Man Booker ödüllü bir kara anlatı

Güncelleme Tarihi:

Man Booker ödüllü bir kara anlatı
Oluşturulma Tarihi: Ekim 26, 2017 11:28

Geçen günlerde Man Booker Ödülü’nü kazanan çağdaş Amerikan edebiyatının yükselen yıldızı, öykücü ve romancı George Saunders’ın ilk öyküleri de okur karşısına çıktı. Saunders’ın tamamı büyük bir öngörü sahibi olan kara anlatıları her zamanki kadar karanlık, her zamanki kadar nüktedan.

Haberin Devamı

Amerika kıtasından çıkıp da tüm dünyaya yayılmayan şey az. Markalar, çokuluslu şirketler, dev medya kuruluşları, kimi düşünce akımları, silah sanayii, bol bol savaş... Ve elbette, kültür. Fakat edebi eserler söz konusu olduğunda bu yayılmacı politikayı her zaman eleştirmek zorunda değiliz, özellikle de George Saunders gibi yazarları okuma şansı bulduğumuz dönemlerde.
Çağdaş Amerikan edebiyatının yükselen yıldızı, öykücü ve romancı Saunders, geçen günlerde en saygın edebiyat ödüllerinden Man Booker Ödülü’nü de kazandı. Daha önce yalnızca öykü ve novellaları bulunan yazar, bu ödülü şubatta yayımlanan ilk romanı ‘Arafta’ ile kaptı.
Bırakalım o orada yükseledursun. Saunders’ın kitapları Türkiye’de yıllardır vitrinde. Son olarak yine Delidolu etiketiyle yayımlanan ‘İçSavaşDiyarı Feci Düşüşte’ isimli öykü kitabı, yazarın yazın hayatının ilk günlerine ışık tutuyor.
‘İçSavaşDiyarı’, Saunders’ın ilk öykülerinin yer aldığı, yayımlanan ilk kitabı. Fakat bu ‘ilklik’ herhangi bir çağdışılık taşımıyor. Kitap dünyaya 1996 yılından bakıyor ama yarattığı kestirim ilk günkü kadar taze; çünkü öyküler güçlü, zekice yazılmış ve en önemlisi, tamamı büyük bir öngörü sahibi.

Haberin Devamı

Örneğin kitaptaki son öyküyü, yani ‘Bereket’ isimli novellayı ele alırsak bu öngörüyü daha rahat anlayabiliriz: ‘Normal’ insanları eğlendirmekle yükümlü ‘kusurlu’larla dolu bir eğlence parkı ve o parktan kaçıp insanlıktan nasibini almamış bir ülkeyi gözlemleyen bir ‘kusurlu’, öykünün iskeletini oluşturuyor. Distopik bir Amerika yolculuğuna çıkan kahraman, hem öteki olmanın zorluğunu acı deneyimlerle aktarıyor hem de insanların kötülüğünün bir sınırı olmadığını kanıtlıyor. Elbette kahramanın yaşadığı bu belirsiz çağ aslında günümüzün bir yansıması; zira herhangi bir ‘kusura’ sahip olmadıkları halde milyonlarca insan da şu an tam bir ‘öteki’ hayatı yaşıyor ve kısacık ömürleri sefaletle geçiyor.
Diğer öyküler de son derece güçlü. Kitaba adını veren ‘İçSavaşDiyarı Feci Düşüşte’ yine bir tema parkı ve parka çekidüzen vermesi için alınan bir savaş suçlusunun ortalığı birbirine katışını anlatıyor. ‘180 Kiloluk Genel Müdür’ travmalarla dolu bir zihni yansıtıyor, ‘Dalgayapar Bozulunca’ vicdan azabını, ‘Isabelle’ ırkçılığı öne çıkarıyor. ‘Ezik Mary’nin Başarısızlıkla Sonuçlanan Terör Harekâtı’ işverenlerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgularken, kitaptaki en bilimkurgu öykü olan ‘Son İndirme Bayan Schwartz İçin’, sahip olduğumuz anılarla yaşamanın aslında ne kadar zor bir iş olduğunu anımsatıyor.

Haberin Devamı

SAUNDERS’IN YAPAYALNIZ KAHRAMANLARI
Yani Saunders’ın kahramanları yine her zamanki kadar garip gureba, fakir fukara, absürt, rezil, üçkâğıtçı ve yalnız. Hatta yapayalnız... Bu yalnızlığın, insana hiç hesaba katmayacağı şeyler yaptırdığını ve insanın hayattaki en büyük gayesinin yalnızlıktan kurtulmak olduğunu gayet iyi kavrayan Saunders, karakterlerini de son derece kalın çizgilerle çizerek onları yalnızlıkla dolu bir dünyanın içine atıveriyor. Yani hikâye, karakterlerin çevresinden akıyor.
Elbette, Saunders’ın resmettiği manzaralar Amerikan kültürüne oldukça bağlı. Fakat öyküleri aynı zamanda evrensel de kılan şey, karakterlerin sahip olduğu bu derinlik. Herhangi bir öyküdeki herhangi bir karakter, herhangi bir yazarın herhangi bir öyküsüne yerleştirilse yine pek sırıtmaz. Çünkü yazar, insana dair, insanla ilgili şeyleri anlatıyor ve bu yüzden, kısıtlı bir dönem anlatısının ya da basit bir olay örgüsünün tuzağına düşmekten kurtuluyor.
Öyle ki, Amerikan İç Savaşı’nı arka planına aldığı ve doğrudan doğruya Abraham Lincoln’ün oğlunu anlattığı ‘Arafta’da bile kültürel bir duygu sömürüsüne gitmiyor Saunders. Ölümü, yaşamı ve ikisinin arasında kalmışlığı anlatmak için o yılları bir paravan olarak kullanıyor. (Bu arada, ‘İçSavaşDiyarı Feci Düşüşte’ isimli öyküde, ‘Arafta’nın ilk tohumlarını görmek okuru müstehzice gülümsetiyor; zira bir hayalet hikâyesi birçok yere açılabiliyor.)
George Saunders, ‘kendine has’ tanımlamasını kesinlikle hak eden bir yazar. Gerek öykülerinde yarattığı atmosfer gerekse birbirinden özgün karakterleriyle, modern edebiyattan hoşlanan ve çağımızın dertlerinden mustarip olan okurları kendine mıknatıs gibi çekmeyi başarıyor.

Haberin Devamı

Man Booker ödüllü bir kara anlatı

İçSavaşDiyarı Feci Düşüşte
George Saunders
Çeviren: Niran Elçi
Delidolu Yayınları, 2017
236 sayfa, 21 TL.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!