’nde, Bodrum Yarımadası’nın en uzun plajı uzanıyor ve buradan Turgutreis’e kadar kumsaldan yürümek mümkün. Beş bin metrekarelik bir alana kurulu Şevket Sabancı Parkı’ndan günbatımı görmeye değer. D- Marin Turgutreis Marina’dan (0252 382 92 00) pazar hariç her gün Kos Adası’na yapılan hidrofil tekne seferleri, sadece 11 dakika sürüyor.

En güzel günbatımı

GÜNDOĞAN

Mavi bayraklı plajı ve sakinliğiyle tercih edilen Gündoğan’da, en güzel günbatımını Apostol Adası’nda (Küçük Tavşan Adası) seyredebilirsiniz. Tekneyle 15-20 dakikada varılan adadaki Bizans kilisesini görmek için, indiğiniz yerdeki ok işaretlerini izleyerek, yaklaşık yarım saat tırmanmanız gerekiyor. Tekne ayarlamak için, Ahmet (0543 622 75 70), Ali (0532 326 24 20) ya da Hacı’yı (0542 590 61 75) arayabilirsiniz. Bodrum Yarımadası’nın en eski yerleşim yeri, Torba- Gündoğan yolu üzerinde bulunan ve Bodrum’u beş bin yıl öncesine tarihlendiren, Kalkolitik çağ ören yeri Peynir Çiçeği Mağarası. Ancak mağara uzun bir süredir kapalı.

BEACH CLUB’LARDA EĞLENCELİ TATİL

Yalıkavak’a beş kilometre mesafede, özel bir koyda, incir, nar ve portakal ağaçlarının gölgesindeki Xuma (Küdür Mevkii, 0252 385 47 75, www.xumabeach.com), Bodrum’un en iyi beach club’larından. Etrafı oldukça ıssız. Birçok su sporu yapılabildiği gibi, bu yıl küçük bir şubesi burada açılan Mayadrom Fitness Center’ın hocalarının eşliğinde, yoga, aerobik, fitness, step derslerine katılmak mümkün.

Bodrum Yarımadası’nın güney ucunda, Aspat koyundaki Solida Beach Aspat, diğer plajlara göre daha sakin ve sıradışı bir beach club. Hemen yanındaki Termera Resort Aspat (Akyarlar, 0252 393 85 20, www.aspatbeach.com), yarımadadaki en şık ve konforlu bungalovlara sahip. Caz severlerin yakından tanıdığı, İstanbul Çırağan Sarayı’nda 10 yıldır hizmet veren Q Jazz Bar, Q Beach Bar (Maki Otel yanı, 0252 377 63 63) adıyla Türkbükü’nde açıldı. Günbatımında Turgutreis’teki Bar-Two Şarapevi’nin (Ş.Sabancı Parkı karşısı, 0252 382 92 82), terasına uğrayın.

MOLA

Bir zamanlar, sünger avcılarının köyü olan Yalıkavak’a dört kilometre mesafedeki Sandıma köyü, sanatla hayat buldu... Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde bir yerleşim yeri olan Sandıma, burada yaşayan tek bir yaşlının dışında uzun yıllar, tamamıyla terk edilmiş haldeydi. Önce mübadelede, 1960’larda da büyük ölçüde turizmin etkisiyle halkın kıyıya yerleşmesiyle boşalan Sandıma’da yaşamaya karar veren ressam Nurten Değirmenci ile heykeltıraş İsmail Erkoca, köyün en büyük evini restore ederek Nuris Sanat Evi’ni (0536 884 74 91) kurdular. ‘’Kaçmadık, İstanbul bizi kovaladı’’ diyen ve taş evin sığır damını atölyeye, bazı bölümlerini sanat galerisine ve bahçesini de küçük bir kafeye dönüştüren çift, renkleriyle insana yaşam sevinci veren mekanlarında, onlarla tecrübelerini, sanatlarını ve günbatımlarını paylaşmak isteyen herkesi içtenlikle ağırlıyor.

EDİNİN

Bodrum’un dört mevsimini soluyan; begonvilin patladığı, guletin denize ilk kavuştuğu, zeytinin ilk toplandığı, testinin mezar başına ilk konduğu anın şahidi olan, mitoloji ve arkeoloji tutkunu, Oğuz Hamza ile Özay Kartal’ın, yarımadanın geniş tanıtımını içeren ‘Herodot Bodrum’ kitabı çıktı. Oğuz & Özay Tanıtım (0252 316 58 23).
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle