Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Názım’ın lüks baskıları Bulgaristan’dan göç ediyor

    Hürriyet Haber
    29 Aralık 2001 - 00:00Son Güncelleme : 29 Aralık 2001 - 00:01

    GENÇLİĞİMİZİN en güzel Názım kitapları, Bulgaristan'da basılmış lüks ciltli olanlarıydı. Bir şiirsever için en makbul armağan buydu.Názım'ı o yılların genç kuşağı nasıl okudu?Eprimiş defterlerdeki el yazılarından, solgun daktilo şeridiyle yazılmış ince pelür káğıtlarından...Eski tüfeklerin anılarında da, onu okumanın bile bedelini devletin onlara nasıl ödettiği sayfalarla yer alır. Vedat Türkali'nin Komünist'inde, Názım'ı okumanın gizli, şifreli devlet sırrını okumak kadar suç olduğunu okuduk.Yıllar sonra Názım'ın şiirleri kendi ana dilinde ilk kez Doğan Avcıoğlu'nun yönettiği YÖN dergisinde yayınlandı. Yıl 1964'tü. Öncülüğün onurunu Doğan Avcıoğlu ile Hamdi Avcıoğlu taşıdılar.Bu yıl Názım Hikmet'in 100. Doğum Yıldönümü. Názım 100 Yaşında.Türkiye'de ve dünyanın sayılı kültür başkentlerinde, onun hayatı, şiirleri, eserleri üzerine sempozyumlar düzenlenecek, açık oturumlar yapılacak.Yapı Kredi Yayınları, doğum yıldönümü dolayısıyla Názım'ın bütün eserlerini 27-28 cilt olarak yayınlıyor.Ucuz baskılardan başka bir de, lüks ciltli baskılar kitapçı vitrinlerini süsleyecek.Böylece de Názım Hikmet'in Toplu Eserleri, kendi dilinde ilk kez ciltli olarak yayınlanacak.Ayrıca şimdiye kadar kitaplarına girmeyen düzyazıları da ilk kez Türkçe'de kitaplaşacak.Názım Hikmet, Türk edebiyatında, Türk dilinde elbet bir zirve.Ancak, kitapları yasaklanmasaydı, devlet onu ideolojisi yüzünden mahkûm etmeseydi, belki de efsaneleşmeyecekti. Bugün hayatıyla ve eseriyle bir efsane. Eğer o yasaklanmasaydı, Türk toplumcu/gerçekçi şiiri üzerine yazılanların yönü değişebilirdi. Bugün eleştirmenler, edebiyat tarihçileri o eksik halka tamamlandığından, yani Názım Hikmet yayınlandığından, değerlendirmeyi yeniden yapmak zorundadırlar.Bir bölümünün de gerçekleştirildiği kanısındayım.Názım Hikmet'in şiirlerini okuduğunuzda, bir ideolojinin savunulmasının, ona taraftar kazanılmasının ilk koşulunun, onun yer aldığı sanat eserinin nitelikli olması gerektiğini görürsünüz.İşte onun şiiri sayesinde ideolojisi gündeme gelmiştir, yoksa Marksist olması nedeniyle şiiri gündeme gelmemiştir.Şiirini anlamak isteyenler, bence düzyazılarını da okumalıdır. Çünkü sanata, edebiyata doktriner açıdan bakışın, bir kuramın uygulamadaki sağlamasının yapılmasının sağlam örnekleridir bu yazılar.Göreceksiniz ki, iyi bir şair, kendi ölçütlerinin toplamı içinde her zaman iyi bir eleştirmen olmuyor. Názım'ın Türk edebiyatına bakışını, sevdiği yazarlar üzerine yargılarını düz yazılarından öğrenebilirsiniz.Názım'ın eski edebiyatımızı iyi bildiğini, özümlediğini, gelenekten nasıl yararlandığını genç kuşak şairleri iyice öğrenip kendilerine örnek almalıdır.Üstelik kuşaklar arası ilişkilerde sert eleştirinin de gerekçeli olması gerektiğini gene o kanıtlamıştır.Putları Kırıyoruz, Yıkıyoruz kampanyasında Memet Fuat'a mektup yazarak, bu kampanyada Yahya Kemal aleyhinde konuşmaması için ona edebî bir uyarıda bulunmuştur. Aynı Názım Hikmet, Abdülhak Hamit Tarhan'ı sert biçimde eleştirmiş, ileriye dönük umutlar içeren şiirlerini okuyunca, onu Maçka Palas'taki evinde ziyaret etmiş, ertesi günkü yazısında ellerinden öptüğünü açıklamıştır.Yalnız kendi edebiyat dünyasını bencilce düşünmemiştir.Kemal Tahir'de, Orhan Kemal'de emeği vardır, üstelik Türk edebiyatının birçok önemli adı için de verdiği yargıların isabetini, edebiyat tarihi doğrulamıştır.Kendi ülkesinden ayrılıp sürgünde yaşamak zorunda bırakılmış bir şairin hasret şiirleri, yalnız Türk edebiyatı içinde değil, dünya edebiyatları içinde de etkileyici bir duyarlık taşımaktadır.Hem kendi şiir geleneğinden yararlanmış hem de dışardaki akımları süzerek şiirine katmıştır.Kullandığı dil, gündelik dilin, iyi bir şairin gergefinde nasıl kendine özgü bir ses, anlam kazandığını göstermektedir.Her iyi şair yeniden okunduğunda, okuruna başka güzellikler tattırır. Her kuşak bir şairi farklı, kendi dünyasınca anlar. Názım'ın zenginliği buradadır.İşte Názım Hikmet'i yeniden okurken bunları farkedeceksiniz.Türkçesi, dünden bugüne kaybettiğimiz lezzet öğelerini anımsamamıza neden olacaktır. Tekdüze bir dilin, birbirine benzerliğin, edebiyata aykırılığını onun şiirinde hissedeceksiniz.Yeni baskıların editörü, şair Güven Turan'ın hazırlanıştaki özenini de anmalıyız.Bir rubaisi ile 100. yaşını kutlayalım:'Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayále./ Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle/ ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var/ ve ási bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...'DOĞAN HIZLAN'IN SEÇTİKLERİRomantik Komünist S.Göksu-E. Timms DoğanBu Dünyadan Nazım Geçti Válá Nureddin MilliyetNazım Hikmet Haz.Asım Bezirci EvrenselNazım Hikmet'in Son Yılları Zekeriya Sertel RemziNazım Hikmet Üzerine Yazılar Haz. Memet Fuat Adam
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı